10 Nisan 2020 04:09

ABD’de korona günlerinde işçi ve emekçilerin mücadelesi

Bir yandan ekonomik bunalımla boğuşan bir yandan da milliyetçi çağrılarla kuşatılmış olan ABD'li emekçiler, kaderlerini ellerine alarak yaşam hakları için irili ufaklı grev ve eylemler yapıyor.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Ekim KILIÇ
New York

ABD dün itibariyle 420 bin 260 hasta sayısına ulaştı. 14 bin 362 can kaybı ve 22 bin 187 iyileşmiş hasta var. Salgının ABD’deki merkezi olan ve dünyada birçok ülkeden tek başına daha fazla vaka sayısına sahip New York’ta ise 149 bin 316 hasta var ve 6 bin 268 can kaybı yaşandı.

New York Manhattan’ın caddeleri görece boş olmasına rağmen bahar sıcaklarının kendini hissettirmesi insanların önlemlerini alarak kendilerini sokağa atmalarına vesile oluyor.

Ancak ABD’de durum gün geçtikçe kötüleşiyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın da belirttiği gibi önümüzdeki haftanın çok acılı geçeceğinin karşılığı hissediliyor. Sosyal medyaya her gün sağlık çalışanlarından, göçmenlik ve gümrük muhafaza (ICE) gözaltı merkezlerinde tutulan dokümansız göçmenlerden, yoksullukla boğuşan siyah halktan ve işçilerden gelen üzüntü, öfke ve korku dolu videolar, fotoğraflar ve yazılar düşüyor; herkesi derin bir çaresizlik ve ‘Bu durumu değiştirmeli’ duyguları arasında bırakıyor.

‘MİLLİ BERABERLİK’ VURGUSU

Orta halli kesimler ve çoğunlukla beyaz yakalılar evlerine kapanabilirken “Vazgeçilmez” denilen işçiler ve emekçiler her sabah işlerine gitmeyi sürdürüyor. Örneğin geçtiğimiz salı günü Başkan Yardımcısı Mike Pence, günlük basın toplantısında, “Kahraman Amerikalılar” diyerek gıda üretim ve hizmet endüstrisinin çalışmasını sürdüren CEO’lara ve çalışanlara teşekkür etti. Pence özellikle tarımdan marketlere, ulaşımdan fabrikalara kadar gıda endüstrisinden “önemli altyapı” diyerek bahsetti. Ancak iyi niyetli bir teşekkür gibi görünse de, yaptığı, “Milli beraberlik ve bütünlük” çağrısını İngilizce yapmaktan öte değildi. Sağlık Bakanı Jerome Adams da salgına karşı mücadeleyle “Pearl Harbor ve 11 Eylül saldırıları”yla benzerlik kurdu.

Konuştuğumuz, psikiyatri alanında çalışan bir sağlık emekçisi kendilerine “asker” gibi davranılmasına tepki duyduğunu söyledi. Bir yandan yakın zamanda gündeme gelmesi beklenen, koronavirüse karşı bütün tıp dallarından çalışanlara “Gönüllü ol” çağrısına uyup uymamak konusunda kararsız. Zaten akabinde gelecek olan zaruri görev çağrısına hazırlıklı olmak için gitmeli mi, yoksa biraz daha beklemeli mi çelişkileri arasında kalmış durumda.

SENDİKALAŞMAYA ENGEL

Öte yandan 1 Nisan’da, Ulusal Çalışma İlişkileri Kurulu (NLRB) işçilerin sendikalaşmasını ve iş yerine sendikaların girmesini zorlaştıran bir karar yayımladı. Trump, posta yoluyla seçimler de dahil olmak üzere tüm sendika seçimlerini de askıya aldı.

Kurulun en temel yasal yükümlülüğü olan işçilerin örgütlenmesini sağlamayı yerine getirmediği bir zamanda böylesi bir karar, haberin yayımlandığı Portside sitesinde utanç verici olarak nitelendirildi. Kongrenin bu karardan sorumlu tutulması gerektiği belirtildi.

YAŞAMINI YİTİRENLER PARKLARA GÖMÜLEBİLİR

New York Times’da (NYT) çarşamba günü çıkan bir habere göre 41 taşımacılık işçisi yaşamını yitirdi, 6 binden fazlası da ya hasta ya da kendini karantinaya almış durumda. Birleşik Taşımacılık İşçileri Sendikası (TWU) daha fazla koruyucu önlem talep etmişti.

Bu arada kelimenin tam anlamıyla tıka basa dolan morglara destek amaçlı donduruculu tırlar ve ek morglar kurulurken pazartesi günü New York Belediye Başkanı Bill de Blasio’nun yaptığı açıklamaya göre, yaşamını yitirenler geçici olarak kamu parklarına gömülebilir.

İŞÇİLER SAĞLIKLARI İÇİN HAREKETE GEÇİYOR

Bir yandan ekonomik bunalımla boğuşan bir yandan da milliyetçi çağrılarla kuşatılmış olan emekçiler, kaderlerini ellerine almak için irili ufaklı eylemliliklere de girişiyor. Geçtiğimiz hafta pazartesi günü, hastalanan işçiler olmasına rağmen çalıştırılmaya devam edilen Amazon, Wholefoods ve genel depo işçileri iş bıraktılar.

Ancak Amazon patronları New York’un Staten Island yerleşkesindeki işçi önderlerini karışıklık çıkarmak suçlamasıyla ertesi gün işten çıkardı. Ama Amazon çalışanlarının eylemleri ülke genelinde devam etti. Şikago’da Amazon işçileri halkla beraber fabrika önünde eylem yaptı. Massachusetts’de 10 bin marangoz ise geçtiğimiz pazartesi için valiyi önlem alması için uyararak iş bırakacaklarını açıkladı.

HEMŞİRELER  KAMULAŞTIRMA İSTEDİ

New York’ta Harlem Kamu Hastanesi hemşireleri, koruyucu malzeme talebiyle “fiziksel mesafelerini” koruyarak eylem yaptılar. Geçtiğimiz hafta pazartesi yapılan eylemde açıklamayı okuyan Hemşire Sara Dowd, New York Valisi Cuomo’nun sağlık servislerine yönelik önceden planlanan kesintileri durdurmasını talep etti. Genç Hemşire Dowd, kâr elde etmeye çalışan bir sağlık sistemine karşı mücadele ettiklerini söyledi. Sağlık sisteminin kamulaştırılması üzerine bir tartışma açılacağını düşündüğünü belirtti. Vali Cuomo, New York’taki krizden dolayı siyasi bir figür olarak öne çıkmış durumda, ancak, sağlık hizmetlerini özelleştirmesi ve kamu kaynaklarını kısması hedefli yasa tekliflerinden ötürü bir kesim de kendisine öfke duyuyor.

EN ÇOK HASTALANANLAR SİYAH YOKSULLAR

ABD’de salgının yükünü çeken kesimlerin başında yoksullar geliyor. ABD Başkanı Trump, virüsün yayılma hızının ve ölüm oranlarının siyah Amerikalılarda daha etkin olduğunu kabul eden bir açıklama yapmıştı. Ancak geçtiğimiz cuma gününe kadar etnisite tabanlı koronavirüs verileri açıkça paylaşılmamıştı. Cuma günü açıklanan verilere göre, özellikle Wisconsin’de Milwaukee, Michigan’da Detroit ve Louisiana’da New Orleans gibi siyah toplumlarının yoğun yaşadığı kentler, en çok hastanın ve kaybın olduğu yerler arasında çıktı.

MADENCİLER: HARİTADAN SİLİNECEĞİZ

ABD’nin Appalachia bölgesinde yaşayan madenciler ise virüsün onları “Haritadan silmesini” beklediklerini söyledi. Huffington Post’un haberine göre her on madenciden birisinin akciğer hastalığına sahip olduğu bölgede endişeli bekleyiş sürüyor.

Bunun yanında Appalachia bölgesi kırsaldaki onlarca hastanesini kaybetmişti. Akciğer hastalarının, hastanelere ulaşmak için bir saatlik yolu aşmaları gerekiyor. Bu duruma rağmen madenler de salgın süresince “Vazgeçilmezler” olarak nitelendirildi ve Batı Virginia ve Pensilvanya eyaletlerinde maden işçileri çalışmak zorunda bırakıldı.

HAPİSHANELERDEKİ DURUM

ABD’de, hastanelerden çok daha fazla yatak kapasitesine sahip hapishanedeki mahkumlar arasında da koronavirüs vakaları belli bölgelerde hızla yayılmaya başladı. ABD hapishanelerinde 2 milyon 200 bin hükümlü bulunuyor. Yasal Yardım Topluluğunun (The Legal Aid Society) salı günü paylaştığı verilere göre, 4 bin 353 mahkumun bulunduğu New York Rikers Hapishanesinde 287 koronavirüs hastası tespit edildi. Ancak veriler eksik. Çünkü krizin başından bu yana gözaltına alınan, salıverilen veya gözaltında ölenlerin verileri henüz mevcut değil. Geçtiğimiz pazar günü ise Rikers ilk virüs kaynaklı kaybını verdi. Michael Tyson adındaki 53 yaşındaki mahkum hayata gözlerini yumdu.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Belediye işçileri hak gasbı istemiyor

SONRAKİ HABER

Türk-İş Başkanı Atalay: Tüm gerekçelerle işten yasaklanmalı, ödeme artırılmalı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa