18 Mart 2020 17:23

Artık Koronavirüs aramızda!

“Toplumun her kesimine, zengin-fakir demeden tedavinin ulaştırılması gerekmektedir. Yalnızca parası olanın tedavi olabileceği mantığı ile yaklaşılırsa biz tıp öğrencileri bunu kabul etmeyiz."

Fotoğraf: Mehmet Emin Gürbüz/AA

Paylaş

Elif DÜŞÜNÜKLÜ

Kayseri

Kayseri’de Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi 2.sınıf öğrencisi olan Yıldız ile son zamanlarda gündemde olan Koronavirüs ve buna bağlı olarak fakültede yarattığı olumsuz etkileri konuşmak üzere bir araya geliyoruz.

“Koronavirüsü tıp öğrencileri nasıl değerlendiriyorlar?” sorusunu sorduğumuzda, aslında onların da Türkiye’de resmi vaka tespit edilemeden önce toplumun önemli bir kesimi gibi virüsü pek ciddiye almadıklarını ama kalabalık yerlerde olduklarında tedirginlik yaşadıklarını ve virüsün hızlı yayılmasının sebeplerinin düşünmeye başladıklarını belirtiyor. Virüs ile ilgili ilk haberler geldiğinde sosyal medyanın da etkisiyle başlarda dalga geçtiklerini ancak yayılma hızını ve ölümleri gördükçe öğrenciler kendi aralarında ve hocalar ile sebeplerini tartışmaya başladıklarını ifade ediyor.

“BAŞLARDA CİDDİYE ALMIYORDUK”

Yıldız, “Derslerde gördüğümüz kadarıyla cevaplamaya çalışıyorduk, hava ya da temas yoluyla mı bulaşıyor gibi sorular sorarken çok farklı iddialarla da karşılaştık. Sosyal medya vb. mecralarda hastalık ile çok fazla bilgi kirliliği ve spekülasyon haberle de karşılaştık. Kısacası bilgi kirliliği dediğimiz şekliyle insanların tartıştıklarını gördük, örneğin topraktan çıkan toz ile birlikte havaya karışıp bize bulaşabileceği gibi bir sürü haber ile karşılaştık. Biz de elimizden geldiğince bu bilgi kirliliklerinden sıyrılmaya çalışıyoruz. Henüz 2. sınıf öğrencisiyim ve pek bir bilgi birikimimiz olmadığı için bu konu bizim açımızdan havada kalıyor. Bu konu daha çok mikrobiyologların alanı ve biz sadece dersini alıyoruz ne kadar bilmemiz gerekirse o kadar biliyoruz ama bu bizim tartışmalarımıza pek etki etmiyor kendi aramızda acaba ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. ‘Bunun çözümü neler olabilir?’ dediğimiz noktada derste gördüğümüz virüslerin sıcak ortamda duramadıklarını ve bu yönde bir şeyler olabilir mi diye birbirimize sorular soruyoruz. Ama daha önce de belirttiğim gibi pek bir birikimimiz olmadığı için bundan daha farklı bir konuşma dönmüyor aramızda.” diye konuşuyor.

“PANİK HAVASI BAŞLADI”

“Hocalardan ve okul idaresinden bu konu ile ilgili önlemler, bilgilendirmeler olmuyor mu?” diye sorduğumuzda ise Yıldız, Türkiye’de vaka çıkmadan önce hiçbir şekilde onlara bilgi verilmediğini ve virüsün ülkemize gelmesi konusunu derslerde açtıklarında da “virüs çok uzakta, bize gelmesine çok var” şeklinde yorumlar ile karşılaştıklarından bahsediyor. “Yani virüs bize ulaşmaz denilerek hareket edildiğini açıkça söyleyebilirim. Bu konu üzerine konuştuğumuzda hocalardan, insanların bir araba çarpması sonucunda ya da en ufak bir gripten bile ölebileceğini ve bu konuyu bu kadar ciddiye alınmaması gerektiği ifadeleri ile karşılaşıyorduk. Ancak Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’de vaka göründüğü açıklamasından sonra okulda birçok öğrenci ve hoca tedirgin olmaya başladı. Hatta bazı öğrencilerin korkuya ve paniğe kapıldıklarını rahatça söyleyebilirim. Bununla birlikte ise tokalaşmayan ve birbirleri arasında mesafeyi koruyan öğrenciler var” diye ekliyor.

“ACİL HEKİMLERİ İSTİFA ETMEK İSTİYOR”

Üniversite hastanesinde çalışan acil doktorlarının virüse karşı gerekli tedbirlerin alınmaması üzerine şikâyetçi olduğunu belirtiyor. “Acilde çalışan stajyer doktorlar olsun, acil hekimleri olsun bu durumdan oldukça şikâyetçiler. Hastanenin acil kısmı, ilk tedavi ve müdahale yeri olduğu için burada çalışan hekimlerin Koronavirüsten önce de AIDS gibi bulaşıcı hastalıkların tedirginlikleri varken bu virüs ile birlikte paniğin daha da arttığı ifade edebilirim.  Acilde çalışan hekimlere sorduğumuzda, aslında burada çalışmak istemediklerini hatta istifa bile etmeyi düşündüklerini belirtiyorlar. Tabi bu söylemler bizleri de ilerisi için tedirgin ediyor stajda neler ile karşılaşacağımızı bilmediğimiz için korkularımız artarak devam ediyor” diyerek tedirginliğini dile getiriyor.

“ÇÖZÜM BİR AN ÖNCE BULUNMALI”

Hastalığın çözümüne dair görüşlerini şu şekilde söylüyor: “Umut ediyorum ki bu virüsün de tedavisi bulunur. Daha önce de ülkemizde ve dünyada yine böyle vakalar olmuştu, onların bir şekilde tedavileri bulunmuştu. Bu virüsün de tedavisinin bulunacağına inanıyorum. Eğer tedavisi bulunursa, devletler çok iyi organize olarak tedaviyi en hızlı şekilde her yurttaşa ulaştırmalıdırlar. Toplumun her kesimine, zengin-fakir demeden tedavinin ulaştırılması gerekmektedir. Yalnızca parası olanın tedavi olabileceği mantığı ile yaklaşılırsa bu, biz tıp öğrencilerinin kabul edebileceği bir şey olmaz.  Ancak sınav verdiğimiz bu salgın hastalıkta devlet kurumlarının gerekli önemleri ve tedbirleri alarak bir an önce yayılmasını engelleyerek, tedavisinin bulunması konusunda adımlar atmalıdır.”

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Pazar için değil halk için bilgi üretimi

SONRAKİ HABER

Sınır tanımayan koronavirüs, “sınıf” tanımıyor mu? 

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...