06 Ocak 2020 04:21

İşçi mektubu: Para kazanma hırsı işçilerin canına mal oluyor

Aydın'da Kipaş karton fabrikası inşaatında çalışırken iş kazasında yaralanan ve hayati tehlikesi devam eden İşçi Yusuf Kanas'ın çalışma arkadaşı yazdı.

Fotoğraf: Pixabay

Kipaş İşçisi
Aydın

Ben işçiyim, emekçiyim. Emeğimle geçiniyorum. Yağmurda karda kışta sıcağın altında zor şartlarda evimden uzak, genelde gurbet ellerinde, kimi zaman Soma’da kimi zaman İzmit, Alaşehir, İstanbul, Denizli daha sayamadığım birçok yerde, büyük projelerde rafineri santraller, havalimanları, kağıt, çimento fabrikaları gibi yerlerde sendikal hakkım olmadan taşeron firmalarda emeğimin karşılığını alamadan, her şeye rağmen çalışmaya devam ediyorum.

Kimi zaman iskeleden düşüp, kimi zaman göçük altında kalıp öldüm... Kimi zaman verdikleri yemeklerden zehirlendim, makinalarda elimi kolumu verdim, patlamalarda öldüm. Bugün de Yusuf oldum, evet Yusuf oldum. Yusuf kimdir derseniz, Söke’de Kipaş karton fabrikası yapım aşamasında çalışan üç çocuk babası. Son derece yüreği temiz bir arkadaşımız, bugün hayat mücadelesi veriyor. Dualarımız Yusuf’a, Yusuf kardeşimin yaşam mücadelesini kazanıp, çocuklarına, sevenlerine kavuşması için.

Evet kardeşim ağır bir kaza geçirdi. Çalışma şartlarının ağır olduğu, iş güvenliği tedbirlerinin alınmayan bir yer. Denetimden uzak bu yerlerde işverenin daha fazla para kazanma hırsı, işçi arkadaşlarımızın canına mal oluyor. En çok da kalbimi ne acıttı biliyor musunuz? Kaza sonrası, kazanın nedenini araştırmayan bir yapı olmaması, denetlenmemesi. Her şey bir yana seçimlerde oy verdiğimiz siyasetçiler, ülkeyi yönetmeye geldiklerinde neden işçi düşmanı kesiliyorlar? Bağırmak, haykırmak istiyorum neden?

Reklam