Maraş’ın görünmeyen yüzü: İşçiler...

Maraş’ın görünmeyen yüzü: İşçiler...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kayıtlarına göre sadece tekstil sektöründe 26 bin 400  işçinin çalıştığı Maraş, diğer sektörlerde ve kayıt dışı çalıştırılan işçilerle birlikte 50 bin civarında çalışanın olduğu büyük bir işçi havzası konumunda. Aileleriyle birlikte hesap e

Fatma Keskintimur

Çoğunluğu tekstil sektöründe olan dev yatırımlara ev sahipliği yapan Maraş’ın bir sanayi kenti olma yolunda bu hızlı ilerleyişine, yaşam koşullarının çok altında ücretlerle çalıştırılan işçilerin günden güne artan hak gaspları eşlik etmekte. Son teşvik yasasında 5. bölgede yer alarak daha önce olduğu gibi yine sermayesini büyütmek üzere hükümetten beklentisi karşılanan Maraşlı işverenlerin baskıları altında örgütlenme hakkından bile mahrum bırakılan işçilerle konuştuk.

1 Mayıs’ın yaklaştığı şu günlerde, sendikalı çalışan sayısının, özel sektörde, neredeyse yüzde sıfır olduğu Maraş’ta konuştuğumuz ve isimlerini vermekten bile çekinen işçilerin çoğu, mevcut yasalarla tanınmış haklarından da mahrum bırakılmalarını  “patronların, yasaların da üstünde bir güç olduğu” görüşüyle açıklıyorlar.   

ASGARİ ÜCRETİN ÜSTÜNDE ALAN YOK!

Hemen hemen tamamı asgari ücretle çalıştırılan Maraşlı tekstil işçilerinin ifadelerine göre 4-5 yıldır hiç ücret artışı almamışlar. Bu konuda tüm işletmelerin anlaşmalı hareket ettiğini belirten işçiler, patronlar arası bu gizli anlaşmanın, bir işyerinden çıkarılan işçinin başka bir işyerine girmesi konusunda da engel olabildiğini ifade ettiler.

FAZLA MESAİDE ‘ÜCRET’ YERİNE ‘İZİN’

Tekstil ile birlikte eğitimden çimentoya ve enerji üretimine kadar birçok alanda yatırımları bulunan şehrin en büyük sermayesi durumundaki Kipaş Holding’in işçileri de bu sömürü çarkının nasıl usulüne uydurularak döndürüldüğüne örnek teşkil eden uygulamalara dikkat çektiler. Söz konusu holdingin tekstil alanında çalışan bir işçi, sigorta kayıtlarının bile farklı adlarla faaliyette olan şirketler bünyesinde gösterildiğini ifade etti. Örneğin, tekstil işletmesinde çalışan bir işçi, maaş bordrosunda, aynı holdinge bağlı çimento fabrikasında çalışıyor gibi gösteriliyor. Bunun genellikle sendikalı olmalarını engellemek üzere yapıldığını belirten işçilerden bir diğeri ise, sadece tekstil alanında 4 bin 500 işçi çalıştıran bu holdinge bağlı fabrikalarda fazla mesai ücretlerinin verilmemesinden şikayetçi. Yıllardır fazla mesai ücreti alamadıklarını belirten tekstil işçisi, “Fazla mesaiye karşılık gelecek şekilde, kendi uygun gördükleri zamanda izin kullandırılıyor” dedi.

‘SENDİKAYLA İLİŞKİSİ YOKTUR’ BELGESİ

Maraşlı tekstil işçilerinin belirttiği çarpıcı uygulamalardan biri de işe girişte istenen “Sendikayla ilişkisi yoktur” ibaresi bulunan bir belge. İşe giriş anında sendikalardan bu belgeyi getirmeleri istenen işçiler için örgütlenmenin önü daha baştan kesilmek isteniyor. Geçmiş yıllarda toplu işten çıkarmalar ve benzeri yaptırımları da uygulamaktan geri durmayan Maraşlı işverenler, sendikayı bu alandan tümden çıkardıktan sonra yeniden girmesini de kesin olarak engellemeye çalışıyor.  

KONTROLLERDE 1 GÜNLÜK SİGORTA!

Dinlenme aralarının çok kısa olmasından yemeklerin sağlıksızlığına kadar birçok olumsuzluğu yaşadıklarını belirten işçilerden biri de sigortasız çalıştırmanın yaygınlığına dikkat çekiyor. Eshabil, bir konfeksiyon atölyesinde çalışan genç bir işçi. 5 yıldır aynı işletmede sigortasız çalıştırıldığını söyleyen Eshabil kendisinin zorunluluktan çalıştığını, işverenin kuralsızlığı karşısında da hiçbir şey yapılamadığını belirtiyor. Bir ara şikayetler sonucu çalıştığı işyerine müfettiş gönderildiğini anlatan Eshabil, patronun durumu kurtarmak için kendisi gibi çalışan işçilere sigorta girişi yaptığını ve 1 günlük sigortanın ardından da çıkışlarını yaparak eski uygulamasına döndüğünü açıklıyor.

‘İŞ GÜVENLİĞİ’ KAĞIT ÜSTÜNDE VAR

Daha geçtiğimiz hafta 4 işçinin can verdiği patlamanın yaşandığı fabrikada çalışan işçilerden birçoğu ise “iş güvenliği” konusuna dikkat çekti. İş güvenliğinin “yalnızca kağıt üstünde kurallardan ibaret” olduğunu söyleyen işçiler, çalıştıkları yerlerde risk altında olduklarını  belirttiler. Bu konuda görüşünü paylaşan bir diğer işçi, çalıştığı beton fabrikasında yaşadığı kazayı ve sonrasındaki uygulamayı şöyle anlattı: “Çalışırken kolumu kaptırdığım makinede dirseğimden aşağısı koptu. Yüzde 60 iş göremez raporu aldım. Ama halen aynı işyerinde çalışıyorum.” İş kazası sonucu engelli hale gelen bu işçinin kaza sonrası bağlanan maaşla geçinemeyeceği için aynı işyerinde yeniden işe başlaması ve bu halde çalışmak zorunda kalması ise işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda ne durumda olduğumuzu gösteren çarpıcı bir örnek. (MaraşEVRENSEL)


‘1 MAYIS’ ONLARIN DA BAYRAMI

Yine bir tekstil işçisi de çalıştıkları fabrikada 3 yıldır haftalık ya da yıllık izinlerini kullanamayan işçilerin olduğunu ifade etti.

“Yedili sistem”de 3 vardiya çalışan işçiler için, izinleri de gasp edildiğinde, çalışmak ve uyumak dışında bir zaman kalmıyor. Birçoğu dünyaca ünlü markalara üretim yapan Maraş tekstil fabrikalarında çalışan işçiler, bu ürünlerin yer aldığı mağazaların önünden bile geçemiyorlar. Zorunlu yerleşkeleri olan yoksul mahallelerinde kendi aralarında oluşturacakları bir sosyal yaşamdan bile yoksun bırakılan bu işçiler, “Maraş’ta 1 Mayıs kutlaması” için yönelttiğimiz soruya ise “Keşke olsa, en azından bir arada olurduk” diye karşılık verdiler. Resmi tatil olmasına rağmen 1 Mayıs’ta da işbaşı yapmaya zorlanan bu işçiler, “birlikte mücadele” konusunda biraz umutsuzluğa düşse de, 1 Mayıs’ın kutlanması gibi taleplerle birlikte “Maraş’ta da artık işçilerin birlikte mücadele etmeleri gerektiği”ni düşünüyorlar.

www.evrensel.net