17 Aralık 2019 05:00
Son Güncellenme Tarihi: 17 Aralık 2019 07:29

İşçi mektubu: Çalışan işçi, ölen işçi...

Aydın'da kağıt fabrikası inşaatında geçirdiği kazada ağır yaralanan Yusuf Kanas'ın çalışma arkadaşı yazdı.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Kipaş İşçisi
Aydın

Aydın’ın Söke ilçesinde yapımı devam eden Kipaş Holdinge ait kağıt fabrikasında geçtiğimiz günlerde Yusuf Kanas isimli bir işçi arkadaşımız iş kazası geçirdi. Yusuf Kanas Aydın Üniversitesi Araştırma Hastanesinde yaşam mücadelesi veriyor ve durumu çok ağır.

Yapımı başladığı günden bugüne kadar iş cinayetleri dahil onlarca iş kazası olan fabrika inşaatında bunlar duyulmuyor, görülmüyor. Fabrika inşaatında çalışan bir arkadaşımız, “Daha önce de inşaat kısmında düşüp hayatını kaybeden bir arkadaşımız vardı. Arkadaşımız kaza geçirip hastaneye kaldırıldığında akıbeti ne oldu diye sorduğumuzda ‘İyi, durumu iyi eve gitti’ dediler. Halbuki gittiği yer toprağın altıydı. İşi durdurmamak için işçiye yalan söylediler” diyor.

KOŞULLAR KÖTÜ

Yapımı devam eden inşaatta koşulların kötü olduğunu belirtmek gerekir. Yaklaşık 800-1000 civarında işçi çalışıyor. Tabii adına çalışma denirse. Bir işçi öldü, biri ölümün pençesinde, birinin parmakları koptu, biri vincin kopan bomunun altından son anda kurtuldu. Yatma yerleri gölet, koğuşlarda tahta kurusu, yemekleri bir işçinin dediği gibi köpeğin önüne koy köpek yemez, maaşlar en dipte. Kime sorsanız böyle diyecektir bu şantiyede.

‘TAŞERONLAR İŞSİZLİĞİ FIRSAT BİLİYOR’

Yoğun bir iş baskısı altında çalıştığımızı ifade eden bir başka arkadaşımız da “Güvenli ve emniyetli çalışmak diye bir kural yok. İSG uzmanları işverenin baskısı altında ölümlere ve kazalara göz yumuyor. Bu koşullar altında bile daha fazla çalışmayan hemen kapı önüne koyuluyor. Bir günde 25 işçi işbaşı yapıyor, aynı gün 25 işçi işi bırakıyor. Kalıp çalışanlar burayı son çare diye görüyor. Çünkü dışarıda ciddi bir işsizlik var ve ekmek aslanın midesinde. Dışarıdaki işsizliği fırsat bilen taşeron firmalar işçinin sırtından sopayı, kırbacı eksik etmiyor, vuruyor da vuruyor. Buna çıt çıkaran işçi anında kapının önüne konuyor. Çünkü her gün bu kölelik koşullarına bile onlarca işçi başvuru yapıyor” dedi.

‘ONLARCA YUSUF’UN ÇOCUKLARI NE OLACAK?’

Bu şartlara boyun eğen ve çalışmak zorunda olan üç çocuk babası Yusuf Kanas şu an yaşam mücadelesi veriyor. Sormak lazım Kipaş ve Birmek yöneticilerine, sizin kapasiteniz büyürken, işçi Yusuf ve üç çocuğu ne olacak? Siz kârlarınıza kâr katarken, onlarca Yusuf’un çocukları ne olacak? İşçinin suçu günahı nedir? En ağır koşullarda çalışarak ülkeye hizmet vermesi midir? Çalışan işçi, üreten işçi, buna rağmen aç kalan işçi, ölen işçi, parmağı, kolu kopan işçi. Devletin sahip çıktığı ise işveren. Bu adalet mi?”

Reklam
ÖNCEKİ HABER

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Gazi İpek: 10 milyar dolarlık elektrik nereye gidiyor?

SONRAKİ HABER

ABD Venezuela'ya ait 15 uçağı kara listeye aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...