30 Aralık 2019 12:11

Ayşe Acar Başaran: Hasta tutuklulara düşman hukuku uygulanılıyor

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “Hasta tutuklulara düşman hukuku uygulanılıyor. İnsanlar ölünceye kadar cezaevinde tutuluyor” dedi.

Isparta E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Fotoğraf: MA

Paylaş

Cezaevlerinde bulunan hasta tutukluların durumu her geçen gün daha kötüye gidiyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishaneler Komisyonu'nun hasta tutuklulara dair raporuna göre; son 17 yılda 3 bin 500 hasta tutuklu yaşamını yitirdi, cezaevlerinde 458'i ağır olmak üzere bin 334 hasta tutuklu var. Hasta tutukluların durumuna değinen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü, Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, hükümetin hasta tutuklular konusunda duyarsız olduğunu ve hasta tutuklulara karşı düşman hukukunu uygulandığını söyledi. 

"İDAM CEZASI FİİLİ SÜRDÜRÜLÜYOR"

AKP'nin Kürt sorununda çözümsüz yaklaşımıyla beraber cezaevinde bulunan hasta tutukluların ağırlaşan durumuna kayıtsız kaldığını belirten Başaran, “Son dönem cezaevinde hasta olan arkadaşlarımız, tedavileri cezaevinde yapılmayacak durumda olmasına rağmen tahliye edilmiyor ve hayatını kaybediyorlar. Bunun en yakın örneği Emine Aslan Aydoğan'dır. Bu bir örnekti. Aslında bunun gibi birçok örnek sayabiliriz. Eski il eşbaşkanlarımız, il yöneticilerimiz ve parti çalışanlarımız maalesef bu uygulamalarla yüz yüze kalıp, yaşamlarını cezaevlerinde yitiriyorlar. Hasta tutuklulara düşman hukuku uygulanılıyor. Türkiye'de idam cezası yok ama fiili bir şekilde sürdürülüyor. İnsanlar ölünceye kadar cezaevinde tutuluyor” diye konuştu.

"SESSİZLİK OLDUKÇA ÖLÜMLER ARTACAK"

Hasta tutukluların hastanelerde kelepçeli bir şekilde tedavi edilmesine tepki gösteren Başaran, “Hasta tutuklular kelepçeli bir şekilde bağlı oldukları hastane yataklarda can veriyor. Bu insani değil. Bunun onursuzlaştırma siyaseti olduğunu çok iyi biliyoruz. Tutukluların sağlık ve yaşam hakları ellerinden alınarak, ölümlere göz yumuluyor. Meclis’te, eylem ve etkinliklerimizde sesini ulaştırmayan dört duvar arasındaki hasta tutsakların sesini duyurmak için çok çaba sarf ediyoruz. Tabi ki de yeterli değil. Maalesef toplumdaki sessizlik var oldukça ölümler artacak” dedi. 

"SESİMİZİ TOPYEKÛN YÜKSELTMELİYİZ"

Cezaevlerinde yaşamını yitirenlerin dini vecibelerinin yerine getirilmesine izin verilmediğini kaydeden Başaran, cezaevinde yaşamını yitirdikten sonra, dışarıda cenaze merasimine ve taziye kurulmasına izin verilmemesine tepki gösterdi. İnsan onurunu yok sayan uygulamalara karşı herkesin ses çıkarması gerektiğini belirten Başaran, şunları söyledi: “İnsan onuru ve yaşam hakkını yok sayan, bir esaret koşullunda tutup esir muamelesi yapıp düşman hukuku uygulamalarına karşı vicdan sahibi herkesin buna ses çıkarması gerekiyor. Hasta tutuklu meselesinde topyekûn sesimizi yükseltmeliyiz.”

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Şavşat Dernekleri Federasyonu 2. Olağan Kongresini yaptı

SONRAKİ HABER

Elazığ depremine dair sosyal medya paylaşımlarına soruşturma

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa