28 Aralık 2019 15:36

Dersliklerden Kampüse Üniversiteler Bizimdir

On Yedi Eylül Üniversitesi Öğrencilerinden Yükselen Ses Kazanım Getirdi.

Paylaş

Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi Öğrencileri

Balıkesir

Üniversite sözcüğü, Latince “Universitas'tan” batı dillerine, Fransızca “Université'den” dilimize geçmiştir. Üniversite tanımıyla ilgili en kabul gören görüş ise gerçekleri arayan, bilim üreten, bilim yayan en üst düzeyde araştırma yapan kurumlardır. Bilimin gelişmesi ve toplumun yararına kullanılması için üniversiteler, bilimsel ve sosyal her türlü bilginin tartışıldığı yerlerdir. Ancak nelerin tartışılmadığı başka bir yazının konusu olsun, biz bugün nelerin tartışıldığını yazacağız.

Türkiye genelinde öğrencilerin oylarıyla seçilen ve temsilcileri olan ÖTK'ların kaldırılması biz öğrencilerin sorunlarını ifade ettikleri alanları yok ettiğini ve üniversiteye yönelik kararların yönetimiyle, akademisyenleriyle, personel kadrosuyla ve öğrencileriyle hep birlikte alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi öğrencileri olarak Bandırma'da durumun nasıl olduğunu sizlere anlatmak istedik.

Türkiye’nin en köklü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinden olan Balıkesir Üniversitesi Bandırma İİBF, 2015 yılında Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi ilan edildi. Ancak 4 enstitü, 8 fakülte, 7 meslek yüksekokulunda yabancı öğrencileriyle birlikte yaklaşık 14 bin nüfuslu üniversitemizin sorunları gün geçtikte artıyor. Bu sorunlar bazen üniversite bahçesinde, bazen amfilerde, bazen bir kafede çay içerken, bazense küçük bir ev buluşmasında sıkça tartışılıyor. Ancak bu tartışmalar birbirinden kopuk, arkadaş ortamında kalan tartışmaların ötesine geçmiyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri öğrencilerin kendilerini ifade edecek hiç bir alanının olmaması. Demokratik üniversite anlayışının olmaması da tek karar merceğinin üniversite yönetimi olduğu düşüncesini oluşturuyor.

Bir taraftan gelecek kaygısıyla yurtdışına çıkmanın yollarını arayan, diğer tarafta başta barınma, beslenme, ulaşım gibi temel sorunlarla baş etmenin mücadelesini vermeye çalışan bir gençlik… Ekonomik krizin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdığı, temel ihtiyaçların karşılanmasının bile neredeyse imkânsız olduğu koşullarda yemekhane ve ulaşım ücretlerine gelen zamlar…

 

YAN YANA GELDİK, EL ELE VERDİK VE DEĞİŞTİRDİK

Bu sıkışmışlık ''Ne yapmalı?'' sorusunun tartışılmasının önünü açtı. Sorunlarımıza karşı birlikte hareket edebilmek için var olan şikâyetleri bir araya getirmek amaçlı imza kampanyası düzenledik. Yemekhane sorunlarına karşı imza kampanyası birkaç gün içerisinde çeşitli topluluklar ve öğrencilerle dersliklerde, kantinde ve yurtlarda 2000'ne yakın imzaya ulaştı. İmza kampanyası başladıktan bir kaç saat sonra yönetimin çağrısıyla bir görüşme gerçekleştirildi. Görüşmenin sonunda yemeklerin öğrencilere yetecek miktarda çıkarılması, yetmediğinde de daha fazla verilmesi, yemek kalitesinin arttırılması yemekhanelerin öğrencilerin kapasitesine göre düzenlenmesi, para yükleme makinelerinin tamiri taleplerimiz kabul edilmekle beraber zam talebinin de şirketle görüşüleceği söylendi. Bu kazanımlar bize birlikte hareket etmenin, sorunlarımıza ve taleplerimize karşı ortak çözümler üretebilmenin önemini gösterdi. Örneğin bir iki hafta sonra gerçekleştirilen Rektör-Öğrenci buluşmasında Rektörün konuşmasında acil ihtiyaçlara çözüm getirecek planların olmaması, yemekhanedeki sorunlardan rektörün buluşmada haberinin olması, yemekhanedeki sorunların öğrencilerin doğrudan bir söylemi olmadığında kontrol bile edilmemesi, Balıkesir Ulaşım Heyeti ile üniversite yönetiminin gerçekleştirdiği toplantıda imza kampanyası düzenlenmemiş olsa öğrencilerden kimsenin bulunmayacağını gördük. Her yıl üniversite kapasitesinin artması buna karşılık üniversitenin yeterli donanıma sahip olmaması, meslek hayatına hazırlayabilecek bir eğitim kalitesinin eksikliği, kampüs yaşantısının olmaması, ulaşım organizasyonunun yetersizliği öğrencileri üniversiteden koparan etmenler. Üniversitenin öğrenci sayısının 14 bine dayandığı halde günlük giriş sayısı 1500-2000 olması bunun en büyük kanıtıdır. Bandırma da yoğun taleplerimize rağmen bir gençlik merkezinin olmaması ve sosyal  kültürel alanlar bulamamamızdan kaynaklı kafeler fanusuna hapsoluyoruz. Ortak sorunlarımız olduğu gibi bölümlerin kendi içlerinde de birçok sorunları var. Bu durumlar bizde sorunlarımızın çözümü için ne yapabiliriz, üniversite böyle mi olmalıdır vb. sorularını tartışma ihtiyacı oluşturdu. Bu soruların sonucunda kendimizi temsil edeceğimiz alanlar oluşturmalıyız düşüncesi ortaya çıktı. Birçok bölümden öğrencinin katıldığı bir toplantı gerçekleştirildi. Ve bölümlerde üniversite ve yereldeki sorunlara çözüm arayacağımız bölüm platformları oluşturma kararı alındı. Platform ve imza kampanyası yurtlarda, evler ve apartlarda, dersliklerde ve birçok alanda birbirimizi dinlemenin sorunlarımızı duymanın ve bununla da kalmayıp birlikte harekete geçmenin, sesimizi tek tek, dağınık değil, bir arada güçlü bir şekilde çıkarabilmenin imkânını vermiş oldu.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

“İçtiğimiz çayı dert eder olduk”

SONRAKİ HABER

Batı Şeria ve Gazze'de binlerce kişi Trump'ın işgal planına karşı sokağa çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa