29 Aralık 2019 04:54

Küresel iklim direnişi umut verdi

Önümüzdeki süreçte küresel ısınmaya yol açan ülkeler ve tekellerin rolü daha fazla sorgulanacak. Bu da hareketin doğal olarak antikapitalist bir karakter kazanmasına yol açabilir.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Yücel ÖZDEMİR

Küresel ısınmaya, doğanın talanına, havaya salınan zehirli gazların insan sağlığına verdiği zarara dikkat çekmek için 16 yaşındaki Greta Thunberg’in tek başına ağustos 2018’de Stockholm’da İsveç Parlamentosu önünde başlattığı sembolik eylem 2019’da gerçek anlamda küresel direnişe dönüştü. Her cuma okul yerine parlamento binası önüne giderek oturma eylemi yapan Thunberg’in dile getirdiği talepler aslında uzun zamandan bir konuşulan, kimi zaman uğruna eylemlerin yapıldığı çevre ve doğanın korunmasına dairdi.

Greta Thunberg’in bir kez daha dikkat çektiği küresel ısınma, etkisini her geçen yıl biraz daha hissettirdiği için tepki göstermek adeta bir zorunluluk haline geldiği için milyonlar sokağa çıkarak, mevcut gidişatın değiştirilmesini talep etti. 2018’den zayıf halde 2019’a devredilen “Gelecek için Cumalar” (Friday fur Futer) eylemleri kar topu misali büyüyerek küresel bir öfkeye dönüştü.

Özellikle uluslararası eylem günleri olan 15 Mart, 24 Mayıs, 20 Eylül ve 29 Kasım’da dünya genelinde milyonlar sokağa çıktı. 15 Mart’ta 1.8 milyon, 20 Eylül’de dünyanın dört bir yanında tam 4 milyon insan eylemlere katıldı. Almanya’da ilk ikisine 300’er bin, 20 Eylül’de 1.4 milyon, 29 Kasım’da ise 630 bin kişi sokağa çıktı.

Aynı küresel eylemlere Avrupa’dan Amerika, Asya’dan Afrika’ya kadar pek çok ülkede başta liseli gençler olmak üzere milyonlar hep birlikte küresel ısınmanın yol açtığı sorunlara karşı taleplerini haykırdı. Elbette küresel ısınmaya karşı ilk kez eylemler yapılmıyor. Ancak “Gelecek için Cumalar”ı diğerlerinden ayıran iki önemli özellik bulunuyor. Birincisi; eylemlerin gerçekten sürekli olması. İkincisi; başını gençlerin çekmesi.

Bu iki noktada ısrarlı bir tutum sergilendi ve eylemler olabildiğince yaygınlaştı. Denilebilir ki; 1990’dan sonra doğan gençlerin çoğu hayatlarında ilk kez bir eyleme 2019’da katıldılar. Daha çok sosyal medya, internet ve sanal oyunlarla bağlantılı olarak anılan bu kuşak gerektiğinde sokağa da çıkabileceğini gösterdi. Dahası sosyal medya ve interneti eylem ve talepleri yaygınlaştırmak için etkili bir şekilde kullandı.

Süreklilik ve kitlesellik bir süre sonra sadece gençlerin değil aynı zamanda yetişkinlerin dikkatini çekti. Bu nedenle “küresel iklim isyanı” 2019’da dünyanın en önemli sosyal hareketlerinden biri haline geldi. Bu nedenle pek çok gazete ve dergi yaptığı yıl sonu değerlendirmelerinde hareketin özellikleri ve karakteri üzerinde değerlendirmelerde buldu. Time dergisi de hareket şahsında Greta Thunberg’i “Yılın Kişisi” ilan etti. Gerekçe olarak “Küresel dünya tarihini etkileyen bir harekete önayak olması” gösterildi.

Kısa bir süre öncesine kadar küresel ısınmaya ve çevreye karşı duyarsız kalan sendikalar, sivil toplum örgütleri ve partiler, kabaran dalganın gerisine düşmemek için olanları anlamaya ve harekete geçmeye çalıştı. Bu denli devasa bir hareketin ortaya çıkması aynı zamanda dünyanın hiç de uzak olmayan bir dönemde yaşanılmaz hale geleceğinin herkesin yaşayarak, hissederek görmesinden kaynaklanıyor.

ETKİSİ NASIL OLDU?

Küresel çevre direnişi her ülkede bir şekilde etkili oldu. Örneğin Almanya’da Federal Hükümet, göstermelik olsa da bazı adımlar atmak zorunda kaldı. Benzer şekilde AB Komisyonu da “Yeşil Anlaşma” başlığı altında 2030 ve 2050 yılına kadar çevre ve doğanın korunması için bir dizi karar aldı, milyonlarca avroluk fonlar ayırdı. Almanya ve AB’nin çabuk hareket etmesinin en önemli nedeninin gençler arasında “İklim değişikliğini ancak sistem değişikliği önler” ve “İklim değişikliğinin asıl sorumlusu tekellerdir” görüşlerinin hakim olmasıydı. Gençlerin “sistem değişikliği” altında ne anladıkları, neyi hedefledikleri bir yana sistemin tartışmaya açılması asıl olarak egemen sınıf açısından tehlikeli görülüyor. Çevre tahribatının baş sorumlusu olan enerji ve sanayi tekelleri ise çevre sağlığına önem veren iki yüzlü açıklamalarda bulunurken, güya iklim değişikliğini önlemek üzere yeni teknolojilere yatırım yapması için devlete baskı yapmaya başladılar.

BM İKLİM KONFERANSI VE SONRASI

Kapitalist sanayileşmeyle birlikle atmosfere salınan zehirli gaz emisyonlarının, küresel ısınmaya yol açtığı artık sır değil. Yıllardır bilinen bu duruma karşı bir şeylerin yapılması gerektiği BM’nin Kyoto ve Paris sözleşmelerinde yer almasına rağmen bugüne kadar hiçbir şeyin yapılmaması doğal olarak tepkilerin kitlesel harekete dönüşmesine yol açtı. “Gelecek için Cumalar”a politik olarak yön veren çevreler ve akımların büyük umutlar bağladığı BM İklim Konferansından da bir sonuç alınamadı. 2-14 Aralık tarihleri arasında Madrid’de toplanan konferans tam anlamıyla beklentilerin boşa çıkmasına neden oldu. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte küresel ısınmaya yol açan ülkeler ve tekellerin rolü ve sorumluluğu çok daha fazla, özellikle eylemlere katılan genç kuşak tarafından sorgulanacak. Bu da hareketin doğal olarak antikapitalist bir karakter kazanmasına yol açabilir. Zira küresel ısınmanın, yangınların, kuraklığın asıl nedeni atmosferdeki karbondioksit gazlarının artması olduğu ve bu gazları da asıl olarak sanayileşmiş kapitalist ülkeler tarafından üretildiği biliniyor. Verileri sanayileşmiş altı ülke (ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Japonya ve Almanya) tarafından salınan zehirli gaz oranı yüzde 60’a varıyor, ki bu mevcut tablonun asıl sorumlularının kimler olduğunu da gösteriyor. Küresel iklim hareketi 2019’daki dünyanın sahipsiz olmadığını, bu nedenle bu gezegende yaşayanların vakit kaybetmeden dünyaya sahip çıkması gerektiğini ortaya koydu. Bu nedenle herkese umut oldu.

İKLİM HAREKETİNİN TALEPLERİ

  • Gaz emisyonlarının 2035 yılına kadar sıfırlanması.
  • Kömür kullanımın 2030 yılına kadar sonlandırılması.
  • 2035 yılına kadar yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçilmesi.

2019’un sonuna kadar yapılması gerekenler:

  • Fosil enerji kaynaklarına yapılan sübvansiyonların kesilmesi.
  • Her dört termik santralden birisinin kapatılması.
  • Dünyada küresel ısınmaya yol açan bütün gazlar için kömür gazı vergisinin hayata geçirilmesi.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Veli Ağbaba: Erdoğan’ın jest dediği şey açlık ve sefalet olmuştur

SONRAKİ HABER

Manisa'da 4.0 büyüklüğünde deprem

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa