22 Aralık 2019 04:23

Asgari ücretli: Yağmurlu havada çıkmıyorum çünkü kışlık ayakkabım yok

Bir mühendislik firmasında asgari ücretle çalışan Gülcan ve iki aydır işsiz olan matbaa işçisi Vedat ile asgari ücreti ve yaşam koşullarını konuştuk.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Gözde TEKİN
Kocaeli

Asagari Ücret Tespit Komisyonu üçüncü toplantısını gerçekleştirdi. TÜİK’in toplantıda açıkladığı verilere göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 103, yoksulluk sınırı ise 6 bin 850 TL. Kasım ayında yıllık gıda enflasyonunu yüzde 8.9 olarak açıklayan TÜİK’in; komisyon toplantısında gıda enflasyonunun yüzde 5.30 olduğunu iddia etmesi ise rakamların gerçekliğinin sorgulanmasına neden oluyor. Biz de milyonlarca asgari ücretli aileden biriyle yaşamlarını nasıl sürdürdüklerini ve beklentilerini konuştuk. Gülcan, bir mühendislik firmasında asgari ücretle çalışıyor. Eşi Vedat ise matbaa işçisi, çalıştığı matbaa iflas ettiği için iki aydır işsiz. 

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Gülcan: 41 yaşındayım, 2 kızım var. Mühendislik firmasında çaycılık yapıyorum, daha önce de ilaç fabrikasında çalışıyordum. Şimdiki işim fabrikadakine göre daha rahat ama ücret aynı; asgari ücret. Zaten asgari ücretten daha fazlasını veren yerler de çok sınırlı. 

Vedat: Matbaa işçisiyim. Matbaa sektöründe hem kağıt fiyatlarından hem de artık fatura vb. gibi şeylerin internet yoluyla gönderilmesinden kaynaklı ciddi bir daralma var. Çalıştığım yer de iflasın eşiğine geldi. Bu yüzden ben de iki aydır işsizim ve iş arıyorum.

KOMBİNİN DERECESİNİ ARTIRAMIYORUZ

Asgari Ücret Tespit Komisyonu önümüzdeki yılın asgari ücretini belirlemek için toplantılarını sürdürüyor. Bugün aldığınız ücretle geçinebiliyor musunuz ve asgari ücret sizce ne kadar olmalı?

Gülcan: Aslında ben ‘asgari’ bir ücretin belirlenmesine kızıyorum. Yani bu bizim gibi insanlara her şeyin en azını, en kötüsünü reva görmek gibi bir şey. Geçinmek mümkün mü? Değil. Çünkü zaten asgari ücret 2 bin 20 TL değil, AGİ ile bu kadar. Benim bu ay elime geçen para 2 bin 100 TL ve pek çok ihtiyacımızı da karşılamış değiliz. Böyle olunca da her şeyden kısmak zorunda kalıyorsun. Kızlarımdan biri liseye hazırlanıyor, hem benim hem onun bota ihtiyacı vardı; ona aldım. Bu şartlarda bu pahalılıkta 4 kişilik bir ailenin geçimi için 3 bin TL alt sınırdır bence. 

Vedat: Bu ay sadece 10 gün doğal gaz yaktık 100 TL fatura geldi. Kombinin derecesi hep aynı bir tık fazlasını yakamıyoruz. Elektrik faturası 150 TL geldi. Zaten iğneden ipliğe her şeye zam geldi, bu koşullarda benim işsizlik durumum da bizi çok zorluyor. İş arıyorum ama çok umutlu değilim. Bu koşullarda eğer bizim gibi tek maaşla geçinmeye çalışıyorsanız; asgari ücret en az 5 bin TL olmalı.

Peki bu koşullarda nelerden vazgeçmek zorunda kalıyorsunuz?

Vedat: Bir kere sosyal hayatımız hiç yok tiyatroymuş, sinemaymış en son ne zaman gittiğimizi hatırlamayız belki de. Kış geldi bot almam lazım ama bu ay alamadık, o yüzden de yağmurlu havalarda dışarı çıkmıyorum. Kredi kartımız yok ama borçlarımız var. Elektrik süpürgemiz bozuldu, taksitle yenisini almak zorunda kaldık. İnsanlar bu koşullarda hayatından vazgeçiyor, duyuyoruz artan intihar vakalarını.

Gülcan: Mesela buzdolabımız 17 yıllık ve birkaç ay önce bozuldu. İçine koyduğumuz her şey en fazla üç gün dayanıyor. Değiştirmemiz gerek ama süpürgenin taksitinin bitmesini bekliyoruz. Bu ay sonu maaşımdan 80 TL kaldı onunla da kızıma bot aldım. İşyerinde aylık belli bir miktar yemek parası veriliyor; o parayı ev için harcıyorum. Çocuklara günlük 5 TL harçlık veriyoruz, her gün düşünüyorum benim çocuğum 5 TL ile ne yapabilir? Büyük kızım çoğu zaman harcamıyor, biriktiriyor. Çocuklarımız da farkında yaşadığımız zorluğun. Mesela ailecek çarşıya gidelim desek hiçbir şey yapmasak 100 TL harcıyorsun. Gerçekten böyle bir dönemde ayakta kalabilmek zor.

HALKI SOKAĞA TAŞIMALARI GEREKMEZ Mİ?

Peki sizce asgari ücret nasıl belirlenmeli? Ve ne yaparsak bu koşullar değişir?

Vedat: Bir kere zaten işçileri temsilen sadece Türk-İş’in katılmasını doğru bulmuyorum. Neden diğer sendikalar yok o masada? Bu sendikanın genel başkanı kamudaki sözleşme için bakana uzatmadık demişti mikrofonu açık kaldığı için duyduk. Mesela bakan komisyonda kimi savunacak ki, o da patronların safında duruyor. Asgari ücretin ülkedeki yoksulluk sınırının altında olmaması gerekiyor.

Gülcan: Bu koşulların değişmesi için hükümetin değişmesi gerekir. Bir kere herkesin sadece kendisini değil, başkalarını da düşünmesi gerekiyor. Yani benim koşullarım iyi diye geriye kalan insanları görmezden gelmemeli kimse. Eskiden kadrolu çalışmanın bir ağırlığı vardı şimdi her yerde taşeron var ve kadroluların bile iş güvencesi yok. Böyle bir tablo varken muhalefet milletvekillerinin hiçbir adımı yok, gerekirse halkı sokağa taşımaları gerekmez mi? Ben ancak bu şekilde bazı şeylerin değişeceğine inanıyorum. Her gün çalışırken kendime soruyorum ‘Ben neredeyim, nasıl bir ülkede yaşıyorum, hayatım hep böyle mi geçecek’ diye. 


BİRLEŞİRSEK DAHA İYİ KOŞULLARDA YAŞAYABİLİRİZ

Depo işçileri
İstanbul

Biz Esenyurt depo çalışanları olarak çok zor şartlarda ailemizi geçindirmeye çalışıyoruz. Hayat şartları gitgide zorlaşıyor. 4 kişinin yaşadığı bir aileye baktığımızda, 2 bin 20 lira geçinmek için çok az. Kira, elektrik, doğal gaz, öğrenci okutma. Şimdi bunca masrafı 2 bin 20 lirayla nasıl karşılayalım? Ayrıca aldığımız ücret bu kadar azken, kesilen vergiler had safhada. 

Ama patronlar, milletvekilleri ve hükümet yetkilileri asgari ücretle çok rahat geçinileceğini söylüyorlar. Bugün ülkemize baktığımızda insanlar maalesef ki intiharın eşiğine gelmiş durumda. Biz işçiler de bunları yaşamak, haberlerde bunları okumak istemiyoruz. İnsan gibi yaşamak istiyoruz, tüm temel haklarımızın verilmesini istiyoruz. Fabrikamızda da asgari ücret tartışılıyor. Asgari ücret görüşmesi yapanlar bir ay verecekleri parayla geçinebileceğimizi söylüyorlar ama kendi hayatları bizim vergilerimiz üzerinden olduğu için yaşamak zorunda olduğumuz sıkıntıları görmezden geliyorlar. Halkımız ve biz işçiler birleşmezsek, patronlar ve hükümet bize bir şey vermeyecek. Birleşirsek daha iyi koşullarda yaşayabiliriz.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

TEMSA'da üretimin durdurulması 2 Ocak'a kadar uzatıldı, işçilerde kaygı arttı

SONRAKİ HABER

Elazığ ve İstanbul'da Evrensel'e destek: Evrensel’in suç ortağıyız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa