12 Aralık 2019 01:49

Öğrenip, güçleneceğiz

Erdal Eren, on yıllardır faşizme karşı mücadelenin, baskı ve zor koşullarında tereddütsüz devrimciliğin, örgütlü ve baş eğmez militanlığın imgesi haline gelmiştir

Fotoğraf: Caner Gören/AA

Paylaş

Gökçefidan TÜRKMEN

Tuzla

Erdal'ın yaşatma arzusuydu belki de onu bu kadar kararlı ve mücadeleci yapan. Kısacık yaşamında buna olan inancı ve umuduyla yürüdü hep Erdal Eren. 17 yıllık hayatına sığdırdığı en önemli birikim bilincine bağlı olarak gelen azmi ve  korkusuzluğuydu belki de. Sokağa çıkma yasaklarının olduğu, evinde kitap bulundurmanın dahi suç teşkil ettiği, sokaklarda kurşun seslerinin kol gezdiği 12 Eylül döneminde bile düşünü kurduğu memleket uğruna büyük bir fedakarlıkla yolunda korkusuzca yürümeye devam etti.

Öyle büyük düşünceleri vardı ki onun. Onun ve binlercesinin. Buna dayanamıyorlardı. Silahların, baskıların, yasakların susturamadığı özgürlük türkülerini susturmaya uğraşanlar şimdi de halka gözdağı vermek istiyorlardı bir bakıma.

Kıydılar Erdal’ın narın vücuduna. Düşüncelerine kıymak istiyorlardı aslında. Fakat Erdal öldürüleceği halde mahkemede bile dimdik durarak, hiç takılmadan konuşuyordu dönemin büyüklerine karşı. Bu korkusuzluğu, bu fedakarlığı fikirlerine olan inancından ve bağlılığından geliyordu. 

Denizlerin, Erdalların, İmranların, Metin Göktepelerin, Metin İlgünlerin ardından onları yaşatmanın en iyi yolu kararlılıklarını, azimlerini, umutlarını ve fedakarlıklarını örnek olarak görmek olacaktır bence. Onların mücadelelerinden öğrenip, güçlenebiliriz. Hayatlarından kendimize katacağınız her çıkarımda, düşüncelerini anlamaya uğraştığımız her anda bizimle beraber yaşamaya devam edecekler. Nitekim Erdal Eren'den de sadece hücresindeki o son bakış kalmadı bize. O bizim 17 yaşındaki abimiz, bir arkadaşımız olarak fikirlerimizin yeşerdiği her yerde yaşamaya devam edecektir.                      

                                     

 

On Yedisinde 

Yıl 1980.

Askeri cunta kol geziyor sokaklarda.

Sinan SUNER ve arkadaşları, 

Renklendirmek istiyor baskıcı rejimin karanlık sokaklarını.

Fakat bir polis kurşunuyla can veriyor Sinan

Umudun yazılarıyla süslenecekken duvarlar

Sinan’ın kanıyla boyanıyor  etraf.

O sıra Erdal daha on yedisinde

Daha on yedisinde gencecik bir fidan

Geleceğe, umuda koşuyor durmadan

Başka Sinanlar öldürülmesin diye. 

Hiçbir şeyden korkmadan koşuyor

Daha o genç yaşında.

Ama koparıyorlar. 

Koparıyorlar o genç fidanı.

Erdal daha büyüyecek

Aşık olacak belki de

Okulunu bitirecek

Daha okuyacağı çok kitap

Katılacağı çok 1 Mayıs olacak.

Fakat bir emir geliyor dönemin büyüklerinden

“Öldürmeyelim de besleyelim mi?” deniyor.

Ve tek bir emirle koparılıyor Erdal Eren.

Annesinden koparılıyor,

Arkadaşlarından, yoldaşlarından koparılıyor,

Mücadelesinden koparılıyor bir Gökçe Fidan.

Ama ölümden korkmuyor Erdal

Biliyor ki;

Aydınlığa koşarken,

Arkasından gelen bir sürü genç fidan var daha.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Tekil çabalar değil kitlesel birliktelikler

SONRAKİ HABER

Narmanlı Han’dan, akıl hastanesinde konsere: Murat Ertel

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...