Tecavüz sanığı profesöre tutuksuz yargılama ödülü

Polisin psikolojik şiddet uyguladığı, savcının "neden ben uğramıyorum da sen tecavüze uğruyorsun" dediği tecavüz davasından sanık Prof. Dr. H.B. hakkında tutuksuz yargılama kararı verildi.

11 Aralık 2019 10:43
Son Güncellenme Tarihi: 11 Aralık 2019 18:11
Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Ankara’da, sahibi olduğu hayvan hastanesinde çalışan veteriner hekim Ç.B.’ye cinsel saldırıda bulunmak suçundan tutuklanan, ardından itiraz üzerine serbest bırakılan Prof. Dr. H.B. hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Kadının yaşadıklarını ağlayarak anlattığı duruşmada, hakimin sık sık “Kurtulmak için bir şey yapmadın mı, engel olmaya çalışmadın mı, neden kimseden yardım istemedin” şeklindeki soruları dikkat çekti. Sanık H.B’nin kadının özel hayatına ilişkin suçlamalarda bulunduğu davada, savcının "tutuklu yargılamaya gerek yok" yönündeki görüşünün ardından mahkeme sanıklar hakkında tutuksuz yargılama kararı verdi. Bir sonraki duruşma 26 Şubat 2020 tarihine ertelendi.

Sanık Prof. H.B. diğer kadın cinayetleri ve cinsel saldırı davalarında olduğu gibi bilindik ifadelerle Ç.B'nin kendisine, maddi sıkıntılar yaşadığını, ailesiyle sıkıntıları olduğunu anlattığını iddia etti. Taciz ve tecavüzde bulunmadığını iddia eden sanık H.B., Ç.B’ye iftiralarda bulundu. Mahkeme heyeti ise olay anını anlatırken Ç.B.'ye, "Yardım istemedin mi?", "Bağırmadın mı?", "Mücadele edemedin mi?" şeklinde sorular yöneltmesi dikkat çekti. Ç.B. polise başvurduğunda psikolojik şiddete maruz kaldığını, savcının ise kendisine "Ben neden tecavüze uğramıyorum da sen uğruyorsun?'" dediğini ifade etti.

KADINLARA VE BASINA POLİS ENGELİ: 3 KADIN GÖZALTINDA

Duruşma öncesi Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyen Ankara Kadın Platformu üyelerine polis müdahale etti. 

Dava öncesi polisler kadın platformunun yapmak istediği açıklamaya “valilik izni” yok diyerek engel olmak istedi. Kadınlar adliye kapısı önünde sürüklendi. 3 kadın gözaltına alındı.

GAZETECİLERE DE ENGEL

Bu sırada polis, haber takibi yapan Evrensel ve MA muhabirlerini adliye kapısından kalkanlarla sürükleyerek görüntü almasına engel oldu. 

DURUŞMA BAŞLADI

Duruşmaya Ç.B.'nin avukatları, ailesi, kadın örgütleri, sendika ve meslek odalarının yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Kimlik tespitlerinin ardından başlayan duruşmaya sanıkların kadın cinayeti davalarında iyi hal indirimlerinin simgesi haline gelen takım elbiseleriyle hazır bulunması dikkat çekti.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Ankara Üniversitesi, Çağdaş Hukukçular Derneği müdahillik talebinde bulundu. Ankara Üniversitesi ve ÇHD'nin talebini reddeden mahkeme Bakanlığın talebini kabul etti.

Müşteki avukatı Aslı Arıhan, daha önce yaşadığı travmadan dolayı sanıkların ifadesi alınırken, Ç.B.'nin başka bir odaya alınmasını ve kendi ifadesinin de bir uzman psikolog eşliğinde alınması talebinde bulundu.

Mahkeme heyetinin talepleri kabul etmesinin ardından sanıkların ifadesi alındı.

İDDİALAR DEĞİŞMİYOR

Sanık H. B., diğer kadın cinayetleri ve cinsel saldırı davalarında olduğu gibi bilindik ifadelerle Ç.B'nin kendisine, maddi sıkıntılar yaşadığını, ailesiyle sıkıntıları olduğunu anlattığını iddia etti. Medyaya yansıyan görüntülerin ardından linçe uğradığını ileri süren H.B'ye salondan "tecavüzcüsün çünkü" tepkileri yükseldi. Taciz ve tecavüzde bulunmadığını iddia eden sanık H.B., Ç.B’ye iftiralarda bulundu. Ç.,B.’nin Adli Tıp Raporu’nda çıkan tırnak izlerini soran mahkeme heyetine, "Çalışma ortamında kedi ve köpekler var. Onlardan dolayı olmuştur" sözleriyle yanıt veren sanık H. B., raporda kendisine ait bulunan tükürük örneğine ise, "Konuşurken ağzımdan fırlamıştır" diye yanıt verdi.

ÖNCEKİ SORUŞTURMALAR SORULDU

Mahkeme heyetinin, 2016 yılında taciz suçlamasıyla okul tarafından hakkında başlatılan soruşturmaları sorması üzerine sanık H.B., kendi savunmasının alınmadığını ileri sürdü. Sanık H.B.'nin, rektörlüğün kendisine ceza vermek istediğini ileri sürmesi üzerine müşteki avukatı Arıhan, "Neden hep sizin başınıza geliyor?" diye sordu. Sanık, "Başarılı olmanın cezası" dedi.

"İNSANA MÜDAHALEDE BULUNAMAZSINIZ"

Delilleri yok etmede H.B'ye yardım ettiği gerekçesiyle yargılanan sanık veteriner S. D. de ifadesinde H.B. ile aynı ifadeleri verdi. Avukat Arıhan, "Siz neden Ç.B'ye serum taktınız? Veteriner hekim olarak hiç bir insana müdahalede bulunamazsınız, bu konuda hakkınızda suç duyurusunda bulunduk" dedi. Sanık S.D. bunun suç olduğunu bilmediğini iddia etti. Avukat Arıhan, "Ç.B'nin size tecavüze uğramış olabileceğini söylediğini söylüyorsunuz. Bunu ihbar etmek yerine, neden kliniği temizlemeye başladınız?" diye sordu. Sanık, rutin temizlik yaptığını ileri sürdü.

"KAMERA GÖRÜNTÜLERİNİ ALAMADIK"

Sanık avukatlarının S.D.'ye "Klinikte kaç tane kamera var, bunlar nereleri görüyor?" diye sorması üzerine söz alan müşteki avukatı Arıhan, "Kamera görüntülerini defalarca istememize rağmen alamadık" dedi. Mahkeme heyeti kamera görüntülerinin dosyada mevcut olduğunu söyledi.

"Delilleri yok etme” suçundan yargılanan diğer sanık H. Ş. de, H.B ile aynı ifadeleri verdi.

Ç.B.: YAŞADIKLARIMI ANLATMAK ÇOK ZOR

Ardından Ç.B., psikolog eşliğinde yaşadıklarını anlattı. Yaşadıklarını anlatmanın zor olduğunu kaydeden Ç.B., işe başlama sürecini şöyle anlattı: "Fakülteden 2018 yılında mezun oldum. İnstagram sayfasında gördüğüm ilan üzerine Ocak 2018 tarihinde işe başladım. İlk bir ay boyunca 24 saat şeklinde uykusuz halde nöbet tuttum. Kliniğin genel temizliğini de yaptırıyorlardı. Şubat ayında sekreter işten çıkartıldı. Bunun yükü de bize kaldı. Nisan ayında diğer veteriner hekim arkadaşın yüksek lisans eğitiminden kaynaklı işe gelemeyince iş yoğunluğu daha da arttı. Ben de elimden geldiği sürece her işi yaptım yoksa azarlıyorlardı" diye belirtti.

SANIK KLİNİĞİN KAPISINI KİLİTLEMİŞ

2 Nisan tarihinde üst üste tuttuğu nöbetlerden dolayı uykusuz olduğunu aktaran Ç.B., "Akşama doğru S. D. erken çıktı. H. B.'de aşı alıp çıkmıştı. Akşam herkes çıktıktan sonra bir hasta sahibi beni aradı ve kliniğe geleceğini söyledi. H.B. de hasta ile aynı anda kliniğe geri geldi. Hastayı muayene ettim ve geri gönderdim. H.B. eve geçmeden yemek yemek istedi. Benden yemeği ısıtmamı söyledi. Ben yemek ısıtmak üzere yukarı çıktığımda, H.B. kliniğin kapısını kilitlemiş. Kurallara göre birden fazla kişi varken kliniğin kapısı kapanmaz" dedi.

Ç.B., H.B.'nin kendisine önce sözlü ve fiziksel tacizde bulunduğunu, reddedince kafasını vurduğunu, zorla içki içirdiğini, kaçmaya çalışınca da darbettiğini ve ardından da tecavüz ettiğini anlattı.

Baygınlık geçirdiğini anlatan Ç.B. gözünü saat 02.00 civarında veteriner hekimin odasında açtığını ve etrafı bulanık gördüğünü söyledi. Ç.B., “O anda elimin üzerinden damar yolundan girilmiş olduğunu gördüm. Serum takılıydı. Sonra ilaç gördüm. Sonra S.D içeri girdi, ambulansı aramam durumunda beni ve ailemi ölümle tehdit etti. Sonra tekrar uykuya daldım ve sabaha karşı uyandığımda S.D’nin çıplak bir şekilde yanımda olduğunu gördüm. Sonra beni yine tehdit etti” diye anlattı.

MAHKEMEDEN "MÜCADELE EDEMEDİN Mİ?" SORUSU

Ç.B. ifadesinde "'Ben çok nüfuslu bir insanım. Elimde çıplak fotoğrafların var. Porno sitelerine atarım görüntülerini. Benim ailem, karım var. Seni öldürürüm' dedi ve doktora götürdü. H.B. bana merdivenden çıkarken 'Eğer yardım istersen seni burda öldürürüm' dedi ve o an sadece her istediğini yapıp elinden kurtulmak istedim" diye belirtti.

Mahkeme heyetinin, Ç.B.’ye maruz kaldığı cinsel saldırıyı anlattığı sırada, "Mücadele edemedin mi?", "Kendinde miydin?", "Yüzüne ya da herhangi bir yerine vuramadın mı?", "Tam saati hatırlıyor musun?" , "Yardım istemedin mi?", "Bağırmadın mı?" şeklindeki soruları dikkat çekti.

SANIK S.D. "BU ÜLKEDE TECAVÜZ DAVASI OLMAZ" DEMİŞ

Ardından Ç.B., H.B'.'ye "delilleri yok etme" suçlamasıyla yargılanan diğer sanıkların neler yaptığını anlattı. Klinikte kameranın sadece koridorda olduğunu aktaran Ç.B., "O gece beni öldüreceklerinden çok korktum. Ölmek istemedim" diye konuştu.

Sanık S.D.'nin, H.B.'yi şikayet etmemesi için kendisini tehdit ettiğini dile getiren Ç.B., "S.D. bana 'Bu ülkede tecavüz davası olmaz, herkese ifşa olursun, yaşantına devam edemezsin, herhangi bir şikayette bulunma' dedi. Sonra H.B geldiğinde kendi aralarında ‘Eğer şikayet ederse öldürürüz’ diye konuştuklarını duydum. Durmaz, ‘H.B. gelip seni doktora götürecek’ dedi" şeklinde konuştu.

Ç.B., kliniğine zorla götürüldüğü sanık jinekolog H. Ş..'nin kendisini zorla muayene ettiğini de söyledi.

Duruşmaya ara verildi.

Verilen aranın ardından devam edilen duruşmada konuşan Ç.B. Jinekolog H.Ş.'den çıkarken H.B'nin kendisine "Benim elim kolum çok uzun seni mahvederim deliller de karartıldığına göre hiç bir şey yapamazsın. Benimle de birlikte bu klinikte çalışacaksın' dedi ve bana bir iki gün müsade etmelerini, çalışacağımı söyledim. Korkumdan bir süre polisi arayamadım. Taksiyle eve geçtim ve doğum kontrol hapı aldım uyuyup uyanınca şikayet etmem gerektiğini düşündüm ve eve gittiğim akşam Jinekolog H.Ş'yi aradım, ilacın etkisini öğrenmek için. H.Ş. beni uyardı ve şikayet edersem benim zararlı çıkacağımı söyledi" dedi. 

SAVCI "SORGULADI" VE POLİS PSİKOLOJİK ŞİDDET UYGULADI

Polise gittiğinde ve ifade verdiğinde daha kötü durumda kaldığını söyleyen Ç.B., "İfade verirken o kadar zorlandım ki polis memurları bana psikolojik şiddet uyguladı. H.B.'yi savundu, beni doğru düzgün dinlemediler bile. Eksiklikleri hatırladıkça savcılığa başvurdum. Savcı hanım da kendinden örnek vererek 'Ben burda oturuyorum 'Ben de kadınım sen de kadınsın. Ben neden tecavüze uğramıyorum da sen uğruyorsun?' Görüntülerde de sen H.B.'nin koluna girmiş gibisin' dedi. Neden böyle konuştu anlamadım" diye belirtti. 

Ç.B'nin avukatı Aslı Arıhan söz alarak savcının delilsizliğe kurban verilecek bir dosya hazırladığını ifade ederek "Yoğun çabamız sırasında savcıyı değiştirdik. Bu savcı o dönemlerde tecavüze uğrayan İspanyol asıllı kadına da aynı zamanda 'O sırada dışarda ne işin vardı?' diyen savcı. Buraya kadar yoğun çabalarla geldik. Adli Tıp delileri de savsaklanarak verilmiş" dedi.

Ç.B. ilacın etkisiyle olayların tamamını hatırlayamadığını ifade etti. Solunum yollarını etkileyen ve baygınlığa sebep olan ilacın, Ayşe Karaman davasında da bahsi geçen ilaçla aynı olduğu görüldü. 

Sanık H.B.'nin avukatı Hatice Çağlar, Ç.B.'ye ayağa kalkıp kusmak için klinik içinde dolaşmak yerine neden kaçmadığını sorunca Ç.B. "O an ağır bir şey yaşadım, şiddet gördüm, tecavüze uğradım, 36 saat çalıştım ve regl dönemimdi. Bana soru soran avukat da kadın ve bunları anlayacağını düşünüyorum. Bu durumda kendisi ne yapar? Kendimde değildim ve korkuyordum, telefonuma el konuldu" dedi.

Sanık S.D.'nin avukatı ise Ç.B.'nin iş yerinde işleri aksattığını savunarak Ç.B'nin tecavüze uğraması ile ilişki kurmaya çalıştı.

"DELİLLER KARARTILDI, SAVCI HAKARET ETTİ"

Tanık olarak dinlenen Ç.B.’nin annesi Ü.B, "İki gün boyunca kızım nöbet tutacaktı. O gün akşam da ben yine mesaj attım, 9.30-10.00 arasında. Bana hemen dönüş yapardı, kendisine ulaşamayınca kliniği aradım. H.B telefona çıktı ‘Damar yolu açıyor’ dedi, ben de ameliyata girdiğini düşündüm, tekrar mesaj attım. 12’ye kadar mesaj atmaya devam ettim. ‘Anne sen yat uyu kritik bir ameliyattayım’ mesajı geldi. Kızım 2’ye doğru aradı, sesi iyi değildi ben de ameliyattan çıktığı için öyle olduğunu düşündüm. Sonra bana yaşadıklarını anlattı. Kızımı alıp polise, doktora götürdüm. Kızım 5 gün boyunca kendine gelemedi. Gözlerinde bulanıklık vardı, vücudunda ağrılar vardı, kendine gelemedi. Ben adalet istiyorum, başka bir şey istemiyorum. Serbest bırakıldı bu şahıs, o gün bugündür uyuyamıyoruz. Kızımı, bizi ve kendisini öldürmekle tehdit etmişler. Kliniğe gittiğimizde her yer temizlenmişti bütün deliller karartılmıştı. Savcının yanına gittik ve adalet istediğimiz için hakaret işittik” diye konuştu.

13 YILDA GELMEYEN ADALET

Daha önce Ankara Üniversitesinde H.B’nin cinsel tacizine uğrayan S.H. de "Ben H.B’nin mağdur ettiği öğrencilerden biriyim. H.B. hep belden aşağı konuşurdu. Ben tez aşamasındayken tacizine uğradım. Suçu sabit bulunup kamu personelliğinden men cezası aldı, ama soruşturma YÖK’ten döndü. Maaş ve para cezası almıştı. Ben buna 13 senede gelmeyen adalet diyorum" dedi.

"SANIKLAR TUTUKLU YARGILANSIN"

Ç.B’nin Avukatı Aslı Arıhan, sanıkların tutuklu yargılanmasını isteyerek şöyle konuştu:

"Sanıkların mantığa sığmayan beyanları ve çelişkili ifadeleri var. Ayrıca H.B’nin bu olay sebebiyle kamu görevinden men cezası aldığı ortada. Ç.B’nin psikolojik durumu ile ilgili rapor alınmasını istiyoruz. H.B. hakkındaki YÖK’te bulunan şikayet dosyalarının alınmasını istiyoruz. Veterinerlik Fakültesinde bir şeyler oluyor ve daha önceki cezasızlık sonucunda müvekkilim bunları yaşadı. Ben 25 yıllık avukatım ve resen tahliyeyi yeni gördüm. Bu insanlar, bu öğrenciler ne düşünecek. Müvekkilim sesini çıkarmasaydı H.B. kendine yeni mağdurlar yaratacaktı. Deliller toplansın, kamera kayıtları bizimle paylaşılsın ve bu kadar delil varken sanıklar tutuklu yargılansın" dedi.

Türk Tabipleri Birliğinin meslekten men cezası da verdiği sanık hakkında savcı, tutukluluğa gerek olmadığı, adli kontrolün devam etmesi yönünde görüş bildirdi.

SANIKLARA TUTUKSUZ YARGILAMA KARARI

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, adli kontrolün devam etmesine ve sanıkların tutuksuz yargılanmasına karar verdi.

Ayrıca olay anına ilişkin görüntülerin bilirkişiden istenmesine, silinmiş olan varsa onların da tespit edilmesine, istenilen tanıkların gelecek celsede hazır bulundurulmasına, sanık H.B.’nin emanette bulunan telefonuna ve sanıklar S.D ile H.Ş’nin telefonlarının mahkemeye ibraz edilip bilirkişi tarafından incelenmesine, Ç.B’nin rızasıyla vermek isterse onun da telefonunun incelenmesine, Ankara Şehir Hastanesince Ç.B’den alınan örneklerin mahkemeye bildirilmesi için yazı yazılmasına ve Adli Tıptan sperm uyumu için rapor istenmesine, bahsi geçen ilacın incelenmesine, sanık S.D’den kan örneği alınmasına, H.B. hakkında Ankara Üniversitesi tarafından yapılan soruşturmaya ilişkin bilgilerin istenmesine, Ç.B. için cinsel saldırı sonucu stres bozukluğu olup olmadığı yönünde rapor istenmesine karar verildi.

Bir sonraki duruşması 26 Şubat 2020 saat 10.30'a ertelendi.

Ç.B.'NİN ANNESİ ARA KARARA TEPKİ GÖSTERDİ

Ç.B.'nin annesi mahkeme çıkışı sanıkların tutuklanmamasına tepki göstererek, "Adalet yok bu ülkede. Bunlar bunun için tecavüz ediyorlar" dedi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Süleyman Soylu kimdir? Politik hayatı ve açıklamaları

SONRAKİ HABER

HDP’nin deprem komisyonu kurulması önerisi AKP-MHP oylarıyla reddedildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa