03 Aralık 2019 13:03

DİSK: Asgari ücret net 3 bin 200 TL olmalı

DİSK, gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla asgari ücretin net 3 bin 200 TL olması gerektiğini duyurdu.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Milyonlarca işçiyi ilgilendiren asgari ücrete ilişkin talep ve önerilerini açıklayan DİSK, asgari ücretin net 3 bin 200 TL olması gerektiğini duyurdu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), milyonlarca işçiyi ilgilendiren asgari ücrete ilişkin talep ve önerilerini Karaköy’de bulunan Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesindeki yaptıkları basın toplantısıyla açıkladı.

Toplantıya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri katıldı.

"İNSAN ONURUNA YAKIŞIR BİR ASGARİ ÜCRET İSTİYORUZ"

Basın toplantısında ilk sözü DİSK Genel Sekreteri Cafer Konca aldı. Konca, "Bu komisyon ilk toplantısını yaptı. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu komisyon eşitlik ilkesine aykırıdır. 5 kişi işverenden, 5 kişi hükümetten, 5 kişi işçileri temsilen konfederasyonumuz bulunmuştur. Orada alınan kararlar geçtiği takdirde itiraz etme şansımız yoktur. Komisyon adil bir komisyon değildir. 15 kişilik komisyon bu ülkende çalışan işçinin yüzde 43'ünü oluşturan asgari ücretlinin ücretini belirlemek için oluşturuluyor. Yoksulluk sınırının 7090 tl olduğu açlık sınırının 2100 TL olduğu bir ülkede yaklaşık 100 bin işçi açlık sınırının altında maaş alıyor. Bu da yetmiyor gibi maaşından vergi kesilmektedir. Mantıkla izah edilemez. Biz bu ülkede insan onuruna yakışır bir asgari ücret istiyoruz. Asgari ücretten vergi alınmamalıdır. Ne yazık ki en çok vergiyi ödeyen asgari ücretlidir. Bu adaletsizlik son bulmalıdır" dedi.

"ASGARİ ÜCRET MİLYONLARIN MESELESİDİR"

Konca'nın konuşmasının ardından DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu basın açıklamasını okudu. Asgari ücretin sadece bu ücretle ve buna yakın bir ücretle çalışan 10 milyon işçi ile ailelerinin değil emeğiyle geçinen herkesin çalışma ve yaşam koşullarını etkilediğini, temel bir parametre olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, "O nedenle asgari ücretin belirlenmesi süreci, devletin toplumla yaptığı en büyük toplumsal sözleşmedir. 2020 yılı asgari ücreti ekonomik krizin etkilerinin derinden yaşandığı koşullarda, işsizliğin arttığı, alım gücünün düştüğü, gelir dağılımın bozulduğu koşullarda saptanıyor. Asgari ücret ülkemizde giderek ortalama ücrete dönüşmektedir. Bu nedenle de asgari ücret çalışanları ekonomik krize karşı korumanın en önemli aracı durumundadır. Ve Asgari Ücret milyonların meselesidir, memleket meselesidir" diye konuştu.

"ASGARİ ÜCRET PAZARLIĞI MASA BAŞI BİR PAZARLIK DEĞİLDİR"

Çerkezoğlu, 2020 yılı asgari ücret pazarlığının zorlu geçeceğini söyledi. Ülkede asgari ücret tespit süreci demokratik olmadığına da vurgu yapan Çerkezoğlu, "Bilindiği gibi asgari ücret, hükümetin ve işverenlerin çoğunlukta olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından saptanıyor. Karar oy çokluğu ile alınıyor ve kesin nitelik taşıyor. Asgari ücret tespit süreci Türkiye’nin en büyük pazarlığı olmasına karşın bu pazarlıkta işçilerin sendikaların elinde grev silahı yok. DİSK, asgari ücret pazarlığını bütün işçi konfederasyonları tarafından ortaklaşa yürütülmesi gereken bir mücadele olarak görmekte ve asgari ücret görüşmeleri sırasında konunun toplumsal bir talep haline gelmesi ve sahiplenilmesi için ortak çalışma ve ortak mücadeleyi önemsemektedir. Asgari ücret tespit sürecini bir toplu pazarlığa çevirmek, milyonların meselesi yapmak ve çalışanları insanca bir asgari ücret talebi etrafında harekete geçirmek mümkündür. Asgari ücret pazarlığı sadece masa başı pazarlık değildir" dedi.

Asgari ücretin hesaplanmasında Türkiye'de çeşitli sözleşmeler ve antlaşmalar tarafından güvence altına alınan evrensel kurallara uyulmadığını dile getireren Çerkezoğlu, bunları tek tek sıraladı:

  • Türkiye’de asgari ücretin tespitinde uluslararası standartlara uyulmamaktadır. 2019’da 100. yılına ulaşan ILO, BM ve Avrupa Konseyi ilkeleri dikkate alınmamaktadır. Uluslararası normların hesaplarına göre asgari ücret tespitinde işçinin ailesi dikkate alınırken, Türkiye’de, Asgari Ücret Tespit Yönetmeliği’nde yer alan tanımda işçinin ailesi asgari ücretin dışında bırakılmıştır. Sadece bir işçi üzerinden yapılan hesaplama uluslararası standartlara aykırıdır.
  • Asgari Ücret Tespit Komisyonu aynı zamanda yapı itibariyle demokratik değildir. Komisyonda hükümet, işveren ve işçi temsilcisi olarak 5’er kişi yer alırken en fazla üyeye sahip işçi sendikası ve işveren örgütleri tarafından saptanmaktadır. DİSK ve diğer konfederasyonlar asgari ücretin belirlenmesi sürecinde yer alamamaktadır.
  • Asgari ücret ortalama ücret haline gelmektedir. 2006’da ortalama ferdi ücret ve maaş geliri asgari ücretin 2 katı iken 2018’de bu oran 1,6 katına geriledi. Türkiye’de asgari ücret ortalama ücrete yaklaşmaktadır. Asgari ücretin hızla ortalama ücret haline dönüşmesinin yine en fazla kadın işçileri etkilediğini görüyoruz. Kadınların ortalama ücreti erkeklere göre asgari ücrete daha yakındır.
  • 1.8 Milyon işçi asgari ücrete bile erişemiyor. TÜİK verilerine göre asgari ücretin altında ücret alanların sayısı 1 milyon 800 bin, asgari ücret alanların sayısı 5 milyon civarında olmak üzere toplamda 6,8 milyondur. Asgari ücretin altında, asgari ücret düzeyinde ve asgari ücretin yüzde 15 üzerinde ücret alan toplam 10 milyon civarında emekçi söz konusudur.
  • Türkiye Avrupa’nın en düşük asgari ücretli ülkeleri arasında yer almaktadır. Türkiye Avrupa ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip 4. ülkedir. Daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler Sırbistan, Bulgaristan ve Arnavutluk’tur. 2009’da Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücretli 13 ülke varken, 2019’da sadece 3 ülke vardır.
  • Asgari ücret maliyetinin yarısı vergi ve kesintilere gitmektedir. Asgari ücretten yapılan vergi ve diğer kesintiler aslında görünenden daha yüksektir. Asgari ücretin görünen-görünmeyen, dolaylı-dolaysız kesintilerini dikkate aldığımızda işçinin eline asgari ücretin sadece yüzde 49’unun net gelir olarak geçtiği görülmektedir. Asgari ücretin yüzde 51’i vergi ve kesintilere gitmektedir. Asgari ücret maliyetinin 1537 TL’si vergi ve kesintilere gitmektedir.
  • Asgari ücretliden daha çok vergi alındı. Asgari ücretliden ve düşük gelirli işçilerden alınan vergi, ilk vergi dilimi tarifesi düşük tutularak artırıldı. Asgari ücretliler yılın ikinci yarısında ikinci vergi dilimine girmeye başladı. 2002 ve 2003 yıllarında ilk vergi dilimi tarifesi asgari ücretin 15-16 katı idi. 2019’da ilk vergi dilimi tarifesi asgari ücretin 7 katına inmiştir.
  • Asgari ücret döviz karşısında da hızla eridi. Asgari ücret döviz cinsinden son yıllarda ciddi biçimde geriledi. 2008’de 371 ABD doları olan asgari ücret, krizin etkisiyle 2009’da 339 dolara, 2016’daki 430 dolar düzeyinden 2019’da 357 ABD doları düzeyine geriledi. 
  • Asgari ücretli 11 Cumhuriyet altını kaybetti. Merkez Bankası’nın yıllık ortalama Cumhuriyet altını fiyatlarına göre 2003 yılında asgari ücretin yıllık tutarı ile 25 altın alınabilirken. 2019 itibariyle yıllık net asgari ücretle sadece 14 Cumhuriyet altını alınabilmektedir.
  • Türkiye ile Çin’deki ortalama asgari ücretler birbirine yaklaşıyor. Türkiye dolar açısından ucuz işgücü cennetine dönüşmektedir. 2016‘da iki ülke arasında 185 dolar fark varken, 2018’de bu fark 96 dolara geriledi.
  • Asgari ücret artışı son yirmi yılda kişi başına gayri safi yurt içi hasıla artışının gerisinde kaldı. Asgari ücret artışı milli gelir artışının çok altında kaldığı için asgari ücretle çalışanlar ciddi kayba uğramış ve göreli olarak yoksullaşmış durumdadır. Diğer bir ifadeyle asgari ücretle çalışanların milli gelirden aldığı pay azalmıştır. Asgari ücret artan ulusal zenginlikten payını alamamıştır.
  • Asgari ücret AGİ hariç ve net olarak saptanmalıdır. Bilindiği gibi 2008 yılına kadar ücretliler topladıkları fatura ve fişler karşılığında devletten vergi iadesi almaktaydı. 2008’de bunun yerine Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması başlatıldı. AGİ’nin dahil edilmesiyle net asgari ücret olduğundan yüksek gösterilmeye başlandı. Oysa AGİ işveren tarafından ödenmiyor ve ücret değildir. Net asgari ücret işveren tarafından işçiye ödenen miktardır. AGİ ise devlet tarafından sağlanan bir destektir. 2019 itibariyle AGİ hariç asgari ücret 2021 TL değil aslında 1829 TL’dir.

DİSK TALEPLERİNİ SIRALADI

DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, 2020 yılı Asgari Ücret taleplerini şöyle sıraladı:

  • Asgari ücret hesabında uluslararası standartlara uyulmalı ve işçinin ailesi de dikkate alınmalıdır.
  • Asgari ücret toplu pazarlık yoluyla saptanmalıdır.
  • Asgari ücret tespitine ilişkin 131 Sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’na asgari ücretle ilgili konan çekince kaldırılmalıdır.
  • Asgari ücret tespit komisyonunda kadın temsili sağlanmalıdır.
  • TÜİK hesabı asgari ücret saptanmasında alt sınır olmalıdır.
  • Asgari ücret net ve AGİ hariç hesaplanmalıdır.
  • Bütün işçi ve memurlar için tek asgari ücret saptanmalıdır.
  • Asgari ücret geçim ücreti olmalıdır.
  • Yeniden değerleme artış oranından daha az asgari ücret artışı olamaz.
  • Asgari ücret artışında hedeflenen enflasyon oranları esas alınamaz.
  • Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.
  • Asgari ücret yıllık olarak hesaplanmalı, tümüyle vergi dışı bırakılmalıdır.
  • Asgari ücretin tespitinde bütün işçi konfederasyonlarına katılım hakkı sağlanmalı, Asgari Ücret ulusal ölçekli bir toplu pazarlıkla belirlenmeli ve uyuşmazlık durumunda grev hakkını da içermelidir.
  • Hem geçim ücretini hem de milli gelir artışını dikkate aldığımızda 2020 yılı asgari ücreti “en az” net 3 bin 200 TL olmalıdır diyoruz.İnsan onuruna yaraşır bir asgari ücret lütuf değil haktır.

Son olarak Çerkezoğlu, sendikalı sendikasız tüm işçileri ve emekçileri mücadele etmeye davet etti. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

PISA 2018 sonuçları açıklandı: Türkiye OECD ortalamasının altında

SONRAKİ HABER

Kadınlar İzmir ve İstanbul’da #SuçluSensin diye haykırdı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa