03 Aralık 2019 04:43

Metal işçisinin mektubu: ‘Metal Fırtına’yı unutmayalım

İzmir'den Türk Metal üyesi bir işçi, MESS'le yapılan son görüşmeyi değerlendirdi.

Fotoğraf: Delwin Steven Campbell/Flickr

Paylaş

Metal işçisi
İzmir

Metal sözleşmesi görüşmeleri ilerledikçe MESS’in gerçek yüzü ortaya çıkmaya başladı. Bugüne kadar sendikadan her görüşme sonrası atılan toplu mesajlar “kabul edildi” diye biterken, konu gerçek haklarımıza gelince işler kızıştı. MESS daha ücret konusu tam anlamıyla açılmadan istediklerini belli etti. Bize ait olan her şeyi istiyorlar desek yalan olmaz. Sıra ile bakacak olursak,

- Deneme süresinin 4 aya çıkarılmasını istemiş MESS; biz sizi 4 ay asgari ücret ile çalıştıralım bu sürenin bir bölümünün parasını sizin vergilerinizden kesilen işsizlik sigortası ile size ödeyelim demeye utanıp böyle anlatmışlar dertlerini.

- “Hafif işlerde çalışabilir raporu” alan işçilerin kendisine gösterilen işi yapmaması durumunda tazminatsız işten atılmasını istemiş MESS. Doğru ya biz evde çocuğumuzla oynarken, hafta sonları ailemizle tatil yaparken fıtık oluyoruz. Hastalıklarımızın fabrikada yaptığımız işle hiç alakası yok, geçirdiğimiz iş kazaları zaten bizim dikkatsizliğimiz, iş güvenliği için bir ayakkabı bir eldiven yeterli.

- Esnek çalışma ve telafi çalışması sözleşmeye eklenmeli diye buyurmuş MESS. Yani demiş ki biz sizi istediğimiz zaman eve gönderelim. İstediğimizde de 11 saat mesai ücreti vermeden çalıştıralım. Böylece biz paramıza para katarken siz de ne yaparsanız yapın demiş.

MESS’in bunları söylemesi iyi de oldu aslında; benim çalıştığım fabrikada sözleşme dönemi bugüne kadar sessiz sedasız gitse de bu açıklamalardan sonra fabrikada küfrün bini bir para. Bugüne kadar sessiz ve ilgisiz şekilde olayları izleyen işçiler şimdi çay molalarında, yemek aralarında neler olabileceğini tartışıyor. Pek çok insan MESS’in ne kadar zam oranı ile görüşmeye başlayacağını merak ederken, asgari ücrete yapılacak zam oranının metal sözleşmesinde de belirleyici olacağını düşünüyor. Fabrikada işçilerin bölümlerine göre kurduğu WhatsApp gruplarında da sözleşme tartışılırken sendikaya açık bir güvensizlik hissediliyor. Mesela bizim fabrikadaki sendikanın kurduğu grupta konuşulan konular sadece dinlenme alanlarındaki kırılan sandalye, temizlenmeyen masa, maaşlar ve mesailerin yatacağı tarih olurken, diğer gruplarda, özellikle içinde amirlerin olmadığı gruplarda sözleşme her yönü ile tartışılıyor.

Biz de metal sözleşmesindeki tartışmaları Evrensel’den takip etmeye çalışıyoruz. Mektup yazan diğer fabrikalardaki arkadaşlarımızın anlattıklarıyla kendi fabrikamızdaki tartışmaları kıyasladığımızda o fabrikaların çok gerisinde olduğumuzu fark ediyoruz. Umutsuzluğa kapılmasak da fırtınanın hiç beklenmediği anda başladığını biliyoruz. MESS’in tekliflerine karşı biz metal işçileri olarak; sadece hakkımız olan zammı değil, sözleşmemizin 2 yıl olarak kalmasını, işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili etkili önlemler alınmasını, esnek çalışmanın sözleşmeye hiçbir şekilde girmemesini, 8 saat yaptığımız fazla mesai saatlerinin düşürülmesini, pek çok iş koluna göre çok ağır olan iş kolunun da dikkate alınarak normal çalışma saatinin düşürülmesini ve üzerimizde ağır bir yük olan vergi diliminin yüzde 10’a sabitlenmesini istiyoruz.

Bunların olması için sendikamız Türk Metal’in şeffaf açık bir şekilde sözleşme sürecini yönetmesini ve daha etkili eylemler ile MESS’in karşısına çıkması gerektiğini biliyoruz. Bu olmazsa, kendi göbek bağımızı kendimiz kesmek zorunda kalırsak unutmayalım ki “Metal Fırtına” sürecinde olanlar kulaktan kulağa hâlâ anlatılıyor. Aynı kıvılcımın bir anda pek çok metal fabrikasını harekete geçirebileceğini biliyoruz. Bunları da bize sağ olsun amirlerimiz, müdürlerimiz yaptığı baskı ve stresle bir an olsun unutturmuyorlar.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Grup Yorum üyesi 3 kişi tutuklandı

SONRAKİ HABER

Cumhurbaşkanlığı seçimleri krizi çözmedi: Cezayir'de halk tekrar sokaklarda

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa