28 Kasım 2019 14:16

Hrant Dink davası | “Samast’ın görüntülerini biz çektik ama basına vermedik”

Hrant Dink cinayeti davasında dinlenen dönemin Samsun İstihbarat Şube Müdürü Fikri Yalman: Ogün Samast’ın yakalandığındaki çekimlerini basın için değil, arşivimiz için istedik. Talimatı ben verdim.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Meltem AKYOL
İstanbul 

Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 102. duruşması dönemin Samsun İstihbarat Şube Müdürü Fikri Yalman ile dönemin Samsun İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı İsmail Hakkı Günay tanık olarak dinlendi. 

Duruşma dönemin Samsun İstihbarat Şube Müdürü Fikri Yalman'ın tanık olarak dinlenmesi ile başladı. İzmir'den SEGBİS ile bağlanan Yalman, “Samast’ı emniyete götürdük. Eşyalarını olay yerinde jandarmaya teslim ettim. Samast, emniyette TEM katına çıkarıldı. Cumhuriyet savcısı da geldi. Üzerinde Türk bayrağı olduğu savcıya iletildi" dedi. 

YALMAN: FOTOĞRAFLARDAN BİLGİM YOK, VİDEO BİZE AİT

Mahkeme Başkanı Yalman’a çekilen fotoğraf ve videoları sordu. Yalman, "Fotoğraflardan basında yayınlandıktan sonra bilgim oldu. Videolar ise bizim aldığımız görüntülerdir. Jandarma içeride video çekiyor dediler ben de ‘siz de çekin’ dedim. FOX TV’de yayınlanan bizim çektiğimiz görüntüdür ama basına biz vermedik. Çekimi basın için değil, arşivimizde kalsın diye istedik. Önemli bir operasyondu. Talimatı ben verdim. Daha önce böyle bir şey yaşamadım.” ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanının görüntülerin basına sızmasına ilişkin sorusuna Yalman, "Bu görüntüler yaklaşık 10 gün kadar muhafaza altındaydı. Ali Fuat Yılmazer beni arayarak ‘Samast'ın yakalanmasına ilişkin elinizde ne kadar veri varsa gönderin’ dedi, biz de gönderdik” dedi. 

GÜNAY: BİLMİYORUM, GÖRMEDİM, HATIRLAMIYORUM...

Yalman'ın ardından dönemin Samsun İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı İsmail Hakkı Günay tanık olarak dinlendi. Mahkeme başkanının sorularını yanıtlayan Günay, "Üzerinde silah, bayrak, telefon vardı. Bir de televizyonda gördüğümüz bere vardı. ‘Türk bayrağını bana verin, yoksa konuşmam’ dediğini duymadım, ama sonrasında bunu arkadaşlardan duydum. Bayrak vermişler ama kimin talimatı ile verdiklerini bilmiyorum" dedi.

Günay, "Odada fotoğraf çekilirken ben yoktum. Kimin talimatı ile yapıldığını bilmiyorum. Sonradan haberim oldu. Basına nasıl sızdı bilmiyorum. Görüntüleri ve fotoğrafları Fikri Yalman talimatıyla ben gönderdim, bize verilen şifre ile istihbarat daire başkanlığının bilgisayarından gönderdim" dedi.

BAKIRCIOĞLU: 'MİT GÖREVLİLERİ DİNLENSİN' KARARI SÜRDÜRÜLSÜN

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Hrant Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu ve sanıklar ile sanık avukatlarının beyanları alındı.
Hakan Bakırcıoğlu, Hrant Dink cinayetinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için MİT görevlileri olan Hüseyin Kubilay Günay, Ahmet Köksoy, Özel Yılmaz ve Handan Selçuk'un dinlenmesinin gerekli olduğunu vurgulayarak, MİT görevlilerin dinlenmesine ilişkin kararın sürdürülmesini talep etti.

Atanın ardından dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, söz alarak ev hapsinin kaldırılmasını istedi.

Ardından dönemin Samsun Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü Atilla Güçlüoğlu söz aldı. Neden görüntü ve fotoğraf çekimi yapıldığı sorusunun üç gündür sorulduğunu söyleyen Güçlüoğlu, "Jandarma mı yakaladı, polis mi yakaladı tartışmasına karşı çekildi. Oradaki talimat Ogün Samast bayrak açsın sağında solunda jandarma polis olsun talimatı değildi. Sadece fotoğraf çekilsin talimatıydı" iddiasında bulundu.

Güçlüoğlu, "Jandarmanın çektiği görüntülerin hiçbiri müfettişler gelene kadar basına sızmamamıştır. Dünkü tanık ifadeleri ile birlikte bizim ifadelerimizde bir çelişki yoktur. Ben FETÖ'cü değilim. Beraatimi istiyorum" dedi.

BAYRAK SAMAST'IN OMZUNA 'DOSTANE' DOKUNMAMIŞ 

Dönemin Samsun İl Jandarma Komutanlığı Şube Müdürü Sanık Murat Bayrak görüntülerde Samast'ın sırtına dokunmasıyla ilgili olarak, "Asla dostane şekilde sırtına vurmadım" iddiasında bulundu ve beraatini talep etti.

GÜN: YARGILANDIĞIM SUÇUN TUTUKKLULUK SÜRESİNİ DOLDURDUM ZATEN

Daha sonra Gazeteci Ercan Gün söz aldı. 40 aydır tutuklu olduğunu söyleyen Gün, "'Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez' sözünün yazılı olduğu bir afiş önünde Türk bayrağı ile görüntü çekiliyor. Orada jandarma var, polis var. Bu görüntü var, Ercan Gün bu görüntüyü sadece haber yapmış gitmiş Samsun'a. Ama 40 aydır tutuklu. Zaten yargılandığım suçun tutukluluk süresini doldurmuşum, daha yargılama devam ederken. Ben hala Fox TV'de sigortalı görünüyorum, açık adresim kayıtlı. Kaçmam söz değil, tahliyemi talep ediyorum" dedi.

BİR SONRAKİ DURUŞMA ŞUBAT'TA

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Mahkeme heyeti MİT görevlilerinin dinlenmesine ilişkin talebinin değerlendirilmesine karar vererek bir sonraki duruşma grubunun 18, 19 ve 20 Şubat saat 10.30'a bırakılmasına hükmetti.

Mahkeme diğer duruşmalarda MİT görevlilerinin dinlenmesine ilişkin talebi kabul ediyordu.  

DAVA 3 GÜNDÜR DEVAM EDİYOR

Hrant Dink Cinayeti Davası’na Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi 14. Ağır Ceza Mahkemesinde 3 gündür sürüyor.

100. duruşmanda dönemin Trabzon Jandarma Görevlisi Hasan Gözalan, dönemin Trabzon Jandarma Görevlisi Uğur Erdoğan ve Eski İstanbul Güvenlik Şube Müdürü Yunus Dolar dinlendi. Duruşmada dinlenen Gözalan Hrant'ın adını cinayetten sonra duyduğunu iddia ederken, istihbaratçı Erdoğan ise Yasin Hayal'i önceden bilmediğini iddia etti. 

101. duruşmada dönemin Samsun Emniyet Müdürü Mustafa İlhan ile dönemin Samsun Jandarma Görevlileri Mustafa Kuraş ve Fuat Kömürcü tanık olarak dinlendi.

Tanıklar fotoğrafların talimatla çekildiği söyledi.  Tanıklardan İlhan, "Ogün Samast’ın görüntüsünün alınması talimatını ben vermedim. Kim verdi bilmiyorum” dedi. Dink Ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu İlhan’a “Görüntüleri sonra izlediniz orada yaşananlar, zanlıya hitap şekli, verilen görüntüler sizce olağan ve doğaçlama mıdır?” sorusunu yöneltti. Mustafa İlhan bu soruya, “Hayır doğaçlama görünmüyor ve olağan değil" yanıtı verdi. İlhan daha sonra sorulan pek çok soruya “hatırlamıyorum” şeklinde yanıt verdi. 

Daha sonra dinlenen Kuraş ise görüntülerin, Samast'ın "Türk bayrağı olmazsa konuşmam" demesi üzerine talimatla çekildiğini söyledi. Dink Ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu ise “Fotoğraflar çekilmeden önce zaten mütalaa yapılmıştı. İfadelerde bu var. Arkadaşlarının isimlerini söylemiş. Bu durumda fotoğrafların sırf Samast’ın Türk bayrağıyla görünmesi için çekildiği düşünülebilir” şeklinde bir soru yöneltti. Soru yanıtsız kaldı. 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Aliağa’da direnen işçiler topladıkları imzaları belediyeye iletti

SONRAKİ HABER

Rize'de Rabia T. adlı genç kadını bayıltana kadar döven sanığın tahliye talebine ret

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa