25 Kasım 2019 07:16
Son Güncellenme Tarihi: 26 Kasım 2019 15:56

İl il 25 Kasım eylemleri | Kadınlar şiddete, krize, eşitsizliğe karşı alanlara çıktı

Kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla pek çok merkezde eylem ve etkinlikler düzenledi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de dört bir yanında kadınlar sokağa çıktı.


İSTANBUL:

İstanbul'da 25 Kasım Kadın Platformunun çağrısıyla bir araya gelen binlerce kadın "Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok" dedi.

İstanbul’da eylem yasağını mücadeleleriyle geri çektiren ve 25 Kasım Kadın Platformu’nun yaptığı çağrıyla bir araya gelen binlerce kadın Taksim Tünel'den İstanbul Barosu'nun önüne yürüyüş düzenledi. Kadınlar, "Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok" pankartının arkasında toplanırken "Hayatımızı Savunuyoruz", "Erkek şiddetine son" dövizleriyle birlikte katledilen kadınların isimlerini taşıdılar.


ANKARA:

Ankara'da kadınlar, polisin engelleme çabalarına rağmen yürüdü, "Haklarımıza yönelik saldırılar ne kadar artarsa artsın bir adım bile geriye çekilmeyeceğiz” dedi. Çankaya Belediyesi önünde bir araya gelen kadınlara polis engel olmaya çalıştı. Kadınlar, engellere rağmen yürümekte ısrar edince polis barikatları kaldırarak yolu açtı ve Sakarya Caddesi'ne coşkulu bir yürüyüş yapıldı.


İZMİR:

İzmir'de ÖSYM binası önünden yürüyerek Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yapan kadınlar; şiddetsiz, krizsiz, sömürüsüz, savaşsız, eşit ve özgür bir dünya istedi.


DİYARBAKIR, MARDİN, DERSİM, VAN...:

Bölge illerinde 25 Kasım dolayısıyla eylem ve etkinlik yapmak isteyen kadınlar türlü gerekçelerle engellenmek istendi. Buna karşın bir araya gelen kadınlar "Mücadeleyi büyütüyoruz" dedi.


KOCAELİ: KADIN CİNAYETLERİNİ ACİL ÖNLE

Kocaeli'nin merkez ilçesi İzmit yürüyüş yolunda toplanan kadınlar ellerinde “Kadın cinayetlerini acil önle” yazılı dövizlerle koridor oluşturup, yürüyüş yaptılar.

Kocaeli Kadın Platformunun çağrısıyla sokağa çıkan kadınlar İzmit Belediye İş Hanı önünde toplandı, İnsan Hakları Parkına yürüdü. Her geçen gün artan kadın cinayetlerini, tacizi ve eşitsizliği protesto eden kadınlar yürüyüş boyunca “Bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun”, "Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa”, “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Jin, jiyan, azadi” sloganları attı.

İnsan Hakları Parkı’nda açıklamayı Kocaeli Kadın Platformu adına Eğitim Sen Kadın Sekreteri Sibel Yılmaz okudu.

"ERKEKLER CESARETİ İKTİDARDAN ALIYOR"

Toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan dilin sonucunda 2019 yılının Kasım ayına kadar erkekler tarafından en az 383 kadının katledildiğini ifade eden Yılmaz, Kadın cinayetlerindeki artışı ve mahkemelerde katillerin kravat taktığı için indirim aldıklarını bilmekle beraber, erkeklerin bu cesareti, yargıdan, cinsiyetçi medyadan ve siyasi iktidarın temsilcilerinin ayrımcı sözlerinden aldığını söyledi.

Yılmaz, cinayete varmadan da kadınların şiddet veya baskı altında, belirsizlik içinde, her açıdan sömürülerek, yarınları ne olacağını belli olmadan nefes almak zorunda bırakıldığını, ancak kadınların sadece öldürüldüklerinde haber olduklarını ifade etti.

"Biz ise kadınların isimlerinin ölümleriyle değil yaşamlarıyla, yaşadıkları şiddetle değil gerçekleştirdikleri hayalleriyle haber olduğu bir dünya için buradayız." Diyen Yılmaz, daha ferah, daha özgür, daha eşit, kimsenin kimliğinden ötürü şiddete uğramayacağı bambaşka hayatlar hayal ettiklerini ifade etti. Yılmaz "Bunu biz yapmazsak kimse bizim için yapmayacak, biliyoruz. Ve hep birlikte sesleniyoruz bir kişi daha eksilmeyeceğiz, yaşasın kadın dayanışması" diyerek açıklamayı sonlandırdı.

Kadınlar açıklama sonrası "Kadın cinayetlerini önle" yazısı etrafında toplanarak "Kadınlar vardır" şarkısını söyledikten sonra dağıldılar. (Kocaeli/EVRENSEL)


GEBZE'DE KADINLAR SOKAKTAYDI

Gebzeli Kadınlar, 25 Kasım'da Gebze Kent Meydanı’nda bir araya geldi. Gebze'nin kadına ve çocuğa yönelik suçların ülke genelinde en fazla yaşandığı yerlerden olduğunu söyleyen kadınlar, daha çok mücadele etmek, daha çok ve daha kalabalık yan yana gelmek gerektiğini belirtti.

Gebze’li kadınlar adına açıklamayı okuyan Meral Süer, Gebze'de özel hastanede yaşanan çocuk istismarı ve kayınpederinin şiddetine maruz kalan Fatma Selen Ö.’nün ilçede yaşanan ve bilinen kadına ve çocuğa yönelik suçlara örnek olduğunu söyledi. Artan suçların nedenleri arasında korkunç yargı kararları ve alınmayan önlemler olduğu belirtti.

Süer, artan sömürünün sonucu olarak giderek kötüleşen çalışma koşullarının kadınların ömrünü törpülediğini söyledi.Süer, konuşmasını, "Aynı sorunları yaşayanlar aynı tarafta buluşurlar ve kurtuluş ancak birlik olursak mümkün olur. Bir kişi daha eksilmemek için, kadın dayanışmasını ve mücadelesini büyütmek için, eşitsizliğe dur demek için daha çok çaba sarf etmeli ve daha çok kız kardeşimizle yan yana gelmeliyiz" diyerek bitirdi.

PETROL-İŞ ÜYESİ KADINLAR: MÜCADELEDE EN ÖNDE OLACAĞIZ

Petrol-İş üyesi kadınlar da 25 Kasım' da bir aradaydı. Farklı fabrikalardan kadın işçiler Gebze Şubesinde buluştu. Plascam, Novares, Alpla, Cambro fabrikalarından kadın işçiler ve Petrol-İş Gebze Şubesi kadın işçileri açıklamaya katıldı.

Açıklamayı Petrol-İş üyesi kadınlar adına Plascam fabrikasından üye bir kadın işçi yaptı. Kadına ve çocuklara yönelik şiddetin ve suçların giderek arttığını belirten işçi, bunun esas sebebinin işçileri sömürerek ayakta duran sermaye sınıfı olduğunu söyledi.

Ekonomik krizin faturasının işçilere kesildiğini belirten kadın işçiler, yoksulluğun arttığını, çığ gibi artan işsizlikle milyonların çaresizliğe itildiğini ancak kadınların şiddete, tacize, tecavüze, yok sayılmaya ve aşağılanmaya boyun eğmeyeceklerini dile getirdi.

Petrol-İş üyesi kadınlar, mücadeleyi yükseltmeye çalıştıklarını, sendikanın son dönem toplu iş sözleşmelerinde "Kadın ve Erkek Eşitliğine Dair Düzenleme" maddelerine yer verdiğini de vurguladı. Petrol İş üyesi kadınlar kadına yönelik şiddetin, çifte ezilmişliğin, sömürünün son bulması için mücadelede kararlı ve en önde olacaklarını dile getirdi. (Gebze/EVRENSEL)


KAYSERİ:
EYLEM VE ETKİNLİKLERDE ORTAK ÇAĞRI: BİR ARADA GÜÇLÜYÜZ!

Kayseri’de 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddet ile Mücadele Günü’nde bir dizi etkinlik ve açıklama yapıldı. Yapılan etkinliklerde ortak vurgu: “Kadınlar birlik olursa güçlüdür” oldu.

ÜNİVERSİTELİLER FİLM GÖSTERİMİNDE BULUŞTU

İlk olarak, Kayseri Kadın Dayanışma Derneği’nin çağrısıyla bir araya gelen üniversiteli kadınlar, film gösterimi yaptı. “Bir ayrılık” filmini izleyen üniversiteli kadınlar, 25 Kasım’ın tarihsel önemini ve günümüz politikalarını konuştu.

EV KADINLARI MAHALLEDE BİR ARAYA GELDİ

Ardından Ziya Gökalp Mahallesi’nde bir araya gelen kadınlar mahalledeki semt konağında buluştu. Kadınlar, nafaka hakkından, İstanbul sözleşmesine varana kadar pek çok konu ile ilgili sorularını Kadın Dayanışma Derneği yöneticisi Av. Eylem Sarıoğlu'na sordu.

Şiddetin sadece fiziksel şiddetle sınırlı kalmadığını söyleyen Sarıoğlu, “Biz her ne kadar kanıksamış olsak da kadınlar psikolojik ve ekonomik şiddetin de hedefine konuyor. Gün içinde şiddetin her şeklini toplumun her alanında yaşıyoruz" dedi.

“NAFAKA HAKKINA HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Kadınların ekonomik gidişatın etkilerini en derinden hissettiğini söyleyen Sarıoğlu, "İstihdam alanı bulamayan kadınlar ekonomik olarak özgürlüklerine kavuşamadıkları için ev içinde yaşadıkları pek çok soruna boyun eğmek zorunda kalıyor. Boşanma hakkını kullanamaz hale geliyor. Bugün nafaka hakkının ortadan kaldırılması da tartışılıyor. Bu durum kadınların ev içinde yaşadığı şiddetle baş başa kalmasına neden olacak bir adımdır. Nafaka hakkına hep birlikte sahip çıkmalıyız" diye konuştu. Etkinlik soru cevap ile son buldu.

KAYSERİLİ KADINLAR: “BİR ARAYA GELİRSEK GÜÇLÜYÜZ”

Öte yandan 25 Kasım günü Kayseri Kadın Bileşenlerinin çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Cumhuriyet Meydanı’nda açıklama gerçekleştirdi. “Kadına yönelik şiddeti ancak bir araya gelebilirsek çözeriz” denildi.

Kayseri Kadın Bileşenleri adına açıklamayı okuyan SES Kayseri Şube Eş Başkanı Figen Kara, “Çocuğunun gözleri önünde ‘ölmek istemiyorum’ diyen Emine Bulut’un çığlığı tüm kadınların çığlığıdır. Bu anlamlı günde kadınlar olarak bir aradayız. Kadın hak ve özgürlüklerine dair ne varsa geçmişte mücadele edilerek kazanılmış haklardır. Bugünde artan krize, şiddete, tacize ve tecavüze karşı buradayız. Kadınların gücü birliğidir” dedi.

Talepleri sıralayan Kara, “Artarak devam eden kadına yönelik şiddet ve bu şiddeti besleyen zihniyet ve politikalara karşı eşit ve özgür bir yaşam kurana dek mücadele edeceğiz” diye konuştu. (Kayseri/EVRENSEL)


ESKİŞEHİR:
"AYŞE TUBA ARSLAN İSYANIMIZDIR"

Eskişehir'de kadınlar Eskişehir Demokratik Kadın Platformu'nun (EDKP) çağrısı ile ESPARK AVM önünde biraraya geldi. ESPARK'tan Adalar MIGROS'a yürüyen kadınlar, "Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Eşitliğin ve Özgürlüğün Dünyasını Kuracağız İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" yazılı pankart açtı. Sık sık "Ayşe Tuba Arslan İsyanımızdır" sloganları atan Eskişehirli Kadınlar, Kanatlı AVM önüne geldiğinde yargı paketi açarak, yargı paketiyle yok edilecek haklarına sahip çıktı. Meşaleler yakan kadınlar kadın cinayetlerine sessiz kalmayacaklarının altını çizdi. Kadınlar, Adalara geldiğinde basın açıklaması yaptı. Kadınlar adına basın metnini Sineray Buse Aydemir okudu.

Kadın düşmanı politikaların, cinsiyetçi ve gerici söylemlerin her yıl yüzlerce kadının

hayatına mal olduğunu söyleyen Aydemir, 18 Ağustos günü eski eşi tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürülen Emine BULUT’un 'Yaşamak İstiyorum' çığlığının hala herkesin kulaklarında olduğunu belirtti.

"AKP iktidarı, bir süredir cinsel istismara uğramış çocukları tecavüzcülerle evlendirme çabası içinde. 2016 yılı Kasım ayında bir gece yarısı Meclis’e sunulan ve kadınların mücadelesiyle geri çekilen “istismar af yasası” bugünlerde ikinci yargı paketi ile yeniden ısıtılıyor. İstatistiklere göre son 10 yılda 500 bin kız çocuğunun zorla evlendirildiği gerçeği ortadayken buradan bir kez daha AKP iktidarını uyarıyoruz; Biz kadınlar tecavüzcülerin, istismarcıların yakasını bırakmayacağız ve tecavüzü meşrulaştırmanıza izin vermeyeceğiz" diyen kadınlar, bu 25 Kasım Eskişehirli kadınlar için başka bir anlam taşıdığını vurguladı.

Aydemir, “Ve tüm kadınlar olarak buradan Ayşe Tuba’ya bir söz veriyoruz. Seni koruyamayan hukuk sisteminin haksız tahrik, iyi hal indirimi ile eski eşin şiddetini himaye etmesine izin vermeyeceğiz” dedi. (Eskişehir/EVRENSEL)


İZMİR - BORNOVA VE MENEMEN

Bornovalı Kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla Bornova Meydanı'nda basın açıklaması düzenledi. “Yaşamak istiyoruz” pankartı açan kadınlar sık sık, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” , “Yaşasın kadın dayanışması” , “Krizin yükü patronlara” sloganları attı.

Ortak basın açıklamasını okuyan Juliana Gözen, her gün ülkenin dört bir yanından onlarca şiddet haberinin geldiğini söyleyerek, "6284 sayılı yasa, İstanbul sözleşmesi ve nafaka hakkı boşanmalara sebep olduğu, geleneksel aile yapısını bozduğu, mağduriyet doğurduğu gerekçesiyle kaldırılmak isteniyor. Hükümetin ülke içinde ve dışarıda sürdürdüğü ırkçılığı tırmandıran savaş politikaları, kadınlara yönelik şiddeti artırıyor, demokrasiye darbe anlamına gelen kayyumlar kadın kazanımlarını yok ediyor. Ekonomik krizin artan etkileri, emekçi kadınların hayatını her gün daha da zorlaştırıyor. Artan yoksulluk nedeniyle güvencesiz ve esnek çalışma biçimlerine daha çok maruz kalıyor, işten atılma tehdidi ile daha çok sömürü, baskı ve mobinge uğruyoruz. Krizin kadınlar üzerindeki etkisi eşitsizliği derinleştirirken, şiddeti de körüklüyor. Emeğimizi, bedenimizi, haklarımızı, geleceğimizi kendi çıkarlarına dayanak haline getirmeye çalışanlara öfkeliyiz. Krizin, şiddetin, eşitsizliğin yükünü taşımak istemiyoruz. Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz." dedi.

Menemenli kadınlar, Menemen Belediyesi düğün salonuna sloganlar eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Menemenli kadınlar adına basın açıklamasını okuyan Gamze Ertuğ "Kadınların tırnaklarıyla kazıyarak, bedeller ödeyerek kazanmış olduğu haklar bir bir elimizden alınmaya çalışılıyor. Mirabal Kardeşler’den aldığımız güçle sokaklarda olmaya, adalet, barış ve eşitlik taleplerimizi dile getirmeye devam edeceğiz. Bu erkek egemen baskı ve korku rejimiyle tarihsel kazanımlarımıza, emeğimize, örgütlülüğümüze, eşitlik ve özgürlük mücadelemize ket vuracaklarını zannedenlere buradan bir kez daha sesleniyoruz: Haklarımızdan, örgütlülüğümüzden ve alanlardan çekilmeyeceğiz" dedi.


ADANA: KADINLAR HAKLARI VE HAYATLARI İÇİN YÜRÜDÜ

Adana’da kadınlar, kadına yönelik şiddeti ve şiddeti üreten politikaları protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Abidin Dino Parkı’nda bir araya gelen kadınlar Atatürk Parkı’na yürüdükten sonra basın açıklaması yaptı. Yürüyüşte Şili’de bir ay önce gözaltına alındıktan sonra tıpkı Mirabel kardeşler gibi tecavüz edilip katledilen pandomim sanatçısı Daniella Carrasco için adalet talep edildi. TMMOB’li öğrenci genç kadınlar kadına yönelik şiddete dikkat çekmek için kısa bir skeç sergiledi.

Platform adına basın metnini Sevil Aracı okudu. İyi hal indirimleri ile adaletsiz yargı kararlarının cinayetlerin artmasında bir etken olduğunu dile getiren Aracı, “Krize, şiddete, yoksulluğa; bizi ölümde birleştirenlere karşı yaşamı kazanmak için birleşelim” dedi.

Konuşmazsam çatlarım kürsüsünde kadınlar söz aldı. "Boşanmak istiyorum" feryadı ile gündeme gelen ve eşine çanta fırlattığı için ceza alan Meryem Karalök boşanmak istediği eşi ve akrabaları tarafından hala tehdit edildiğini belirterek özgürlüğü için kadınlara birlikte mücadele etmeye devam edeceğini söyledi.

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, atanan kayyumlara tepki göstererek atanan kayyumların ellerinden almaya çalıştığı, kadınların kazanımlarını, kadınların yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini dile getiren Hatimoğulları, "Tek Adam rejimine karşı kadınlar olarak her gün sokaklarda olmaya devam edeceğiz" dedi.

“KADINLARI KORUYAN YASALAR HEDEFTE”

Kadın cinayetlerini önleme sorumluluğu verilmiş kolluk güçleri, adli makamlar ve bakanlıkların görevini yapmadığını ifade eden Sevil Aracı, “6284 sayılı kanun kapsamında alınan koruma kararlarına rağmen etkin koruma olmadığı için herkesin gözü önünde öldürülüyoruz. 2019’un ilk 10 ayında 383 kadın öldürüldü. Buna rağmen 6284 Sayılı Şiddetin Önlenmesi Kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’nin ‘erkekler mağdur ediliyor’ denilerek hedefe konuldu ve kaldırılmak isteniyor. Özellikle “Boşanmış mağdur babalar” gibi gruplarla koparılan yaygara sonucunda AKP iktidarı kadınların nafaka hakkının ortadan kaldırılması için girişimlerde bulunuyor. Şiddet dolu evliliklere mahkûm edilmek isteniyoruz.” dedi.

“EKONOMİK KRİZ ŞİDDET VE GÜVENCESİZLİK OLARAK YANSIYOR”

Ekonomik krizin kadınların çalışma hayatındaki zorlukları katlayarak artırdığına dikkat çeken Aracı, geçim derdinin, işsizlik sorununun büyümesi, örgütsüzlüğün yaygın olmasının işyerinde ve evde kadınlara artan şiddet, güvensizlik ve güvencesizlik olarak yansıdığını dile getiren Aracı, “Yoksulluk, hane gelirinin artan enflasyonla düşmesi, işsizliğin artması ev içi şiddeti de katmerlendiriyor. İşyerinde mobbing, hakaret, taciz, kötü muamele artıyor.  Krizin toplumsal etkileri yaygınlaşan intiharlarla gözler önüne seriliyor” dedi.

“KRİZE VE BİZİ ÖLÜMDE BİRLEŞTİRENLERE KARŞI YAŞAMI KAZANMAK İÇİN BİRLEŞELİM”

Üniversitelerde Ceren Damar, Güleda Cankel, Özgecan Aslan, Şule Çet ve daha niceleri katledilirken YÖK’ün Toplumsal Cinsiyet Eşitliği dersini aileyi yücelten bir içeriğe dönüştürmeye çalıştığını söyleyen Aracı, “Kampüslerde, yurtlarda her gün üniversiteli kadınlar şiddete, tacize maruz bırakılırken AKP yandaşı Sema Maraşlı gibileri ise "kurmaca bunlar, her gün böyle haberler çıkıyor" diyerek tacizi, şiddeti aklamaya çalışıyor” dedi. Tüm bu politikalara karşı çağrılarını yalnızca ‘ayakta kalmak’ için değil ‘ayağa kalkmak’ için de yaptıklarını dile getiren Aracı, “Gelin hep birlikte, tüm dünya kadınlarının şiddete karşı dayanışma ve mücadele günü olan 25 Kasım’da krize, şiddete, yoksulluğa; bizi ölümde birleştirenlere karşı yaşamı kazanmak için birleşelim. Cinsiyetçiliğin, şiddetin, sömürünün, tacizin, tecavüzün tüm izlerini yeryüzünden silmek için tüm kadınlar mücadeleye” dedi.

TBB, CHP, EMEKLİ SEN VE İHD'Lİ KADINLARDAN AÇIKLAMA

TBB Kadın Hukuk Komisyonu, CHP Kadın Kolları ve DİSK Emekli Sen de basın açıklamaları ile kadına yönelik şiddete hayır derken İHD Adana Şubesi Kadın Komisyonu 2019’da Kadınlara yönelik yaşanan hak ihlallerini paylaştı.

“ŞİDDETE KARŞI KADINLARA İSTİHDAM İMKANLARI ARTTIRILSIN”

Adana Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklaması yapan CHP Kadın Kolları, kadınlar için eşitlik talep etti. Basın açıklamasını okuyan Kadın Kolları Başkanı Yasemin Yıldız, 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi’nin tam olarak uygulanmasını, iyi hal indirimlerine son verilmesini, sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, kadın istihdamını artırmak için güvenceli istihdam olanakları yaratılmasını, kadınların işe alım ve yükselmelerinde cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmesini, kadın – erkek arasında yaşanan ücret eşitsizliğinin giderilmesini istedi.

DİSK EMEKLİ SEN KADINLARI MÜCADELEYE ÇAĞIRDI

DİSK Emekli Sen Çukurova Şube Başkanı Zeliha Divarcı DİSK Adana Bölge Temsilciliği’nde yaptığı açıklamada öncelikli hedeflerinin toplumsal cinsiyet eşitsizliğine neden olan tüm ekonomik, politik ve toplumsal zeminin ortadan kaldırılması olduğunu belirterek “Bizler DİSK Emekli-Sen’li kadınlar olarak tüm bu kadın düşmanı politikaların karşısında duruyor; tüm emekli kadın yoldaşlarımızı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” dedi. (Adana/EVRENSEL)


ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ’NDE 25 KASIM ETKİNLİĞİ: KADIN CİNAYETLERİ VE MEDYA

Olcay AYTÜRK
Tuğba EROĞLU
Adana

Adana’da Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü tarafından “Kadın Cinayetleri ve Medya” paneli düzenlendi. Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesinde görevli Dr. Filiz Yıldız moderatörlüğünde panelist Prof. Dr. Çiler Dursun (Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi), Prof. Dr. İncilay Cangöz (Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi), Ahu Özyurt (Woman TV Genel Yayın Yönetmeni) 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele günü kapsamında medyada kadın ve kadın cinayetleri konularını değerlendirdi.

Filiz Yıldız, “Hane içerişinde kapalı kalan şiddet, ölümle sonuçlandığında medyada yer alıyor” sözleriyle kadın cinayetlerinin medyadaki görünümünü dile getirdi.

HABERCİLER CİNAYET İŞLERSE

Çiler Dursun kadınların medyada, emekçiler, işçi sınıfı ve üzerinde hegomanya kurulan azınlıklar gibi güç uygulanan taraf olarak karşımıza çıktığını söyledi. “Haberciler Cinayet İşlerse” sunumunda medyanın önceden yapılandırılarak yaşamımızı belirlediğini dile getiren Dursun, “Deneyim alanı faaliyetleri belirlediği gibi medyada belirleyicidir. İçeriklerin sunumu önemlidir, sadece sahadaki muhabirin değil toplumsal kaynaklı hiyerarşi ile kaynakların nasıl kullanıldığı, dağıtımı da etkilidir” sözlerine yer verdi.

Dursun, “Hakikat indirgenir. Toplumsal gerçeklik, gerçeğin indirgenmesinin temsili olarak sunulur” sözleriyle medyada olgusallığın kısmi alındığını, toplumsal iktidar ilişkişiyle gerçekliğin sunulduğunu belirtti. Dursun, medya temsillerinin hakikatin uzağına düşme nedenini “Tarihsel olarak aktarılan sömürü ve eşitsizlik dinamikleri yerli yerinde ve üstelik daha vahşileşmiş biçimiyle seyrediyorken, toplumsal iletişimin eşitlikçi ve özgürlükçü bir düzlemde sürmesi olanaksızdır” sözleriyle açıkladı.

KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR

“Kadın cinayetleri politiktir, politik öznedir” diyen Dursun, dil ile anlam kuran emekçiler olduğumuzu, cinayet haberlerinde giysi, mekan, bulunma saati vs gibi gereksiz bilgi yığını ile özendirilme yapıldığını dile getirdi. Endüstriyel yapıların yerinde durduğu sürece umut vaat edilmediğini belirten Dursun, kapitalizm politik hareketlerin incelenmesi gerektiğini vurguladı. “Emekçi, işçi sınıfından gelen kadınlar haberlerde cinayet nesnesi oluyor” sözlerine yer verdi.

"ŞİDDET, DENETİM VE SÖMÜRÜ ARACIDIR"

Şiddetin baskı denetim ve sömürü aracı olduğunu söyleyen İncilay Cangöz ise, “Erkek şiddeti meşru görülür, eril örgütlenmeler kurumlarda yer alır” dedi. Kadın cinayetleri haberlerinde duygusallaşma yerine suçun ön plana çıkarılması gerektiğini dile getiren Cangöz, “Haberler ve yargılama süreçleri fail ve nedenleri üzerinden yapılıyor, bu da gerçeği belirsizleştirir. Sivil toplum örgütleri aracılığı ile haberler yapılabilir” dedi.

YENİ BİR GERÇEK YARATILIYOR

Ahu Özyurt da “Medyada Değişen Kadın Rolleri” sunumunda medyada kadın rollerinin iyileştirilerek kadınlara güçlü rol modeli verilerek eşitlemeye doğru gidildiği değerlendirmesi yaparken markaların da duruma uyandığını, reklamlarda eşitliğin hızlandırıldığını belirtti. Özyurt sunumunda “Medyada kadın rollerini değiştirme deneniyor. Yeni bir gerçeklik yaratılıyor” sözlerine yer verdi.

Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Fuaye Alanı’nda “Kadın Cinayetlerinin Yazılı Basında Sunumu” sergisi ile etkinlik sona erdi.


BURSA: PANAYIR MAHALLESİ'NDE KADINLAR BİR ARAYA GELDİ

Bursa'nın Panayır Mahallesi'nde kadınlar, 25 Kasım etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlik, iki tiyatro oyunu ve Psikolog Doktor Müberra Yenişar ve Avukat Tuğçe Çelik Karademir’in sunumu ile gerçekleşti.

Açılış konuşmasını yapan 2016'da kapatılan Panayır Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Filiz Tali, şiddeti, yoksulluğu dayatan politikalara karşı kadınların isyan cümlesinin "Ölmek istemiyoruz" olduğunu ifade etti. Açılış konuşmasının ardından Cem Evi Kadın Kolları Başkanı Sevgi Başboğa konuşma yaptı. Başboğa, "Emine Bulut'un çığlıkları hâlâ kulaklarımızda, ölmek istemiyoruz" dedi.

Ardından psikolojik şiddeti konu alan bir tiyatro oyunu sergilendi. Ardından Psikolog Doktor Müberra Yenişar konuştu. Yenişar, psikolojik şiddet, aile içi şiddet ve toplumsal cinsiyet rollerinden bahsederek Panayırlı kadınların her gün yüz yüze geldiği sorunlardan bahsetti. Yenişar, "Eğer birlik olmazsak öldürülmeye yok sayılmaya ezilmeye devam edileceğiz" dedi.

Şiddete maruz kalan bir kadın söz alarak başından geçen evlilik hikayesini anlattı. Evlendikten bir hafta sonra eşi ve ailesi tarafından odasına kitlenip "Biz kadın ekmeği yemeyiz, işe gidemezsin" gibi baskılarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Kadın, "Bu sadece evlendiğim kişinin değil mevcut aile yapısının kadına bakışıdır. Mahalle baskısı, sistem baskısı birleştiğinde kadın psikolojik şiddeti dört bir taraftan yaşıyor" dedi.

Tiyatro gösterilerinin ardından söz alan Avukat Tuğçe Çelik Karademir, İstanbul Sözleşmesi, nafaka hakkı ve şiddete maruz kalan kadınların haklarından bahsetti. Karademir, "Beni arayanlar hep 'Bir komşumun şöyle bir durumu var' diye arıyor. Artık ben de diyorum ki 'Bir komşumuza İstanbul Sözleşmesi'nin hak olduğunu anlatalım. İstanbul Sözleşmesi'nin olmadığı durumda mevcut düzenin bizi kendi çarkları içinde eritip yok edeceğini bilelim, bir komşumuza dahi yapılmış en ufak şiddete karşı sesimizi çıkartalım" dedi.

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİNDE KADIN ÇALIŞMALARI ATÖLYESİ

Uludağ Üniversitesinde öğrencilerin kurduğu Görükle Kültür Sanat Platformu'nun kadın çalışmaları atölyesi, 25 Kasım'a yönelik "krize şiddete eşitsizliğe karşı gücümüz birliğimizdir" etkinliği gerçekleştirdi. Avukat Elif Ergin’in katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, kriz ve şiddetin aynı oranda attığı, genç kadınlar üzerindeki etkisi, 6284 maddesi, İstanbul Sözleşmesi ve genç kadınların haklarının neler olduğunun tartışıldığı bir etkinlik gerçekleşti.

Ergin, ekonomik kriz, şiddet ve eşitsizlik sorunlarının birbiriyle çok temel bağlantıları olduğunu dile getirdi. Ergin, "Nefes almak ve yaşamak zorundayız. Bugün kadınların aldığı her nefes ekonomik krizin de derinleşmesiyle birlikte şiddet sarmalının içerisinde. O yüzden ne olursa olsun haklarımıza sahip çıkmaktan ve yanımızdaki kadının nefesini korumaktan vazgeçmeyelim" dedi.

Genç kadınların da tartışmaya dahil olduğu etkinlikte, Görükle'de yaşamın zorlukları ve bu zorluklara karşın neler yapabilecekleri konuşuldu. Felsefe bölümünde okuyan bir öğrenci, Görükle’de yaşanan taciz ve şiddet olaylarını anlattı. "Görükle’de 2 sene önce yine kadın arkadaşlarımızla bir araya gelerek ışıklandırmaların arttırılması için imza kampanyası başlattık. Hâlâ yeterli olmamasına rağmen o dönem biraz olsun ışıklandırmalar arttı ve bizler gördük ki daha çok bir araya gelerek, taleplerimizi korkmadan, sırtımızı birbirimize yaslayarak inatçılıkla dile getirmemiz gerekiyor" dedi.


ANTEP: KATİLLERİ KORUYAN, CEZASIZ BIRAKAN YARGI SUÇ ORTAĞIDIR

Antep’te 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Yeşilsu Parkı’nda bir araya gelen kadınlar, şiddete ve kadın cinayetlerine dikkat çekti. Kadınlar, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Kadın, yaşam, özgürlük”, ”Mobbing öldürür”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları attı.

“Eşit ve özgür yaşamak için gücümüz birliğimiz” pankartı açan Gaziantep Demokratik Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Sara Alagöz, “Neredeyse günde iki kadın, genellikle de en yakınındaki erkekler tarafından öldürülmektedir. Son 17 yılda bu rakam ne yazık ki 15 binin üzerine çıkmıştır. Sadece eylül ve ekim ayında 86 kadının katledildiğini görüyoruz. Kırıkkale'de eski eşi Fedai Baran tarafından defalarca bıçaklanarak 10 yaşındaki kızının gözleri önünde katledilen Emine Bulut'un 'ölmek istemiyorum' haykırışı tüm kadınların haykırışıdır” diye konuştu.

Kadın cinayetlerinde katillerin cezasız bırakıldığına ve korunduğuna vurgu yapan Alagöz, “AKP'nin cesaretlendirdiği eril zihniyetin beslediği bu cinayetlerde katilleri koruyan, cezasız bırakan eril yargı suç ortağıdır. Ceren Damar Şenel cinayetine ilişkin görülen duruşmada sanığın, öldürdüğü kadını itibarsızlaştırmak istemesi boşuna değildir. Çünkü bunun yargıda bir karşılığının olduğunu ve lehe sonuç verdiğini çok iyi bilmektedir. Yine AKP'li Vekil Şirin Ünal’ın evinde gerçeklesen Nadira Kadirova’nın ölümü, birçok yönüyle ülke gerçekliğini gözler önüne sermektedir. Ölümün örtbas edilmesi, ailenin tehdit edilmesi, mafyavari yöntemlerin giderek olağan hale geldiğini açıkça göstermektedir” dedi.

“ÇALIŞMA KOŞULLARI KADINLAR AÇISINDAN ŞİDDETİN KENDİSİ HALİNE GELMİŞTİR”

AKP iktidarı döneminde çalışma yaşamında kadının emeğinin daha çok sömürüye maruz kaldığına vurgu yapan Alagöz, “Kadın emeği esnek, güvencesiz, parçalı istihdam biçimleriyle yeniden yapılandırılmaktadır. Baskı ve örgütlülüğü parçalamaya dönük başta KHK'lerle işten atmalar olmak üzere, yasal ve hukuki dayanağı olmayan uygulamalar artmıştır. Tüm bu politikalar, işyerlerinde daha fazla eşitsizlik, yoksulluk, ayrımcılık, cinsiyetçilik, mobbing ve şiddet olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma yaşamı ve koşulları, tüm emekçiler açısından özellikle de kadınlar açısından şiddetin kendisi haline gelmiş durumdadır” diye konuştu.

“MÜCADELEYİ YÜKSELTECEĞİZ”

Kadına yönelik giderek artan şiddete ve bu şiddeti besleyen politikalara karşı işyeri işyeri, sokak sokak emekçi kadınlarla buluşacaklarını ve mücadeleyi birlikte öreceklerini belirten Alagöz, “Tüm kadınları, kadına yönelik her türlü şiddete, kadın cinayetlerine, savaşa, ekonomik krize cinsiyetçiliğe, ayrımcılığa, sömürüye, otoriterliğe karşı Mirabel kardeşlerin mücadelesini büyütmeye, örgütlenmeye, 25 Kasım'da alanlarda olmaya çağırıyoruz! Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!” dedi.

Öte yandan Emek Partisi il binasında bir araya gelen genç kadınlar, 6284 Sayılı Yasa, nafaka hakkı ve hemen hemen her gün okulda ve sokakta başta olmak üzere birçok yerde maruz kaldıkları şiddet ve tacize karşı ne yapmaları gerektiğini tartıştı. (Antep/EVRENSEL)


ANTALYA: SAVAŞA HAYIR SLOGANINA YASAK!

Antalya’da kadınlar Kadın Platformunun çağrısıyla Aydın Kanza parkında buluşarak Cumhuriyet Meydanına yürüdü. Kadınlar adına açıklama yapan Songül Şarklı, meclis gündeminde olan yasa değişikliklerini ve kadınların kazanımlarına dönük saldırıları hatırlatarak “Dün olduğu gibi bugün de haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz, kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Mitingde kadınlar, öldürülen kız kardeşlerinin hayat hikayelerini de okuyarak öldürülen kadınların birer sayı değil birer yaşam olduğuna dikkat çekti.

Öte yandan eylem başlamadan önce kadınlar engelleme girişimiyle karşılaştı. Eylemden birkaç gün önce, içinde “Yaşamak istiyoruz” da dahil olmak üzere birçok sloganın atılması halinde eyleme izin vermeyeceğine ilişkin tebligat gönderen Emniyet Güvenlik Büro Amirliği, kadınların itirazı üzerine 2 gün sonra izin belgesini yenileyerek gönderdi. Bu kez de “Savaş istemiyoruz” sloganına yasak getirildi, kadınların savaş karşıtı slogan atması ve dövizler taşıması engellendi. (Antalya/EVRENSEL)


HATAY-İSKENDERUN: UMUDUMUZ BİRLİKTELİĞİMİZDEN ALDIĞIMIZ GÜÇTE

İskenderun’da kadınlar İskenderun Kadın Platformu’nun çağrısıyla kadınlar Boyacılar Parkında eylem yaptı. Asit saldırıya uğrayarak yüzü yakılan Berfin Özek’in de katıldığı eylemde kadınlar, öldürülen kız kardeşlerinin isimlerini sayarak “Sosyal medya etiketleri arasında bir kadının adını daha görmekten korkar olduk. Çünkü bu ya o kadının hayatta olmadığı ya da korkunç bir şiddete uğramasına rağmen adalet bulamadığı anlamına geliyor” dedi. Kadınlar adına açıklama yapan İskenderun Kadın Platformu dönem sözcüsü Medine Yayman, “Artık yeter! Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok diyoruz! Kadınlar her gün boşanmak istedikleri için, hayır dedikleri için, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 uygulanmadığı için, hakimler şiddet uygulayan erkekleri değil kadınların yaşam tarzlarını yargılamayı seçtiği için, mahkemeler erkekleri aklamanın sayısız yolunu bulduğu için, 15 yaşından küçük çocukların evlendirilmesinde beis görmeyen bir zihniyet altında, cinsel şiddete uğruyor, cinsiyet kimliğine, cinsel ve romantik yönelimine duyulan nefretten, bedenlerinin ve aşklarının sığdırılmaya çalışıldığı kalıplardan, transfobi ve homofobinin türlü şekillerinden ötürü şiddete maruz bırakılıyor. Kadınlar sadece öldürüldüklerinde haber oluyor. Biz kadınların isimlerinin hayalleriyle haber olduğu bir dünya için buradayız! Ve umudumuz birbirimizde. Umudumuz birlikteliğimizden aldığımız güçte, kadın dayanışmasında, verdiğimiz ortak mücadelede” dedi.


BALIKESİR: KURTULUŞ BİRLİKTE OLURSAK MÜMKÜN

Balıkesir'de kadınlar şiddete karşı sokağa çıktı. Balıkesir Kadın Platformunun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, "Şiddete, tacize, tecavüze, savaşa, yoksulluğa, çocuk istismarına, kadın katliamına dur de" pankartı taşıdı.

Balıkesir’in Edremit ilçesinde kadınlar krize, eşitsizliğe ve şiddete karşı yürüdü. Edremit Demokrasi Platformu ve Körfez Bağımsız Kadın Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Altınoluk Alevi Derneği önünde toplanarak Cumhuriyet Meydanına yürüdü. Yağmura rağmen eylemlerini yapan kadınlar adına açıklama yapan Gülsüm Doğan, “Şiddeti, krizi, yoksulluğu birbirine düğüm düğüm kalın iplerle bağlayan ölüm politikasına karşı birlikte hareket etmeliyiz. Birimizin geçim derdini diğerinin ayakta kalma mücadelesine, birimizin öfkesini diğerimizin ‘ne yapmalı’ cevabına, birimizin şiddet hikayesini diğerimizin ‘yalnız değilsin’ şiarına bağlayan şey budur: Aynı sorunları yaşayanlar aynı tarafta buluşur! Ve kurtuluş, ancak birlik olursak mümkün olur” dedi.​


İSTANBUL: ÜNİVERSİTE KADIN MECLİSİ: ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN

Üniversite Kadın Meclisi, kadın cinayetlerine karşı Kadıköy'de bulunan Kalkedon Meydanı'ndan Mehmet Ayvalıtaş Meydanı'na kadar bir yürüyüş düzenledi ve basın açıklaması yaptı.

Çoğunluğunu genç kadınların oluşturduğu görülen yürüyüşte kadınlar 'Kadın Cinayetlerini Durduracağız', 'Ölmek istemiyoruz' dövizleri taşırken sık sık, 'Asla yalnız yürümeyeceksin', 'Kurtulus yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz' sloganlarını attı.

Mehmet Ayvalıtaş Maydanında basın açıklamasında konuşan Esin İzel Uysal, öldürülen bütün kadınlara adalet istedikleri için  toplandıklarını vurguladı ve "Öldürülen hiçbir arkadaşımızın ne ismini ne hikayesini unutacağız. Her yerde en gür sesimizle onları haykırmaya devam edeceğiz" diye söze başladı.

Öldürülen bütün kadınlar için mücadele ettiklerini belirten Uysal, "Kadın cinayetlerini durduracagiz. Hiçbir kadın kendini yalnız hissetmesin" dedi.

İstanbul’un Maltepe ilçesi Gülsuyu Mahallesinde kadınlar eylem yaptı. Yakın zamanda mahallede yaşanan bir kadın cinayeti ve bir tecavüz olayını hatırlatan kadınlar, devletin politikalarının kadınlara şiddet olarak döndüğüne dikkat çekti. Mahallede yaşananlar başta olmak üzere tüm ülkede kadınların karşı karşıya bırakıldığı şiddet tablosuna dikkat çeken kadınlar “Evde, işte, sokakta ölmek istemiyoruz” dedi. (Ekmek ve Gül)

İstanbul Beylikdüzü’de kadınlar erbaneleriyle sokağa çıktı. (Ekmek ve Gül)


İZMİR BAROSU: HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAĞIZ

İzmir Barosu, 25 Kasım dolayısıyla baro önünde toplanarak Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüyüş düzenledi. Sık sık "Susma haykır, şiddete hayır" , "Boşanmayı değil cinayeti engelle", "Kadın cinayetleri politiktir" sloganları atan kadın avukatlar yürüyüş sonrası basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamayı okuyan İzmir Barosu Genel Sekreteri Perihan Çağrışım Kayadelen, erkek şiddetinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi. "Kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti engellemek, bütünlüklü politik bir müdahalede bulunmak için, daha kaç kadının ölmesini ve zarar görmesini bekliyorlar" diye soran Kayadelen, İstanbul Sözleşmesi'ni hatırlattı ve "Kadına yönelik şiddeti önleme görevini yerine getireceği ve bu yönde tüm tedbir ve uygulamaları öncelikle hayata geçireceğine dair sözleşmeyi imzalayan hükümet, o günden bu güne hiç bir şey yapmadı" dedi.

Hükümetin, yargı mensuplarının ve medyanın kadına yönelik politikalarını ve haberlerini eleştiren Kayadelen, "Tüm bu ayrımcılığa, şiddete isyanımız var! Biz kadınlar, sokakları, işyerlerini, özgürlük alanlarımızı terk etmeyeceğiz. Kazanımlarımızın geriye götürülmesine izin vermeyeceğiz, yasaları uygulatacak, daha iyilerini yapacağız. Hem mesleğimiz gereği hak savunucusu, hem de bu ayrımcılığa uğrayan kadınlar olarak, sokakta, adliyelerde, karakollarda, yükümlülüklerinizi, yasaları hatırlatacak, kadınların hayatı, hayatlarımız; hakları, haklarımız için mücadeleyi bırakmayacağız" diye konuştu. (İzmir/EVRENSEL)


EDİRNE: KADINA ŞİDDET İNSAN HAKLARI İHLALİDİR

Edirne'de Kadın Dayanışma Platformu Üyeleri, Edirne Belediyesi önünde toplandı. Yaklaşık 200 kadının bir araya gelerek kortej oluşturmasının ardından ellerinde ‘Kadına şiddete hayır’, ‘Ölmek istemiyoruz’, ‘Kadın katliamı isyanımızdır’, ‘Ölmek istemiyoruz’ yazılı pankart ve dövizler ile Saraçlar Caddesi'ne kadar yürüdüler. Burada toplanan kadınlar adına basın açıklamasını okuyan Hülya Bodur, “Kadına yönelik şiddet, bir insan hakları ihlali. Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlali, suçtur. Ülkemizin imzaladığı, kadına yönelik şiddete karşı yasal yaptırımlar ve uluslararası sözleşmelerinin gereklerinin yerine getirilmesi, şiddeti önlemenin en önemli aşamalarından biridir. Kadına şiddetin son bulmasını istiyoruz” dedi.


RİZE: KADINLAR FINDIKLI'DA YÜRÜDÜ

Rize’nin Fındıklı ilçesinde kadın örgütleri Tahiroğlu köprüsünden ilçe merkezine kadar yürüyerek taleplerini dile getirdi.

Yürüyüş esnasında kadınlar öldürülen kadınların öldürülme bahaneleri ve adlarını da dile getirirken, ''Öldüren sevgi istemiyoruz'', ''Bağır herkes duysun erkek şiddeti son bulsun'' sloganlarını attı. Yürüyüşe katılan Belediye Başkanı Ercüment Ş. Çervatoğlu “Kadına yönelik şiddete ‘hayır’ demek için bir gün var bunda bile zulmediyorlar” dedi. Yürüyüşün sonunda, cami önünde oturma eylemi yapan kadınlar kadına yönelik şiddetin önüne geçeceklerini ifade etti. (Fındıklı/EVRENSEL)


SAMSUN'DA KADINLARDAN KİTLESEL YÜRÜYÜŞ

Samsun’da 25 Kasım’da Samsun Kadın Dayanışması'nın çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, erkek şiddetine karşı yürüdü.

Saat 17.30'da Öğretmen Evi önünde toplanan kadınlar, katledilen kadınların resimlerini taşıyarak ve kadına yönelik şiddete karşı sloganlar atarak İstiklal Caddesi boyunca Akbank önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdiler.

Katledilen kadınların hikayelerinin tiyatro şeklinde anlatıldığı yürüyüş boyunca "Bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun", "Kadınlar birlikte güçlü", "Görünmeyen emek sesini yükselt", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" ve "Yaşasın kadın dayanışması" sloganları atıldı.

Yürüyüş sonunda okunan açıklamada, yoksulluğu ve krizi en derinden kadınların yaşadığı ve işten çıkarmalarda ilk olarak kadınların tercih edildiği vurgulandı. Kadınların ayrıca ev içi işlerde konumlandırılırak sosyal yaşamdan uzaklaştırıldığı belirtilen açıklamada, "Kadınlara yönelik her türlü katliam, şiddet, taciz ve tecavüze karşı bir kadın dayanışması var ve bu dayanışma gittikçe büyüyor" denildi.

"Kadın cinayetleri son bulana kadar sokakta, evde, işte her yerde özgürce yaşayabileceğimiz bir dünya kurulana kadar mücadeleye devam edeceğiz" denilen açıklamada, eşit, özgür, laik ve demokratik bir ülkede barış ve huzur içinde yaşam talebi dile getirildi.

Açıklama "Yaşasın kadın dayanışması" sloganıyla son buldu. (Samsun/EVRENSEL)


ZONGULDAK: EŞİT VE ÖZGÜR YAŞAMAK İSTİYORUZ

25 Kasım'da Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde basın açıklaması yapıldı.

Çaycuma Kadın Platformu tarafından Öğretmenevi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği Kadın Sekreteri İlknur Kiremitçi Oral, "Bu 25 Kasım’da kadınlar olarak; artarak devam eden kadına yönelik her türlü şiddete ve bu şiddeti besleyen zihniyet ve politikalara karşı, Emine Bulut’un 'Ölmek İstemiyoruz!' haykırışıyla alanlardayız" dedi.

8 Mart’a kadar sürecek olan "Eşit ve Özgür yaşamak istiyoruz!" kampanyasını başlattıklarını duyuran Orak, şunları söyledi:

"Kampanyamız boyunca; işyeri işyeri, sokak sokak emekçi kadınlarla buluşarak, yaşam, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelemizi birlikte öreceğiz, birlikte yükselteceğiz. Tüm kadınları; kadına yönelik her türlü şiddete, kadın cinayetlerine, savaşa, ekonomik krize, cinsiyetçiliğe, ayrımcılığa, sömürüye, otoriterliğe karşı; Mirabel kardeşlerin mücadelesini büyütmeye, kamu emekçisi kadınları KESK’e bağlı sendikalarda örgütlenmeye çağırıyoruz" (Çaycuma/EVRENSEL)


ÇORUM: DÜZENLEMELER ACİLEN UYGULANSIN

Çorum Kadın Platformu tarafından Çorum Park önünde kitlesel basın açıklaması yapıldı. Eyleme, CHP, Emek Partisi, HDP’nin de yer aldığı siyasi partiler ile ADD, Alevi Kültür Merkezi, KESK ve bağlı sendikalar ile DİSK de destek verdi.

"Şiddete Hayır" yazılı pankart açan kadınlar, ellerini boyayıp pankart üzerine basarak "Kadına, çocuğa şiddete hayır" dedi. Yaşadıkları şiddet sonucu hayatını kaybeden kadınların maskeleri takılarak, kısa hayat hikayelerinin okunduğu eylemde, sembolik maket önünde anma yapıldı.

Çorum Kadın Platformu adına açıklama yapan Nurcan Hasırcı Doğan, kadına yönelik her türlü şiddeti önleyen ve kadınları koruyan yasal düzenlemelerin acilen yapılmasını talep etti. (Çorum/EVRENSEL)


ERZİNCAN: EŞİT, ÖZGÜR VE ŞİDDETSİZ BİR DÜNYA İSTİYORUZ

Erzincan’da 25 Kasım Kadın Platformu adına basın açıklamasını okuyan Arzu Kepez, "Biz kadınlar çok öfkeliyiz, erkeklerden, devletten alacaklıyız. Eşit, özgür ve şiddetsiz bir şekilde yaşadığımız, türlü bahanelerle öldürülmediğimiz bir dünya istiyoruz” dedi.

"MÜCADELE EDECEĞİZ"

Sistemi değiştirene dek alanlarda olacaklarını belirten Kepez, “6284 sayılı yasa ve  İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için mücadele edeceğiz. Haklarımıza kazanımlarımıza sahip çıkacağız; haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Dün meydanları nasıl boş bırakmadıysak, bugün de meydanlarda olacağız. Cinsel yönelimimize ve kimliğimize göre ölümü reva görenlere, tecavüzde rıza arayanlara karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Biz Emine Bulut’un dediği gibi ölmek istemiyoruz, yaşamak istiyoruz” dedi. (Erzincan/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kolombiya'da polis müdahalesine rağmen protestolar sürüyor

SONRAKİ HABER

Başsavcılık'tan Demirtaş açıklaması: Kontroller için gerekli planlamalalar yapıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa