12 Kasım 2019 10:58

Hakkari'de öldürülen Çoban Sertip Şen'in soruşturması yerinde sayıyor

Hakkari'de askeri bölgede açılan ateşle hayatını kaybeden Çoban Sertip Şen'in ölümüne dair başlatılan soruşturma aylardır tamamlanmadı.

Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

Paylaş

Yüksekova’da askeri bölgede açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Çoban Sertip Şen’in ölümüne dair başlatılan soruşturma 6 aydır tamamlanmadı. Ailenin avukatı Ramazan Kurt, Şen'in "hedef alınarak" öldürüldüğünü belirtirken, baba Cimşit Şen ise "Eğer hukuk varsa yapılanlar cezasız kalmaz" dedi.

Mezopotamya Ajansından Adnan Bilen'in haberine göre, Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Onbaşılar Köyü Çopanpınar'ı Mezrası'nda (Wargenima) 2 Mayıs 2019 günü koyunlarını otlattığı sırada askeri bölgeden açılan ateşle ağır yaralanan Sertip Şen, kaldırıldığı hastanede 3 Mayıs'ta hayatını kaybetmişti. Hazırlanan otopsi raporunda Şen’in kalbine yakın bir noktaya isabet eden kurşunla yaşamını yitirdiği saptandı.

ATEŞ EDENİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ

Yaşanan olaya ilişkin Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sonucunda Şen’in ölümüne yol açan kurşunun Sözleşmeli Er H.A.'nın silahından çıktığı, ateş eden kişinin ise Uzman Çavuş M.T. olduğu belirlendi.

ZANLI SERBEST BIRAKILDI

Gözaltına alınan Uzman Çavuş M.T. savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesince "adli kontrol" şartıyla serbest bırakıldı. M.T., hem savcılık hem de mahkemedeki savunmasında uyarı amaçlı ateş ettiğini, daha önce de uyarı amaçlı sıkça atış yapıldığını ileri sürdü.

SORUŞTURMA 6 AYDIR TAMAMLANMADI

Çoban Şen’in ölümüne neden olan M.T. serbest kalırken, yürütülen soruşturma olayın üzerinden 6 ay geçmesine rağmen hâlâ tamamlanmadı.

Bunun nedenle Şen'in ailesinin avukatı Ramazan Kurt, Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığına olayda yer alan askerler hakkında hem suç duyurusunda bulundu. Kurt, dilekçesinde olayın köylülerce öğrenilmesi üzerine ambulansın çağırıldığını ancak jandarma tarafından ambulansın olay yerine gitmesinin engellendiği, saatler sonra ambulansa bindirilen Şen'in hastaneye götürüldüğü sırada yaşamını yitirdiğini belirtti.

"HEDEF GÖZETEREK ATEŞ ETTİ"

Av. Kurt, dilekçesinde yine "Olay ile ilgili hukuka aykırı ve taraflı olarak Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı’nca yürütülen soruşturma neticesinde, şüpheli  uzman çavuş gözaltına alınmış, şüpheli M.T beyanında söz konusu bölgenin teröre müzahir bölge olması nedeniyle uyarıldıklarını ve Zirvin Üs Bölgesi’nde bir patlamanın olduğu bilgisinin kendisine ulaştığını bunun üzerine keşif faaliyetleri kapsamında ateş açtığını belirtmiştir. Şüphelinin keşif yapmalarına dayanak oluşturulan söz konusu Zirvin bölgesinde  herhangi bir  patlamanın  meydana gelmediği, keşif yaptıkları bölgenin 2018 yılında ilgili makamlarca zaten yasak bölge ilan edilmiş  olmasına rağmen 2019 tarihinde bu yönde herhangi bir karar alınmadığı, şüphelinin hedef alarak ateş ettiğini iddia ettiği bölge ile müvekkilimin yaralı olarak bulunduğu bölgelerin farklı bölge olduğu, bu durumun da şüphelinin hedef gözeterek ateş ettiğinin sabit olduğunu" kaydetti.

"GERÇEKLİKTEN UZAK"

Öldürülen müvekkili Sertip Şen'in olay günü sabah saatlerinde ilgili karakol nizamiyesinden izin alarak diğer köylülerle beraber koyunlarını otlatmak için bölgeye gittiğini ve bu durumun her gün tekrarlandığının köylülerce de doğrulandığı ifade edilen dilekçede, "Söz konusu bölgede uzman çavuş olarak görev yapan şüphelinin bu durumu bilmemesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı açıktır. Yaşadığımız coğrafyada kolluğun ve jandarmanın 'Yaşam Hakkı'nı ihlal ederek ölümcül güç kullanarak birçok yargısız infazın sorumlusu olduğu ve usulüne uygun soruşturma yürütülmediği için de faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bilinmektedir. Ancak tarafımızca yapılan inceleme sonucunda şüpheli ve tanıkların ilk ifadelerinin, şüphelinin görev yaptığı jandarma komutanlığınca alındığı görülmektedir. Şüphelinin ifadesini alan kişilerin, şüphelinin görev arkadaşı olması ve bu sebeple fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri kuvvetle muhtemeldir. Kaldı ki, şüphelinin ifadesi incelendiğinde, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik gerçeklikten uzak beyanlarda bulunduğu görülmektedir" denildi.

DİLEKÇEDE TALEPLERİNİ SIRALADI

Av. Ramazan Kurt, dilekçesinde Sertip Şen'in öldürülme olayıyla ile ilgili söz konusu askerler hakkında "Kasten insan öldürme" suçu temelinde etkin, eksiksiz, süratli ve düzenli bir şekilde soruşturma yürütülmesini istedi.

Bu doğrultuda da "Bağımsız ve tarafsız bir soruşturmanın gereği olarak soruşturma ile ilgili her türlü soruşturma işleminin jandarma veya kolluk eliyle değil, bizzat savcılığınızca yerine getirilmesi gerekiyor. Olay yerinde olan ve olaya ilişkin görgü ve bilgisi olan tanıkların tespiti ile bu kişilerin tanık sıfatıyla savcılıkça dinlenmesi gerekmektedir. Şüpheli askerler ve tespit edilecek diğer şüphelilerin 'kasten insan öldürme' suçu kapsamında ve yine tespit edilecek diğer şüphelilerin delillerin karartma girişimleri olması halinde ivedilikle haklarında tutuklama tedbirine başvurulması" taleplerinde bulundu.

BABA ŞEN: CEZASIZ KALMAMALI

Öldürülen Sertip Şen’in babası Cimşit Şen, olayla ilgili şikayette bulunduklarını ama bu zamana kadar hiçbir sonuç alamadıklarını ifade etti.

Baba Şen, "Benim oğlum çobandı ve öldürüldü. Devletten bunun hesabını istiyoruz. Sabah karakoldan izin alarak ve imza atarak koyunlarını otlatmaya götürdü. Oğlumun hiçbir suçu ve günahı yoktu. Onun çocukları, eşi var bunların ahı cezasız kalmamalı. Savcılık, ben ve oğlumun eşini ifadeye çağırdı. İfade verdik ve şikayetçi olmamıza rağmen bir sonuç çıkmadı. Biz ailecek yardımlarla geçiniyor ve perişan bir haldeyiz. Eğer hukuk varsa oğluma yapılanlar cezasız kalmaz. Köydeki karakol bile oğlumun suçunun olmadığını söylüyor. Ben sonsuza kadar davacıyım" diyerek, adaletin bir an önce yerini bulmasını istedi.

"BOMBA PATLADIĞI TAMAMEN YALAN"

Oğlu öldüren Uzman Çavuş M.T.’nin kendisini "Orada bomba patladı, ben de ateş ettim" diyerek savunmasına da tepki gösteren baba Şen, "Bu tamamen yalan. O gün bomba patlasa karakolun ve halkın bundan haberinin olmaması mümkün değil. Oğlumun elinde ne silah ne de başka bir şey yoktu. Oğlum garip bir çobandı ve ailesini geçindiriyordu. Bu davanın böyle bitmemesi gerekiyor" diye konuştu.

(Hakkari/MA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Meral Akşener’den Erdoğan’a: Mektup rezaletine cevap bulmaya çalış

SONRAKİ HABER

Sıfır Gelecek aktivistlerinden Taksim'de eylem: COP’a güvenme iklim için harekete geç

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa