02 Ekim 2019 18:01

Yasaklanmış dilin şairi: Arjen Arî

Yazar İsmail Dindar, Kürt şair Arjen Arî'yi yazdı.

Arjen Arî | Fotoğraf: Mikael If / Wikimedia Commons ( CC BY-SA 3.0 )

Paylaş

İsmail DİNDAR
Yazar

Başlıkta anlatıldığı gibi sadece bu olgu anlatabilir mi bilmiyorum Arjen Arî’nin şiirini, derdini, dahası dil ve tarihini, hepsinden öte geleceğini…

Sadece yasaklanmış dil mi? Yasaklanmasının yanı sıra yok sayılan, varlığı bile inkar edilen, alay edilen, aşağılanan ve bunlara paralel her türlü bilimsel, düzenli yöntemlerle asimilasyon cenderesine konulan bir dilde yazan bir şair ve onun kısa ömründe ürettiği edebi eserlerdir söz konusu olan.

20. yüzyılın ortalarında, kendi topraklarından çok uzakta, sürgünde grameri oluşturulan, okulsuz, devletsiz ve kimsesiz bir dille iki satır yazı yazanların zindanları boyladığı bir süreçle başlar yasaklı dilin maceraları ve hâlâ tam kavuşamamıştır meramına, hâlâ derdini anlatamamıştır kimseciklere, kendi mensupları dahil olmak üzere.

KÜRT YAZIN MUTFAĞINI ZENGİNLEŞTİRDİ

Yetmişli yılların imkan veren toplumsal, siyasal koşullarıyla bir kıpırdama gösteren Kürtçe yazın uğraşı, 12 Eylül’le beraber sürgünlere gider bir çoğu. Avrupa’nın her bir köşesine dağılıverir bir avuç eli kalem tutanlar. Arjen Arî, bu sürgün dalgasında kendi toprakları üzerinde tutunabilmişse de, yazdığı şiirler, ancak o uzak sürgün mekanlarda binbir türlü zorlukla yaşatılan dergilerde çıkabilmiştir su yüzüne. Topraklarından, atmosferinden uzaklarda.

1990’lı yılların başından itibaren, Kürtlerin gelişen toplumsal, siyasal mücadelesi ve bunun sonucunda kazanılan yerel yönetimlerdeki olanaklar, bunlarla birlikte Kürt dili ve edebiyatında ortaya çıkan gelişmeler, Arjen Arî ve benzeri Kürt yazar çizerlerine çok az da olsa bazı fırsatlar doğurdu. Dil kursları, gazete, dergi, televizyon yayınları, okur kitlesini nicel ve nitel anlamda gelişmeye doğru sürükledi.

Bu süreçte nicel anlamda en çok eserle Kürt dili ve edebiyatına hizmet edenlerin başında gelir Arî. Asıl uğraşı şiirin yanı sıra öykü ve eleştiri ürünleriyle de zenginleştirmiştir Kürt yazın mutfağını. Ancak verdiği eserlerin niceliğinden çok yazdığı şiirin niteliğiyle anılmalı Arî.

ADETA KÜRTÇE TÜRKÜ SÖYLER GİBİ

Arî, şiirlerinde, toplumsal/ulusal değerleri işleme, sorgulamayla adeta dil-kimlik bilinçlendirme çabası içerisinde olmakla beraber, adeta Kürtçe türkü söyler gibi, bir dağ başında isyan ateşi yakar gibi, hüzünlü bir sonbahar akşamında sevgilinin elini okşar gibi can verir dizelere yani yıllarca yasaklanan, yok sayılan ve yok edilmek istenen Kürtçeye.

E. Xanî, Feqiyê Teyran, Melayê Cizîrî, Cigerxwîn ve diğer Kürt şairlerin mirasının üzerine modern yaklaşımlarla bina etmiş, ilmik ilmik örerek dizmiştir Kürtçe şiirlerini. Ölümünden önce çeşitli yayınevlerinden okur karşısına çıkma olanağı bulan eserleri bu yıl dokuz eserlik bir divan şekline SOR yayınları tarafından yeniden düzenlenip Kürtçe olarak okura sunuldu.

Ölümünden bugüne her yıl adına şiir yarışması düzenlen Arî şiirleriyle genç yazarlara ışık tutmaktadır. Kuşkusuz yakalandığı amansız hastalık sonucu aramızdan erken ayrılan Arî, en güzel eserlerini verecek çağındaydı. Ancak Kürt edebiyatına katkıları ve özellikle şiir dalındaki Kürt dili ve edebiyatına getirdiği yeni, modern solukla, aydın sorumluluğuyla her zaman sevgi ve saygı ile anılacaktır.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

16 yaşındaki çocuk, ağabeyinin istismarına maruz kaldı, aile şikayetçi olmadı

SONRAKİ HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni danışmanı Yalçın Akdoğan oldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa