25 Eylül 2019 00:42

Aliağa Belediyesi işçisi: Dayanışma en büyük gücümüz

Aliağa'da yıllar sonra Emek ve Barış Şenlikleri düzenlendi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Sinan UĞUR
İşten atılan Genel-İş 5 No’lu Şube Aliağa Belediyesi İşyeri Temsilcisi

Aliağa Emek ve Barış Şenlikleri altı yıl aradan sonra yeniden düzenlendi. Üstelik bir mücadele meydanının tam da ortasında.

Bizler, Aliağa Belediyesinden haksız hukuksuz bir şekilde işten atıldığımızdan bu yana Demokrasi Meydanı’nda açtığımız direniş çadırında işe geri dönme mücadelesi veriyoruz. Basın açıklamaları, yürüyüşler, imza kampanyaları, müzikli etkinliklerle halka sesimizi duyurmaya, haklı mücadelemizi büyütmeye çalışıyoruz.

Yaptığımız değerlendirmelerde; bu direnişin bizim için bir okul olduğunu ifade ettik. Yapılan birçok eylem, direniş çadırında paneller, şiir ve müzik dinletileri vb. etkinliklerin yanı sıra aynı zamanda bilgi ve bilincimizi de ilerletmemiz gerektiğini tartıştık. Tam da bu noktada, Aliağa’da sermaye ve gerici çevrelerce unutturulmaya çalışılan Emek ve Barış Şenlikleri geldi aklımıza. Acaba biz, direnişçi işçiler böyle bir işin üstesinden gelebilir miydik? Elbette gelebilirdik, çünkü yalnız değildik. Örgütlü olduğumuz Genel-İş Sendikası İzmir 5 No’lu Şube yönetimimizle birlikte kolları sıvadık. Hemen bu önerimizi Aliağa Emek ve Demokrasi Platformuna ilettik. Tabi ki büyük bir coşkuyla sahiplenildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle yaptığımız görüşmede onlarında da gerekli desteği vermesiyle birlikte iki günlük bir programla Emek ve Barış Şenlikleri yeniden dedik.

Bütün panel ve söyleşileri direniş çadırında gerçekleştirdik. “Kriz ve işçi sınıfının çıkış yolu” başlıklı panelde. Prof. Dr. Aziz Konukman ve Bahadır Özgür, DİSK Bölge Temsilcimiz Memiş Sarı’nın moderatörlüğünde sunumlar gerçekleştirdiler. Yine “Emek mücadelesi ve sendikalar” konulu panelde Zafer Aydın ve Erkan Aydoğanoğlu, Zeynep Altıok Akatlı’nın moderatörlüğünde emek mücadelesi ve sendikaların rolünü anlattılar. Avukat Ahmet Hür’ün, ‘Milli mücadelede işçi hareketleri” konulu paneli yine ilgiyle dinlendi.

Şairlerimiz Ataol Behramoğlu ve Tuğrul Kesin şiirlerini direniş çadırımızda bizlerle ve Aliağa’lılarla paylaştılar. Kitaplarını imzaladılar. Aydın, yazar ve sanatçılarla işçilerin buluşması hem onların ifadesiyle onlar için hem de bizim için geliştirici oldu.

Aliağa’da yaşayan PETKİM, TÜPRAŞ, liman, demir çelik ve gemi söküm işletmelerinden ileri işçi arkadaşlarımızın, sendika temsilcisi, yönetici düzeyinde katılımları da birlik ve dayanışma ruhunu yükseltti. Kentimiz işçilerin kazanılmış hakları elinden alınarak sömürünün ve baskının yoğunlaştığı bir sanayi kenti yapılmak isteniyor. İşçilere saldırmanın ilk adımı olarak doğrudan sendikalara saldırıyorlar.

Aliağa bir işçi kenti ve tarihi emek mücadeleleriyle yoğrulmuştur. Ve son yıllarda yapılmak istenen emeğin başkentini, ‘sömürünün ve ucuz emeğin başkentine çevirmektir. İşte bunun için şenlikler unutturulmaya, sendikalarımız zayıflatılmaya, Aliağa’nın belleği silinmeye çalışılıyor. Ama bilmeliler ki bir yerde işçiler ve emek sömürüsü varsa, orada mücadele ve direniş de olacaktır. Bunu hiçbir güç engelleyemez. İşte altı yıl aradan sonra düzenlediğimiz Emek ve Barış Şenlikleri bu mücadelenin bir parçası olarak gerçekleşti ve Aliağalılar umutsuzluğun kol gezdiği bugünlerde yeniden umutlarını büyüttüler, şenliklerini sahiplendiler.

Önemli olan işçilerin kendi haklarını, kendini geliştirme ve yaşam hakkını sahiplenmesidir. Emek ve Barış Şenlikleri bunun vesilesidir. Şehrimizde işçiler topyekün bir saldırı altında, hiçbir işletmede yarını düşünmeden, ne olacak diye dert etmeden, gününü işverenin yaptıkları ya da yapacaklarına göre belirlemeden gün geçmiyor. Diğer işletmelerde de bizim için de dayanışma en büyük gücümüzdür. Bizleri bölmeye ve ayrıştırmaya bunun için de çoğu zaman kendi partilerini kullanmaya çalışan sermaye gruplarına karşı kendi inisiyatifimizle gerçekleştirdiğimiz bu etkinliklerin hepimiz için bir okul olduğunu düşünüyorum. Katılan arkadaşların heyecanlarında bunu görmek mümkündü.

İşten atılan ve direnen Aliağa Belediyesi işçileri olarak, Aliağa emek mücadelesi tarihinde küçük bir katkı sunabildiysek ne mutlu bize, ne mutlu direnen bütün işçilere...

ÖNCEKİ HABER

Birleşmiş Milletler 74. Genel Kurulu Görüşmeleri başladı

SONRAKİ HABER

Ege İnsan Hakları Okulu "Ablukayı Dağıtmak" forumuyla sona erdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa