02 Temmuz 2019 22:22

EMEP: TÜPRAŞ işçilerine Yüksek Hakem Kurulu darbesi!

Emek Partisi Kocaeli İl Başkanı Arzu Erkan, Yüksek Hakem Kurulunun TÜPRAŞ'ta sözleşme süresini 3 yıla çıkaran ve patronun dayatmalarını getiren karara dair açıklama yaptı.

Fotoğraf: Petrol-İş

Paylaş

Emek Partisi, Yüksek Hakem Kurulu’nun TÜPRAŞ'ta sözleşme süresini 3 yıla çıkaran, vardiya sisteminde değişiklik ve mazeret izinlerinin azaltılmasını dayatan karara dair açıklama yaptı.

Emek Partisi Kocaeli İl Başkanı Arzu Erkan, “Partimiz insanca çalışma koşulları ve insanca bir yaşam için direnen TÜPRAŞ işçilerinin yanındadır. TÜPRAŞ sözleşmesinin ortaya çıkardığı gelişmeler karşısında metal işçilerini uyarmayı kendine görev bilen partimiz tüm metal işçilerine fabrikalarında inisiyatifi kendi ellerine almak için birleşme çağrısı yapmaktadır” dedi.

Emek Partisi Kocaeli İl Başkanı Arzu Erkan imzalı açıklama şöyle:

“TÜPRAŞ işçileri aylardır direniyor. Kazanılmış haklarını masaya yatıran Koç Holding yönetimine karşı grev yasağı kapsamında bir işyeri olmasına rağmen direnen işçilere darbe Yüksek Hakem Kurulu'ndan geldi. Koç Holding patronun verdiği teklifin bile gerisinde bir sözleşme bağıtlayan YHK, işçilerin haklarını gasp etmekle kalmadı, işçileri köleliğe mahkûm etti. 3 gündür işyerini terk etmeme eylemi yapan TÜPRAŞ işçilerine Koç Holding en son 2 yıllık sözleşme ve yüzde 10 zam önermiş, patronun vardiya sistemi ve mazeret izinlerindeki dayatmaları devam ettiği için de işçiler bu teklifi kabul etmemişti. İşçilerin eylemleri devam eder ve patron temsilcileri ile görüşmeler sürerken dün öğlen alelacele toplanan YHK kararını açıkladı.

Yüksek Hakem Kurulu tarafından bağıtlanan sözleşmeye göre;

  • Sözleşme yürürlük süresi 3 yıla çıkarıldı
  • Vardiya sisteminin değiştirilmesine karar verildi (patronun en önemli dayatması böylece geçmiş oldu)
  • Mazeret izinleri amirlerin onanıyla 8 günde bırakıldı
  • Ücret zammı ise yüzde 6 olarak belirlendi.

"TÜPRAŞ İŞÇİLERİNE KÖLELİK REVA GÖRÜLMÜŞTÜR"

Yüksek Hakem Kurulu; 8 üyeden oluşuyor, bu üyelerden sadece 2'si işçi temsilcisi. Yasaya göre; Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir. Bileşimi ile işçilerin zaten dezavantajlı olduğu bir kuruldan işçi lehine bir karar çıkmasını beklemek zaten ham hayaldi. Fakat TÜPRAŞ’ta imzalanan bu sözleşme son yılların en kötü sözleşmesidir. Sadece kazanılmış hakların gaspını değil, sözleşme süresini 3 yıla çıkarmasıyla, resmi enflasyonun bile yüzde 20'ler seviyesinde olduğu ülkemizde ücretlere yapılan yüzde 6 oranında bir artışla düpedüz ‘kriz’ sözleşmesidir. YHK patronların bile yapamadığını yapmış, TÜPRAŞ işçilerine köleliği reva görmüştür. Grev yasağından istifa eden patronlara dikensiz gül bahçesi yaratılmıştır.

Sendikalar, grev ve toplu iş sözleşmesi kanunu antidemokratiktir. Sadece grev yasağı kapsamındaki işkolları için değil yasa bu haliyle tüm işkollarında grev hakkını sınırlamakta, kullanılamaz hale getirmektedir. Bu sınırlı hakkın kullanımına bile tahammül edemeyen AKP Hükümeti ise erteleme adı altında grevleri yasaklamasıyla nam salmıştır. Ülkemizde işçilerin özgür toplu pazarlık hakkı gerek antidemokratik yasalar gerekse de hükümetin tutumu nedeniyle ortadan kaldırılmıştır. İşçiler patronların insafına terk edilmiştir.

"TÜPRAŞ SÖZLEŞMESİ MESS'E EMSAL OLACAKTIR!"

Metal işkolunda; Eylül ayında başlayacak sektörde örgütlü işçi sendikaları ile patron sendikası MESS arasında sürdürülen grup toplu iş sözleşmesi görüşmeleri için TÜPRAŞ sözleşmesi emsaldir. Koç Holding'in TÜPRAŞ tutumu MESS için de ipuçları vermektedir. 3 yıllık sözleşme, kazanılmış hakların gaspı, sefalet ücreti dayatması MESS'te de metal işçilerinin yeniden karşısına çıkacaktır. Geçen dönem Hükümet eliyle grevleri yasaklanan metal işçilerini bekleyen bir diğer tehlikede bir yasaklama durumunda YHK'ne gidecek sözleşmeden benzer bir sonuç çıkmasıdır. YHK Türkiye'nin en büyük işletmesinin işçilerine sefaleti reva görmekten bir an için tereddüt etmemiştir.

Metal işçileri şimdiden bu tehlikeleri görerek davranmalı, tıpkı 2015 metal fırtına döneminde olduğu gibi sendikacılara değil kendi gücüne güvenmelidir. Temmuz, Ağustos aylarının sözleşme taslağının hazırlanacağı aylar olduğu düşünüldüğünde işçilerin talepleri doğrultusunda bir taslağın hazırlanması için kolları sıvamalı, bu amaçla işyerlerinde sözleşme komiteleri kurmalıdır. İşçiler bu komiteler aracılığıyla sözleşmenin her aşamasına müdahale etmeli ve sözleşme işçilerin onayı alınmadan imzalanmamalıdır. Patronların, Hükümetin, sendika bürokrasisinin oyunlarını alt edecek birlik ancak böyle bir birliktir.

Partimiz insanca çalışma koşulları ve insanca bir yaşam için direnen TÜPRAŞ işçilerinin yanındadır. TÜPRAŞ sözleşmesinin ortaya çıkardığı gelişmeler karşısında metal işçilerini uyarmayı kendine görev bilen partimiz tüm metal işçilerine fabrikalarında inisiyatifi kendi ellerine almak için birleşme çağrısı yapmaktadır. Özgür bir toplu pazarlık ve grev hakkı için tüm işçileri birleşmeye çağıran partimiz dün olduğu gibi bugünde üzerine düşen sorumlulukları yerine getirecektir. Birleşe, birleşe kazanacağız.

ÖNCEKİ HABER

İZENERJİ ile Genel-İş arasındaki TİS sürecinde arabulucu süreci sona erdi

SONRAKİ HABER

Adalet Bakanlığı istismar verilerini açıklamadı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa