26 Haziran 2019 04:27

Türkiye'nin ilk kadın hakemi Lale Orta: TFF kadınlara "kenarda oynayın" der gibi

Türkiye'nin ilk kadın hakemi Lale Orta ile 2019 Kadınlar Dünya Kupası nezdinde kadın futbolunun bugünkü durumunu, eşitsizliği ve TFF'nin kadın futboluna bakışını konuştuk.

Soldaki fotoğraf, Lale Orta'nın kendi arşivinden alınmıştır | (Sağ) Fotoğraf: Mehmet Turgut | Kolaj: Evrensel

Paylaş

Duygu Ayber GÜLTEKİN
İstanbul

2019 Kadınlar Dünya Kupası öncesi ABD’li futbolcuların açtığı dava, uluslararası basında olduğu gibi Türkiye’de de cinsiyet eşitsizliği tartışmasını alevlendirdi.

FIFA tepkiler üzerine turnuva ödülünü iki katına çıkardı ancak bu haliyle bile uçurum büyük. Zaten kadın futbolcular da ayrımcılığı sadece ücretlerde değil; oynadıkları sahadan yaptıkları seyahatlere, sponsor desteğinden antrenmanlara kadar her yerde yaşadıklarını dile getiriyor.

"Futbol erkek sporudur" duvarına yıllar önce balyoz indiren Lale Orta, Türkiye’nin FIFA kokartlı ilk kadın hakemi. Türkiye’nin ilk kadın futbol takımı Dostlukspor’un kaleciliğinden, antrenörlüğe; ilk kadın futbol spikerliğinden, hakemliğe giden ilklerle dolu bir başarı hikayesine sahip olan Orta, ayrıca Türkiye’de futbol üzerine doktora yapan tek kadın.

Şu an Okan Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanı olan Lale Orta, Türkiye’de kadın futbolunun bugünkü durumundan, turnuva ile gündeme gelen cinsiyetçi gelir eşitsizliği tartışmasına; Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) kadın futboluna bakışından, eşitsizliğin altyapıya etkisine kadar pek çok konuyu Evrensel’e değerlendirdi.

BEŞİKTAŞ DIŞINDA KADIN ŞUBESİ OLAN KULÜP YOK

Türkiye futbolundaki okullaşma ve altyapı eksikliği kadın futbolu açısından ne düzeyde? Çocuk ve genç bütün futbolcular için profesyonel bir spor eğitimi alma imkanının düşük olduğu malum ancak özellikle kız çocukları ve genç kadınlar için ülkemizde durum nasıl?
Başta Beşiktaş olmak üzere şu an birçok kadın futbol kulübü ücretsiz kız futbol okulları açıyor ancak bunların yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Maalesef Beşiktaş dışında, kadın futbol şubesi olan profesyonel bir kulüp yok. Bu anlamda da gençlerin ne kadar profesyonel bir eğitim aldığını tartışabiliriz.

Türkiye’de futbol kulüplerinin 12 yaşa kadar cinsiyet ayırımı yapmaksızın futbol eğitimi vermesi gerekiyor. Her profesyonel futbol kulübünün hem büyükler hem de her yaş grubunda kız çocukları için takımlar kurması, futbol eğitimi vermesi ve üniversite kulüplerinde kadın futbolunun yer alması desteklenmelidir.

"FUTBOL ERKEK SPORUDUR" SLOGANI KADINLARI UZAKLAŞTIRDI

2019 Kadınlar Dünya Kupası da futbolcuların eşit ücret talebiyle gündeme geldi. Siz futbolda cinsiyet eşitsizliği tartışmasını nasıl yorumluyorsunuz? Bu eşitsizliğin nedeni ne?
Kadın haklarını ilk oluşturan ülkelerden olan Türkiye, kadınlara kanunlarla vermiş olduğu haklara, fiili durumlarda işlerlik kazandıramamıştır. Türkiye’de kadınların etkin olarak toplumda yer alması Cumhuriyet dönemi ile başlamasına karşın, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına bağlı olarak, "kadın sporu" ve "erkek sporu" gibi ayrımların yapılması kadınların sporda geri kalmasına neden olmuştur. Günümüzde kadınların futbola olan ilgisinin artmasına karşın, "Futbol erkek sporudur" sloganı Türkiye’de kadınları bu alandan uzaklaştırarak futbolun sadece erkeklere ait bir spor dalı olarak görülmesine neden olmuştur. Bu yanlış değerlendirme ve yaklaşımlar, Türkiye’de kadın futbolunun ve futbolun içinde yer alabilecek kadın futbolcu, kadın seyirci, kadın yönetici, kadın hakem ve kadın antrenörlerin sayısının istenilen noktaya ulaşmasına engel olmuştur.

RAKAMLAR EŞİTSİZLİĞİ ORTAYA KOYUYOR

Kadın ve erkek futbolcuların ücretleri arasında büyük bir uçurum var. Türkiye’de kadın futbolunda en yüksek ücreti yabancı futbolcular alıyor. Onlar da en fazla 1000-1200 dolar arasında bir ücret alıyorlar. Türk futbolcular ise, 1500-5000 TL arasında maaş alıyor. Hem dünyada hem de Türkiye’de cinsiyet temelli eşitlik için önlemler alınıp, çalışmalar yapılmalı ve sonuç alınana kadar takip edilmeli.

Size 2017-2018 Futbol Sezonunun Kadın Futbol istatistiklerini vermek istiyorum:

  • Kadın Futbolcu Sayısı: 6364
  • Kadın Futbolcuların Erkeklere Oranı: %10,45
  • Okul Lisanslı Kız Futbolcu Sayısı: 33.849
  • Kadın Futbol Kulüpleri Sayısı: 143
  • Birinci Lig Takım Sayısı: 10
  • İkinci Lig Takım Sayısı: 16
  • Üçüncü Lig Takım Sayısı: 98
  • Kadın Futbol Kulübü Bulunan İl Sayısı: 54
  • Kadın Antrenör Sayısı: 220 (Genele oranı %1.26)
  • Üst Düzey Kadın Hakem Sayısı: 22
  • Dünya Sıralamasındaki Yerimiz: 61

Rakamlar eşitlik bağlamında baktığımızda hiç de iç açıcı değil.

Peki, bu eşitsizliğin çözümü nasıl mümkün?

Kadın futbolunun gelişimi ve felsefesinin tüm Türkiye’de tanınması ve anlaşılması daha çok sağlanmalıdır. Her şeyde olması gerektiği gibi, futbolda da cinsiyet açısından fırsat eşitliği yaratılmalıdır. Okullarda kızların futbolun içinde daha aktif olarak bulunması sağlanmalı ve okullar arası yarışmalara daha çok sayıda katılımları gerçekleştirilmelidir.

KADIN FUTBOLU TÜRKİYE'DE YERİNDE SAYIYOR

UEFA’nın 2017 yılında yayımladığı bir rapora göre, Türkiye’de kadınların en fazla katılım sağladığı spor voleybol; Almanya, Fransa gibi pek çok ülkede ise futbol. Türkiye’de kadın futbolu neden bu ülkelerin gerisinde?
Kadın futbolunun pek çok sorunu var. Birinci sorunu yönetim ve vizyondaki boşluk. Türkiye Futbol Federasyonu’nda kadın futbolunun bir vizyonu ve buna yönelik bir programı yok. Bunun için alınan kararlar spontane ve anı kurtarmaya yönelik oluyor.

Bütünleşik bakılmadığı için bir tarafta düzeltici kararlar alınırken, diğer taraf da bozulabiliyor. Kadın futbolu Federasyon yapısı içinde hep başka bir grubun içine; futsala, plaj futboluna, Akademi Liglerine eklenerek var olmaya çalışıyor. Yönetim Kurulundan gerekli desteği alamadıkları gibi, kadın futbolunu yönetme görevi verilenler de kadın futbolunu benimsemiyorlar.

Avrupa’da kadın futbolu UEFA’nın odaklanması ile çığ gibi büyüyor. Türk kızları da bunun farkında ve alttan büyük bir dalga geliyor. Federasyon bunu yönetemediği için çözüm de geride kalıyor. İlk olarak yönetimden başlamak, kadın futbolunun ayrı bir bölüm halinde ve Gelişim Liglerinden bağımsız yapılandırmak gerekiyor.

A milli takımımız şu ana kadar hiçbir uluslararası şampiyonaların finallerine katılamadı. Hatta 2019 Dünya Kupası elemelerine bile gidemedik. Elemelere katılmak için yapılan elemelerde Faroe Adaları’na elendik. Türkiye’deki uluslararası en büyük başarı kulüpler bazında elde edildi. 2013 yılında UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde Konak Belediyespor son 16 takım arasına kaldı.

Kadın futbolu medyada nasıl yer alıyor sizce?
Hızla gelişim gösteren bir ivme olsa da dünya ve Avrupa’ya oranla maalesef ülkemizde kadın futbolu için yapılan proje ve yatırımlar, hem TFF hem kulüpler hem de medya tarafından çok geride bırakılmış durumda.

TRT Spor şu an oynanan Kadınlar Dünya Kupası maçlarını her gün canlı yayınlıyor ancak tek bir kadın yorumcu ya da ülkemiz kadın futbolunda yer alan herhangi biri yok.

"FEDERASYON KADINLARA ‘KENARDA KÖŞEDE OYNAYIN’ DER GİBİ"

Türkiye’de kadın futbolu denince akla ilk gelen isim sizsiniz. Futbolun her kademesinde yer alan biri olarak kadınların spor camiasında yaşadığı zorlukları nasıl tanımlarsınız?
Sadece ülkemizde değil, maalesef tüm dünya ve Avrupa’da futbolun hâlâ erkek oyunu olduğunu düşünen kesimler var. Bununla birlikte kadın futbolu hızlı bir ivme ile gelişim gösteriyor. İspanya’da geçtiğimiz aylarda oynanan Atletico Madrid-Barcelona kadın futbol maçını 60 bin biletli seyirci tribünde takip etti. Yine geçtiğimiz ay İtalya Ligi’nde Juventus- Torino maçını 40 bin seyirci tribünde izledi.

Yaşanan en büyük zorluk, TFF’nin kadın futbolu için yapılandırdığı özel bir birimi yok, kadın futbolu ile ilgilenecek doğrudan bir yöneticisi de yok. Federasyonun bu güne kadar Gelişim Ligleri departmanı içinde yer verdiği, “kenarda köşede oynayın der” gibisinden bir bakış açısı sergilediğini görüyoruz. Umarım Federasyonun yeni başkan ve yöneticileri bu sorunlarını öncelikli olarak çözer.

YAYINCI KURULUŞ YOK, İSİM HAKKI YOK, SPONSOR YOK…

Kadın futbolunun yayıncı kuruluşu yok. Kadınlar Ligi’nin isim hakkı ve sponsoru da yok. 

Türkiye’de kadın sporunun erkek sporuna paralel bir şekilde gelişiminin sağlanması için öncelikle spor kültürünün topluma yayılması gerekiyor. Sporu temel eğitimin vazgeçilmez bir parçası haline getirmek, spor yapmanın her Türk vatandaşının Anayasal bir hakkı olduğunu vurgulamak ve en önemlisi de erkekler için yapılan her türlü spor aktivitesi, organizasyonu, etkinliğini ve yatırımını kadınlar için de yapmak gerekiyor. Devlet, spor yapmak isteyen vatandaşlarına tüm olanaklarını sağlamalı, sağlıklı kuşakların yetişmesi için onları desteklemeli ve sporda cinsiyet açısından fırsat eşitliği yaratmalı.

"KADINLAR İSTEDİĞİ HER DALDA SPOR YAPABİLMELİ"

Futbola ilgi duyan genç kadınlara bir mesajınız var mı? Sizce neden spora özel olarak futbola yönelsinler?
Gerek bireysel gerek takım halinde yapılan tüm sporlar evrenseldir ve herkese aittir. Kadınlar da arzu ettiği her dalda spor yapabilmeli. Bu durum; o kişinin kendi özgür iradesi, beğenisi ve arzusuyla ilgili olmalı. Spor dinamik, diğer insanlarla iletişim kurmaya açık bir alandır ve insanın gelecekteki yaşamı için örgütsel bir değere sahiptir. Sporla insan, bireysel ve toplumsal deneyim kazanır, toplumsal öğrenme ve birlikteliğin yanı sıra insanın seçme özgürlüğüne, bağımsızlığını kazanmasına katkıda bulunur.

LALE ORTA KİMDİR?

1986 yılında Marmara Üniversitesi (M.Ü.) İşletme Bölümünden mezun olan Lale Orta, şu an Okan Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanıdır.

1993 yılında M.Ü Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulunda; Spor Yönetimi üzerine Yüksek Lisans eğitimini tamamlayan Orta’nın tez konusu Türk Spor Teşkilatı İçinde Futbol Hakemliği Statüsü’dür. Orta, 2000’de ise M.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalında Spor Yönetimi üzerine doktora eğitimini tamamladı. Dünyada ve Türkiye’de Futbol Organizasyonları üzerine Analitik Bir Yaklaşım tezi ile ilk kadın futbol doktoru oldu.

2015 yılında Yönetim ve Strateji Doçenti olan Orta, alanında birçok ödülün de sahibidir.

1976-1989 yılları arasında Türkiye’nin ilk kadın futbol takımı olan Dostlukspor’da kaleci ve kaptan olarak görev alan Lale Orta, Futbol Federasyonunun açtığı kurslarla Türkiye’nin profesyonel liglerinde antrenörlük ve teknik direktörlük yapabilecek diplomaya sahip ilk kadın futbol antrenörü oldu.

Bunların yanı sıra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün spor okullarında ve İstanbul Bölge Karmasında Futbol Antrenörü olarak görev yaptı. Ayrıca Türkiye liglerinde (Orhan Ayhan’la birlikte) maç anlatan İlk Kadın Futbol Spikeri oldu.

Türkiye Süper Ligi’nde görev yapan ilk kadın hakem olan, aynı zamanda Türkiye’nin FIFA kokartlı ilk kadın hakemi olan Lale Orta, 1986-2005 yılları arasında hakemlik yaptı. Profesyonel ve amatör olarak1500’ün üzerinde maç yönetti. Avrupa ülkeleri arasında ise en üst düzey Profesyonel Erkekler Liginde görev yapan ilk kadın hakemdir.

1995 yılında, dünyada ilk kez FIFA hakem listesine (27 ülkeden 54 kadın hakemle birlikte) giren İlk Türk Kadın Hakem oldu. 11 yıl uluslararası hakemlik yaptı. 2003 yılında da UEFA tarafından Avrupa kıtasından seçilen 17 hakem arasına seçilerek First Class listesine alındı.

21 Mayıs 2005’te Almanya’nın Postdam şehrinde Postdam- Djugarden/Alvsjö takımları arasında oynanan UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi Final maçını yönetti. TFF’nin ilk kadın Merkez Hakem Kurulu üyesidir. Türkiye’nin ilk kadın UEFA gözlemcisi ve delegesidir.

Aynı zamanda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi üyesi de olan Orta, "Bayanlar Komisyonu"nda Ücretsiz Spor Okulları projesinde aktif çalışmalar yaptı.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından 5 kıtada; kadınların spora katılımları konusunda öncülük eden ve örnek olan kişi ve kurumlara verilen Kadın ve Spor 2002 Avrupa Kıtası Büyük Ödülü'nü kazandı.

ÖNCEKİ HABER

Evrensel’e yine ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ davası açıldı

SONRAKİ HABER

KESK, 15 Temmuz darbe girişimin 3. yılında acil demokrasi çağrısı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa