24 Haziran 2019 17:38

Fatih Polat, Gezi davasını yazdı: Kavala burada Soros nerede?

Gezi Parkı davasının ilk duruşması bugün Silivri'de görülmeye başlandı. Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, duruşmaya dair izlenimlerini yazdı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Fatih POLAT

‘Anlaşılmıştır’, ‘değerlendirilmiştir’ yüklemleriyle birbirine bağlanan delillendirilmemiş iddia yığınından oluşan 657 sayfalık iddianameye dayalı ‘ikinci nesil’ Gezi davasının ilk duruşması. Silivri Cezaevi kampüsündeki duruşma salonunda, 30 Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin yönettiği duruşma, salonun mimarisinden itibaren insana çok şey söylüyor. Yargılananlara üç avukat sınırlaması getirilmiş durumda ve duruşmanın ilk başında bu nedenle çok sayıda avukat izleyici bölümünde. Biz gazeteciler de kapının girişinde basın için ayrılan çok küçük bir bölümdeyiz. Burası mahkeme heyetini ve yargılananları ancak dürbünle görebileceğiniz bir nokta. Konuşmaların ekrana yansıtılıyor olması bizim işimiz için çok bir şey ifade etmiyor. Çünkü gazetecilerin yargılananları, mahkeme heyetini ve tüm salonu iyi bir açıdan görebilmeleri davaya bütünlüklü olarak nüfuz edebilmeleri için gerekli. Salonda heyete ve yargılananlara yakın olan ve bomboş haldeki yan bölümlere geçme talebimizi salonda görev yapan güvenlik görevlilerine iletiyoruz. Aldığımız yanıt, ‘O bölüme müştekiler ve yakınları, bu davadan zarar gören 900 küsur kişi gelecek. Bize verilen talimat böyle oluyor.’ Biraz daha ısrar edince bize mahkeme başkanının yazısını göstererek, ‘5 yabancı 20 yerli gazeteci sınırlaması var’ deniyor. Yani daha fazla konuşursanız bir kısmınız da dışarı çıkmak durumunda kalabilirsiniz.

Neyse ki mahkeme heyeti geldikten sonra, milletvekillerinin de yardımı ile heyetle kurulan bağ sonrası gazeteciler olarak ‘müştekilere’ ayrıldığı iddia edilen ancak önemli oranda boş kalan yan bölüme geçiyoruz. Saat 10.40 civarı duruşma, mahkeme başkanının, izleyicileri ‘slogan atmamaları’ uyarısı ile başlıyor. Ve mahkeme başkanı iddianameyi zaman tasarrufu amacıyla özet aktarmayı düşündüklerini belirttikten sonra, 657 sayfalık iddianameyi aşağı yukarı 3 cümle ile özetliyor. Öğleden önceki ilk bölümde 20 aydır tutuklu olan Osman Kavala ile 220 gündür cezaevinde olan Yiğit Aksakal ilk kez mahkeme önüne çıkmış oldular ve izleyenlerin, avukatların alkışlarıyla karşılandılar.

"O ZAMAN SOROS NEDEN ŞÜPHELİ BİLE DEĞİL?"

İkisi de son derece özgüvenli savunmalar yaptılar ve yer yer de esprili, ironik bir dil kullandılar. Kavala’nın iddianamedeki Gezi’yi finanse ettiği iddiasının hiçbir somut delile dayanmadığı döne döne anlattıktan sonra, “Madem ki Soros’tan talimat alarak tüm bunları yapmışım, Gezi’yi finanse etmişim o zaman Soros’un bu davanın şüphelisi dahi olmaması bir garip değil mi?” diye sorması, salonda gülüşmelere neden oldu. Kavala böylelikle adliye muhabirlerine başlık da vermiş oldu. Yiğit Aksakoğlu ise, Gezi’ye dair tek bir tweetinin dahi bulunmadığını belirtirken sonra, “Gezi’ye gidip geldim ama tek bir gece bile Gezi’de yatmadım. 220 gündür Gezi’yi örgütleme suçlamasıyla cezaevinde yatacağımı bilseydim bir gün olsun Gezi’de yatardım” dedi. Bu da salonda gülüşmelere neden oldu. Bu savunma ve gülüşmeleri, bu davada yargılananlarla, davayı izlemeye gelenlerin, bu davanın trajikomikliğine ortak biçimde not düşmeleri olarak da okumak mümkün.

AKSAKOĞLU: AKP’Lİ BELEDİYELERE HİBE SAĞLADIM

Aksakoğlu’nun savunmasındaki en çarpıcı bölüm ise, sivil toplum alanında çalışan bir uzman olarak yabancı vakıflardan AKP’li Beyoğlu Belediyesi başka olmak üzere birçok belediyeye, sosyal faaliyetlerini desteklemek için ciddi miktarlarda hibe sağladığını açıkladığı bölümdü. Hiçbir delile dayandırılmayan suçlamalarla iddianamede bulunan Aksakoğlu’nun AKP’li belediyelere sağladığı bu ciddi finansman desteklerinin bu iddianame tek bir satır dahi yer almadığını not düşelim.

Yiğit Aksakoğlu’nun şu cümlesi de bu davanın nasıl bir siyasi kurmaca olduğunun somut göstergelerinden biridir: “Belediye Başkanı Fatma Şahin ile bizzat görüştüm. Fatma Şahin bu davada 7 numaralı mağdurdur.”

YAPICI: BENİM DURUMUM DA İSTANBUL SEÇİMİ GİBİ

Öğleden sonraki bölümde savunmasını yapan Mücella Yapıcı ise, bilinen şakacı üslubuyla salonu kırıp geçirdi. Aslında yargılanması gerekenin Gezi’de insanların ölümünden sorumlu olanlar olması gerektiğini belirten Yapıcı, ‘İnsanların sahip oldukları hakları savunmaları suç olamaz’ cümlesi ile Gezi sürecindeki eylemleri demokratik bir hak olarak savundu.

Bol esprili ve açık eleştirili bir savunma yapan Mücella Yapıcı’nın savunmasından iki not şöyle:

- “Ben şakacı bir kadınım sevgili yargıç. Benim yaptığım şakalar dair kayıtlar bu iddianamede bu kadar ciddiye alınmış. Ben bu gayri ciddilik için sizlerden özür diliyorum.”

- "Benim Gezi’de ikinci kez yargılanmam da İstanbul seçimlerine benzedi. Olmadı bir daha.” 

Davanın tutuksuz sanıklarından Çiğdem Mater ise, bu iddianamenin hayatın bir filmden daha kurmaca olabileceğinin gösterdiğini söyledi.

Peki yarınki bölümden sonra verilecek ara kararda tutuklu sanıklar tahliye edilir mi? Bunu birçok avukata sordum. Yiğit Aksakoğlu’nun tahliye edilme ihtimali neredeyse ortak bir beklenti olarak dile getirilirken, Kavala için ‘Uzun süredir tutuklu, o da tahliye edilebilir’ diyen de var, ‘Bu dava Kavala üzerine kurulu olduğu için, onun hakkında ilk duruşmada tahliye çıkacağını sanmıyorum’ diyen de. Tamamen siyasi bir dava ile karşı karşı olduğumuz için yorumların, içinden geçtiğimiz siyasi ortamla bağlantılı olarak dile getirilmesi de kaçınılmaz oluyor. Bu nedenle neredeyse konuştuğum hiçbir avukat sadece hukuki bağlamlar üzerinden yorum yapamıyor. 2013 yılında Gezi sonrasında Gülen Cemaati’ne bağlı yargı mensuplarınca başlatılan soruşturmada elde edilen usulsüz delillerin bu ikinci nesil Gezi iddianamesinin ana omurgasını oluşturduğunu bir kez daha hatırlatalım. Ve bugün bu davada savunma yapanların da söylediği gibi, o yargı mensuplarının bazıları bugün firari, bazıları da Silivri’de.

Yani ağır bir siyasi trajedi davası bu aynı zamanda.

ÖNCEKİ HABER

Senforock Orkestrası konser verdi: En büyük rock korusuyla şarkı söyledik

SONRAKİ HABER

TBMM’de 7 bin 439 soru yanıtsız bırakıldı, araştırma önergeleri kabul edilmedi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa