12 Haziran 2019 04:13
Son Güncellenme Tarihi: 12 Haziran 2019 14:21

Mülteci çocuk işçiler tatil yerine atölyeye gidiyor

Adana'da, yaşamak için küçük bedenleriyle büyük bir yükü omuzlayan mülteci çocuklarla görüştük.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Volkan PEKAL
Adana

Adana'dayız. Mülteci çocuklarla görüşüyoruz. Geleceklerine ilişkin hayal kursalar da asıl olarak bugünü düşünüyorlar. Daha doğrusu düşünmek zorundalar. Zira yaşamak için küçük bedenleriyle büyük bir yükü omuzluyorlar.

Suriyeli mülteci bir ailenin 13 yaşındaki çocuğu M., okulda dersler biter bitmez soluğu saya atölyesinde almış. En büyük hayali futbolcu olmak olan Muhammed, ne arkadaşlarıyla top oynayabiliyor ne de bir tatil planı var; nefesini dar bir atölyede solüsyon kokusu içerisinde büyük ayakkabı firmalarına ayakkabı üretmek için harcıyor. M’nin tek amacı ailesini geçindirmek. İlerde ne yapmak istediğini sorduğumuz M. “Para alacağım, futbol kulübüne gideceğim” diyor.

EVİ İKİ BÜYÜK KARDEŞİYLE GEÇİNDİRİYOR

M’nin bir başka hayali de diş doktoru olmak. Bunu başarmak için çok çalıştığını söyleyen M. boş zamanlarında işe gitmek zorunda olduğu için bu hayaline arkadaşlarına göre daha uzak. Karneyi almayı heyecanla beklediğini söyleyen M., hafta sonları da çalışmasına rağmen notlarını iyi beklediğini söylüyor. M. çalışıyor olmasının yanında başka zorluklar da yaşıyor. Bu yıla kadar Suriyeli öğrencilerin Suriye müfredatına uygun eğitim aldıkları Geçici Eğitim Merkez’inde eğitim görmüş. Geçici Eğitim Merkezleri’nin kademeli olarak kapatılması ile önümüzdeki yıl Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı devlet okuluna başlayacak. Bu konuda endişeleri olan M., “Bazı günler benim için zor geçecek. Benim için daha zor olurdu. Çünkü Arapça öğretmeni anlıyoruz. Türkçe de anlıyorum ama bazı kelimeleri anlamıyorum” diyor. M.’nin anlattığına göre kendisi dışında okulu bırakan 17 ve 19 yaşlarında iki büyük kardeşi de evin geçimi için çalışıyor.

SAVAŞ, OKUL HAYATINI BİTİRDİ

15 yaşındaki Y. de aynı yerde çalışıyor. Savaş olmasa bugün okula gidiyor olacağını anlatan Y.’nin okul hayatı Halep sokaklarına bombaların başladığı günlerde okulun kapanmasıyla bir daha açılmamak üzere bitmiş. “Gelmek istemiyordum ama evlere bombalar düşmeye başladı. Dedem öldü, dayım öldü. Mecbur geldik” diyor. Halep’ten El Bab’a geçince okul olmadığı için orada çalışmaya başlayan Y., orada da çatışmalar başlayınca akrabalarının olduğu Adana’ya geldiklerini ve 3 yıldır bir akrabası aracılığı ile başladığı saya işçiliği yaptığını anlatıyor.

"BAKTIM PARAMIZ AZ, İŞE BAŞLADIM"

Suriye’de 4’üncü sınıfa kadar okuyan Y., Türkiye'de yaşamını düzene sokmaya çalışan mülteci bir ailenin en büyük çocuğu olmanın kuralıymış gibi çalışmak zorunda. Y. küçük kardeşi okula gidebilsin diye çalışıyor. Babası bir lokantada çalışan Y., 3 yıl önce okul yerine işe başlamasını “Baktım babam bir çalışıyor, bir çalışmıyor. Bazen iş oluyor, bazen olmuyor. Fazla paramız yoktu. Babama yardımcı oldum” diye anlatıyor.

"ÇALIŞMAK YERİNE OYNAMAK İSTERDİM"

Adana’da pazar yerinde dayısının tezgahında çörek satan A. da okula devam ederken yazları çalışıyor. Günlük 50 lira kazanıyor. Aldığı parayı annesine verdiğini anlatan A., annesinin parayı daha sonra kendisi için harcadığını söylüyor. Tatillerde çalışan A., çalışmak yerine arkadaşları ile oynamak, daha fazla bilgi almak istediğini söylüyor.

"14-17 YAŞ ARASI 10 MÜLTECİ ÇOCUKTAN 9’U OKULA DEVAM ETMİYOR"

Çocuk işçilik oranı, ucuz iş gücü olarak görülen mülteciler içerisinde oldukça yüksek. Prof. Dr. Adnan Gümüş’ün Mart ayında gerçekleşen TMMOB Adana Kent Sorunları Sempozyumu’nda sunduğu bildiride yer alan bilgilere göre çocuklarda yaş büyüdükçe okuldan kopup çalışma yaşamına katılma oranı artıyor.

12-14 yaş arası mülteci çocukların yüzde 6.8’i, 15-17 yaş arası mülteci çocukların 24.3’ü ya çalışıyor ya da en az bir kez çalışmış. Aynı bildiride yer alan bilgilere göre 6-9 yaş arası mülteci çocukların yüzde 60.9’u, 10-13 yaş arası mülteci çocukların yüzde 68.98’i, 14-17 yaş arası mülteci çocukların yüzde 90.65’i okula devam etmiyor.

YOKSULLUK VE DİL BARİYERİ

Mültecilere destek veren bir dernekte çocukların okullaşmasına yönelik çalışan Seda Yüce çocukların çalıştırılmasının temel nedeninin yoksulluk olduğunu dile getirdi. Özellikle mevsimlik tarım işçilerinin barındığı çadır alanlarının okulun yerleşim yerine uzak olmasının önemli bir sorun olduğunu belirten Yüce, “İkinci büyük sorun da dil bariyeri ve okullarda yaşanan akran zorbalığı” dedi.

Çocuk işçilik denince ihmal edilen ev içi işlere de dikkat çeken Yüce, “Çadırlarda ve evlerde kardeş bakımı ve ev işleri çocuklar evde bırakıldığına sık rastlıyoruz. Ebeveynler tarafından özellikle kız çocukları çocuk bakımı için eğitim hakkından yoksun bırakılabiliyor” dedi.

ÖNCEKİ HABER

4 işçinin can verdiği yangın için neden gizlilik kararı getirildi?

SONRAKİ HABER

Dünya basını 23 Haziran’ı “Erdoğan’ın yenilgisi” olarak yorumladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa