ERG'den mevsimlik çocuk işçiler araştırması

Fotoğraf: DHA

ERG'den mevsimlik çocuk işçiler araştırması

Eğitimde Reform Girişimi'nden Umay Aktaş Salman'ın, Adana’da mevsimlik çocuk işçilere dair hazırladığı rapor: Veriler yetersiz, hikayeler gerçek

2018 yılını Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı ilan eden Türkiye’de, çocuk işçiliği kronik sorunlardan biri. Eğitimde Reform Girişimi (ERG) Araştırmacısı Umay Aktaş Salman, Adana’da mevsimlik gezici tarım işçilerinin yaşadıkları yedi çadır yerleşimini dolaştı ve çocuk işçilere dair gözlemlerini raporlaştırdı.

Genellikle yol ve su kanallarının kenarlarına kurulmuş naylon, bez çadırlardan oluşan çadır yerleşimlerinin bulunduğu yerlerde notlar tutan Salman, “Ortak nokta yoksulluk, eğitimsizlik, beslenme ve sağlık sorunları. Çadırlarda okula giden çocuklar da var, çoktan eğitimden kopmuş olanlar da” diyor.

ÇOCUK İŞÇİ GERÇEĞİNE SURİYELİLER DE EKLENDİ

Seyhan ilçesine bağlı Köylüoğlu Mahallesi’ndeki çadırlara dair Salman’ın tuttuğu notlar şu şekilde: “Çocuklar için okumak adeta vicdan azabı. S. T.  ‘Annem çalışıyor, yaşlı kadın. Biz oturmuşuz olur mu? Benimle birlikte 10 kişiyiz. Hangi birimiz okula gidecek? Sabahları bayat ekmek yiyorduk, nasıl okuyacağız? Okulu bıraktıktan sonra ben de tarlada çalışmaya başladım. Biber patlıcan toplamaya, marul kazmaya giderdim. Sabahtan akşama kadar güneşin alnında çalışıyorduk. Kolay mı? Tarladan gelince de ev işlerini yapıyordum’ diyor.

Seyhan ilçesine bağlı Mürseloğlu’da da Suriyeli ve Türkiyeli ailelerle konuşan Salman çocuk işçi Z. A’nın görüşlerini şöyle aktarıyor: “Kız olduğum için okutmadılar. Bazen tarlada çalışmaya gidiyor, tarlaya gitmediği zaman ise çadırda ev işlerini yapıyorum. Beş küçük kardeşim ve annem Maraş’ta. Kardeşlerim okuyor. Ağabeyim, 15 yaşındaki kardeşim, babam ve ben Adana’da aileyi geçindirmeye çalışıyoruz.“

12 yaşında Suriyeli bir çocuk işçi ile de görüşen Salman gözlemlerini şöyle aktarıyor: “Yaşları büyük olduğu için okula almamışlar. Fıstıktan karpuza, susama kadar pek çok üründe çalışıyorlar. Küçük bedenin kaldıramayacağı kadar ağır iş yapıyorlar. Haftanın altı günü, günde 10 saat çalışıyorlar. Günlük yevmiye ise 49 TL. En büyük istekleri Suriye’ye dönüp okula gitmek.”

Karataş’a bağlı Çavuşlu’da neredeyse çadırların tamamı Suriyelilerden oluşuyor. Salman gözlemlerini “Çadır kentte karşılaştığımız hiçbir çocuk okula gitmiyor. Bir anne oğlunun ayakkabısız çıplak ayaklarını, yırtılmış kıyafetlerini gösteriyor: ‘Böyle nasıl göndereyim, çocuklar dalga geçiyor. Utanıyor oğlum.’ Suriyeli çocuklar, ‘İstemiyorlar bizi, kavga oluyor, korkuyoruz” cümleleriyle dile getiriyor.

OLMASI GEREKEN GELİŞİMSEL KAPASİTE YOK

Çocukların psikolojileri üzerine uzman görüşleri de raporuna alan Salman, “Mesela 8 yaşında bir çocuk 6 yaşında bir çocuğun gelişimsel kapasitesine sahip olabiliyor. Çocukların psikolojik ve fizyolojik hazır bulunuşlukları yok” diyor.

Salman, mevsimlik çocuk işçiliğine dair Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Eylem Planı olduğunu ama bakanlığa yazılı başvuru olduğu halde güncel bilgileri alamadıklarını kaydediyor. Salman, aynı şekilde Millî Eğitim Bakanlığının da, “Mevsimlik Tarım İşçisi Aileler ile Göçer ve Yarı Göçer Ailelerin Çocuklarının Eğitime Erişimi” genelgesi olduğunu ama yapılan çalışmalara dair bilgi alamadıklarını belirtiyor.

Salman tarımda çocuk işçiliğine dair denetim ve izleme mekanizmalarının sorgulanmasını dile getirirken veriye dayalı politikalar geliştirilmesine dikkat çekiyor.

“Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı ilan edilen 2018 biterken, çadırlarda çocuklar savcı, doktor, avukat ve öğretmen olmak hayaline dikkat çeken” Salman “Bunu gerçeğe dönüştürmelerinin yolu temel hakları olan eğitimden geçiyor” diyor. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net