09 Haziran 2019 13:24

Ressam İbrahim Balaban yaşamını yitirdi

Usta ressam İbrahim Balaban 98 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Fotoğraf: Kadir İncesu

Paylaş

Türkiye’nin en önemli ressamlarından kabul edilen İbrahim Balaban, 98 yaşında yaşamını yitirdi. Bir süredir hastanede tedavi gören Balaban'ın çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği belirtildi. İbrahim Balaban resim yapmaya 16 yaşında Bursa Cezaevinde Nâzım Hikmet'in öğrencisi olarak başlamış Türkiye'nin önde gelen ressamlarından olmuştu.

Balaban’ın yaşamını yitirmesinin ardından sanatçı ve yazar dostları Evrensel'e açıklamalarda bulundu. Balaban’ın resim tarihimiz açısından önemine dikkat çeken Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner, Ressam İbrahim Çiftçioğlu ve Orhan Kemal’in Oğlu Işık Öğütçü usta ressamın sanatı ve duruşuyla unutulmazlar arasında yer alacağını söyledi.

"EN RENKLİ RESSAMLARIMIZDANDIR"

TYS Genel Başkanı Adnan Özyalçıner: Balaban, çağdaş resmimizin en renkli ressamlarındandır. Doğanın binbir rengiyle işlediği tablolarında doğayla insanı iç içe verirken yaşamı doğayla olan bütün ilişkileriyle; özellikle köy, köylü yaşamından kaynaklanan bütün o çelişkileri yansıtmıştır. Doğadan kaynaklanan inanılmaz bir renk zenginliği içindedir onun tabloları. Balaban’ı yitirmiş olmamız üzüntü verici olsa da doğayı, doğanın renklerini bize kazandırmış olmasıyla yaşayacaktır o. 

Ressam İbrahim Çiftçioğlu: Balaban’ın çok bilinen bir isim olmasına karşın Türkiyeli aydınların, plastik sanatlar ortamının, sanat tarihçilerinin iyi niyetin ötesine geçmeyen yazılarının haricinde yeteri kadar değerlendirmesinin yapılmadığını düşünüyorum. Balaban bu toprakların çocuğudur ve çok özgün bir ressamıdır. Batı etkisinde kalmamıştır, yaşadığı toprakların çağına tanıklık ederek resmetmiştir. Halkının yaşam biçiminden, toplumsal çelişkilerden, kendi yaşamından temalar seçmiştir. Bunları bir efsane gibi anlatmıştır ama bir o kadar da gerçekçidir. Türk resminin büyülü gerçekçi resmini yapmıştır. Unutmamız mümkün değil.

"UNUTULMAZLAR ARASINDA YER ALACAKTIR"

Orhan Kemal’in Oğlu Işık Öğütçü: İbrahim Balaban’ın vefatından dolayı çok üzgünüm. Cihangir’de komşumuzdu. Zaman zaman sohbet eder, hapishane anılarını konuşurduk. Nâzım Hikmet’in onunla ilgilendiğini ve resimdeki yeteneğini ortaya çıkardığını anlatırdı. Orhan Kemal’in 2 Haziran’daki bir anma gününde gelip konuşma yaptığını, nasıl tanıştıklarını anlatmıştı. Orhan Kemal Müzesi’nde bulunan Abdülkadir Kemali Öğütçü’nün Nâzım Hikmet tarafından yapılan yağlıboya resminin imzası olmadığını görünce, Nâzım Hikmet’in resimlere sakıncası olduğu için imza atmadığını, istersem Nâzım imzasını atacağını, pek çok resmine de attığını söylemişti.

Müzemizde Balaban’ın iki karakalem çalışması babamın odasında duruyor. Artık onlar da ölümsüz olarak müzede yer alacak. Gerçekten çok üzüldüm. Nâzım Hikmet’le Bursa Cezaevi’nde birlikte olan resmimizin devrimci sanatçısı bundan böyle eserlerinin büyüklüğü ve ölümsüzlüğü ile Türk resim sanatının unutulmazları arasında yer alacaktır. Onların açtığı aydınlanma yolunda yeni sanatçılar yol alacaklardır.

BALABAN'IN VEFATINI NAZIM ALPMAN SOSYAL MEDYADAN DUYURDU

Balaban'ın hayatını kaybettiğini Gazeteci Nazım Alpman sosyal medya hesaplarından duyurdu.

Alpman, “BALABAN’I KAYBETTİK. Yaşayan En Büyük Ressamımız İBRAHIM BALABAN bu sabah tedavi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybetti. Cenaze töreni (büyük bir ihtimalle) 11 Haziran 2019 salı günü yapılacaktır. Ayrıntılı bilgi gün içinde yapılacaktır. Görkemli bir hayat yaşadı. Ustası Nazım Hikmet gibi Haziran’ın ilk yarısında veda etti” paylaşımı yaptı.

İBRAHİM BALABAN KİMDİR?

İbrahim Balaban 1921'de Bursa - Seçköy, Osmangazi'de dünyaya geldi. Doğduğu köyün 3 yıllık okulunda eğitim gördü. 1937 yılının son günlerinde, henüz 16 yaşındayken cezaevine girdi. Balaban, Bursa Cezaevi'nde kendisinden 20 yaş büyük olan Nâzım Hikmet'la tanıştı. Onun desteği ve ilgisi sayesinde resim yeteneği ortaya çıktı ve gelişti. İbrahim Balaban cezaevinde resmin yanı sıra felsefe, sosyoloji, ekonomi-politik konularında pratik bilgiler edindi. Ressam, yedi yıl süren Nâzım Hikmet'li günlerini ileriki yıllarda yazdığı Şair Baba ve Damdakiler kitabında anlatmıştır.

Balaban, “Sanat yaşantının izdüşümüdür. Konu bir özdür, her öz kendi kabuğunu yapar. (Yani sanatsal biçimini oluşturur.) “ kuramını ortaya koymuş ve sanatını bu kuram üzerine oturmuştur. İlk sergisini 1953'te İstanbul’da, Fransız Kültür Merkezi'nde açtı. Sonraki yıllarda hem Türkiye'de, hem de yurtdışında pek çok sergi açtı. 1961'de Yeni Dal Grubu sergisindeki bir tablosundan dolayı yargılandı, ancak aklandı. Yine 1968'de Gazi Dergisi'nde basılan bir tablosundan dolayı yargılandı; ondan da aklandı. 1969’da Adana’da sergilediği resimleri saldırıya uğradı.

Bugüne kadar iki binden fazla tablo ve bunun birkaç katı desen üretti; kendisi aynı zamanda yazar olup, yayınlanmış 11 adet kitabı bulunmaktadır. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri 12 Haziran’da verilecek

SONRAKİ HABER

Darıca'da bulunan VİP Giyim'in patronu, sendikal faaliyet yürüten işçiyi işten attı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa