02 Haziran 2019 05:02

AKP'nin seçim çalışmasından örnekler: İftira, yalan, din istismarı

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinde bir araya geldiğimiz kadınlarla seçimi konuştuk.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Gizem ÖRNEK
İstanbul

İptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimi için tarih yaklaşırken tartışmalar da yoğunlaşıyor. Seçimde AKP’nin küskün seçmeninin tepkisinin ve vatandaşların YSK kararına ilişkin değerlendirmelerinin sandıkta belirleyici olacağı düşünülüyor. Bir yandan da 31 Mart’taki seçimlerde oy tercihinde etkili olduğu düşünülen ekonomik krizin yansımalarının bu seçime nasıl etki edeceğine ilişkin tartışmalar sürüyor. Biz de tüm bunları Pendik’in Esenyalı Mahallesi’nde bir araya geldiğimiz kadınlarla konuştuk.

İKİCİ EL KIYAFETLERE YETİŞELİM DİYE ERKENDEN GELDİK

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinde görüştüğümüz kadınlar, çocukları, kendileri ya da eşleri için, derneğe bağışlanan kıyafetlere bakmaya gelen kadınlardı. Çoğu akraba ve aynı mahallede yaşayan kadınlarla sohbete çocuklar ve geçim derdiyle başlıyoruz. Kadınlar zaten, ikinci el olan giysiler bitmeden yetişebilmek erkenden derneğe geldiklerinden geçim derdi doğal bir gündem olarak açılıyor. Çoğunun anlattığı benzer; “Eşim çalışmıyor, bazen geçici işler buluyor, geçinemiyoruz. Her şey çok pahalandı, artık hayat çok zor...”

"YARDIMLARI İMAMOĞLU KESTİ" DEDİLER

Tamamı ya sosyal yardım alıyor ya da yardım için yaptığı başvurunun sonucunu bekliyor. Yardımlardan söz açılınca sesler bir anda yükselmeye başlıyor. Gerçekten ihtiyacı olanlara değil yandaşlara, torpili olanlara yardım verildiğini düşünüyorlar. Kadınlardan biri, “Yardım için başvurdum, eve gelip baktılar ‘Senin eşyaların var’ diye vermediler. Evleneli 2-3 yıl oldu, eşyalarımı yeni almıştık o zaman, ama şimdi eşim çalışmıyor... Eşyayla bizim ihtiyaçlarımızın ne alakası var!” diyor. Başka biri ise “Eşimin sigortası olduğu için yardım vermediler bize. Oysa eşim 2 bin 100 lira ücret alıyor, çoluk çocuk... yetmiyor o para. Ama ev sahibimiz yardım alıyor. Hem kendi evi var, bizim oturduğumuz ev onun, iki de arabaları var, bir de yardım alıyorlar. Nasıl yapıyorlar bunu ben de anlamadım! Ama çok duyuyoruz çevreden. Böyle yapılmaması lazım, yardımda torpil olmaz, gerçekten ihtiyacı olana versinler” diyerek dile getiriyor bu konudaki tepkisini.

Eşinin yaş yüzünden artık iş bulamadığını anlatan bir diğeri, aldığı yardımın geçtiğimiz haftalarda bir anda kesildiğini belirterek, “Sorduk soruşturduk, kimse düzgün bir şey söylemedi. Ama sonra öğrendik ki Ekrem İmamoğlu kesmiş yardımları” diyor. İmamoğlu’nun şu anda belediye başkanı olmadığını, mazbatasının geri alındığını söylediğimizde bütün kadınlar şaşırıyor; “Aaa nasıl yani, bizim yardımlarımızı kim kesti o zaman? Peki, şimdi kim belediye başkanı? Bize niye öyle dediler o zaman?”

Kadınlardan biri aylık 150 TL yardım alıyor; kendisine verilen bir karta ayda 150 lira yükleniyor, onunla market alışverişi yapıyor. Onun da eşi işsiz, belediye bu yardımı kendisine verince yeterli gelmediğini, geçinemediklerini söylemişler, ama yetkililerden “Yeter” yanıtını almışlar. “Her şey pahalandı. Marketten iki poşet bir şey alsam bitiyor zaten. Bir ay nasıl bu parayla idare edebilirim ki!” diye yakınıyor.

"İMAMOĞLU KREŞ AÇACAKMIŞ, ÇOK HEYECANLANDIM"

Seçimleri konuşmaya başladığımızda kadınlardan biri hemen söze giriyor; “İmamoğlu her mahalleye kreş açacakmış. Bunu duyunca çok heyecanlanmıştım, keşke dedim. Hemen hesapladım; çocukları kreşe bıraksam, işe girebilirim. Hangi iş olsa yaparım, geçimimiz daha kolay olur o zaman. Şimdi işe girsem alacağım en fazla asgari ücret olur, çocukları da paralı bir kreşe versem zaten maaşın yarısı kreşe gider, kalanı da işe giderken falan harcasam hiç değmez.”

Kreş projesi için İmamoğlu’ya oy verip vermediğini sorduğumuzda ise yanıtı “hayır” oluyor. Yine de seçilecek belediye başkanının kesinlikle kreş açması gerektiğini düşünüyor, “Eğer onu yapamıyorsa kadınların uygun saatlerde çalışabileceği işler bulsunlar” diyor.

"OY ÇALINMAMIŞTIR, AMA AK PARTİ İSTANBUL’U BIRAKMAZ"

SEÇİMİN yenilenmesi kararını nasıl değerlendirdiklerini de konuşuyoruz, içlerinden biri, “Haksızlık varsa ben bir şey diyemem, yeniden yapılsın, hakkı olan kazansın” diyor. 31 Mart’ta oy çalındığı iddialarıyla ilgili ise: “Oy çalınmamıştır sanmıyorum, ama bazı kişiler sandıkların başında beklemişler galiba. Karışıklıklar olmuş” diye anlatıyor fikrini. Bu açıklamanın seçimleri yenilemek için yeterli olup olmadığı yönündeki sorumuza verdikleri yanıt ise gayet açık; “Bu yüzden yenilenmiyor seçimler. Ak Parti İstanbul’u öyle kolay kolay bırakamaz. Sonuçta yıllardır burayı onlar yönetiyor; yolunu, suyunu, parkını, her şeyi onlar yaptı. Şimdi biraz fazla oy aldı diye Ak Parti kimseye vermez İstanbul’u. Ama tekrar kazanırsa  başka, o zaman yine iptal edilmez seçimler.”

"YİNE AK PARTİ’YE OY VERECEĞİZ ÇÜNKÜ..."

Yenilenen seçimlerde yeniden Ak Parti’ye oy vereceklerini söylüyorlar. Biri “Aslında ben vermem ama eniştem duyarsa beni öldürür” diyor. Bir başka kadın ise “Zaten ülkenin durumu kötü, daha kötü olur diye korkuyorum. Erdoğan yine de güven veriyor” diyor. Aynı kadın, herkesin işsizlik yüzünden çok bunaldığını da söyleyerek; “Aslında parti önemli değil, yeter ki devlet bize sahip çıksın, sorunlarımızla ilgilensin. Şimdi de insanlar ilgisizlikten şikayetçi ama CHP gelse de iyi olmaz. Onların SGK yolsuzluğunu da biliyoruz, yine bir şey değişmez” diye ekliyor.

Sohbetimiz kadınların akşam yemeği telaşı yüzünden burada bitiyor.

"AKRABALARIMIN YANINDA RAHAT KONUŞAMADIM"

Ertesi gün bir telefon alıyorum dernekteki kadınlardan, görüştüğümüz kadınlardan biri bu kez tek başına gelmiş, “Dün konuştuklarımızı düşündüm, konuşmak istiyorum, ama akrabalarım varken rahat edemedim, bir ara yalnız başıma tekrar geleceğim” deyip çıkmış. (EKMEK VE GÜL)

ÖNCEKİ HABER

Bayramda toplu ulaşım birçok ilde bedava Bursa’da yüzde 50 indirimli

SONRAKİ HABER

Prof. Dr. Füsun Üstel tahliye edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa