13 Mayıs 2019 14:07

Faşizmin yenilgisi, insanlığın zaferi

Faşizmin yenilgisi, insanlığın zaferidir. Halkların savaşa karşı uzun süren direniş ve mücadelesinin öyküsüdür.

Arşiv | Fotoğraf: Yevgeni Khaldei

Paylaş

İÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden öğrenciler

Yazıyı okurken fonda Şostakoviç’in 8. Senfoni’sini dinlemek, Stalingrad Muharebesini anlamak için özel bir yer tutar. Savaşın 5 ayını anlatan bu eser, savaş sürecini adeta notalarla bize aktarır. Eser, Sovyet halkına moral verirken ayrıca zaferi ölümsüzleştirmiştir.

Birinci Dünya Savaşı’ndan umduğunu bulamayan kapitalist-emperyalist devletler yeni paylaşım alanları elde etmek için insanlık tarihinin gördüğü en kanlı, en acımasız savaş olan 2. Dünya Savaşı’nın başlamasına neden olmuştur. Savaşın, kuşkusuz tetikleyicisi olan Almanya, ulusal burjuvazisiyle işçi sınıfı üzerindeki hakimiyetini doruğa çıkarıp, tekellerle beslenmiş, ırkçı söylemlerle kitleleri büyük bir savaşa kanalize etmiştir.

Kapitalist sistemin en yüksek aşaması olan emperyalizm döneminde bir yönetim biçimi olarak tarih sahnesine çıkan faşizm, "finans kapitalin en gerici, en bağnaz ve en emperyalist unsurlarının açık zorba diktatörlüğü” olarak Komünist Enternasyonal tarafından Almanya faşizmi için tanımlanır. Egemenlerin işçi sınıfı ve ezilen halklara karşı savaşının en gerici, en saldırgan, en vahşi yönetim biçimi olarak örgütlenişidir.

SAVAŞ ZAMANI ALMANYA

Savaş öncesinde özellikle Almanya büyük bir kriz içerisindeydi. Yüksek enflasyon ve sürekli para arzı Mark’ı değersizleştirmiş ayrıca 1. Dünya Savaşı’nda kaybettiği toprakları geri almak istiyordu.

Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte ciddi bir mobilizasyon dönemi başladı. Parlamento etkisizleştirildi. Güç, tekelleri yanına alan tek adamın elinde toplandı. Ciddi savaş yatırımları ve ekonomik büyüme artarken artık geriye tek şey kalıyordu, savaş nedeni. Almanlar bunun için Lebensraum (Alman azınlıkların Almanya'nın hakimiyetinde birleştirilmesi ve yeni toprakların kolonizasyonu ile beraber Alman nüfusunun bu topraklara yerleştirilmesi) hayalini kullandı. Halk savaşa hazırdı. Çekoslovakya, Polonya ve Fransa ile devam eden süreç diğer işgaller ile birlikte de Alman halkına moral veriyordu. Halk, sürekli bir savaş durumu içerisindeyken, kapitalistler ise Almanya sınırları içerisinde yeni yatırımlara yöneliyor, sömürü hızlı bir biçimde devam ediyordu.

TARİHİ ÇARPIŞMA

Nazi birlikleri savaşın ilerleyen yıllarında geriye düşmeye, yenilgiler almaya başladı. Dönüm noktası ise Stalingrad Muhaberesi oldu. Tarihin gelmiş geçmiş en büyük çarpışmasının yaşandığı Stalingrad’da Sovyet halkı büyük fedakârlık göstermiş ve Sovyet ordusunun kararlılığıyla savaşı lehine çevirmeyi başarmıştı. Hitler yetkisini bir daha ele geçirmemek üzere yitirmişti. İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren Stalingrad, bedeli ağır olsa da umudun ve geleceğin kapısını açtı.

Kızıl Ordu hız kesmeden Berlin’e doğru ilerlerken, Naziler ise yenilginin kaçınılmaz olduğunu artık tahmin ediyorlardı. Öyle de oldu. Sovyet ordusu Berlin’i kontrol altına almadan önce Hitler ve beraberindekiler intihar etmişti. 2 Mayıs’ta sosyalizmin bayrağı Berlin’de dalgalanmaya başladı. Tarih 8 Mayıs’ı gösterirken Almanya koşulsuz, şartsız teslim oldu.

FAŞİZM YARGILANIYOR: NÜRNBERG MAHKEMELERİ

İnsanlık bu faşizm lanetinden kurtulmuştu belki fakat geride birçok hasar, acı, insanlık suçu bırakılmıştı. Sıra, yapılan katliamların hesabını sormaya gelmişti. Milletlerarası Askeri Nürnberg Mahkemeleri kuruldu. Parti mensupları, askeri komutanlar yüksek memurlar, kitle katliamlarından sorumlu olanlar öncelikli yargılandı. Nazi liderleri yargılanırken, içlerinde kendi yaptıklarını dinlerken bayılanlar, bunları kendilerinin yapamayacağına inananlar vardı. Nazi Gençlik Lideri Schirach bir süre kaçak olarak kalmış, sonrasında teslim olmuştu. Teslim olduktan sonra dikkat çeken bir açıklama yapmıştı: “Benim sayemde gençlik Hitler’e inanmıştı, şimdi gençliğin bu hatasını düzeltmeliyim.”* Teslim olarak bu hatasını ne kadar düzeltir bilemeyiz ama faşizm ve onun uygulayıcıları tarihin çöplüğünde çoktan yerini almışlardı.

Anti-faşist savaşta yaşamlarını kaybetmiş 20 milyon Sovyet vatandaşı; Nazi saldırıları karşısında, kendi topraklarını ve halklarını faşizme karşı savundukları, kapitalizmin yarattığı bu en saldırgan güçlere karşı sosyalizmi, insanlığın ileri değerlerini savundukları için ölümü göze almış ve göğüslemiş kahramanlardır. Faşizmin yenilgisi, insanlığın zaferidir. Halkların savaşa karşı uzun süren direniş ve mücadelesinin öyküsüdür.

* Cumhuriyet Ansiklopedisi, Bölüm 42, Sayfa:823 26 Ağustos 1970

ÖNCEKİ HABER

EMEP İzmir İl Örgütü: TÜPRAŞ işçisi kazanırsa tüm işçiler kazanır

SONRAKİ HABER

İngiltere’de Avam Kamarasından sorumlu bakan istifa etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa