06 Mayıs 2019 16:59
Son Güncellenme Tarihi: 06 Mayıs 2019 22:15

Barış akademisyeni Füsun Üstel için Çağlayan Adliyesi'nde uğurlama

“Bu suça ortak olmayacağız” dediği için yargılanan ve hapis cezası onanan Barış Akademisyeni Füsun Üstel için yarın Çağlayan'da uğurlama yapılacak.

Füsun Üstel | Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Paylaş

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalayan Barış Akademisyenlerinden Prof. Dr. Zübeyde Füsun Üstel, onanan 1 yıl 3 ay hapis cezası nedeniyle cezaevine girecek. Füsun Üstel için yarın saat 11.00'de Çağlayan Adliyesi'nde uğurlama yapılacak.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından 1 yıl 3 aylık hapis cezası onanan Üstel, önümüzdeki günlerde İstanbul Adliyesine giderek teslim olacak. Çağlayan Adliyesi’nde saat 11:00'de bir basın açıklaması yapılacak.

1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI

Barış İçin Akademisyenlerine “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzaladıkları bildiri hakkında hazırlanan iddianame ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) “örgüt propagandası” fiilini düzenleyen 7/2 maddesinden dava açıldı. Bildiri ile ilgili yargılanan akademisyenlerden ceza alanlardan biri de Prof. Dr. Zübeyde Füsun Üstel oldu. Üst mahkeme Üstel'e verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasını oy çokluğu ile onadı. Karar, Barış İçin Akademisyenler'e yönelik istinafın verdiği ilk onama kararı oldu.

Bianet'in haberine göre 6 Mayıs 2019 itibariyle 5 Aralık 2017'den bu yana mahkemeye çıkan akademisyen sayısı 610 oldu. 134 akademisyen 1’er yıl 3’er ay; 18 akademisyen 1'er yıl 10'ar ay 15'er gün; 8 akademisyen 1'er yıl 6'şar ay; 2 akademisyen 1'er yıl 6'şar ay 22'şer gün; 17 akademisyen 2 yıl 3 ay; 6 akademisyen 2 yıl 6 ay; 4 akademisyene 2 yıl 1 ay; 1 akademisyen 3 yıl olmak üzere davası sonuçlanan toplam 190 akademisyenin tamamı hapis cezasına mahkum oldu.

190 kişi içerisinden 28 kişinin hapis cezası 2 yılın üstünde kaldığı için (CMK md. 286), 6 kişi ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediği için toplamda 34 kişinin mahkumiyet kararı ertelenmedi.

ZÜBEYDE FÜSUN ÜSTEL KİMDİR?

Ortaöğrenimi Notre Dame de Sion’da, yükseköğrenimi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde (AÜSBF ) tamamlayan Füsun Üstel, 1980-81’de İtalya’nın Bologna kentindeki Johns Hopkins Üniversitesi’nde yükseklisans programını izledi. 1982’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde araştırma görevlisi oldu. 1987’de AÜSBF’den doktorasını aldı. 1993’te doçent oldu. 1990’da M.Ü. Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi oldu; daha sonra Galatasaray Üniversitesi'ne geçti.

Türkiye ve uluslararası sosyalbilim dergilerinde Türkiye tarihi, milliyetçilik ve kimlik sorunuyla ilgili makaleleri yayınlandı. İletişim Yayınları’ndan “Türk Ocakları 1912-1931” (2004) ve "Makbul Vatandaş"ın Peşinde” (2004) kitapları çıktı.

HDP, AKADEMİSYENLERE VE TTB ÜYELERİNE VERİLEN CEZALARI MECLİS'E TAŞIDI

Afrin operasyonuna karşı "Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur" açıklaması nedeniyle haklarında dava açılan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi 10 hekime 1 yıl 8 ay, hekim Hande Arpat'a ise 3 yıl 3 ay 22 gün hapis verildi. HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, TTB Merkez Konseyi üyeleri ve barış akademisyenlerinden Prof. Dr. Füsun Üstel’e verilen hapis cezalarını Meclis’e taşıdı. 

Meral Danış Beştaş, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesinde şu soruları yöneltti:

  • TTB üyeleri ile barış bildirisine imza atan akademisyenlerin barış içinde yaşama hakkına ilişkin açıklamalarındaki suç unsuru nedir?
  • Barış istemi kime ve neye göre suçtur?
  • İktidar aleyhine fikir beyanı hangi mevzuat çerçevesinde suç teşkil ediyor?
  • Hekimler ve akademisyenler hakkında verilen cezalar tüm topluma verilen iktidarı eleştirmemelerine dönük bir gözdağı mıdır?
  • Savaş yerine barış, ölüm yerine yaşam, haksızlıklar yerine adalet talep etmek neden iktidarı rahatsız etmektedir?
  • Akademisyenler hakkında  "Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve kanlarınızla duş alacağız" diyen Sedat Peker hakkında açılan dava neticesinde beraat etmiş olup bu sözlerde suç unsuru bulunmazken, neden hekimler ile akademisyenlerin kan dökülmemesine yönelik barış çağrısı suç kapsamında değerlendirilmiştir?
  • Mahkemelerin Anayasa ve uluslararası sözleşmeleri de yok sayan kararlara imza atıyor oluşu hukuk devleti ilkesini ve adalete olan güveni zedelemekte olup, adalete olan güvenin yeniden tesisi için bir çalışma yürütecek misiniz?
  • Mahkemelerin verdikleri kararlar ülkede güvencesiz bir ortamın müsebbibi olup ekonomi başta olmak üzere mevcut sorunların çözümü için mahkemeleri bağımsız ve tarafsız konumlarını teslim edecek misiniz?

(HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Umuttan bir adım ötesi: Varlık

SONRAKİ HABER

Zonguldak'ta sağanak nedeniyle iş yerlerini su bastı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa