Avcılar Belediyesi işçileri: İşçi sınıfı kendi hikayesini yazmalı

Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şube üyesi işçiler: Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir ve fona devredilmesini asla kabul etmiyoruz

23 Nisan 2019 01:58
Paylaş

Vedat YALVAÇ
Avcılar

Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şube üyesi işçiler, ücret alacakları, sözleşmenin uygulanması gibi birikmiş yığınla sorunla boğuşuyor. Son birkaç hafta içerisinde bu sorunlara kıdem tazminatının fona devri ve zorunlu BES gibi önemli iki sorun daha gündemlerine girmiş durumda.

Avcılar Belediyesinde işçi olarak çalışan Belediye-İş İstanbul 2 No’lu Şube Mali Sekreteri Savaş Doğan, kıdem tazminatının fona devredilmek istenmesine tepkili. “İşsizlik fonunda biriken 120 milyarın ne kadarının işçilere harcandığı ortada” diyen Doğan, kıdem tazminatının da fona devredilerek benzer şekilde patronlar lehine kullanılacağını belirtiyor. Reform paketi ile birlikte gündeme gelen zorunlu BES uygulamasına da tepki gösteren Doğan, “Geleceğimizi elimizden almak istiyorlar. Önemli olan burada biz işçilerin, emekçilerin, sendikaların ne yapacağı. Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir ve fona devredilmesini asla kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Geçen yıl nisan ayında çıkarılan KHK ile belediye işçilerinin belediye şirketlerine geçirilmesi sürecinin önemli hak kayıplarına yol açtığını hatırlatan Doğan, şöyle devam etti: “Sözleşme hakkını işçinin elinden aldığı gibi 4+4 şeklinde verdiği zammı da vergilerle geri aldı. Bazı sendikalar, birleşip ortak bir direniş sergilemek yerine her şey normalmiş gibi yalan yanlış sözleşme bilgileri yayınlayarak arkadaşların daha da mağdur olmalarına sebep oluyor. Oysa ki bizim çerçeve sözleşme dayatması karşısında ortak söylemde buluşmamız gerekiyor.”

"BÜYÜK MARKET KADAR VERGİ ÖDÜYORUM"

“Bugün söylemle başlayan yarın muhtemeldir ki eyleme dönüşecektir” diyen Fen İşleri Baştemsilcisi Güvenç Öz de, işçilerin en büyük önemli kazanımları olan kıdem tazminatına sahip çıkması gerektiğini ifade etti. Belediye şirketlerine geçtiklerini ancak sorunlarının çözülmediğini belirten Öz, “Taşerondan kadroya aldık dediler, hepsi düzmece. Taşeronda koşullarım daha iyiydi. Bir de hükümet gözünü vergilere dikti. Çalışan işçi 10 buçuk maaş dahi alamıyor. Geri kalan 1 buçuk maaşımızın tamamı vergilere gidiyor. Büyük market kadar vergi ödüyorum. Neden diye sormak lazım. Bunun en iyi karşılık bulacağı yer de 1 Mayıs alanları.”

"GERÇEK KADRO TALEBİ"

“İnsanların emeğini sömürmek için nerde, ne varsa el atmaya çalışıyorlar” diyen Hüseyin Köçmen ise “Demek ki devletin kasasının içini boşalttı, şimdi de gözlerini kıdem tazminatına diktiler. Her şey işçinin sırtına yükleniyor. İşçiye verecek yerde işçiden alıyor” diye konuştu. Bu 1 Mayıs’ta ilk olarak kadro talep edeceklerini ifade eden Köçmen, hükümetin “Kadro verdik” açıklamalarına tepkili: “Yarım kadro verdiler. Verdikleri kadro bir şey yaramadı. Belediye bünyesinde bir şirket kurup oraya bağladılar. Ne olduğumuz belli değil. 6 aylık yüzde 4’lük zammımız var. Bu da bizim ekonomi ile karşılaştırdığımız zaman hiçbir anlamı kalmıyor. Yani insanların cebine bir şey girmiyor.”

"İŞÇİLER KENDİ YOLUNU ÇİZMELİ"

Hükümet ve patronlar tarafından işçiler lehine güzel bir şey çıkmasını beklemediğini dile getiren Hüseyin Özgür Alptekin de şöyle konuştu: “Her zaman herkes kendi değirmenini, çarkını çevirmenin peşinde. Bu tutum karşısında işçilerin, ne yaptığı, ne yapacağı önemli. Reform paketi hayata geçmeden işçilerin sendikalar ve sivil toplum örgütleriyle birlikte bir yol çizmesi gerektiğini düşünüyorum. Hani ‘Aslanlar kendi hikayesini yazmazsa avcıların hikayesini dinlerler’ diye bir söz var ya, işçiler olarak biz de kendi hikayemizi yazmak zorundayız. Bunu da en kısa zamanda, bu reform paketi bizim aleyhimize işlemeden yapmak lazım.”

 "SOKAĞA ÇIKMAMIZ GEREKİYOR"

Celal Kayğısız sendikaların kıdem tazminatı konusundaki sorumluluğuna dikkat çekti: “Burada en büyük sorumluluk sendikalara düşüyor. Sendikalar biraz daha duyarlı ve dikkatli davranırsa, hep birlikte hareket ederlerse geri adım attırabiliriz. Bir şeyler yapmamız, gerekirse sokağa çıkmamız gerekiyor.” Hayat pahalılığından, durmadan artan fiyatlardan yakınan Kayğısız, “Tüm bu sorunlar karşısında 1 Mayıs’ta çok yüksek bir sesle haykırmamız lazım” diyerek, sendikaları ortak hareket etmeye çağırıyor.

ÖNCEKİ HABER

Esenyurtlu kadınlar talepleriyle 1 Mayıs’ta alanda olacak

SONRAKİ HABER

Açelya Şengül ve Nihat Palandöken'den bireysel silahlanmaya karşı imza kampanyası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa