07 Nisan 2019 10:37

Kale Kayış işçileri: Ya ölmeye razı olacağız ya da hakkımızı alacağız

Direnişteki Kale Kayış işçileri, sendikaları Petrol- İş Trakya Şubesiyle Silivri'de basın açıklaması yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Kale Kayış işçileri, kötü çalışma koşullarını ve sendikalı oldukları için gördükleri baskıyı protesto etmek amacıyla sendikaları Petrol-İş Trakya Şubesi ile birlikte Silivri’de basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına CHP, EMEP, ÖDP, DİP, CHP Kırklareli Milletvekili Turabi Kayan ile birlikte Kristal-İş Trakya Şubesi, DİSK’e bağlı sendikalardan Gıda-İş, Emekli-Sen, Dev Yapı-Sen yönetici ve üyeleri katılarak destek verdi. Basın açıklamasında ilk konuşmayı, Petrol-İş Trakya Şube Başkanı Ercan Yavuz yaptı. Yavuz, destek için gelenlere teşekkür ederek başladığı konuşmasında, Silivri’de, Kale Kayış’ın olduğu bölgede, 450 civarında fabrika olduğunu ve bunların hiçbirinde sendika olmadığını, sendikalı tek işyerinin Kale Kayış olduğunu, patronun da bunu hazmedemediğini söyledi.

Petrol-İş Trakya Şubesi olarak, örgütlenme çalışmalarına 2018’in ocak ayında başladıklarını, aynı yılın ekim ayında bakanlıktan yetki aldıklarını, yetkiyi aldıktan sonra patronun baskılarının arttığını, 2 işçiyi işten attığını, üye olan 150 işçiyi sendikadan istifaya zorladığını söyledi. İşçilerin sendikalı olmalarının bir hak olduğunu hatırlatan Yavuz, Kale Kayış işçilerinin de bu hakkı kullandığını vurguladı.

"BASKILARA SESSİZ KALAMAZDIK"

Ercan Yavuz, “Bu baskılara sessiz kalamazdık. Kale Kayış, şimdiye kadar 3 ölümlü iş kazasının olduğu bir işyeridir. Arkadaşlarımız arasında parmaklarını kaybeden, kolları kırılan birçok arkadaşımız vardır. Sendika olarak arkadaşlarımızın bu durumuna sessiz kalmayacağız. Bizler, alınteriyle çalışıp eve ekmek götürme derdinde olan insanlarız. Bizler burada çalışarak zengin olmak isteyen insanlar değiliz, olamayacağımızı da biliyoruz. Biz onurlu bir şekilde, sendikalı olarak çalışmak ve ekmeğimizi evimize böyle götürmek istiyoruz. Kimse bunu bize çok göremez.” diyen Yavuz’un sözleri, işçilerin attığı “çalışırken ölmek istemiyoruz” sloganlarıyla kesildi.

Bundan sonra, işçi sağlığı ve iş güvenliği düzelene ve sendikanın varlığı kabul edilene kadar, 32 gündür sürdürdükleri direnişlerine devam edeceklerini belirten Yavuz, Petrol-İş Sendikası’nın mücadeleci bir sendika olduğunu herkesin bildiğini, bilmeyenlere de öğreteceklerini söyleyerek konuşmasına son verdi.

ÇALIŞIRKEN ÖLMEMEK İÇİN DİRENİYORLAR

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Genel Koordinatörü Murat Çakır, mart ayında çalışırken yaşamını yitiren işçi sayısının 108 olduğunu ve ölen bu işçilerin hepsinin sendikasız olduğunu söyledi. Sendikasız çalışmanın ölüm demek olduğunu, binlerce yaralanma, binlerce meslek hastalığı demek olduğunu belirten Çakır, Kale Kayış işçilerinin de çalışırken ölmek, yaralanmak, meslek hastalığına yakalanmamak için örgütlendiğini ve bunun için direndiklerini hatırlatarak, bu mücadelenin önemine dikkat çekti.

Petrol-İş Genel Mali Sekreteri Turgut Düşova ise Kale Kayış işçilerinin, ölmemek, sakatlanmamak, ölümcül bir hastalığa yakalanmamak için, işçi sağlığı ve iş güvenliğine dair önlemlerin alınması talebiyle direndiğini vurguladı. Düşova, Kale Kayış işçilerinin direnişinin Türkiye’de bu taleplerle yapılan ilk direniş olduğunu anımsattı.

"ÜÇ YIL DA SÜRSE BU DİRENİŞİ BIRAKMAYACAĞIZ"

Kale Kayış patronunun işçi sağlığını düşünmediğini, işçilerin iradesini tanımadığını, sendikanın yetkisine itiraz ettiğini, yanlış mahkemelere dava açıp hukuku da istismar ederek süreci uzattığını belirten Düşova, işçilerin baskıyla istifaya zorlandığını, bunun üzerine Kale Kayış işçilerinin "ya burada ölmeye, sakat kalmaya razı olacağız, ya da üretimi durdurarak hakkımızı alacağız" diyerek direnişi seçtiklerini anlattı. Kendilerinin de sonuna kadar işçilerin yanında olacaklarını belirten Düşova, "Değil otuz gün, üç yıl da sürse bu direnişi bırakmayacağız” diyerek, Petrol-İş’in kararlılığını vurguladı.

ÇALIŞIRKEN PLASTİK TOZU SOLUYORLAR

Fabrikanın, yüzde 80 oranında ihracata çalıştığını, yüksek derecede üretim yaptığını, işçilerin fabrikaya temiz giysilerle geldiğini ama akşam olduğunda işçilerin plastik tozlarına batmış şekilde işyerinden ayrıldıklarını anlatan Düşova, işçilerin çalışırken plastik tozu soluduklarını, birçok işçinin bu nedenle koah, kanser, silikozis, nefes darlığı gibi hastalıklara yakalandığını, işçilerin bu çalışma koşullarını düzeltmek için sendikalı olduklarını ve direnişe başladıklarını hatırlattı. Düşova, Silivri’deki 450 fabrikada da örgütlenme çalışması yürüttüklerini, bu konuda emekçilerden ve emek dostlarında yardım ve dayanışma beklediklerini söyledi.

Basın açıklaması, işçilerin "direne direne kazanacağız", "birleşe birleşe kazanacağız", "kurtuluş yok, tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz" sloganlarıyla sona erdi. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde "Mezopotamya Su Forumu"

SONRAKİ HABER

Continuation of Osman Kavala’s detention ordered in Gezi Park trial

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa