13 Mart 2019 04:21

“Mutlu olamayacaksak hayatın ne anlamı var ki?”

8 Mart’a dair okulumuzda bir tiyatro oyunu sergiledik. Lisemizde tiyatro her sene olmasa da çeşitli şekillerde 8 Mart her sene kutlanmakta.

“Mutlu olamayacaksak hayatın ne anlamı var ki?”

Paylaş

Şair Abay Konanbay Anadolu Lisesi’nden bir öğrenci

Sultangazi/İstanbul

8 Mart’a dair okulumuzda bir tiyatro oyunu sergiledik. Lisemizde tiyatro her sene olmasa da çeşitli şekillerde 8 Mart her sene kutlanmakta. Okulumuz öğrencileri de konferans salonunu taşırarak oyuna olan ilgilerini gösterdiler. İlginin yoğunluğu hakkında farklı farklı yorumlar yapabilirim ama daha dikkat çekici olan öğrencilerin öncesinde hazırladığı 8 Mart ile ilgili panoların sökülmesinin istenmesi. Rahatsız olduklarının ne olduğunu tartışmadan bu istek belki size alışılagelmiş, normalleşmiş gelebilir. Peki, o zaman oyunun polisin okul içindeki gözlemiyle gerçekleşmesine ne demeli? Sanırım buradan Gazi Mahallesi’nin nasıl bir yer olduğu hakkında gözünüzde bir şeyler canlanmıştır.

Her şeye rağmen gerçekleştirdiğimiz tiyatro sonrasında iki arkadaşımızla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü üzerine sohbet etmek için okul civarındaki bir kafeye geçtik. Çayımızı yudumlayıp lisemizdeki sorunları konuştuk.

8 Mart’ın çıkışı New York’ta bir dokuma fabrikasında kadın işçilerin hayatını kaybetmesine dayanır. Bugün ise medyanın çeşitli organlarında bu bize kozmetik ürünlerinin indirimi veya “biz yokuz” diyerek sosyal medya hesaplarını bir haftalığına dondurma kararı olarak gözüküyor. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

8 Mart, emekçi kadınların günüdür. Örneğin Ümit Nazlı Boyner’le bizim annelerimizin istek ve talepleri kesinlikle aynı olamaz. Emekçi kadınlar “eşit işe eşit ücret” veya çalıştığı yerde bir “kreş” isterken, Boyner herhalde fabrikalarında, mağazalarında (ve daha nesi varsa) nasıl ve neyden kısarsam daha çok kazanabilirim diye düşünüyordur.

Liseli genç kadınlar olarak okulunuzda ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz?

Mesela biz tiyatro grubunda küfür edilmemesine yönelik bir karar almamıza rağmen uygulandığını görmedik, bu başlıca sorunumuz. Onun dışında eğitim sistemi doğumdan itibaren bizi at yarışına sokar gibi yarıştırıyor. Biz bunu istemiyoruz. Ama kadın olmanın zorluklarıyla birlikte hep rekabet ve yarış içerisinde istediğimiz, hayalini kurduğumuz bir hayat çok zor gözüküyor. Mutlu olmayacaksak ve zevk alamayacaksak hayatın ne anlamı var ki?

Son olarak, nasıl bir eğitim almak istiyorsunuz?

Her şeyden önce tüm bunların yaşanmadığı, herkesin eşitçe, özgürce eğitim alabildiği bir sistemin olmasını isterdik. Yeteneklerimize göre ilerleyebileceğimiz, baskıların ve zorlamaların olmadığı bir eğitim sisteminin olmasını talep ediyoruz.

Yerel Seçim 2019 İl il adaylar ve seçim sonuçları
ÖNCEKİ HABER

Felsefe öğrencilerinin yapmak istediği şeyler var: Bir araya gelmek

SONRAKİ HABER

Muharrem İnce: Neden beka seçimi olsun, bu bir belediye seçimi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa