04 Şubat 2019 05:28

Lübnan’da yeni hükümet ve beklentiler

Ortadoğu’nun küçük ama önemli ülkesi Lübnan’da 9 ay sonra hükümet kuruldu. Sorunların biriktiği ülkede hükümetten beklenti yüksek.

Lübnan’da yeni hükümet ve beklentiler

Fotoğraf: Lübnan Cumhurbaşkanlığı/AA

Paylaş

Ali KARATAŞ
Yusuf ERTAŞ

Lübnan’da 9 ay süren bir belirsizlikten sonra yeni hükümet kuruldu. 6 Mayıs 2018’de gerçekleşen seçimlerden Hizbullah ve müttefikleri başarı ile çıkmış ve 128 sandalyeli mecliste 74 milletvekili kazanmayı başarmıştı. Lübnan’da Fransız sömürgeliği sonrası oluşturulan anayasa gereği başbakan Sünnilerden, cumhurbaşkanı Hristiyanlardan, meclis başkanı ise Şiilerden seçilmek zorunda.

MEZHEPLERE GÖRE BAKANLIKLAR

Yeni kurulan hükümette bakanlıkların dağılımı da, ülkedeki bölünmüş mevcut durumun bir fotoğrafı oldu. Cumhurbaşkanı Mişel Aun’ın partisi (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareketi’nin 9 bakanla en çok temsiliyet gösterdiği yeni kabinede, Hariri liderliğindeki (Sünni) Müstakbel Hareketi’nden 6 isim yer aldı. Hükümette yine (Maruni Hristiyan) Lübnan Kuvvetleri Partisi 4 bakan alırken, Şii Hizbullah ve Emel Hareketi 3’er, Dürzi lider Velid Canbolat’ın İlerici Sosyalist Partisi 2, Ermeni Taşnak Marada Partisi ve Sünni bağımsız vekiller de birer bakanla temsil edildi. Yeni kabinede kadın bakanların yer alması da dikkat çeken diğer bir nokta oldu.

Lübnan, ekonomik olarak tarihinin en kötü dönemini yaşıyor. 6 milyon kişiye ev sahipliği yapan ülke, 100 milyar dolar borçlu. Doğal olarak halkın beklentisi bir an önce ülkenin ekonomik durumunun düzelmesi. Bu nedenle Lübnan merkezli Daily Star’dan çevirdiğimiz “harekete geçme zamanı” başlıklı makale, halkın beklentisini anlamada önemli. Gazetenin baş yazısında “Mevcut koşullar göz önüne alındığında politik beyan; reform, ekonomi, sanayi, istihdam, çevre ve yolsuzluğun ortadan kaldırılmasına odaklanmalıdır” denildi.

ADANA MUTABAKATI ŞAM’IN ZAFERİ

Son günlerin tartışma konusu olan Türkiye ile Suriye arasındaki “Adana Mutabakatı”nı Türkiye Uzmanı Lübnanlı Akademisyen Muhammed Nureddin yazdı. Nureddin, “Putin’in bu adımıyla Ankara ile Şam arasındaki koordinasyon oluşturularak resmi ve dolaylı  müzakere kanalları açacak ve böylece Suriye iktidarının tanınması sağlayacaktır. Bu durum, Şam için açık bir zafer ve Ankara için açık bir yenilgi olacaktır” dedi.

SUDAN’DA EYLEMLERE DEVAM

Türkçe karşılığı “kara” olan Sudan’da eylemler devam ediyor. Al Mashhadal Sudani haber sitesi, protestoların Devlet Başkanı Ömer Beşir’in bölgesel stratejisini değiştirdiğini yazdı.

Sitede yer alan haberde, “30 yıllık iktidarına karşı haftalardır devam eden protestoların ortasında Beşir, perşembe günü, kapanmasından bir yıl sonra bölgede yeni destek arayışı yönünde bir girişim olarak Eritre sınırının yeniden açıldığını duyurdu” denildi.

TUNUS’TA KRİZ DERİNLEŞİYOR

Kuzey Afrika’nın hareketli ülkesi Tunus’la ilgili al Arap gazetesi, “Tunus’ta kriz… Kimse çözüme sahip değil” başlıklı makalesinde, “Tunuslular, ekim ve asım aylarında yapılması planlanan parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yine birçok vaat duyacaklar. Her siyasi parti, kendisine sadece bir şans verilmesi halinde, ülkeyi krizden çıkarabileceğini söyleyecek” dedi.


HAREKETE GEÇME ZAMANI

The Daily Star
Başyazı

(Lübnan’da) nihayet yeni bir Bakanlar Kurulu ve müjdeli haberler alma sözü elde ettik. Bu başarı Lübnanlılar arasında anında bir rahatlama yarattı ve Beyrut sakinleri bu mutluluklarını havai fişekler eşliğinde kutladılar.

Ancak en gürültülü çağrı, Cumhurbaşkanı Mişel Aun’un tam desteğiyle cesaretlendirilen Başbakan Saad Hariri ve Meclis Başkanı Nabih Berri’den geldi; işe koyulmak, yeni bir sayfa açmak, bir ekip olarak çalışmak ve çeki düzen vermek.

Bölgesel ve uluslararası toplulukların yanı sıra, Lübnan halkı hükümetin bu başarısını endişeyle izliyor. İç hesaplaşmaların ilerleme kaydetmesini engellemek için daha fazla bahane üretmek artık ülkenin göze alamayacağı bir lüks.

Mevcut koşullar göz önüne alındığında politik söylem; reform, ekonomi, sanayi, istihdam, çevre ve yolsuzluğun ortadan kaldırılmasına odaklanmalıdır.

Politik söylem ayrıca, fırsat eksikliği sebebiyle ülkeyi terk etme düşüncelerini gidermek ve Lübnan’da yeteneklerini keşfetmeleri için gençliğe; ve onun eğitim ve refahına odaklanmalıdır.

Bir başka parlak ve cesur hareket cinsiyet eşitliği için büyük bir adım olan, dört yetenekli kadına üst düzey görevleri emanet etmek oldu. Hariri örnek davranışlar göstererek yeni hükümetin tüm Lübnan’ı temsil ettiğini açıkça ortaya koyuyor.

Asıl çalışma şimdi başlıyor ve başbakan bütün partileri sorunları çözme çabalarını engelleyebilecek tüm bariyerleri aşmaya çağırdı.

Ülke artık bu zorlukları görmezden gelemez; çünkü bu zorluklar kadını ve erkeğiyle bütün Lübnan halkının sağlığını ve refahını etkilemekte.

Yeni Bakanlar Kurulu, halkın ihtiyaçlarını karşılamak için hiçbir girişimden kaçınmamayı Lübnanlılara borçlu. Bu konuda başarısız olması her ne sebeple olursa olsun, her seviyede felaketle sonuçlanacaktır.

(Çeviri: İdil Çağla Ertaş)


YENİ KADIN BAKANLAR İLE İLGİLİ YORUMLAR

BBC Arapça

Aylarca süren görüşmelerden sonra, sadece Lübnan’da yeni bir hükümet oluşumunun duyurulması değil, aynı zamanda yeni kadın bakanlar da Lübnanlıların sohbet konusu oldu.

29 sandalyeli kabineye dört kadın bakanın atanması Lübnan’da emsal teşkil ediyor. Lübnan, içişleri gibi önemli bir bakanlığı Raya el-Hasan’a teslim ederek bir kadını bu kadar önemli bir pozisyona atayan ilk Arap ülkesi oldu. Çoğu Arap ülkesinde, bakanlıklardaki kadınların daha az ağırlıkta olması alışılmış bir şeydi.

Dört kadın bakandan ikisi otuzlu yaşlarda. Diğer ikisi de basından geliyor. Kadın bakanlar, Gelecek (Müstakbel) Hareketi, Lübnan’ın güçlü bloğu (Özgür Yurtseverler Hareketi) ve Lübnan Kuvvetleri mensubu.

İLK ARAP İÇİŞLERİ BAKANI

Geçtiğimiz birkaç saat içinde yeni hükümeti sosyal medyada yorumlayan Lübnanlıların çoğu Lübnanlı bir kadının Arap dünyasında ilk içişleri bakanı olmasını kutladı. Bazı yorumlarda birçok Arap ülkesinde kadın eşlere evin “içişleri bakanı” dendiğine dikkat çekildi.

52 yaşındaki Raya el-Hasan, George Washington Üniversitesi’nden MBA derecesine sahip ve Lübnan’da maliye bakanlığına atanan ilk kadındı.

KADININ “REHABİLİTASYONU”

Raya el Hasan’a ek olarak, diğer yeni kadın bakanlar, Gençlik ve Kadınların Sosyal ve Ekonomik Rehabilitasyonu için Devlet Bakanı Violet Hairallah Safadi, İdari Kalkınma Bakanı Miya Şidiak ve Enerji ve Su Bakanı Neda Bustani.

Lübnan’daki Kadın İşleri Bakanlığının alaycı yorumlarla karşılandığı görülüyor. 2017 yılında ilk kez oluşturulduğunda, Kadın İşleri Bakanı olarak Jean Gasabian isimli bir erkeğin atanması şiddetle eleştirilmişti.

Bugün, bir kez daha, bu bakanlığın Gençlik ve Kadınların Sosyal ve Ekonomik Rehabilitasyonu Bakanlığı adını alması ve içinde “rehabilitasyon” kelimesinin kullanılması, bazılarının öfkesini çekti.

Eleştirilerden biri de kadın bakanların, özellikle Lübnanlı kadınlar olmak üzere, kadın hakları grupları tarafından savunulan temel hakların savunucuları olmadığı yönünde.


ADANA MUTABAKATI

Fotoğraf: Sefa Karacan/AA

Muhammed NUREDDİN
el Halic

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türk mevkidaşı Erdoğan ile Moskova’da yaptığı basın toplantısında Şam ve Ankara arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinde temel ve referans olarak 1998’de imzalanan “Adana mutabakatı”ndan söz ettiğinde herkesi şaşırttı. En büyük sürpriz ise Erdoğan’ın konuşmayı kabul etmesi ve masada konuşmak için çağırması oldu. Sonrasında, anlaşmanın Türkiye’ye Suriye’ye girme hakkı verdiğini söyledi.

1- Anlaşmanın kendisi:

Mutabakat, Türkiye’nin siyasi ve askeri üst düzey yetkililerinin Hafız Esad’ın PKK lideri Abdullah Öcalan’ı teslim etmesi veya topraklarından çıkarması için tehdit etmesi üzerine 20 Ekim 1998 tarihinde Adana’da imzalandı. Öcalan, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in müdahalesinin ardından 9 Kasım’da çıkarıldı. Anlaşma o zaman devreye girdi. Anlaşma PKK unsurlarının Suriye topraklarından Türkiye’ye yönelik faaliyetlerinin engellenmesi için ortak iş birliğini içeren beş madde ve beş nottan oluşuyordu.

22 Aralık 2010’da Dışişleri Bakanları Velid Muallim ile Ahmet Davutoğlu arasında “Adana mutabakatının ilerletilmesi" olarak kabul edilen bir güvenlik mutabakatı imzaladı.

2- Anlaşmayla ilgili bazı özel tartışmalar:

Adana ve Ankara mutabakatlarının hiçbiri, Türkiye veya Suriye’ye, başka bir Devletin topraklarında askeri veya güvenlik yönünden tek taraflı olarak müdahale etme hakkı vermemektedir. Ankara mutabakatı, herhangi bir ülkenin adını anmadan teröristlere karşı ortak askeri harekat imkanlarının araştırılmasını ifade ediyor. Ama tartışma, Türkiye’ye Suriye toprakları içerisinde 5 kilometre derinlikte askeri operasyon yapma hakkı tanıyan gizli bir maddenin varlığıyla ilgili. O dönemin gazeteleri (yani 1998 yılında), Türk Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey bir kaynağa dayanarak gizli bir madde olmadığını yazdı. Aynı şeyi General İsmail Hakkı Pekin tekrarladı. Pekin, Türkiye’nin 5 kilometre girme hakkının Adana anlaşmasından değil BM sözleşmesinin 51. maddesi olan “Herhangi bir tehdide karşı kendini savunma” dayandığını söyledi.

3- Putin’in anlaşmayı geri çağırmasının nedenleri:

Bugün Adana Anlaşmasının herhangi bir uygulaması için Suriye ordusunun Türkiye ile olan bütün sınırını kontrol etmesi gerekiyor. Bu durum Suriye ordusunun YPG’nin kontrol ettiği bölgelere dönüşünün yanı sıra, Türk ordusunun Fırat Kalkanı, Afrin ve İdlib bölgelerinden çekilmesi anlamına geliyor. Putin bu adımıyla Ankara ile Şam arasındaki koordinasyon oluşturularak aralarında resmi ve dolaylı  müzakere kanalları açacak ve böylece Suriye iktidarının tanınması sağlayacaktır. Bu durum, Şam için açık bir zafer ve Ankara için açık bir yenilgi olacaktır.


SUDANLI PROFESYONELLER BİRLİĞİ HAFTALIK EYLEM PROGRAMI

Sudanlu mesler örgütlerinin çatı örgütü Profesyoneller Birliği, sosyal medya üzerinden yayınladığı bir bildiri ile bir haftalık eylem programını duyurdu. 2-7 Şubat 2019 için duyurulan eylem programı şöyle:

  • 2 Şubat Cumartesi: Gece gösterileri
  • 3 Şubat Pazar: Başkent ve sırası ile ilan edilecek şehirlerde yürüyüş
  • 4 Şubat Pazartesi: Sudan kırsal günü, ayrıca mahalle ve meydan kortejleri
  • 5 Şubat Salı: Meslek grupları ve onlara bağlı kitlelerin mahalle gösterileri. Çeşitli şekillerde yeni grev ve oturma eylemleri
  • 6 Şubat Çarşamba: Gece gösterileri
  • 7 Şubat Perşembe: Sudan konvoyları

Özgürlük ve Değişim Bildirgesinin ana hedefleri:

  • Rejimi devirmek ve kurumlarını tasfiye etmek
  • Dört yıllığına geçiş hükümeti kurmak
  • Sivil ve hukuk devleti inşa etmek

TUNUS SEÇİMLERİ ÖNCESİ SİYASİ ÇEKİŞMELER

Fotoğraf: Yassine Gaidi/AA

Middle East Online

2019’un sonlarında yapılacak olan parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin çok öncesinde, Tunus’u seçim ateşi sardı. Cumhurbaşkanı Baci Kaid Essebsi, Başbakan Yusuf Şahed’i İslamcı bir parti ile gizli bir anlaşma yoluyla güç arayışı içinde olmakla suçladı.

Öte yandan ekonomik sıkıntılar, kamu kesimi ücretlerinin arttırılması talebi ile yapılan kitlesel grev ve Essebsi’nin partisi içindeki keskin bölünmeler dikkatleri seçimlere yöneltti.

ESSEBSİ ADAY OLACAK MI?

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’ten sonra dünyanın en yaşlı ikinci devlet başkanı olan 92 yaşındaki Essebsi, bu hafta, ikinci bir dönem için bir hırsı olmadığını söyledi. Londra merkezli gazete al Arab’a “Hırsım ömür boyu başkan kalmak değil” dedi. Ancak kendi ofisinden yapılan bir açıklamada Mart ayında yapılacak bir kongrede partisi Nida Tunus eğer kendisinin arkasında birleşirse aday olabileceği belirtilmişti.

NE TÜR BİR SEÇİM?

Tunus’un nispeten esnek seçim kuralları, birden fazla adayın cumhurbaşkanlığı seçimine katılabilmesine olanak tanıyor. Parlamento seçimine gelince, yasa tasarısı, büyük partilerin hakimiyetini sağlamlaştırmak için yüzde 5 seçim barajı getiriyor.

SOKAKLARDA RUH HALİ

Tunus, özellikle gençler arasında yüksek işsizlikle mücadele ediyor. Enflasyon ise yüzde 7.5 oldu. Tunus Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu (UGTT), sosyal ve ekonomik reformlar üzerinden kamu kesimi için daha büyük ücret artışı talebi ile ülkeyi felç eden bir dizi grev düzenledi. UGTT, seçimlerde “barışçıl ve medeni” bir rol oynama sözü verdi.

Ekonomik sorunlar bir yana, politikacıların, din ve kadın haklarının rolü gibi kutuplaşan kimlik sorunlarına odaklanmaları cazip gelebilir.

ÖNCEKİ HABER

İşten atılan Makro Market işçileri eylemlerine devam ediyor

SONRAKİ HABER

İran Dışişleri Bakanı Zarif: İran'a karşı savaş intihar olur

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa