14 Ocak 2019 10:28
Son Düzenlenme Tarihi: 14 Ocak 2019 15:20

Sanayi üretimi kasım ayında yıllık bazda yüzde 6,5 daraldı

TÜİK verilerine göre sanayi üretim endeksi kasım 2018'de bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 daraldı.

Sanayi üretimi kasım ayında yıllık bazda yüzde 6,5 daraldı

Fotoğraf: Krista/Flickr (CC BY 2.0)

Paylaş

Kasım 2018 sanayi üretim istatistikleri açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı veriler, sanayi üretimindeki hızlı daralmanın son baharda hız kazandığını ortaya koydu. Sanayi üretimi Kasım 2018’de bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 geriledi. Böylece sanayi üretimi üst üste dördüncü ayda da gerilemiş oldu.

Eylül ayı ile eksi büyümeye (küçülmeye) işaret eden veriler artık Türkiye ekonomisinin art arda çok sert daralma yaşadığını gösteriyor.

Daralmanın derinliği AKP hükümetinin 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesi neden teşvik üstüne teşvik, paket üzerine paket açıkladığını anlaşılır kılıyor.

Grafik: TÜİK

ÜRETİM ALARM VERİYOR!

TÜİK verilerine göre sanayinin alt sektörleri incelendiğinde üretimin alarm verdiği görülüyor.

İmalat sanayiinde yüzde 7,1’lik, imalat sanayiinin alt sektörleri içinde ara malı imalatında yüzde 11,9 ve sermaye malı imalatında yüzde 8,3’lük daralma gerçekleşmesi çarkların durduğunun göstergesi. Söz konusu veriler bir yandan yatırımların durduğunun bir yandan da ihracat kaynaklı üretimin de teklemenin başladığının işareti.

Ara malı ve sermaye malındaki yüksek düşüşün yanı sıra en büyük düşüş kaydeden sektör yüzde 14,2 ile orta düşük teknoloji oldu.

Sanayinin diğer alt sektörlerinden, madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,1, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,8 azaldı.

Tablo: TÜİK

2019’DA DA KÜÇÜLMEYE DEVAM!

Veriler, son çeyrek büyüme rakamlarının beklenenden daha düşük gelebileceğine işaret etti. Ekonomi üçüncü çeyrekte yüzde 2’lik beklentiye karşın yüzde 1,6 büyümüştü. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı üç yıllım Yeni Ekonomi Programında (YEP) ise 2018 yılı için yüzde 3,8’lik büyüme öngörülmüştü.

2018’de yaşanan kur krizi ve etkileri 2018’in son çeyreği itibarıyla üretim alınanda çok daha net görülür hale geldi.

Yatırım ve üretimdeki sert daralma verileri 2019’un ilk altı ayında benzer bir tablonun devam edeceğini ortaya koyuyor.

SEÇİMİ BELKİ KURTARIR AMA GELCEĞİ KURTARMAZ

Açıklanan sanayi verileri içinde tek büyüyen sektör yüzde 10 ile dayanıklı tüketim malları oldu. Bu durum vergi indirimlerinin iç talebi artırdığının söz konusu artışında kasım ayında dayanıklı tüketim malları üretimini yüzde 10 büyüttüğünün göstergesi. Aynı zamanda da talebin öne çekilmiş olduğunun, 2019 martından sonra vergi indirimlerinin kalkmasıyla birlikte dayanıklı mal üretiminin de eksiye döneceğinin de göstergesi.

Enflasyonun, faizlerin yüksek seyrettiği, bankaların kredi vermediği bir dönemde daralan sanayi çarklarının yeni yatırımlar ile yeniden hızlı döndürülmesi zor gözüküyor.

Teşvikler eldeki stokların eritilmesini sağlıyor ama üretimi canlandırmıyor. İşsizliği azaltmıyor.

Borç yapılandırmalar ile sorunlar geleceğe, kartopu etkisiyle büyütülerek, erteleniyor. Teşvikler seçimi belki kurtarabilir ama geleceği asla kurtarmıyor.

İşsizlikten, hayat pahalılığına uzanan ağır sorunların çözümü için acil program ihtiyacı orta yerde duruyor.

CHP: KRİZİN UZUN SÜRELİ OLACAĞININ İŞARETİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, sanayi üretimindeki daralmanın, ekonomik daralmanın habercisi olduğunu belirterek, “Sanayi üretim endeksi çakıldı. Aylardır uyardığımız daralma, devletin resmi kurumu tarafından açıklandı. Endeksteki bu düşüş, krizin uzun süreli olacağının işareti. Ülkenin halka yalan söylemeyen, gerçekler üzerinden hareket eden bir kriz yönetimi anlayışına ihtiyacı var” dedi.

SON 10 YILIAN EN BÜYÜK DARALMASI

Sanayi üretiminde yüzde 6,5 ile son on yılın en büyük daralmasının görüldüğüne dikkat çeken Erdoğdu, “Türkiye’nin ihracatçı sektörlerini karakterize eden orta düşük ve orta yüksek sanayi üretiminde de yıllık daralmanın sırasıyla yüzde 14,2 ve yüzde 7,6 olduğunu görüyoruz. Kur krizi sonrasında fiyat avantajından faydalanarak ihracat atılımı gerçekleştirilememesinin de arkasında ithalat bağımlılığı yatıyor” diye konuştu. (EKONOMİ SERVİSİ)

Grafik: TÜİK

ÖNCEKİ HABER

ODTÜ Sinema Topluluğu: Cem Yılmaz samimi olmadığını gösterdi

SONRAKİ HABER

Celal Şengör: Elin dangalağına organ verip onu yaşatmanın anlamı yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa