05 Ocak 2019 11:13

Yargıtay kararı: Annenin sadakatsiz davranışı velayete engel değil

Yargıtay, boşanan bir çiftin çocuklarının velayetini 'kadının sadakatsizliği' gerekçesiyle babaya veren yerel mahkeme kararını bozdu.

Yargıtay kararı: Annenin sadakatsiz davranışı velayete engel değil

Yargıtay Başkanlığı amblemi

Paylaş

Yargıtay, "kadının sadakatsizliği" gerekçesiyle boşanan bir çiftin çocuklarının velayetini, "annenin bu yaşam tarzının, çocukların bedeni, fikri ve ahlaki gelişmeleri bakımından ciddi risk teşkil edeceği" gerekçesiyle babaya veren yerel mahkeme kararını bozdu.

AA'nın haberine göre, Erzurum'da eşinin kendisini aldattığını iddia eden bir erkek, boşanma davası açtı. Eşinin "sadakatsiz" davranışları nedeniyle kusurlu olduğunu öne süren erkek, 2 çocuğunun velayetinin de kendisine verilmesini istedi. Davaya bakan Erzurum 2. Aile Mahkemesi, "kadının kusurlu davranışı" gerekçesiyle çiftin boşanmasına hükmetti. Yerel Mahkeme, "annenin evli olduğu halde eşine karşı sadakate aykırı davranışlar sergilediği, bu şekildeki yaşam tarzı ve davranışları ile çocukların anne ile kalmalarının bedeni, fikri ve ahlaki gelişmeleri bakımından ciddi risk teşkil edeceği" gerekçesiyle ortak çocukların velayetlerini babaya verdi.

YARGITAY, YEREL MAHKEME KARARINI BOZDU

Yerel mahkeme kararı, velayet düzenlemesi yönünden davalı kadın tarafından temyiz edildi. Dosyayı görüşen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Dairenin gerekçesinde, 12 ve 9 yaşındaki çocuklar anneleri ile kalmak istediklerini beyan ettikleri halde mahkemece, "annenin evli olduğu halde eşine karşı sadakate aykırı davranışlar sergilediği, bu şekildeki yaşam tarzı ve davranışları ile çocukların anne ile kalmalarının bedeni, fikri ve ahlaki gelişmeleri bakımından ciddi risk teşkil edeceği" gerekçesiyle ortak çocukların velayetlerinin davalı babaya verilmesine hükmedildiği hatırlatıldı.

TEMEL İLKE 'ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI'

Velayet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilkenin, "çocuğun üstün yararı" olduğu vurgulanan gerekçede, "Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Velayet düzenlemesinde, çocukla anne ve baba yararının çatışması halinde çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir." tespitleri yapıldı.  

ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE ATIF

Gerekçede, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin, "idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini" öngördüğüne işaret edildi. Ancak çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesinin mümkün olabileceği belirtilen gerekçede, velayet konusunun, çocukları ilgilendiren konuların en başında geldiği aktarıldı.

Dava sırasında görüşlerine başvurulan çocukların duruşmada anne ile yaşamak istediklerini beyan ettikleri anlatılan gerekçede, sosyal inceleme raporlarına göre annenin kendi ailesi ile yaşadığı, düzenli gelir getiren bir işte çalıştığı, velayet görevini yerine getirebilecek sosyal ve ekonomik şartlara sahip olduğu kaydedildi.

Babanın ise kendi ailesi ile altlı-üstlü oturduğu, mahkemenin tedbiren velayet düzenlemesi sonrasında çocukların fiilen büyükbaba ve babaanne ile yaşadıkları, evde çocukların odasının bulunmadığı ve anneyi özlediklerini belirttiklerinin rapor edildiği anlatıldı.

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, annenin çocuklara yönelik olumsuz bir tutum ve davranışının bulunmadığı, velayet görevini yerine getirebileceği, görüşlerini açıklama olgunluğuna erişen çocukların da anneyle yaşamak istediğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Gerekçede, "Bu duruma göre, ortak çocukların velayetlerinin anneye bırakılmasına karar vermek gerekirken, annenin boşanmaya sebep olan kusurlu davranışı dikkate alınarak hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." denildi. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

YÖK, üniversitelerde şiddeti önlemek için eylem planı hazırlayacak

SONRAKİ HABER

Eğitim Sen'den yarıyıl raporu: Sorunlar derinleşti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa