03 Ocak 2019 17:29
Son Düzenlenme Tarihi: 03 Ocak 2019 17:55

Dolores Umbridge ve Büyük Hogwarts Direnişi*

Bilen bilir, bilmeyenlere de ben anlatmaya çalışacağım.

Dolores Umbridge ve Büyük Hogwarts Direnişi*

Görsel: Pixabay

Paylaş

Cansu YUMUŞAK
ODTÜ

Bilen bilir, bilmeyenlere de ben anlatmaya çalışacağım. Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu, dört temel binadan oluşan 7 yıllık eğitim veren Avrupa’nın köklü güzide eğitim kurumlarından biri sayılan bir kuruluş. Biz kitaplara başladığımızdan beri, okulun yönetiminde Albus (Percival Wulfric Brian) Dumbledore’un olmasına oldukça alışkındık, ancak serinin beşinci kitabı olan ve direnişin başladığı kitap olarak hafızalarımızda yer eden Zümrüdüanka Yoldaşlığı’ndan itibaren, okula önce Karanlık Sanatlara Karşı Savunma (dersin adına kurban) dersi hocası, sonra da yukarılardan gelen bir emirle birden bire müdür olarak atanan bir karakter hayatımıza dahil oldu: Dolores Jane Umbridge.

Kendisi, Dumbledore’un aksine okulu “yönetebileceği ve disipline edebileceği” algısına yürekten inanırdı. İşler her sarpa sardığında, Hogwarts içinde posta göndermek pek olası olmadığı için (onca baykuşun birbirine çarpa çarpa uçarken çıkaracağı kaosu hayal edin!) kocaman bir duvara yeni yeni “kararnameler” astırırdı, huysuz hademe Filch’e. Onlar asıldıkça hepsi gerçek olacak sanırdı. Herkes bunları okuyacak ve “Hmm, demek yeni kurallar bunlar, tamam!” diyecek zannederdi. Yazık, buna gerçekten inanırdı.

Sayısız kanun ve kural uydurdu. Bunların ne kadar “komik” ya da “absürd” olduğunu söyleme cüretini gösteren öğrencilere ise korkunç cezalar verdi, onları sürüsüne dahil etmeye çalıştı. Şimdi herkes, Umbridge’i kurbağa suratlı bir kötülük abidesi olarak anımsıyor. Odasında sevimli kedi resimleriyle süslü tabaklar vardı. Kendini pek bir minnoş ve muteber gördüğü su götürmez bir gerçekti. Ancak onun yaratmaya çalıştığı bu görsel illüzyon, yalnızca ağzını açana dek sürebilmekteydi.

Nitekim, kendisine karşı olan “öğrenci topluluklarının” bir araya gelerek ona ve onun okuldan saklamaya çalıştığı “gerçek tehlikelere” karşı bir ordu bile kurmuşlardı – Dumbledore’un Ordusu. Biri, okulun dışındaki gerçeklerden ve onları bekleyen dış dünyadaki tehlikelerden bahsetmeye çalışsa, Dolores Jane Umbridge tarafından hemen ve acımasızca cezalandırılıyor ve okula “yalancı" olarak takdim ediliyordu. Hatta kahramanımız Harry’nin elinde, kendi kanıyla oraya kazınmış “Yalan söylememeliyim” yazısının hikayesi de bu zamanlara aittir. Alnına büyük düşman (Adı Anılmaması Gereken Kişi / Kim Olduğunu Bilirsin Sen – aslında şimdi daha da anlaşılır geliyor bu tip adlandırmalar, anıldığı zaman hemen destekçileri yakalıyor çünkü eleştirenleri) tarafından kazınmış şimşek biçimli yaraya bir de elinin üzerindeki eklenmiştir, büyük düşmanın bir numaralı destekçilerinden biri tarafından.

Hogwarts hiçbir zaman bir müdüre “ait” olmadı. Bunu en iyi bilen ve bunu samimiyetle içselleştiren Dumbledore, okulun gerçek sahibinin öğrencileri olduğunun daima farkındaydı. Nitekim, bakanlık güçleri (Sihir Bakanlığı yani...) ile birlikte Ölüm Yiyenler okula saldırdığında okulun ağacı, kuşu, zırhları, tabloları, ev cinleri, öğrencileri, öğretmenleri bir araya gelip, var güçleriyle savundular okulu.

Nihayetinde, Hogwarts düşmedi – düşmeyecek.

Son olarak bir arada kalalım ve Deli-Göz Moody’nin söylediğini unutmayalım “Sürekli tetikte olun!”.

*ODTÜ yönetimi, uzun zamandır baskı ve kısıtlamalara dayalı bir yönetim anlayışı sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde ODTÜ'de gerçekleşmesi planlanan etkinliklerin yasaklanmaya çalışılması, bir kısmının ise polis zoru ile durdurulması, ODTÜ Medya Topluluğu'nun kapatılması, rektörlük tarafından atılan e-postalar ile seçim süreci boyunca ODTÜ'de politik etkinlikler düzenlenmesinin yasaklanması bu sürecin vardığı son aşama. Bu mektup, bu gelişmelerin ardından "öylesine" kaleme alınmıştır.

ÖNCEKİ HABER

AB Brexit’in yeniden müzakere edilmemesi konusunda kararlı

SONRAKİ HABER

Fransa'da öfke dinmedi: Sarı yeleklilerin eylemleri 10. haftasında

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa