“Eğitimde 2023 vizyon belgesi” ne getiriyor?

Görsel: Pixabay

“Eğitimde 2023 vizyon belgesi” ne getiriyor?

Genç Hayat olarak, 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin eğitim sisteminde ne tür değişiklikler hedeflediğini derledik.

16 yıllık AKP iktidarı sürecinde üzerinde en çok tartışma yapılan ve en fazla hedef belirlenen, ancak belirlenen hedeflerin büyük bölümünün gerçekleşmediği alanların başında eğitim geliyor.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından, “Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyon Belgesi” açıklandı. Vizyon Belgesi’nde yer alan, zorunlu ders saatlerinin ve ders çeşitlerinin azaltılması, 5 yaş erken çocukluk eğitiminin zorunlu olması, yaz dönemi oyun temelli eğitim vb. gibi maddeler ön plana çıkarılırken, 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin temel hedefleri göz ardı edildi. Genç Hayat olarak, 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin eğitim sisteminde ne tür değişiklikler hedeflediğini derledik.

PİYASA MERKEZLİ EĞİTİM HEDEFİ

2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nin temel dayanağı olarak “piyasa merkezli” eğitim anlayışı öne çıkıyor. Eğitim politikalarına yönelik olarak kamusal eğitim yerine piyasa ve piyasacı değerler temel alınıyor. Okulların finansman ihtiyacını kendi kaynaklarından (bağışlar, aidatlar vb.) sağladığı ve kendi bütçesini oluşturduğu piyasacı bir model benimsenmektedir. Özel sektör ve sivil toplum iş birlikleriyle eğitim kurumlarının finansmanına destek sağlanması hedeflenirken, bu desteğin biçimi hakkında herhangi bir bilgi verilmiyor.

Eğitimde uzun süredir yaşanan piyasalaştırma ve ticarileştirme vurgusu “2023 Eğitim Vizyon Belgesi”nde de net bir şekilde ifade ediliyor. Özel öğretim kurumlarında bürokrasinin azaltılması, haksız rekabetin ortadan kaldırılması ve özel öğretim kurumları ile işbirliğinin güçleneceği mesajı üzerinden özel okulların kamu kaynaklarıyla desteklenmesi politikalarının sürdürüleceği ifade ediliyor.

Eğitimde “hayırseverlerin bağışları” için il ve bakanlık teşkilatında yeni bir yapı kuruluyor. Geçtiğimiz aylarda “tasarruf” gerekçesiyle 2018 eğitim bütçesinden kesinti yapılmıştı. Ekonomik kriz gerekçesiyle eğitim bütçesinden kesinti yapılırken, yandaş holding sahiplerinin milyon dolarlık borçları siliniyor. 2023 Eğitim Vizyon Belgesiyle, eğitim yatırımları için yeterli kaynak ayırmak yerine, “hayırseverler”in yapacağı katkı ve bağışlardan medet umuluyor.

SINAV MERKEZLİ EĞİTİME DEVAM

2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde “sınavla öğrenci olan okul sayısının azaltılması” hedef olarak belirtilmiş olsa da, sınav merkezli eğitim sistemini değiştirmek yönünde hiçbir somut öneri yok.

Bugüne kadar sınav sistemlerinde sürekli değişiklik yapılmasına rağmen sorunun özüne inilmezken, sınav merkezli eğitim modelinin kendisi hiç tartışılmadı. Türkiye gibi ülkelerde yapılan sınavların, başarı ya da yeteneği ölçmekten çok öğrencileri yarıştırmayı ve elemeyi hedeflediği biliniyor. Eğitim sistemi çocuklar ve gençleri eğitmiyor, sadece yapılacak olan sınavlara hazırlıyor. Vizyon Belgesi’nde bu duruma son vermeyi hedefleyen bir ifade bulunmuyor.

Okullar arasındaki nitelik farklarını ortadan kaldırmayı hedefleyen somut adımlar atılmadığı sürece, Vizyon Belgesi’nde yer alan “sınavla öğrenci alan okul sayısının azaltılması” hedefini gerçekleştirmek mümkün görünmüyor.

İMAM HATİP OKULLARINA ÖZEL HEDEFLER

2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde yıllardır iktidar tarafından özel olarak ilgilenilen imam hatip okulları ile ilgili özel bir bölüm hazırlanmış olması dikkat çekiyor. Bu konuda atılacak adımlar (Program çeşitliliği, ders çeşidinin azaltılması, Arapça ve İngilizce yaz okulları, imam hatip okulları ile üniversiteler arasında işbirliği) farklı okul türleri ve öğrenciler arasında yaratılan eşitsizliğin artarak devam edeceğini gösteriyor.

Bugüne kadar benimsenen okullaşma politikalarında, özellikle kademeler arası geçiş sürecinde çok sayıda öğrenci ve velinin itirazlarına rağmen, öğrencilerin imam hatip okullarına yönlendirilmesi yönündeki yaklaşım ve uygulamaların devam edeceği anlaşılıyor. Vizyon Belgesi, iktidarın arka bahçesi olarak gördüğü imam hatip okullarına yönelik olarak yapılan özel vurgular üzerinden bugüne kadar benimsenen ayrımcı politikaların artarak sürdürüleceğini gösteriyor.

MESLEK LİSELERİNDE “OKURKEN ÇALIŞMA FIRSATI” TUZAĞI

“Mesleki teknik eğitim öğrencileri okurken çalışıyor” maddesiyle şu anki sistemde de staj adı altında ucuz iş gücü olarak çalışan öğrencilerin ucuz iş gücü olarak çalışmaya devam etmesi hedefleniyor.

Bölüm dersleri nedeniyle temel derslerin eğitimini alamayan meslek lisesi öğrencileri üniversite sınavlarına ya girmeyi tercih etmiyorlar ya da sınava girdiklerinde başarılı olamıyorlar. Meslek lisesi öğrencilerinin üniversitede kendi bölümüne sınavsız girme hakkının ellerinden alınmasıyla birlikte üniversiteye girme şansları zaten azalmıştı. “Esnek ve modüler müfredat” diye müjde gibi sunulan bu uygulama ile meslek lisesinde okuyan öğrencilerin üniversiteye gitmelerinden çok, çalışma hayatında “ucuz emek” olarak daha çok değerlendirilmeleri isteniyor.

EĞİTİMDE GÜVENCESİZ İSTİHDAMA DEVAM

2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde de yer alan ücretli öğretmenlerin ücretlerinin artırılması, sözleşmeli öğretmenlerin görev sürelerinin kısaltılması ifadeleri üzerinden eğitimde güvencesiz istihdam politikaları kalıcı hale getiriliyor. Ayrıca öğretmen atamalarında en fazla şikâyet konusu olan, haksız ve ayrımcı uygulamalarla gündeme gelen “mülakat” ve “güvenlik soruşturması” uygulamalarına son verilmesine ilişkin hiçbir ifadenin yer almaması, MEB’in güvencesiz istihdam politikalarında hiçbir değişiklik olmadığını gösteriyor.

2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde öğretmen alım sisteminde yaşanan sorunlara yönelik hiçbir somut ifade yok. MEB’in resmi öğretmen açığını 117 bin olarak açıkladığı bir ortamda, ataması yapılmayan 400 bini aşkın öğretmenin atanma sorununun hiç gündeme getirilmemesi önemli bir eksiklik olarak dikkat çekiyor.

EĞİTİMİN SORUNLARI GÖSTERMELİK VAATLERLE ÇÖZÜLEMEZ

Milli Eğitim Bakanı tarafından açıklanan ve büyük bölümü vaat olmaktan öteye gitmeyen 2023 Eğitim Vizyon Belgesi, eğitim sisteminde yıllardır yaşanan ve yapısal hale gelen temel sorunlara kalıcı çözümler üretmekten uzak bir yaklaşımla hazırlanmış. Eğitime dair yeni bir şeyin söylenmediği gibi, geçmişte defalarca ifade edilen hedeflerin aynen tekrarlandığı anlaşılıyor.

Eğitim sisteminde yaşanan, başta öğrenciler ve öğretmenlerin olmak üzere, toplumun büyük bölümünü yakından ilgilendiren sorunlara yönelik kalıcı çözümler üretilmesi için köklü değişiklikler gerekiyor. Eğitim sisteminin temel bileşenleri ve onların örgütlü güçlerinin eleştiri, öneri ve talepleri dikkate alınmadan hazırlandığı belli olan “2023 Eğitim Vizyon Belgesi”nin, 2019 eğitim bütçesinde eğitim yatırımlarına ayrılan payın yarı yarıya azaltıldığı bir ortamda, eğitimin sorunlarına kalıcı çözümler üretmesi mümkün görünmüyor. 

 

 

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Kasım 2018 19:36
www.evrensel.net