Krizi sırtlandıkça, ucuzu unutmak

Fotoğraf: Pixabay

Krizi sırtlandıkça, ucuzu unutmak

Ne zaman konkordato ilan etsem diye düşünüp duruyordum. Acaba bakkaldan ekmekle çay alırken mi yoksa pazar alışverişini yaparken mi?

Turhan Utku YALÇIN

Çanakkale

 

Her gün yeni bir şirketin konkordato ilan ettiğini okuyoruz. Konkordato ilan eden şirketlerin 3 bini aştığını ve bu yılın sonunda 5 bin ila 7 bin arası şirketin konkordato ilan edeceğini söylüyorlar. Hatta ''Herkes bir gün Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür edecek.'' ve ''Ülkede baskı yok, aksine herkes fazla özgür.'' diyen Hülya Koçyiğit'in damadı da konkordato ilan etmiş. Hal böyle olunca, bizimde kafamızda 2 soru oluşuyor; Konkordato nedir? Neden ilan edilir?

ATTIĞIN HER ADIM BORCA BATIRIYOR

Konkordato, iflas durumundaki şirketlerin borçlarını ödeyebilecekleri koşullarda alacaklılarıyla anlaşmaları olarak tanımlanıyor. Benim de bu bilgiyi öğrendiğimden beri gözüme uyku girmiyordu. Ne zaman konkordato ilan etsem diye düşünüp duruyordum. Acaba bakkaldan ekmekle çay alırken mi konkordato ilan etsem yoksa pazar alışverişini yaparken mi? Malum domatesin memleketi Çanakkale'mizde domatesin kilosu 5 TL. Gireyim evin yanındaki bakkala alayım alacağımı sonra iş para ödemeye geldiği zaman ''Hoop hemşerim ben bu borcu şimdilik ödeyemem konkordato ilan ediyorum'' deyip alayım bakkalın aklını. Sonuçta borçluluksa bizimki de borçluluk, ödeyememekse bizimki de ödeyememek. Hatta vatandaşlar o kadar ucuz ürüne hasret ki aylardır üstüne zam binen, fiyatları geçen senenin 2 katına çıkmış ürünlere %10 indirim yapılınca hele de birkaç kişiden ucuzmuş filan diye duyunca ''Nedir acaba ucuz ürün, in midir cin midir?'' diye mağazaların önünde kuyruk oluşturur duruma geldi. Krizi sırtladıkça, ucuzu unutuyoruz.  Evde oturuyorsun elektiriğe, doğalgaza, suya yapılan zamlarla fatura çok geliyor. Dışarı çıkıyorsun yemeğe çok para gidiyor. Her attığın adımda, aldığın nefeste borca batıyorsun.

Velhasıl-ı kelam tam konkordato bize şart oldu diyordum ki sonrasında bir de ne öğreneyim, öyle her önüne gelen konkordato ilan edemiyormuş. İlla şirket olman lazımmış. Krizde patronların borcuna kolaylık sağlanıyor da bize niye sağlanmıyor? O kadar insan borcu yüzünden canına kıyıyor memlekette. Kimisi saraylarının sayısının hesabını yaparken, kimi de kombiyi birkaç gün daha yakmayayım fatura az gelsin diye düşünüyor. “Krizin yükünü, pahalılığını biz niye ödüyoruz?” diye düşünmeden edemiyor insan. Benim de düşün, düşün aklıma tek bir şey geliyor. Madem pahalılığın yokluğun içinde, bizi düşünen yok; mademki patronlar ayrı kefede biz ayrı kefedeyiz biz de gider kendimiz alırız işi, ekmeği, özgürlüğü bizi hor görenlerin boğazından...

 

www.evrensel.net