Türkiye'den yurt manzaraları

Türkiye'den yurt manzaraları

Kocaeli, Munzur ve Adana... Türkiye'nin üç farklı köşesinden gelen üç ayrı yurt mektubu...

KEMER SIKMA ZORUNLULUĞU 

 

Zana ÖZKAN

Ömer ŞİMŞEK

Evin AYILMAZDIR

Kocaeli

 

Kocaeli ÜniversitesiUmuttepe yerleşkesinde bulunan Gazi Süleyman Paşa Erkek Öğrenci yurdunda kalan gençlerle yurda dair sohbet ediyoruz. Üniversiteye yeni başlayan Kerem, aileden destek alınmadan bir ayın zor geçeceğini, aldıkları bursa göre yurda ödenen kiranın fazla olduğunu belirtti. “Yurt kirası özel yurtlara göre az olabilir ama verilen bursa göre çok fazla. Bursun zaten yarısından fazlası kiraya harcanıyor, kalan parayla da geçinmek imkânsız.” dedi. Yurtta herhangi bir sportif aktivite olmadığını söyleyen Kerem, “Yurtta spor faaliyetlerinin olduğunu dair afişler var ancak hiçbirini göremedik, sadece masa tenisi var o da yetersiz” dedi.Yemek fiyatlarının pahalılığından yakınanbir Hukuk Fakültesi öğrencisi, “Yemekler güzel olmasa da doyurucu ancak pahalı, fiyatlar düşürülmeli. Çünkü iki çeşit yemek aldığınızda verilen yemek yardımı hakkınızı tamamlamış oluyorsunuz” dedi.

“GÜNDE 10-11 SAAT ÇALIŞIYORUM”

Yemek fiyatlarından hoşnut olmayan bir diğer genç de Görsel İletişim Tasarımı 3. sınıf öğrencisi. O da yemeklerin pahalı ve kötü olmasından dolayı şikâyetini dile getiriyor ve ekliyor: “Herhalde bu kadar güzel malzemelerle yapılacak en kötü yemek bu olabilir. Her sene zam yapıyorlar, yemekler yenilmediği gibi çok da pahalı.”

Hazırlık okuyan bir diğer öğrenci ise ekonomik kaygılarından dolayı kendini derslere veremediğini söyledi. Ek iş yaptığını belirten arkadaşımız, “Günlük 10-11 saat çalışıyorum, kemer sıkmak zorundayım ve bundan dolayı derslerime yoğunlaşamıyorum” dedi. “Yurdun içinde kütüphanemiz yok, küçük bir kitaplığımız var ancak sadece dini içerikli kitaplar mevcut burada, bilimsel kitaplar hiç yok” dedi ve bu durumdan rahatsızlığını belirtti.

Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Ozan da yurt yemeklerin şikâyetçi. Yemeklerin insanın temel besin ihtiyacını karşılamadığını ifade eden Ozan, “Ben buraya ilk geldiğim sene 6,5 TL’ye karnımı rahat bir şekilde doyurabiliyorken şuan da 8,5 TL olmasına rağmen yetersiz geliyor. Cebinde parası olmayan rahat bir şekilde karnını doyuramaz ve o gün büyük ihtimal aç kalır.” dedi.

“DERS ÇALIŞMAYA ELVERİŞLİ ALANIMIZ YOK”

Canfeda Hatun Kadın Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler ise ders çalışacak alanın uygun olmadığından mustarip. Ayrıca yurdun bahçesine gece 12’den sonra çıkamayan öğrenciler, odalarına adeta hapsoluyor. İlk olarak görüştüğümüz İlahiyat Fakültesi öğrencisi Zilan, odaların küçük olduğundan şikâyetçi. Bahçeye çıkış saatlerinin sınırlı, yurda giriş saatlerinin ise erken olmasından yakınan Zilan, bu durumun öğrenciler tarafında tepki gördüğünü söyledi.

Halkla İlişkiler öğrencisi Hacer, yurdun kalabalık olmamasının olumlu olduğunu belirtti. Fakat odalarda öğrencilerin yerleştirilme sırasında örgün veya ikinci öğretim olmalarının dikkate alınmamasından dolayı zorlandıklarını dile getirdi.


“AĞZIMIZI KOLUMUZA MI SİLELİM?”
 

Adana Fevzi Çakmak Kadın Öğrenci Yurdundan bir öğrenci

 

Yurtta sıradan bir gün: altı kişilik odaların birinde, kiminin derse gitmesi kiminin işe gitmesi için kurduğu alarmla kimi zaman da ablaların temizlik yaparken çıkardığı seslerle uyanıyorum. Kahvaltı için yemekhaneye gittiğimde her zamanki gibi uzun kuyruklar… Yemeklerden beklentiler tavan ama yine ne olduğu anlaşılmayan yumurtalara para ödememiz için arttırılan kahvaltılık fiyatlarını düşünürken sıra bana geliyor. Kasada dikkatimi çeken bir yazı “Lütfen sadece iki peçete alınız.” Yerime oturuyorum. Sıradaki diğer arkadaşlar yanıma geliyor. İçlerinden biri sinirli, haliyle sormadan anlatıyor: “Çalışandan çürük olan domatesi değiştirmesini istedim başka domatesin olmadığını söyledi, içerden getirmesini istedim. İçerde olmadığını söylemesi üzerine biraz sert tepki verdiğim için içerden domatesleri getirdi.” Domatesi soymak için masadan ayrılıyor ve gülerek geri geliyor. “Bu kadarı da pes! Çalınmasın diye bıçaklar bağlanmış” Anlaşılan 2200 öğrenciye 2 bıçağı fazla görüyorlar.

Yemekhane kapısından çıkarken her zaman boş olan menü yazı tahtasında öğrencilerin yazdıkları gözüme çarpıyor: “Her şey çok pahalı, paramız kalmadı! Yemekler bazen bayat oluyor, bari ilk ekmek ücretsiz olsun! Kendi fiş limitimizle istediğimiz kadar su alamıyoruz ama parayla veriyorlar! Peçete neden yok, ağzımızı kolumuza mı silelim? Fişimiz geçince para alıyorsunuz, fişimiz artığında bizim paramız boşa gidiyor! Kahvaltı fişi yükseltilsin, param yok, aç kalıyorum!”  Adeta düşüncelerim yazıya dökülmüş.

SANDALYE KAPMACA

Dersten sonra yurda döndüğümde koridor boyunca odalarda ışıklar yanmıyor. Arkadaşımın odasında gizli kullanılan kettle ile çaylar yapılmış, altı kişi oturuyoruz. Vize haftasına giriyoruz, yaklaşık 360 kişilik bloklarda 50’şer kişilik 3 çalışma odasının bulunmasından yakınan arkadaşların resmen “sandalye kapmaca oynuyoruz” demesi üzerine herkes gülüşüyor. Dikkatimi kenarda ağlayan bir arkadaş çekiyor. Nedenini merak edip soruyorum. Yurtta yedeklerde olup misafir öğrenci olarak kaldığını ve başka kalacak yeri olmadığını anlatıyor. “Sürekli boş oda aramaktan ve yer değiştirmek zorunda kalmaktan ders çalışamıyorum. Yemekhaneden yemeğimi para ile aldığım için en uygun fiyatlı makarna yiyorum, çorba içiyorum. Yedekteki öğrenciler bu kadar mağdur edilmemeli, çözüm bulunmalı.” diyor.

Bu durumlar sadece Fevzi Çakmak Kız Yurdu’nda değil Türkiye’nin çoğu devlet yurdunda yaşanıyordur. Ama bu sorunlara sessiz kalındığı müddetçe yurtta bu manzaralar görülmeye devam edecek gibi duruyor. İlerleyen yurt  günlerimin daha güzel olması dileğiyle…


BESLENME, BARINMA, KYK

Munzur Üniversitesi KYK yurdundan bir öğrenci

Günümüz şartlarında üniversite öğrencilerinin yurtta kalması ekonomik açıdan zorunlu hale geldi. Bununla birlikte karşı karşıya kalınan sorunlar da arttı. Üniversiteyi yeni kazanan 20 yaşında genç bir kadın olarak maruz kaldığım olumsuz durumlar karşısında çözüm üretecek bir sistem mevcut değil. Üniversite hayatında nitelikli bir eğitim isteyen biz öğrenciler mevcut sistemde bize sunulan sınırlı imkânlarla yetinmeye mecbur bırakılıyoruz. 5 kişinin kaldığı yatakhanelerde çalışma alanının bir masa ve iki sandalye ile sağlanması çalışma fırsatımızı olumsuz yönde etkiliyor. Etüt odalarının sözde 50 kişilik fakat 25 kişiye bile yetmemesi çalışma alanının yetersizliğini de göstermekte. Öte yandan en çok zorluk çektiğimiz konulardan biri de temizliğin yetersiz ve ortak kullanım alanlarımızın hijyenik olmaması.İlaçlamaların olmamasından dolayı yurttaki böcek sayısı biz öğrencilerin sayısını katlamış durumda. Sözde ücretsiz yemekhane hizmetimizden de bahsedelim, bize verilen yemek sınırı çok az olduğundan ek olarak ücretli yemekleri yemek zorunda kalıyoruz ve bu yemeklerin fiyatları çok pahalı. Karşı karşıya kaldığımız bu sorunlara, öğrenci arkadaşlarımızın ısrarlı şikâyetlerine rağmen hemen hemen hiçbirine bir çözüm üretilmiş değil.

www.evrensel.net