21 Ekim 2018 18:30
Son Güncellenme Tarihi: 21 Ekim 2018 18:38

İstanbul Barosu başkanı yeniden Avukat Mehmet Durakoğlu

İstanbul Barosu'nun başkanlık seçimi tamamlandı. Avukat Mehmet Durakoğlu yeniden başkanlığa seçildi.

Fotoğraf: Ahmet Bolat/AA

Paylaş

41 bin 77 üyesi ile dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosunda Avukat Mehmet Durakoğlu oyların yüzde 30.72’sini alarak yeniden başkanlığa seçildi.

Genel Kurul Toplantısı dün Haliç Kongre Merkezi’nde başladı. Başkanlık seçimlerinde oy verme işlemleri bugün yapıldı.

Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen başkanlık yarışında oy verme işlemi bugün saat 09.00 itibariyle başladı, 17.00'ye kadar devam etti.

SEÇİM SONUÇLARI

Toplam 105 sandığın kurulduğu merkezde, başkanlık için 2’si kadın 10 aday yarışıtı. 26 bin 294 kişi oy kullandığı seçimlerin sonuçlar şöyle:

  1. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu’nun adayı Mehmet Durakoğlu: Yüzde 30.72 (8 bin 77 oy)
  2. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Yükseliş Grubu’nun adayı Hasan Kılıç: Yüzde 26 (6 bin 856 oy)
  3. Avukat Hakları Grubu’nun adayı Gökhan Ahi: Yüzde 9.56 (2 bin 488 oy)
  4. Baroda Değişim ve Gelişim Harekati’nin adayı Talat Canpolat: Yüzde 9.23 (2 bin 401 oy)
  5. Bağımsız aday Fikret İlkiz: Yüzde 8.54 (2 bin 221 oy)
  6. Özgürlükçü Demokrat Avukatlar Grubu’nun adayı Eren Keskin: Yüzde 6.31 ( Bin 641 oy)
  7. İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu’nun adayı Kaptan Yılmaz: Yüzde 4.61 (Bin 99 oy)
  8. Avukat Hareketi’nin adayı Başar Yaltı: Yüzde 3.68 (958 oy)
  9. Ortak Hedef Platformu’nun adayı Cem Kaya Karatün: Yüzde 1.53 (398 oy)
  10. Bağımsız aday Çiğdem Koç: Yüzde 0.06 (16 oy)

DURAKOĞLU PROTESTO EDİLDİ

Dünkü genel kurulda (20 Ekim 2018) mevcut Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun konuşması sırasında ÖDAV üyesi avukatlar ellerinde taşıdıkları pankartlarla sessiz bir şekilde Durakoğlu’nu protesto ettiler. Durakoğlu’nun seçim sloganı olan “Savunmada taviz yok çünkü biz varız” sloganına gönderme yapan ÖDAV üyesi avukatlar, “Savunmada taviz çok çünkü siz varsınız” pankartını taşıdılar.

‘AVUKATLIK YAPTIKLARI İÇİN MAHPUSTALAR’

Durakoğlu konuşmasında, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının yalnızca yargı bileşenlerinin sorunu olmadığını, toplumsal bir sorun olduğunu söyledi. Durakoğlu, “Avukatlar insanca yaşama mücadelesi verdikleri için mahpustalar. Özgürlükleri avukatlık yaptıkları için kısıtlanıyor.” dedi.

Durakoğlu yaptığı konuşmada, "Buradan haykırıyoruz ki, sürdürdüğümüz mücadele uğruna zulüm görüyor bu ülkenin avukatları. Avukat oldukları, avukatlık yaptıkları için kısıtlanıyor özgürlükleri. Biz biliyoruz ne döndüğünü, bunu anlatabilmeliyiz yurttaşlarımıza. Bu 'adli rezaleti' anlatabilmeliyiz topluma. Yargıçla tartıştığı için salondan atılanın aslında avukat olmadığını, adaletin kapı dışarı edildiğini seslendirebilmeliyiz. Öldük biz öldük! Öldürüldük hatta Tahir Elçi örneğinde olduğu gibi. Bir ay sonra 3 yıl olacak. Ölüyoruz, öldürülüyoruz, katillerimiz bulunmuyor. Bulunamıyor değil, bulunmuyor. Biliyoruz neler döndüğünü" ifadelerini kullandı.

‘AVUKATLARA SIRTINI DÖNEN HİÇBİR BAŞKANA SAYGI DUYMAYACAĞIM’

Aday avukat grupları asına söz alan Av. Ömer Kavali, konuşmasına “Kahrolsun avukatlar” diyerek başladı. Kavili, avukatların mahkemelerde konuşturulmadığını, müvekkilleri ile asker izni olmadan görüştürülmediğini, savcı katibi ile dahi görüşemediklerini anlattı. Yarın yapılacak seçimlerde şehir dışında olacağı için oy kullanamayacağını ifade eden Kavili, “Avukatın yanında yer almayan, sorunlarına sırtını dönen hiçbir başkana saygı duymayacağımı buradan açıklıyorum. Kahrolsun avukatlar.” dedi.

‘HUKUKA İNANIYORSANIZ HUKUK SAVAŞÇISI OLMALISINIZ’

Baro Başkan Adayı Fikret İlkiz’in Yönetim Kurulu Adayı Rıza Türmen salonu dolduran avukatlara seslenerek, “Hukuka ve insani değerlere inanıyorsanız bir hukuk savaşçısı olmalısınız. Burada baronun büyük bir önemi var. Hukuk devletinin ve yargı bağımsızlığının yanında olamayan baroların bir önemi yok demektir. Yargı bağımsızlığı için çalışacak yeni bir düzene ihtiyaç vardır.” dedi. Türmen, İlkiz grubunun demokratik, katılımcı bir yönetim vaat ettiğini, yoksulun da zengin gibi hukuk hizmetinden faydalanmasını sağlayacağını ifade etti. 

‘DAMAT-KAYINPEDER REJİMİ’

Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adına önceki dönem baro başkanı olan Av. Ümit Kocasakal söz aldı. Kocasakal avukat problemlerinin ötesinde en önemli sorunun iktidar olduğunu söyledi: “Türkiye, damat-kayınpeder rejimi ile yönetiliyor. Zamanı gelince hukuken de siyaseten de hesabı sorulur.” dedi. Kocasakal en önemli meslek sorununun ise hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının ihlali olduğunu söyledi. Kocasakal, “Hayatım boyunca taraf oldum. Hukukun üstünlüğünden, demokrasiden, Atatürk ilkelerinden yana taraf oldum. Çok adaylı seçime gidiyoruz. Bunun yaratabileceği sorunları zikretmem sorumluluğum. Fikri harekete dayanmayan bölünmeler ciddi sonuçları olabilir.” diyerek Durakoğlu’nu ve yönetimini desteklediğini belirtti.

‘SESİNİZİ SOKAKLARDA YÜKSELTİN KALENİZDEN ÇIKIN’

ÖDAV grubu adına konuşan Av. Özden Özdemir, Kocasakal’ı eleştirdi: “Ümit hoca yine geldi, sesini yükseltti. Burada kürsüde yükseltmek kolay ancak gelin sokakta sesinizi yükseltin, hiçbir zaman sokakta yükselmediniz.” Avukatlık mesleğinin eşi benzeri görülmemiş bir baskı altında olduğuna değinen Özdemir, “Yalnızca siyasi iktidar değil sermaye tarafından da baskılanıyor avukatlık mesleği. Önce İlke grubu baronun gücünün farkında değildir. Biz bu gücün farkındayız, suskunluğu değiştirmek için adayız.” dedi. Baronun faaliyet raporunu eleştiren Özdemir, “Faaliyet raporu, paneller, suya sabuna dokunmayan basın açıklamaları ve sonuçlanmayan davalar açıldığını gösteriyor. Barolar sistemin temsilcisi değil hak arayanların sesi olmalıdır. Havalimanı işçilerinin gözaltında ve hakimlik işlemlerinde baro yoktu. Çevre felaketlerinde yok. Siyasal iktidar yargı kararlarını tanımıyor, kararını beğenmediği yargıçları değiştiriyor, yargı eliyle toplumu dizayn ediyor, bununla mücadele edenler tutuklanıyor. Evet İstanbul Barosu özgürlüğün, laikliğin, savunmanın kalesidir. Ama artık o korunaklı kalelerinizden çıkınız, belki göremiyorusunuz, belki etrafınızdakiler söz söylemiyor sizlere ancak kalenin içinde hapsolmuş haldesiniz. Uzlaşı arayışı ile ses çıkarmayarak, görmezden gelerek, yaşama şansınız kalmamıştır” diye konuştu.

‘BARO AKTİF MÜCADELE ETMEDİ’

Avukat Hareketi adına baro başkanlığına aday olan Av. Başar Yaltı, toplumun hukuka ve yargıya güveninin yok olduğunu, hukukun ve yargının itibarsızlaştırıldığını söyledi. Yaltı, “Türkiye’nin yargı bağımsızlığı sorunu çözülmeden avukatların sorunu çözülemez.” dedi. Milliyetçi Avukatlar Grubu adayı Av. Kaptan Yılmaz, baro yönetiminin 14 yıldır Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu tarafından yönetildiğini hatırlattı. Yılmaz, baronun muhalefet ile birlikte yönetilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Aksi taktirde eleştirdiğiniz siyasi iktidardan farkınız kalmaz.” dedi. Yılmaz mevcut yönetimin, avukatların uğradığı saldırılara ve mesleki sorunlarına ilişkin aktif mücadele etmediğini de sözlerine ekledi.

‘ASKER DEĞİL HUKUKÇUYUZ’

ÖDAV Grubunun Başkan adayı Eren Keskin, hukuk mücadelesinin siyasi mücadeleden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Keskin, “Hukuku iktidarlar belirler ve bize ‘normal’ olarak sunarlar biz normali değil vicdanı savunuyoruz.” dedi. Mahmut Esat Bozkurt’un, “Bu vatanın özbeöz evladı Türktür, her şeye onun hakkı vardır onun dışındakiler hizmetkar olarak vardır.” sözünü hatırlatan Keskin, ÖDAV’ın bu anlayışa karşı olduğunu söyledi: “Biz bu anlayışa karşı olarak etnik, dinsel ve cinsel anlamda eşitlikten yanayız.” dedi. Sabah yapılan Divan seçimini de eleştiren Keskin ÖDAV’ın dışlandığını şu sözlerle dile getirdi: “Böyle zamanlarda bizler gibi rejimi tartışan hukukçularla yan yana durmak zor oluyor sanıyorum.” Ümit Kocasakal’ın konuşmasının ardından “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atılmasına ilişkin de eleştiride bulunan Keskin, “Darbeden şikayet edenler askeriz diye slogan attı. Biz asker değil hukukçuyuz. Hukukun erkek egemen, militer bir anlayıştan sıyrılmasını istiyoruz. Düşünce ve ifade özgürlüğünü savunuyoruz.” diye konuştu.

‘RESMİ İDEOLOJİNİN YANINDASINIZ’

Coğrafyanın Türk-İslam sentezi arasına hapsedildiğini ifade eden  Keskin, “Biz bu iki anlayış arasından çıkmış üçüncü anlayışı temsil ediyoruz. Bu coğrafyayı yönetenler sivil siyasetten korkuyor. Barış isteyen sivil siyasi kesimler hapse atılmış durumdalar. Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk karıncayı bile incitmeyecek hak savunucusu arkadaşlarım, baro da size sahip çıkmıyor. Ergenekon davalarına sahip çıkan İstanbul Barosu, Selahattin Demirtaş'a, Aysel Tuğluk'a, Osman Kavala’ya, Ahmet Altan'a, Nazlı Ilıcak'a sahip çıkmıyor. Siz resmi ideolojinin yanındasınız.” dedi.

‘BARO HAKKIMDA SORUŞTURMA AÇTI’

Anayasa Hukukçusu İbrahim Kaboğlu'nun Marmara Üniversitesi'nden ihraç edilmesini hatırlatan Keskin, Baroda Değişim ve Gelişim Hareketi Başkan Adayı Porf. Dr. Talat Canbolat işaret ederek, “Sayın Canpolat, keşke aday olmasaydınız. Siz meslektaşlarınızı üniversitelerden ihraç eden bir siyasi zihniyetin temsilcisisiniz” dedi. Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni hanesine gönüllü olarak adını yazdırdığı için yazmadığı yazılardan 12 buçuk yol hapis cezası aldığını hatırlatan Keskin, Cumhurbaşkanı'nın avukatları tarafından şikayet edildiği İstanbul Barosu'nun hakkında soruşturma açtığını belirtti.

‘HUKUKSUZLUĞUN ORTAĞIYIZ’

Cumartesi Anneleri de Keskin’e destek olmak için Haliç Kongre Merkezi’ndeydi. Cumartesi Anneleri’ni selamlayan Keskin, İstanbul Barosu’nun eylemleri yasaklanan kayıp yakınlarına haftalardır randevu vermediğini söyledi. Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmeleri uygulamamasını eleştiren Keskin, “Hukukçular olarak biz bu hukuksuzlukların ortağıyız. Bu sözleşmeleri imzalaması için siyasi iktidara gerekli baskıyı yapmadık.” dedi.

‘BİZE İNANIYORSANIZ OY VERİN’

10 kişilik yönetim kurulu kadrosunun 7’sinin kadın olduğunun altını çizen Keskin şöyle devam etti: “Baroya mor renk vermek istiyoruz. Barolar tarafından gündeme getirilmeyen LGBTİ+ bireylerin sonuna kadar yanındayız. Translar yolda yürürken polis tarafından durdurulup ‘çevreyi kirletmek ve çevreye zarar vermekten’ ceza kesiliyor. Barolar bunun karşısında duruyorlar mı? Hayır çünkü sizin erkekliğiniz zarar görür.” Keskin, cezaevlerindeki tecrit ve izolasyona da dikkat çekti ve baroların duruma müdahil olmamasını eleştirdi. Genç ve stajyer avukatların meslekte yaşadıkları zorluklara da değinen Keskin nasıl bir baro istediklerini anlattı: “Stajyer avukatlar mesleğe korumasız başlıyorlar. Staj kredisi geri ödemesiz yapılsın, ruhsattan baro ödemesi alınmasın. Stajyerlere ait özel çalışma odaları olsun. Adliyelerde sıradan vatandaşla aynı konumda olan avukatlar adliye yönetiminde olmalı. Savcıların binaları ayrı olmalı. Baroların müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet gibi ağır cezaları tartışmaya açılmasını istiyoruz. YÖK, RTÜK, Milli Güvenlik Kurulu ve Diyanet Kurulunun kaldırılmasını, LGBTİ haklar ve eşcinsel evliliklerin barolar tarafından dile getirilmesini, Cenevre Mülteci sözleşmesinin uygulanmasını istiyoruz. Kadın bakış açısını savunan bir baro, engelli avukatların engellerinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Mesleki faaliyetleri, düşünce ve ifade özgürlüğü elinden alınıp tutuklanan tüm avukatlara baroların çifte standartsız yaklaşmasını istiyoruz. Savaşa değil barışa para harcanan ortamda yaşamak ve hukukunu geliştirmek için çalışacağımıza inanıyorsanız bize oy verin.”

‘TUTUKLAMALAR BURUN SÜRTME ARACI’

Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu Mehmet Durakoğlu, tutuklamaların burun sürtme amacıyla yapıldığını dile getirdi. Durakoğlu, 16 Nisan referandumumdan sonra kuvvetler ayrılığının kuvvetler birliğine dönüştüğünü ifade ettiği konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunların karşısında durunca bize ‘siyaset yapıyorsunuz’ diyorlar. Böyle bir ortamda siyaset konuşmamak siyasetin kendisidir, boyun eğmektir.” dedi. Durakoğlu Baro yönetimine yapılan eleştirileri reddederek yeteri kadar çalıştıklarını iddia etti.

GENEL KURULDA ARBEDE ÇIKTI

İstanbul Baro Başkanlığı'na aday olan Baroda Değişim ve Gelişim Hareketi'nden Talat Canbolat'ın konuşması sırasında iki grup arasında arbede yaşandı. Arbedeyi salondaki diğer avukatlar ayırdı. Gerginlikten dolayı Canbolat uzun süre konuşma yapamadı. Bu sırada bazı grupların başkanlık divanına çıktığı görüldü. Bu sırada salondaki gruplar karşılıklı slogan attı. Salondaki gerginlik Canbolat'ın konuşması boyunca devam etti.

'ÖDAV DİVAN SEÇİMİNDE DIŞLANDI' İDDİASI

Yarın yapılacak seçimlerden önce adaylar, Genel Kurul Başkanlık Divanı için liste sundular. Adaylar Av. Başar Yaltı, Av. Mehmet Durakoğlu, Av. Fikret İlkiz ve Av.  Hasan Kılıç kendi aralarında hazırladıkları önergeyi Divan için sunarak öneride bulundular. Edinilen bilgiye göre, Divan için önergeyi hazırlayan adaylar, ÖDAV’a haber vermediler. ÖDAV üyesi avukatlar süreçten dışlandıklarını ifade etti. Genel Kurulun başlaması için baroya kayıtlı üyelerin yüzde 10'unu oluşturan çoğunluğun sağlanması ile toplantı başladı. Sunulan önergenin oylanması ile birlikte Av. Mustafa Kısacık Divan Başkanlığına, Av. Gülendam Şan Karabulutlar da Divan Başkan Vekilliği’nde atandı. 

TUTUKLU HAVALİMANI İŞÇİLERİ İÇİN İMZA TOPLANDI

Öte yandan Kongre salonunda tutuklanan 3. Havalimanı işçilerinin serbest bırakılması için Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliği'ne verilmek üzere imza toplandı. Kongre merkezinin farklı yerlerine tutuklu avukatlar ile katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Tahir elçinin fotoğrafları asıldı. (İstanbul/EVRENSEL)

 

ÖNCEKİ HABER

Darbedilen Amedspor yöneticisi sanık yapıldı

SONRAKİ HABER

Patronların talebi bitmiyor: Kamu alacaklarına karşılık devlet belge versin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa