15 Ekim 2018 04:50

Arap Coğrafyasında bu hafta: Tunus ve Lübnan

Kuzey Afrika ülkesi Tunus hükümet kriziyle sarsılıyor, siyasi suikast belgelerini tartışıyor.  Lübnan’da ise beş aydan beri hükümet kurulamıyor.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Ali KARATAŞ

Kuzey Afrika ülkesi Tunus bir yandan hükümet kriziyle sarsılırken bir yandan da ortaya çıkan siyasi suikast belgelerini tartışıyor. 

Arap coğrafyasında bu haftanın gündemini, ağırlıklı olarak, derin bir hükümet krizi yaşayan Kuzey Afrika ülkesi Tunus’a ayırdık. Hükümette yaşanan derin çatlak nedeniyle 2013 yılında yaşanan siyasi suikastlerle ilgili çok önemli belgeler gün yüzüne çıkmaya başladı. Tunus’taki gelişmeleri yakından takip eden Ruze Cendeli gazetemiz için kaleme aldığı makalede iktidar ortağı ve Tunus İhvanı olarak bilinen İslamcı Ennahda partisinin gizli aygıtı ile ilgili ortaya çıkan gelişmeleri derledi. Cendeli ortaya çıkan belgelerde  “motosikletle adam katletme sanatı” başlığının ciddi bir şekilde tarif edildiğini ifade etti. Cendeli, “Belge, suikastlerle ilgili ciddi veriler içeren 4 sayfadan oluşuyor. Belgede; Vespa marka motosiklette, sürücüde ve arkasında binen suikastçide bulunması gereken özellikler belirtiliyor. Ayrıca motordan inme zamanı, nasıl hareket edeceği ve kendini korumak için giyeceği kask türü bile tarif ediliyor” dedi.  

HAMMA HAMAMİ’YE ÖLÜM TEHDİDİ

Tunus’ta suikastler geçmişte olmuş ve bitmiş olaylar değil. Yakın zamanda Tunus Halk Cephe’sinin lideri Hamma Hamami elektronik posta yoluyla ölüm tehdidi almıştı. Tehdidi gönderen kişi bu ayın başında tutuklanıp cezaevine gönderildi. 

Cendeli’nin makalesinde belgelere dayanarak vurguladığı vahim bir nokta ise Ennahda’ya gizli aygıtın kurulması tavsiyesinin Mısır İhvanı tarafından verilmesi. Ortaya çıkan bu bilgi, İhvanın ve müttefiklerinin etkili olduğu bütün ülkelerde benzer suikastlerin yaşanabileceğine işaret ediyor.

TUNUS HÜKÜMETİNDE ÇATLAK

Tunus’taki bir başka önemli gelişme ise hükümet ortakları Nida Tunus ile Ennahda arasında yaşanan sorunlar. Ennahda’nın Başbakan Yusuf el Şahit’le partisi Nida Tunus dışında geliştirdiği ilişki, Cumhurbaşkanı Baci Kaid Essibsi’yi rahatsız etti. Çünkü partinin dışında başında Essibsi’nin oğlu Hafız Essibsi bulunuyor. Tunus Halk Cephesi ise, hükümetin yıkılması durumunda yeni hükümette yer alma çağrılarını kesin bir dille reddetti. Halk Cephesi Lideri Hamma Hamami, ilericilerden ve solculardan oluşacak geniş bir oluşumu müjdeledi.

LÜBNAN VE KURULAMAYAN HÜKÜMET

Lübnanlı Akademisyen Muhammed Nureddin, bu haftaki makalesinde Lübnan’da beş aydan beri hükümetin kurulamasının tarihsel nedenlerini irdeledi. Nureddin, hükümetin kurulamamasının sadece hükümeti kurmakla görevlendirilen Saad Harriri’nin başarısızlığı olmadığını vurguladı. Mezhepsel dengelere ve bölgesel ve uluslararası dış müdahalelere dikkat çekti.


TUNUS’TA MOTOSİKLETLE ADAM KATLETME SANATI!

Ruze CENDELİ

Tunus Kamu Savcılığı Ennahda partisinin “gizli bir paralel organı”nın varlığı hakkında bilgi ve belgelere ilişkin soruşturma açmaya karar verdi. Dava, Tunus’taki terörle mücadele mahkemesine verildi. Bu mahkeme Tunus’ta terör vakalarıyla ilgilenen organ konumunda. Harekete yöneltilen suçlamalara göre örgütte bir sivil kanat ve bir askeri birlik bulunuyor. 

YENİ BELGELER

Tunus’ta sorun, (İlerici siyasi liderler) Şükrü Belaid ve Hac Muhammed Brahmi’nin suikastle katledilmesinden bu yana devam ediyor. Büyük ölçekli casusluk operasyonlarına ek olarak parti organlarının devlette nüfuzu mevcut. Ennahda hareketi, iki kişinin suikastıyla ilgili bilgileri maniple etmesine rağmen Şehitleri Savunma Komitesi, Şükrü Belaid ve Muhammed Brahmi suikastleri hakkında yeni belgeler yayınladı. Belgelerde suikastler, “motosikletle adam katletme sanatı” başlığı altında ciddi bir şekilde tarif edildi. Belge, suikastlerle ilgili ciddi veriler içeren 4 sayfadan oluşuyor. Belgede; Vespa marka motosiklette, sürücüde ve arkasında binen suikastçide bulunması gereken özellikler belirtiliyor. Ayrıca motordan inme zamanı, nasıl hareket edileceği ve korunmak için giyilecek kask türü dahi tarif ediliyor. Belge iki kişiye yönelik operasyonu teknik olarak açıklıyor. 

ENNAHDA’NIN GİZLİ AYGITI

Avukat Rada Radawi tarafından açıklanan belgelere göre, Ennahda’nın içinde gizli bir aygıt mevcut. Bu aygıtın görevi, aralarında Şükrü Belaid ve Muhammed Brahmi’nin de bulunduğu rakiplere karşı politik suikastlar yürütmek. Belgelerde, Mısır’ın İhvanı (Müslüman Kardeşler) Ennahda hareketine “gizli bir aygıt” kurulmasını tavsiye ediyor. Bu durum, Mısır ve Tunus’ta Müslüman Kardeşler arasındaki örgüt birliği derecesini ve uluslararası örgütün ortak bir koordinasyon içinde birlikte çalıştığını gösteriyor. Radawi’ye göre, Mısır Müslüman Kardeşleri, sadece tavsiyede bulunmadılar; askeri ve güvenlik eğitimi de verdiler. 

Suikastle öldürülmesinden önce Belaid’in liderlerinden biri olduğu Halk Cephesi’nden belgelerin içeriğini inceleyen Osman Belhac, belgelerin, güvenlik ekibinin telefon konuşmalarını, Belaid ve Brahimi suikastının ana şüphelileri arasındaki yazışmaları ve sekiz yıla mahkum olan Mustafa Hadar ile adalet ve içişleri bakanı arasındaki yazışmaları içerdiğini söyledi.

Belhac, sanıkların Ennahda partisine bağlandığını gösteren kanıtlara dikkat çekti. Şüpheli, 1987’de Burgiba’yı devirmekle suçlanan Ennahda ile ilişkisi bilinen güvenlik grubunun askeri bir üyesiydi. 2011 Devrimi’nden sonra hapisten çıktı. Elektronik postalarından ve telefon görüşmelerinden Ennahda ile olan ilişkileri açık.

MECLİS, BAKANLARI SORUMLU TUTMAYA HAZIRLANIYOR

Bu vesileyle bir dizi milletvekili toplandı. Vekiller, İçişleri Bakanı Hişam Fratti ve Savunma Bakanı Abdelkarim Zubaidi’ye, siyasi suikastlar hakkında halka açık bir toplantı gerçekleştirmeleri için çağrıda bulunan bir dilekçeyi imzaya sunacaklar. 

Ennahda’nın politik suikastlar ve darbeler üzerindeki gizli aygıtlarının tarihi göz önüne alındığında bu aygıt yeni değil. “İslami Yönelim” ismini “Ennahda” olarak değiştirmeden önce, 1970’lerin sonlarından beri var. Solcu Lider Şükrü Belayid, 2013’ün şubat ayında, ulusalcı Halk Hareketi’nin Lideri Hac Muhammed Brahmi ise aynı yılın temmuz ayında katledilmişti.


TUNUS’TA HÜKÜMET DÜŞEBİLİR, HAMAMİ İSE GENİŞ İTTİFAK ÖNERİYOR

Tunus’ta 2016 yılında kurulan hükümet liberal Nida Tunus’tan ve İhvancı Ennahda hareketinden oluşmuştu. Cumhurbaşkanlığı koltuğunda Baci Kaid Essibsi’nin bulunduğu Tunus’ta, Yusuf Şahid başbakanlığındaki hükümetin kurulduğu, 20 Ağustos 2016 günü Kartaca’daki konukevinde duyuruldu. Meclis, 26 Ağustos 2016’da mutlak çoğunlukla hükümete yetki verdi (22 oya karşılık 167 oy).  Yusuf Şahid, bağımsızlıktan bu yana Tunus devletinin tarihindeki en genç başbakan olarak kayıtlara geçti.

AYNI EVDEKİ İHTİLAFLAR

Ennahda ve Nida Tunus arasındaki ihtilaflar çok geçmeden ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Essibsi, geçen eylül ayının sonunda Ennahda ile uyumluluk ilişkisinin sona erdiğini ilan etti. Essibsi, beş yıl önce teknokrat hükümeti kurmak ve modern bir anayasa hazırlamak noktasında başlayan Ennahda ile uzlaşma döneminin sona erdiğini deklare etti. Ennahda, Başbakan Yusuf  Şahid ile başka bir ilişki kurmayı tercih ettikten sonra Essibsi “Ben ve Ennahda hareketi arasındaki ilişki koptu” dedi. Şahid ile Cumhurbaşkanı’nın parti yönetiminden sorumlu oğlu Hafiz Essibsi arasında süren açık mücadelenin ortasında Nida Tunus, Yusuf  Şahid’in üyeliğini dondurdu. Essibsi, Şahid Hükümetinin meşruiyetini tartıştırırken Şahid ise Ennahda ile ittifakı güçlendirme kararı aldı. 

MARZUKİ’NİN PARTİSİNİN ÇÖKÜŞÜ

Eski Tunus Cumhurbaşkanı Munsif Marzuki’nin partisi, “Tunus’un İrade Hareketi”nden yaklaşık 80 üye geçen eylül ayında istifa ettiklerini açıkladılar. Siyasi organın üyeleri de dahil olmak üzere partiden topluca istifa ettiler. Verilen dilekçeye göre istifanın gerekçesi partiyi politik ve örgütsel olarak reforme etmenin imkansızlığı, parti liderinin başkanlık hedefleri nedeniyle hareketin politik karakterini yitirmesi.

HALK CEPHESİ, İLERİCİ SEÇENEKTE KARARLI

Tunus Emekçileri Partisi, Tunus Hükümetinde yaşananları, “derin bir kriz” olarak tanımladı. Partinin lideri Hamma Hammami (aynı zamanda Tunus Halk Cephesi Sözcüsü), Essibsi ile ittifakı reddetti. Medyaya yansıyan  haberlere göre Hammami, Nida Tunus Partisi ve Ennahda’yı madeni bir paranın iki yüzü olarak nitelendirdi. Hammami, “Bu partilerin programları ve eğilimleri aynı. Aynı çıkarları savunuyorlar” 

Hamami, Tunus Emekçileri Partisi ve Halk Cephesi’nin ilerlediği yolu; “Tunus Emekçileri Partisi, yalnızca üçüncü yolu şekillendirmek için, devrimin amaçlarına bağlı ilerici, devrimci güçlerle ilgilenir. Parti iktidardaki ittifakı desteklemeyecek” sözleriyle vurguladı. Hamami ayrıca, iktidar grubundan ve krizden uzaklaşanlardan oluşacak olan ilericilerden ve solculardan oluşan geniş bir oluşumun doğuşunu da müjdeledi.


LÜBNAN HÜKÜMETİ

Muhammed NUREDDİN
el Haliç

SAAD Hariri’nin yeni Lübnan hükümetini kurma görevini almasının üzerinden beş ay geçmesine rağmen hükümet kurulamadı. Sorumluluk, elbette, yalnız onda veya belirli bir partide değil. 

Lübnan’ın tarihi, aynı zamanda hükümetlerin ve genel olarak siyasi hareketliliğin oluşumundaki istikrarsızlığın tarihidir. Lübnan, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında iki kantonla doğdu. 1920’de Büyük Lübnan’la ikinci doğumu ve 1943’te üçüncü doğumu; doğrudan dış müdahalelerin ve keskin mezhepsel eğilimlerin bir karışımıyla gerçekleşti. Her iki durumda da, bölünmelerin Lübnan toplumu için yıkıcı sonuçları oldu.

1950’lerdeki çatışma, batı projesi ile Arap ulusal projesi arasında gerçekleşti ve iç istikrara yansımaları oldu. 1958 devrimi, “Marines’i rejimini desteklesin diye Beyrut’a çağıran” Başkan Kamil Şamun’a karşıydı. Fuad Şahap dönemine kapıyı açan Mısır ile Amerika anlaşana kadar işler tamamen sakinleşmedi. 

1967 savaşından sonra Filistin devriminin Lübnan’a taşınmasıyla, olaylar kriz noktasına döndü. Bu tarihten sonra Filistinliler, Lübnan topraklarını İsrail’e karşı fedai eylemleri için bir üs olarak kullandılar. 1969 Kahire Anlaşmasının, Lübnan Arakoub bölgesinde Filistin askeri varlığını meşrulaştırması, krizin tırmanmasına neden oldu. Tıkanma, 1975 yılındaki iç savaşın fitilini ateşledi. Bu savaş kapıyı dış politik ve silahlı müdahaleye açtı. 1975 ile 1989 arasında Lübnan, daha önce yaşamadığı yıkıcı iç ve dış gelişmelere tanık oldu.

1989’da Suriye’yi, Arapları ve Amerikalıları kapsayan siyasi hayatın düzenleyicisi Taif Anlaşması imzalandı. Bu anlaşmadan sonra hükümet, Suriye iradesine göre ve birkaç gün içinde kuruldu. Her fırsatta Suriye müdahale etti. Ancak 90’lı yıllardan 2005’e kadar Lübnan’da Suriye’nin varlığı dönemi, siyasi ve güvenlik bakımından ülkenin en istikrarlı dönemi olarak görülebilir.

2005 yılında eski Başbakan Rafik Hariri’nin suikasta uğramasıyla Lübnan istikrarsızlık ve dış müdahale noktasına geri döndü. Uluslararası ve bölgesel müdahaleler güçlü bir şekilde geri geldi. Bu güçlerin müdahalesi olmadan hükümetler kurulamaz oldu.

Geçen mayıs ayında 2009’dan bu yana ilk kez parlamento seçimleri gerçekleşmesine rağmen, Lübnanlı siyasi güçler yeni bir hükümet kurma konusunda anlaşamadılar. Dışsal faktör, bu oluşumsuzluğun merkezinde olsa da, Lübnan rejiminin mezhepsel niteliğini de göz ardı etmemek gerekir. 

Geçmişte Maruni Cumhurbaşkanı, hükümetin kuruluşunun ayrıntılarını kontrol ederdi. Ancak Taif Anlaşmasının ardından bunu Suriye kontrol eder oldu. 2005 yılında Suriye’nin çekilmesinden sonra, “uzlaşmacı demokrasi” denilen pratikte, tüm siyasi bileşenler ve elbette tüm mezhepler tek bir hükümette temsil edilmeye başlandı.

Bu pratikte hükümet; parlamentonun sorumlu tutamayacağı bir mini meclise dönüşüyor. Çünkü her kitle, hükümette temsil ediliyor. Sonuç olarak, Lübnan artık tek bir politik rengin hükümetleri oluşturulamaz oldu. Bu durum eylem ve hareketin dönen çarkını geciktirmektedir. Çünkü herhangi bir partinin bile bir projeye itiraz etmesi durumunda demokratik konsensüs hükümeti çalışamaz duruma gelmektedir.

Gelişimini, ilerlemesini ve istikrarını yok eden; mezhepsel mücadelelerle beraber dış müdahalelerle çevrili güzel vatan Lübnan’ın kötü durumu budur. Öngörülebilir bir gelecekte bu durumdan kurtulacak gibi görünmüyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Şükrü Erbaş: İnsana değmeden yaşıyorsak çürüyoruz demektir

SONRAKİ HABER

Birleşik Metal-İş üyesi işçiler MESS’in teklifine eylemle yanıt verdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa