Kılıçdaroğlu'dan McKinsey tepkisi: Damadına dava açacak mısın?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkan kısımlar şu şekilde:

"10 Ekim mağdurları aramızda. 103 evladımız, güvercinimiz yok oldu. Acıyı vicdanı olan herkes derinden yaşadı. Ailelerin, annelerin, babaların en azından acıyı anmalarına yasak getirilmesi vicdana yakışmaz. Onlara bu insanlığı göstermek hepimizin görevidir. 

Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili kanun teklifini verdik. İlgili komisyonun olağanüstü toplanmasını istedik. Ak, kara her şey ortaya çıkacak. Emeklilikte yaşa takılanlar yüz binleri buldu. Hangi parti samimiyse göreceksiniz.

Terör bir insanlık suçudur. Bugün Hakkari Çukurca'dan bir şehit haberi geldi. Allah'tan rahmet diliyoruz. Terör örgütüyle masaya oturup pazarlık yapanları hiç kimse unutmasın. Bütün şehitlerimizin vebali günahı onların boynunadır. Biz bütün bunları dünyaya anlatmak zorundayız.

'TAM BİR ZORBA DEVLET'

Siyaset niye vardır? Ülkeyi kalkındırmak için siyaset yaparız. Büyütmek için yaparız. Evde, mahallede, sokakta huzur olsun diye yaparız. Zamanı gelir eleştirir, destek oluruz. Amacımız daha saygın bir Türkiye'yi inşa etmektir. Bir memlekette adalet varsa orada barış da vardır. Gencecik çocukları hapse atıyorsanız orada adalet yoktur. Avukatı bile neden böyle savunma yapıyorsun diye hapse attılar. Tam bir zorba devlet. Yaptıklarının farkına varıp sabaha karşı serbest bıraktılar.

Bir ülke düşünün avukatı, gazetecileri, gencecik çocukları, sivil toplum örgütlerinin yöneticileri, akademisyenleri hapiste.

Hava Harp Okulu öğrencileri her yıl Yalova'da eğitim kampı yapılır. Temmuz ayında. 14 Temmuz'da diyorlar ki çıkacaksınız. Geceyarısı 12'de binin otobüslere gidiyoruz diyorlar. Gerekçe terör saldırısı. Bunlar yargılanıyorlar, müebbet hapse çarptırılıyorlar. Mahkemede diyorlar ki, komutanlar gelsin, biz öğrenciyiz, bir şey yapmadık. Hiçbiri gelmiyor. Ama bu çocuklar müebbete çarptırılıyor. Neden, emri dinledikleri için. 'Bir üst emir vermişse yorum getiremezsin' askerlikte kural budur. Bir emri alırken mırıldanmak ceza gerektirir diyor. Komutanlar dışarıda öğrenciler içeride bunun hukukla alakası var mı? Öğrenci bunlar.

'DARBECİLERİN BÜYÜK KISMI DIŞARIDA, ÖĞRENCİLER İÇERİDE'

Paşalar dışarıda, öğrenciler içeride. Bunun hukukla, adaletle ilgisi var mı? Darbecilerin büyük kısmı dışarıda, darbecilerin yakınları büyükelçi, müsteşar, TBMM'de üst görevlerde. Ama bu öğrencilerin paraları yok, bunlar gariban, bunlar içeride.

'DİPLOMATLAR SINIR DIŞI EDİLMELİ'

Bir ülke düşünün kendi ülkesinde yaşayanların can güvenliği yok yabancıların da yok. Suudi bir gazeteci konsolosluğa gidiyor. Çıkamıyor bir türlü. Rivayetler çok. Nasıl bir ülkeyiz biz? Trump ABD'den bağırıyor, bizde hala takip edeceğiz, izleyeceğiz. Sen yabancı bir gazeteciyi koruyamıyorsan Türkiye Cumhuriyeti devletinden söz edilebilir mi? Cemal Kaşıkçı'nın gidişiyle ilgili fotoğrafı yabancı bir ajans yayınlıyor. Suudi Arabistan'la ilişkilerimizi derhal gözden geçirmeliyiz. Sorumluluğu olanları bulup yargıya teslim etmeliyiz. Türkiye çadır devleti olmamalı. Dokunulmazlığı olan diplomatlar sınırdışı edilmeli, istenmeyen insan ilan edilmeli.

'Kılıçdaroğlu SSK'yı batırdı' diyorlar ya 16 yıldır iktidarda. Ne zaman yalan söylediğini ispat etsem 'Eyy Kılıçdaroğlu sen SSK'yı batırdın' der. Sen 16 yıldır neden düzeltemiyorsun? Arıyorlar bir açığını bulabilir miyiz diye. Senin feriştahın gelse iğne ucu kadar açığımı bulamaz.

EKONOMİK KRİZ

Erdoğan aynı kürsü aynı salonda konuşuyor. Kriz yok diyor, dakikalar sonra kriz var diyor. Bir insan bu kadar hızlı dönemez. Ekonomik kriz var diyorsun, yok diyorsun. Bir arada her şeye dış güçler diyordu. Manipülasyon yapıyorlarsa sen sarayda pişpirik mi oynuyorsun! 18 dakikada birbirine zıt iki söylemi hangi siyasi ahlakla söylersin.

Kriz yokmuş. Burası doğru. Saray'da kriz yok. Soruyordur; Ejder meyvesi? Var efendim. Badem sütü? o da var efendim. Saray'da kriz yok. Erdoğan vatandaşın mutfağını biliyor mu? Hayır bilmiyor. Benim saygı duyduğum Erdoğan seçimi kazandıktan sonra Keçiören'de mütevazı daireye oturan Erdoğandır. Saygı duymadığım Saray'da oturandır.

8 ayda milyoner sayısı 53 bin 439 kişi artmış. Krizi fırsata çevirmişler. Doğrudur. Kim bunlar? Emekçi mi, işçi mi? Tefeciler, rantiyeciler ve stokçular.

MCKİNSEY ANLAŞMASI

McKinsey'le anlaşma yaptın. Onlar da bayrağına saldıran adamlar. 10 tane soru sordum, cevabını ver dedim. Cevabını bir köşe yazarından aldım. Neden soruyorsun diyor. Benim bildiğim gazeteci bir soru sorulmuşsa bunun cevabını merak eder. Soruların yanıtlanmasını engellemeye çalışıyor. Cevapları Türkiye bilmesin diye; bakan arkadaşlara söyledim, hizmet almayacaksınız dedi. Kızılcahamam'da Erdoğan konuşuyor. 'Bu zat ekonomi yönetimimize hizmet vermek üzere ücretiyle tutulmuş bir danışmanlık firması üzerinden sorduğu sorularla bizi güya sorularla köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Geçen gün bakan arkadaşlarıma söyledim bunlardan fikri danışmanlık hizmeti almayacaksınız, biz bize yeteriz dedi. Demek ki 10 soru hedefini buldu. Bilal'in oku değil bizim okumuz. Türkiye Cumhuriyeti ve 16 bakanlığını Amerika şirketine teslim edecekti. Kendi sözcüsü yalanladı. McKinsey'le anlaşma yok dedi. Hangisi doğru söylüyor? Bence sözcü doğruyu söylüyor olabilir. Malum, Erdoğan söylediğini biraz sonra yalanlayabilecek birisi.

Damat diyordu ki, McKinsey için yapılan yorumlar cehaletten değilse ihanettendir. Bunu ben üstüme almadım. Kayınpederin bunu iptal etti, cehaletten mi ihanetten mi? Erdoğan, damadın hakkında da tazminat davası açacak mısın sana hain, cahil dediği için.

Gazi Üniversitesi'nden bir resmi yazı. Hayati zorunluluğu yoksa ameliyat etmeyin, 'para yok' diyor. Türkiye'yi bu hale getirdiler. Dolar uçtu, vatandaş borç batağında. Oyu bana verin Türkiye şahlanacak diyordu. Ne şahlandı? Dolar. Enflasyon rakamını açıklayan kişiyi görevden aldılar. Berat Bey'in arkadaşını aldılar o koltuğa.

'SEN KİM OLUYORSUN DA BENİM İNANCIMI SORGULUYORSUNUZ?'

Benim atalarım, dedelerim İran'ın Horasan'ından Türkiye'ye gelmişlerdir. Benim atalarım, Selçuklu döneminde buraya gelmişlerdir. Bin yıllık kalmışlığımız vardır Anadolu topraklarında. Anadolu erenleri olarak geldiler Anadolu'ya. Yunus Emre, Mevlana gibi. Anadolu'nun Türkleşmesini sağladılar. Büyük dedemin mekanı Akşehir'dedir, adı Seyid Mahmudi Hayrani'dir. Sandukası şimdi Türk-İslam Eserleri Müzesi'ndedir. Sen kim oluyorsun da benim Müslümanlığımı sorguluyorsun! Benim atalarımı anlatan kitaplar da vardır ama işin kaynağından öğrenmek istiyorsan nakübül eşraf kayıtlarına bakacaksın, atalarımın kim olduğunu öğreneceksin. Bir şeyde haklı benim Müslümanlık anlayışım ona benzemez. Ben yalan söylemem, o söyler. Ben haram yemem, o yemez. Ben devletin hazinesine el uzatmam, o soyar. Benim inancımı sorgulamak için sana yetkiyi kim verdi. Sen kim oluyorsun da böyle bir yetkiye sahip olduğunu söylüyorsun." (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Ekim 2018 14:53
www.evrensel.net