‘Sen ölmüşsün kimin umurunda yeter ki onların işleri yürüsün!’

 İş cinayetinde yaşamını yitiren 61 yaşındaki Mehmet Çelik (solda) ve şu an iş göremez durumda olan Murat Örenkaya. Fotoğraf: Evrensel

‘Sen ölmüşsün kimin umurunda yeter ki onların işleri yürüsün!’

İş cinayetine kurban giden 61 yaşındaki Mehmet Çelik'in mesai arkadaşı Örenkaya, 'işlerinin yürümesi için insanları pervasızca kullanıyorlar' dedi.

Metehan UD
İzmir

Alınmayan iş güvenliği önlemlerinden dolayı 61 yaşındaki İnşaat İşçisi Mehmet Çelik’in öldüğü iş cinayeti ile gündeme gelen Yenitepe Projesi’nde daha önce defalarca iş kazası meydana geldi. 6 ay önce geçirdiği iş kazasının ardından iş göremez hale gelen İşçi Murat Örenkaya, alt yüklenici şirketin iki ay daha ücretini yatırdığını ve SGK’nin ödediği geçici bin 200 liralık ücretle yaşamasını istediğini belirtti. Örenkaya, “Sen yaralanmışsın, ölmüşsün kimsenin umrunda değil. Yeter ki onların işi yürüsün. İşlerinin yetişmesi için insanları pervasızca kullanıyorlar” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İzmir’in Karabağlar ilçesinde yürüttüğü kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında kurulan şantiyede iki hafta önce iş cinayeti yaşanmıştı. Kat karşılığı yapım ihalesini alan Nuhoğlu İnşaat tarafından yapımı sürdürülen alanda iş güvenliği önlemlerinin alınmamasından dolayı beşinci kattan düşen gaz beton parçaları 61 yaşındaki Mehmet Çelik isimli işçinin ölmesine sebep oldu. Asıl işveren konumundaki bakanlık iş cinayeti ile sessizliğini korurken alanda yine alınmayan iş güvenliği önlemlerinden dolayı yaralanmayla sonuçlanan iş kazalarının yaşandığı ortaya çıktı.

İş cinayetinde yaşamını yitiren Mehmet Çelik’le de bir süre yan yana çalışan işçi Murat Örenkaya, 2017 yılının aralık ayında alt yüklenici Hünerli şirketinin bünyesinde şantiyede kalıpçı ustası yardımcısı olarak çalışmaya başladı. Örenkaya, iş güvenliği eğitimlerinin bir gün bile sürmediğini ve göstermelik olarak yapıldığını ifade etti. 14 Şubat’ta geçirdiği iş kazası sonucunda omzundan, sağ diz kapağından ve başından yaralanan Örenkaya tedavisinin hâlâ sürdüğünü aktardı. Örenkaya, geçirdiği kazada sorumluluğu olanların yargılanması için dava açacağını da belirtti. 

‘İSKELEMİ ALMASALAR İŞ KAZASI GEÇİRMEZDİM’

Geçirdiği iş kazasını anlatan Örenkaya şunları söyledi: “Kazadan bir gün önce benim kullandığım iskeleyi başka yere vermişlerdi. Benden de merdivene çıkarak kesim yapmamı istediler. Şefe iskelem olmadan çalışamayacağımı söyledi, şef ‘Yanına adam vereceğim’ dedi ancak yanıma görevlendirdiği işçiyi sonra iş çıkan bir yere yolladı. Merdivene çıktım ama hep aklımda merdiven kayacak endişesi vardı. Merdiven kayınca elimdekini bıraktım, yüz üstü yere düştüm. İskelem olsa sağlam olurdu, kaza geçirmezdim. Dakikalarca tek başıma kaldım, sesimi diğer kattakilere duyurmaya çalıştım. Şef kontrole gelecekti ama o da gelmedi. Hava yağmurlu olduğu için çok çalışan yoktu. Şansa o sırada geçen bir işçi fark etti. Geç gelse kan kaybından ölmüş olabilirdim. Benim şansıma ambulans çabuk geldi. Ben bana iğne vuracaklar evine gideceğim diye bekliyordum. 15 gün hastanede kaldım. Ameliyata girdim, omzuma platin, diz kapağıma tel takıldı.”

‘İŞÇİLERİ PERVAZSIZCA KULLANIYORLAR’

Şirket sahiplerinin bir geçmiş olsun için bile evine gelmediğini anlatan Örenkaya “2 maaş ve ameliyat paramı ödediler o kadar. Şirketin muhasebecisi bana ‘Senin namına 3 kurban kestik’ dedi. Ama bana bir parça bile göndermediler. Bana ‘Ne oldu, öldün mü kaldın mı’ diye sormadılar. Mayıs ayında maaşımı neden yatırmadınız diye sorduğumda sen SGK’den maaş alıyorsun dediler. Bu parayla geçinmemi istiyorlar. Şirket ne acı çektiğimizi bilmiyor. Bize ‘Bin 200 lira ile geçinmesini bil’ diyorlar. İşlerinin yetişmesi için insanları pervasızca kullanıyorlar. Biri gider diğeri gelir şeklinde düşünüyorlar. İş güveliği uzmanları ne rapor tuttu bilmiyorum ama beni aramadılar, nasıl kaza geçirdin diye sormadılar. Ben Mehmet amca ile birlikte çalışıyordum. Ölümünü duyunca bir kez daha o anı yaşamış gibi oldum. Korktuğum şey yaşanmış oldu” dedi.

‘SEN İŞİNİ YAP GEÇ DİYORLARDI’

Ocak ayı içinde vinç halatının kopması sonucunda bir iş kazası daha yaşandığını aktaran Örenkaya, “Bir işçi daha yaralandı. Uzunca süre ambulansın gelmesini bekledi. Onu tedavisi için memleketine yolladılar. Sen yaralanmışsın, ölmüşsün kimsenin umurunda değil. Yeter ki onların işi yürüsün. Onların tek derdi taahhüt ettikleri 2019 martına kadar işi yetiştirmek. İş güvenliği uzmanlarının üzerinde şeflerin baskısı vardı. İş güvenliği uzmanı işi durduruyordu, ardından şirket temsilcileri gelip işi devam ettiriyordu. Eksikleri söylediğimizde ‘Sen işini yap, geç’ diyorlardı. Yeri geliyordu, bidonun üstünde delim yapıyorduk” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Ağustos 2018 07:01
www.evrensel.net