Umut Keçiören’in umar ha umar umar

Umut Keçiören’in umar ha umar umar

'Keçiören İncirli Mahallesi’nde oturan arkadaşlarımız ile seçimlere dair birkaç kelam edelim dedik.'

Dilan ORTAKÇI
Ankara/ Keçiören

Seçimlerin sonuçları geçen günlerde YSK’nin yaptığı resmi açıklamalar ile netleşmiş oldu. Lakin açıklanan bu sayısal veriler bir hayli hararetli geçen seçim gündemini kapatmış değil. Sokakta, mahallede, otobüslerde sohbetin konusu bir şekilde seçimlere geliyor. Biz de Keçiören İncirli Mahallesi’nde oturan arkadaşlarımız ile seçimlere dair birkaç kelam edelim dedik.

PAYIMIZA BIRAKILAN İŞSİZLİK

Buluşmanın evvelinde oturduğumuz parkta gençlerin karşılaştığı tanıdıkları ile ayaküstü yaptığı sohbetlerde en çok konuşulan şey; şu yaz günlerinde girilecek, harçlık kazanılacak işler oluyor. Herkes birbirine birkaç öneride bulunuyor, işlerin yoruculuğuna ya da uzun çalışma sürelerine karşılık “Ne sanıyorsunuz oğlum çalışmayı? Para eğlenerek kazanılmaz, bir sürü işsiz var. Ben her işi yaparım.” diyen bir genç, son dönemde birçoğumuzun aklından geçenleri özetlemiş oluyor. Öte yandan iş yerinden çıkıp yanımıza gelen gençler de yorgun bir şekilde sohbetimize katılıyor. Bu gençlerden biri Ulaş. Ulaş gün daha aydınlanmadan pazara doğru yola çıkıp hamallık yapıyor. Gelir gelmez kollarını gösteriyor ve pazarda yaşadıklarını anlatıyor. Koskoca patates çuvallarından, pazarcı dayıların davranışlarından bahsediyor.

‘BİRARAYA GELİRSEK ÖNÜMÜZDE KİMSE DURAMAZ’

Sohbetin devamında seçim sürecine geliyor konu. Gençlere seçim sürecini nasıl değerlendirdiğini soruyoruz. Her şeyin çok hızlı geliştiğini, muhalif kesimlerin baskı altına alındığını ve eşit koşullarda yarışılmadığını söylüyorlar. Seçim gününde de bu eşitsizliğin devam ettiğinden dem vuruyorlar. Ankara’nın birçok ilçesinde olduğu gibi onlar da Keçiören ilçe seçim kurulunun önüne gitmişler. Oradaki kitlenin durumunu anlatan arkadaşımız “İnsanlar sürecin başında umutluydular ama sadece evlerinde oturup umut ediyorlardı. Daha sonra kendilerine güvenip ilçe seçim kurulunun önünde toplanmaya başladılar. Aramıza giren provokatörlere inat, halk kışkırtmalara gelmedi. ‘Biz biriz.’ diyerek oylarına sahip çıktı, saatlerce kapıda beklediler. Hatta parası olan su, yiyecek vs. aldı. Dayanışmanın çok güzel bir örneğiydi tıpkı Gezi’ye benziyordu.” sözlerini söyledi.

İnsanların dayanışma ile çok güçlü olduğunu konuştuktan sonra söz; AKP-MHP ittifakının özellikle son zamanlarda insanları kutuplaştıran, kendisi gibi düşünmeyeni ötekileştiren konuşmalarına ve uygulamalarına geldi. Öyle ki çoğu gencin seçim günü mahallesini olası bir saldırıya karşı korumak için bir araya geldiğini öğrendik-ki geçmişte de birçok saldırıya maruz kalmış bir yer İncirli Mahallesi-. Seçim kutlaması yapan kimi insanların tehditler savurduğunu, gözdağı vermeye çalıştığını söyleyen gençler “Bizleri düşmanlaştırmaya çalışıyorlar. İktidardakiler bizim böyle kavga içinde olmamızı istiyorlar.” dediler. Söze giren bir başka arkadaşımız ise “YSK’nin önünde ya da mahallede beklerken şunu düşündüm: Bu halk bir araya gelirse önünde kimse duramaz. Ekonomi, eğitim, her şey kötüye gidiyor. Her gün duyduğumuz haberler bile bir direnme sebebi.”

GENÇLER DE KENDİLERİNE ÖZEL BİR YER İSTER…

YSK’nin önünde nöbet tutanlar arasında gençlerin katılımının çok fazla olduğunu öğreniyoruz. Haliyle de konu, gençlerin büyük bir çoğunluğunu kendine ikna edemeyen AKP’nin son dönemde ortaya attığı “kıraathane fikrine” geliyor. “İlk duyduğumuzda anlamsız gelmişti ama AKP’nin 16 yıldır yapacağı en mantıklı iş olabilir. Çünkü insanları toplayıp kendi düşüncelerini empoze edecek.” sözünde ortaklaşıyor çoğunluk. Ardından “İncirli’ye bir kıraathane kurulsa gitmek ister misiniz?” sorusuna bir arkadaşımız “Kıraathaneyi başka biri açmış olsa giderdik. Çünkü gençlerin zaman geçirmek için alanlara ihtiyacı var. Ama AKP insanları burada tek tipleştirmeye çalışacak.” derken bir diğer genç “Biz de işten, okuldan çıktıktan sonra kafa dinlemeye ihtiyaç duyuyoruz. Gençler de kendine özel bir yer ister.” diyor.

Sohbetin sonunda kola ve çekirdekle- Ankaralı mahalle gençliğinin ayrılmaz ikilisi- parkta oturup geçen üniversite sınavlarını, lisenin son senesinde geçilecek temel liseleri, az da olsa para kazanılacak işleri konuşmaya devam ediyoruz. Özetle, seçim sonuçları netleşmiş olsa da gençlerin kafasını kurcalayan “Geleceğimiz nasıl olacak?” sorusunun cevabı hiç de net değil.

SEÇİMİN ARDINDAN...

Seçimlerin ardından ne düşündüklerini soruyoruz gençlere? Artan işsizlik yüzdeleri, eğitimin niteliksizleşmesi, gelecek kaygısının sürekli artması ile etrafındaki kimi gençlerden “Umudumuz kalmadı.” ile başlayan cümleleri duymasına karşılık bir arkadaşımız “Benim umudum seçimlere bağlı değil. Bize hep mücadele etmek düşüyor.” dedi. Sohbete katılan bir diğer arkadaşımız ise “Bir şeyler değişse idi Gezi direnişi olduğunda değişirdi. Artık öyle direnişler sonuç getirmez.” sözlerini söyledi.

www.evrensel.net
ETİKETLER 24 Haziran