Soma davası avukatları: Sanıkların para cezası istemesi bir itiraftır

Fotoğraf: Evrensel

Soma davası avukatları: Sanıkların para cezası istemesi bir itiraftır

301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma Katliamı davasının 22. duruşmasında karar 9 Temmuz'a ertelendi.

Dilek OMAKLILAR
Manisa

Soma Katliamı davasının 22. duruşmasının son gününde son söz sanıkların oldu.

Tutuklu sanıklardan Can Gürkan, olayın başından beri yargının kendisine karşı tutumu olduğunu söyledi. Kanaatlerle suçlandığını yineleyen Gürkan, “Ortada hiçbir delil yokken suçlanıyoruz, kamuoyu hâlâ kömür yangını olarak biliyor” dedi. Basında çıkan haberlerin yalan olduğunu savunan Gürkan, “Bizim tarafımızdan kimse bir şey yazıp çizmedi” dedi.Gürkan, “İddia makamı ısrarla çok ağır suçlamalarla yargılıyor bizi. Oysa yargı sanıklar için vardır. İddia makamının iddialarının adaletle sonuçlanması için yargı makamı getirilir. Bizim kimsemiz yok, sizden başka. Yazılan yazılar, haberler, sosyal medyada da biz hep linç edildik. Yargıya karşı güvenimi yitirmemin de, ‘korkuyorum’ dememin de sebebi bu, delilsizlik” dedi.Sanık Ramazan Doğru ise son söz olarak, iş güvenliği için gönüllü olarak çalıştığını, işletme müdürü olsa da iş güvenliğini bırakmadığını belirtti. Tutuksuz sanıkların da söz almasından sonra mahkeme, karar için duruşmayı 9 Temmuz Pazartesi saat 09.00’a erteledi.

‘AÇIKÇA YALAN İFADELER’

Sanıkların genel olarak savunmalarının birbirini koruyan kollayan bir şekilde olduğunu belirten Aslan, “Patron olan Can Gürkan sorumluluğun tamamını alt kadroya atıp bu işten kurtulma gayreti içinde ve ilginçtir ki hâlâ buna rağmen, üst düzey kadrolar özellikle Can Gürkan’ı cansiperane savunmaya devam ediyorlar, asla aleyhine bir söz ağızlarından çıkmıyor. Sanık Can Gürkan’ın avukatının da söyledikleri de benzer bir yerdendi: ‘Benim müvekkilim sütten çıkmış ak kaşık, hiçbir şeyden haberi yok. Zaten kendisine iletilmemişti.’ Park Teknik’ten devralırken risklerin iletilmediğini söyledi. Bu açıkça yalan, yazışmalar var dosyada. Park Teknik’in TKİ’ye yazdığı yazılar var, risk analiz raporları var, çok adını andıkları Bahtiyar Ünver’in raporlarında öngörülmüş şeyler var. Bütün kendi yazışmalarında projelerde öngördükleri riskler var, özellikle tamamı yokmuş gibi davranarak bir şekilde 2013’te hukuka aykırı bir şekilde imzasız, onaysız TKİ’ye bildirilmeden yaptıkları projeleri hayata geçirdiklerine bizi ikna etmeye çalışıyorlar. Bunun kabul edilebilir bir yanı yok” şeklinde konuştu.

SAYI VE KAMUOYU BASKISI ETKİLİ OLDU

Savunmasının sonunda sanık avukatının Can Gürkan’ın beraatini aksi takdirde de para cezası ile cezalandırılmasını istemesini “Çok korkunç ve önemli bir itiraftır bizce” şeklinde yorumlayan Aslan şöyle devam etti: “Avukat, ‘Buradaki müvekkillerimizin tutuklu olmasının sebebi 301 sayısıdır. Burada 5 kişi ölmüş olsaydı sadece 1 kişi yargılanıyor olacaktı’ dedi, kesinlikle katılıyoruz. Bu yargı pratiğini gösterir. Bu sanıkların bugüne kadar bu madende, katliam gününe kadar nasıl para hırsıyla her şeyi göze aldıklarını gösterir. Çünkü sonucunda kendi başlarının ağrımayacağına dair çok önemli bir garantileri, güvenceleri vardı. Yargı pratiği, yani kendisini koruyan kollayan mekanizma olduktan sonra, elbette ki işçinin canını düşünmek yerine, çıkan her parça kömürü paraya çevirmeyi öncelikli olarak tercih edecektir. Çok önemli bir itiraftı bizce. Tam da bunu söylüyoruz, buradaki sayı evet 301 sayısı ve kamuoyu baskısı şu anda bunu yaptırdı. Bu kadar geniş kapsamlı bir sanık profili gördük ve tutuklu sanıkları hâlâ görüyoruz. Ama bu tek başına yetmiyor, sonuna kadar takip edeceğiz.”

‘Can Gürkan kendi sorumluluğundan çıkarmaya çalışıyor’

Can Gürkan’ın başından beri olayı kendi sorumluluğundan dışarı çıkarmaya çalıştığını ifade eden Avukat Berrin Demir, “Olanlarla kendisinin hiç alakası olmadığını, bunun öngörülemez ve önlenemez olduğunu iddia etti. O bilirkişi raporu ortadan kalkınca sabotajı iddia etti, o ispatlamayınca dış güçler, PKK dedi. Her şeyi söyledi. Kendi üzerinden sorumluluğu atabilmek için de çok mücadele etti kendince. Dolayısıyla bu nedenle de kendisinin ilk baştan tutuklanmasını, facia ilk meydana geldiğinde kamuoyu infialinin olduğu nedeniyle tutuklandığını, bir türlü bırakılmadığını düşünüyor. Bu facianın büyüklüğü nedeniyle kendisinin kurban edileceğini savunuyor ki bu mantık silsilesi içinde bunu yapıyor. Aslı astarı böyle değil tabii. Maden gerçekten Orta Çağ koşullarında çalıştırılan bir yermiş, oradaki insanlar insan yerine bile koyulmamış. Sürekli para çekiyor, semirmenin peşinde. Sömürü o kadar diz boyu ki ve hukuk dışı uygulamalar” dedi.

Sanık Gürkan’ın ‘Biz madenlerde en iyi teknolojiyi getirmek istedik, mekanize sistemi daha güvenilirdi’ sözlerini de yorumlayan Demir, “Tam mekanizeye geçmeye çalışıyorlarmış, ancak geçememişler. Yalan söylüyorlar yani. Bir sürü yerde yarı mekanize olduğunu da söylüyor. İşçinin yanına bir alet koyduğunda ona teknolojik olarak yarı mekanize diyebilirsin, buna bir engel yok. Tam tersine burada kara düzen bir çalışma ve saf bir insan emeği var. Bunu da içerideki işçi sayısından da anlarsın, bu kadar çok mekanizenin olduğu bir yerde 800 işçi ne yapıyor olabilir acaba” diye konuştu.

AİLELER BASKI ALTINDA

Aileler üzerindeki baskılara değinen Demir şunları söyledi: “Ailelerin üzerinde bir kamuoyu baskısı, bir aile baskısı ve çevre baskısı var. Bir de yerelde onları darlayan bir hayat biçimi olduğu aşikar. Maalesef kadınların ailelerindeki diğer erkekler tarafından tahakküm altına alınmaya çalışılması, bunu reddedenlerin yalnızlaştırılması gibi şeyleri buralı biri olarak görüyorum, duyuyorum. Bu tür faciaları tazminatlardan bahisle, ‘Herkes böyle faciaları özler oldu ve bu sistem özendirir oldu, kocam ölse de bir para kazansam’ şeklindeki  söylemler aileleri çok etkiledi. Bunlar büyük sıkıntı.”

Demir, “Buradan yeniden çağrımız olacak. Biz avukatlar olarak da ailelere tek tek ulaşarak da bunun önemini anlatacağız ve çağrı yapacağız. Diğer meslektaşlarımızın, kamuoyunun katılım sağlanması çok önemli. Tarihi bir dava, hem bizim görevimiz hem de ailelere karşı da bir sorumluluğumuz.”

ERTELENDİ

Mahkeme, karar için duruşmayı 9 Temmuz Pazartesi saat 09.00’a erteledi.

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Haziran 2018 17:31
www.evrensel.net
ETİKETLER Soma