24 Haziran'a giderken Tuzla: Değişim isteği artıyor, AKP geriliyor

Fotoğraf: Evrensel

24 Haziran'a giderken Tuzla: Değişim isteği artıyor, AKP geriliyor

Tuzla'da işçilerle, emeklilerle ve bazı kurum temsilcileri ile seçimleri konuştuk. Yurttaşlar tercihlerini etkileyen faktörleri anlattı.

Vural NASUHBEYOĞLU
İstanbul

175 bin seçmeniyle İstanbul’un en küçük ilçelerinden biri olan Tuzla’da seçimin nabzını tutmaya çalıştık. Bir sanayi havzası olan Tuzla’da konuştuğumuz vatandaşlar ya işçi ya da işçi emeklisi. Dolayısıyla dile getirilen en temel dert de geçim derdi ve ekonomideki kötü gidişatın yarattığı kaygı oluyor.

Bu kaygıların, AKP seçmeni üzerinde de etkili olduğu gözleniyor. AKP’nin kemik oyları dışındaki seçmenleri kaybedeceği görüşü hakim. AKP’nin seçim çalışmalarında “eski heyecanın” olmaması ve söylemlerinin etkisiz kalması da bu görüşü destekliyor.

Muhalefet ise bu dönem sanki biraz daha canlı. CHP’de Muharrem İnce etkisi hareket yaratırken, CHP’den azımsanmayacak bir kesimin Meclis çoğunluğunun AKP’ye geçmemesi için HDP’ye oy vereceği konuşuluyor. Saadet Partisinin Tuzla’da oyunu artırması bekleniyor. İYİ Partinin etkisini ve oy oranını tahmin edebilmek için somut veriler yok.

‘KÜRT SORUNU ARTIK ÇÖZÜLMELİ’

Tuzla sahilde konuştuğumuz Maraşlı Mehmet Demir, 56 yaşında. İnşaat işçisi ama emekli olabilmek için bir tekstil fabrikasında haftada 60 saat çalışıyor. Bu yaşta nasıl bir işe girebildiğini soruyoruz, “Bu koşullarda hangi yaşta olsan çalıştırırlar” diyor. İşyerinde AKP’ye oy verecek olan işçilerin çoğunlukta olduğunu söyleyen Demir, CHP’li. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muharrem İnce’yi destekliyor. Ama milletvekili seçimlerinde HDP’ye oy verecek. “Meclis çoğunluğunun AKP’ye geçmemesi için” diyor, “Ayrıca Kürt sorunu çözülmeli, kaç senedir birbirimizi öldürerek nereye vardık!”

‘HER KANALDA O VAR, BIKTIK’

Gece bekçiliği yapan Bedirhan’la balık tutmaya çalışırken konuşuyoruz. AKP’ye iki kez oy verdiğini, referandumda da ‘evet’ dediğini belirtiyor. “Söylemleri cezbetti. Dedik, belki iyileşme olur. Ama boştur, gördük” diye dile getiriyor pişmanlığını.

Geçim derdi can alıcı nokta onun için de, “Asgari ücrete, 1600 TL’ye ne geçimi olsun” diyor. “Sadece ekonomi değil Türkiye gidiyor. Bu kez de kazanırsa artık Türkiye kalmaz” diye düşünen Bedirhan, henüz net değil ama bu kez CHP’ye oy verecek gibi.

Biz konuşurken yanımıza yaklaşan Emekli Erhan Ünlütürk, “ailece sağ görüşlü” olduklarını belirterek lafa giriyor. Üç dönemdir AKP’ye oy vermiş. “Ama artık oy yok. Rakip yok diye oy verdik. Şimdi yargı yok, adalet yok, iş yok” diyerek, bu kez ilk defa sola oy verebileceğini söylüyor. Ünlütürk, “Eve 120 ekran televizyon aldım. Her kanalda o var, bıktık artık! Para verip aldığım televizyonu açmıyorum” diyor.  

Gece bekçiliği yapan Bedirhan ile Emekli Erhan Ünlütürk balık tutarken. Fotoğraf: Evrensel

‘A HABER İZLERSEN MEMLEKET GÜZEL’

Giresunlu Hasan Güllü, Emekli. Kahvecinin getirdiği çayı alıp “Yeğenim kusura bakma, hastayım ondan oruç tutmuyorum” diyor. AKP’ye oy vereceğini belirterek, gerekçelerini “17 senede Bolu tünelini delemediler, bu adam deldi. Denizin altını bu adam ulaşıma açtı” diye sıralıyor. AKP’ye oy verenlerin bu seçimde karar değiştirdiğine dair gözlemleri soruyorum, “Ben dönmem. Çevremde de AKP’den dönen görmedim” diyor.  

Altı yıldır tersanede çalışan Murat, taşeron sisteminden rahatsız. Hastalıkta rapor kabul edilmediğini, ücretinin bir kısmının elden verilerek sigortasının düşük yatırıldığını anlatan Murat, “onca çalışmaya rağmen eline bir şey geçmeyince” isyan ederek işten ayrılmış. Hükümetin ‘İşsizlik yok, iş beğenmiyorlar’ sözünü hatırlattığımızda ise cevabı yapıştırıyor: “Abi A Haberi izlersen memleket güllük gülistanlık!” 30 yaşında olan Murat, başını sokacak bir ev almayı “imkansız” olarak görüyor. “Köprü, yol yapmak güzel de üretim olmadan bir işe yaramıyor” diyen Murat daha önce AKP ve HDP’ye oy vermiş. “İkisinden de beklediğimi bulamadım, bu yüzden sandığa gitmeyeceğim” diyor.

DEĞİŞİM İSTEĞİ REFERANDUMDAN DAHA GÜÇLÜ

Tersane İşçisi Serkan Tan, Emek Partili. Parti olarak uzun yıllardır tersanelerde faaliyet yürüttüklerini belirten Tan, “İşçiler büyük oranda partimizi tanıyor. Emek Partisi deyince, işçilerden yana bir parti olduğunu söylüyorlar” diyor. EMEP’in tek adam tek parti düzeninin geriletilmesi için bu seçimlerde HDP’nin desteklenmesi çağrısı yaptığını hatırlatan Tan, “İşçilere AKP’nin işçi düşmanı bir parti olduğunu, yasakladıkları grevleri, emeklilik yaşını yükselttiğini, işçi ücretlerinin sürekli düştüğünü anlatıyoruz ve partimizde örgütlenme çağrısı yapıyoruz. Yürüttüğümüz tartışmalarda düne göre daha fazla işçinin bize hak verdiğini görüyorum” diye anlatıyor. Ekonomik durumun çok şeyi etkilediğini ifade eden Serkan, şöyle devam ediyor: “Özellikle AKP’li işçilerle geçmişte tartışamıyorduk, bugün ise daha suskun ve sessizce tartışmaları dinliyorlar. AKP’lilerde referandumda çok cılız olan değişim bugün daha güçlü. Bu elbette büyük bir kopuşa işaret etmiyor şimdilik, ama çalıştığım yerde daha önce hep AKP’ye oy veren Urfalı Arap işçilerden bile ‘Bu sefer AKP’ye oy vermeyeceğim’ diyenler oldu.”

MUHAFAZAKAR KÜRT SEÇMEN ‘ELİM KIRILSAYDI’ DİYOR

HDP Tuzla İlçe Başkanı Hakan Vayiç, seçimin ramazana denk gelmesinin en çok AKP’ye yaradığını belirterek “Belediye ve devletin tüm olanaklarını kullanıyorlar” diyor. Buna rağmen AKP’nin bile bu seçimde “ilk kez bu kadar sessiz” olduğunu ifade ediyor. “AKP seçmeninde bir kopuş var, çok belli ama bu sandığa ne kadar yansır onu bilemiyorum” diyen Vayiç, Kürt sorununda savaş konseptine dönülmesinin muhafazakar Kürt seçmenleri AKP’den koparttığı konusunda ise emin konuşuyor: “Erdoğan HDP’ye üye olsa bu Kürt amcamız gelmez’ denilen kişi geçen iftar yemeğimize katılarak ‘Elim kırılsaydı da oy vermeseydim’ dedi.”

‘AKP SEÇİM BÜROSUNA UĞRAYAN YOK’

Deneyimli Gazeteci Halil Özen, Tuzla’nın yerlilerinden. Bu nedenle gözlemlerini önemsiyoruz. Baskılara rağmen HDP’nin iyi çalıştığını belirten Özen, Tuzla’da da bazı CHP’lilerin barajı aşması için HDP’ye oy vereceğini ekleyerek, HDP’nin barajı aşacağını söylüyor.

Özen’e göre MHP, BBP’den bile etkisiz; 1 Haziran’da Tuzla’da yüzde 2.7 oy alan Saadet Partisi ise oyunu artırabilir. Sahada “İYİ Partiye oy vereceğim” diyenlerle ise karşılaşmamış.

Herkesin ekonomi nedeniyle kan ağladığını, esnafın ‘Beş kuruş para yok’ diye dert yandığını aktaran Özen, “AKP Tuzla’da dökülüyor. AKP’ye merkez sağdan gelen seçmenler diğer partilere kayacak. Karşımda bulunan AKP seçim bürosuna uğrayan yok” diye konuştu.

İŞÇİLERİN TALEPLERİ SEÇİM ORTAMINA YETERİNCE YANSIMIYOR

Deriteks Tuzla Şube Sekreteri Haydar Canpolat: Erdoğan’ın arkasında duran işçiler halen çoğunlukta ama AKP’nin söylemleri eskisi gibi prim yapmıyor. Ekonomik kriz, OHAL, grev yasakları, iktidarın sürekli patronların elini rahatlatmak için yaptığı düzenlemeler 16 yıldır AKP’yi destekleyen işçilerde dahi soru işaretlerine neden oldu. Ama sendikalar var olanı koruma adına, hükümetin açık patron yanlısı tutumuna ses çıkarmıyor. Sendika olarak biz emek ve demokrasiden yana olan partilerin desteklenmesi çağrısı yaptık. Ancak tüm sendikaların vergi adaletsizliği, örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması, işçi sağlığı ve güvenliği, grev yasaklarının kaldırılması taleplerini hep birlikte ifade etmesi ve bunu yapmayanlara oy yok çağrısı yapması gerekiyordu. Çünkü işçilerin yaşam ve çalışma şartlarının düzeltilmesi adına talepleri seçim ortamına yeterince yansımıyor.”

İNSANLAR BU DÖNEM BİZİ DİNLEMEYE DAHA AÇIK

CHP 1. Bölge Milletvekili Adayı Hasan Uzunyayla, ekonomik gidişatın seçimlerde belirleyici olacağını, AKP’liler dahil herkesin bunu dile getirdiğini aktarıyor. “Daha önce AKP’ye oy verdim ama bu kez vermeyeceğim diyenler az değil. İnsanlar bu dönem söylemlerimize daha açık. Pazardaki çalışmamızda tepki gösteren AKP’lileri bir kadın ‘Artık yeter. Ben evime bir kilo kiraz alamıyorum, siz kimi savunuyorsunuz’ diyerek susturabiliyor. Biraz ürkek biraz çekingen olsa da değişim görülüyor. Çabamız, gayretimiz ülkemizin ve gençliğimizin daha güvenli bir geleceği için. Bu kez bunu başaracağız.”

ÖZEL OLARAK İŞÇİ VE EMEKÇİLERE SESLENİYORUZ

Emek Partisi Tuzla İlçe Başkanı Orhan Atan: Partimiz seçim çalışmalarını özellikle işçiler içerisinde yürütmeye çalışıyor. Bildiri dağıtımlarımızın büyük kısmını sabah işçi servis ve otobüs duraklarında yapıyoruz. Yine işçi evlerini ve kahvelerini temel çalışma alanlarımız olarak belirledik. Biz seçim sürecinde bu devasa çarkın, bu düzenin, işçiler için bilinmez gibi görünen ekonominin aslında işçilerin üretimlerinin üzerinden var olduğunu anlatmaya özel önem veriyoruz. İşçi ve emekçilere kendi partilerinde Emek Partisinde örgütlenme, seçimlerde HDP ve Demirtaş’a oy verme çağrısı yapıyoruz. Bir diğer hazırlığımız ise sandık güvenliği üzerine. Tüm üyelerimiz ve mücadele dostlarımızla seçim günü sandıkların başında olacağız.

BUNDAN İKİ SENE ÖNCE GELSEYDİN

Pendik’e bağlı Esenyalı Mahallesi’ndeyiz. Burası Tuzla ilçe sınırında yoksul bir bir emekçi mahallesi.

Kırşehirli, işsiz bir genç olan Alper Yeşilyurt’la konuşuyoruz. Bekar olduğunu, ailesiyle birlikte yaşadığını, ara ara yevmiyeli işlere gittiğini anlatıyor. Yeşilyurt seçim havası olmamasını kutuplaşmaya bağlıyor, “Kutuplaşmanın baş nedeni de Erdoğan” diyen Yeşilyurt, MHP’li, referandumda da ‘evet’ demiş. “Bundan iki sene önce gelseydin Erdoğan ve Bahçeli’den başka bir şey demezdim. Ekonomik kriz var. Döviz almış başını gitmiş. Döviz, alımı da etkiler, oyu da etkiler, her şeyi etkiler. Karar verdim ittifakın karşısında kim varsa ona oy vereceğim.”

‘İYİ Partiye mi oy vereceksin?’ sorumuza yanıtı ise “Ailecek CHP’ye oy vereceğiz” oluyor. “AKP güçlü diye ona oy vermek zorunda mıyım?” diye soran Yeşilyurt, Erdoğan’ın ‘Ben iktidardan gidersem kötü olacak’ sözlerine tepki gösteriyor: “Niye olsun? Senden başka memlekette kimse yok mu? Diğer insanların bilgisi, tecrübesi yok mu?”

YERLİ SİGARA MI KALDI?

Yeşilyurt’un sözlerine mobilya işçisi arkadaşı Hüseyin, itiraz ediyor. AKP iktidarda olduğu için artık insanların ‘Mitinge gideyim’ demediğini, ilk dönemlerin heyecanı olmadığını söylüyor ama “AKP’de halen belli bir potansiyelin olduğunu” da ekliyor. Hüseyin’e göre “Dövizin yükselmesi insanımızın yaptığı hatalardan” kaynaklı. Buna Yeşilyurt’un içtiği LM’nin yabancı sigara olmasını dayanak gösteriyor. Yeşilyurt ise “TEKEL’i sattılar. Yerli sigara mı kaldı? Dövizle benim ne alakam var” diye karşı çıkıyor.

MEYDANLAR GÖSTERGE DEĞİL

Terzilik yapan Hatun abla, tüm çevresinin AKP’li olduğunu söylüyor ama kendisi cumhurbaşkanlığı için CHP’nin Adayı İnce’ye, AKP Mecliste çoğunluğu alamasın diye milletvekili seçimlerinde ise HDP’ye oy verecek. “AKP’den kopuş var” söyleminin aksine o çevresindeki AKP’lilerde hiç değişim olmadığını düşünüyor. “Meydana bakarsan İnce almış gidiyor görüntüsü var” diyen Hatun abla, meydanların gösterge olmadığı düşüncesinde.

YARDIMLARI KAYBETME KORKUSU

Özel eğitime muhtaç, engelli 2 çocuğu olan annelerden biri anlatıyor. AKP’yle birlikte çocuklarının eğitim almaya başladığını, eve sağlıkçı geldiğini, 500-2 bin TL arası gıda kuponu yapıldığını anlatan anne, şunları söylüyor: “Yapılanlar aslında bizim hakkımız ama 850 çocuğun gittiği okulda bunu bir lütuf gibi gören neredeyse bütün aileler bu hakları kaybetmek korkusu ve minnet duygularıyla AKP’ye oy verecek. Ben de geçmişte AKP’ye oy vermiştim. Ama Gezi’den ve Suruç Katliamı’nın ardından yapılan zulümler nedeniyle artık AKP’ye oy vermeyeceğim.”

KİMSE BİZE MASAL ANLATMASIN

25 yıllık tekstil işçisi olan Hüseyin Kıran ise Erzincanlı. Kaç işyeri değiştirdiğini hatırlamadığını söylüyor. 25 yılda topu topu 600 günlük sigorta primi yatmış. OHAL’le seçime gidildiğini, çocuk tecavüzcülerinin aklandığını, Sedat Peker gibi adamların ‘Oluk oluk kan akıtacağım’ dediğini hatırlatan Kıran, “Kimse bize masal anlatmasın. Bu yapılanları sindiremem” diye konuştu. CHP’ye oy verecek olan Kıran, “Peki, partilerin vaatlerinde işçilerin talepleri var mı?” diye sorunca “İşçiye sıra gelmiyor” diyor. Kıran’ın bir işçi olarak en önemli talepleri ise sendika ve sigorta hakları ile asgari ücretin yükseltilmesi.

Son Düzenlenme Tarihi: 15 Haziran 2018 14:30
www.evrensel.net
ETİKETLER Tuzlaerken seçim