Arçelik işçilerinde AKP’ye eleştiri çok ama henüz köklü bir kopuş yok

Fotoğraf: Bosch basın bülteni

Arçelik işçilerinde AKP’ye eleştiri çok ama henüz köklü bir kopuş yok

Beylikdüzü’de kurulu Arçelik fabrikasında çalışan işçilerle 24 Haziran seçimlerini konuştuk. Üstünlük muhalefeti destekleyen işçilere geçmiş durumda.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

İstanbul Beylikdüzü’de bulunan Arçelik’te çalışan işçileri fabrikanın Çerkezköy’e taşınması meşgul etse de bir yandan da seçimlere ilişkin tartışmalar devam ediyor. Parti liderleri akşam televizyonda ne söylüyorsa, işçiler de sabahları aynı gündemleri konuşuyor. Arçelik’te moral üstünlüğü muhalefeti destekleyen işçilere geçmiş durumda. Daha önce Erdoğan’a, AKP’ye laf söyletmeyen işçiler, şimdi söylenenleri dinliyor, düşünüp taşınıp daha yumuşak cevaplar veriyor. Kimileri “Başka kimse yok, kime verelim” diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyor. İşçiler AKP’ye eleştirilerin arttığını, kimi AKP’li arkadaşlarının bu seçimde oy vermeyeceğini de söylediğini belirterek “Ancak henüz büyük bir kopuş getirmedi” diyor.

ZAMANINDA ÇOK OY VERDİM AMA

Fabrikada bu dönem Ak Parti’ye oy vermeyecek işçiler de var. Onlardan biri de bir kadın işçi. Evli ve bir çocuk annesi. 7 Haziran öncesi tüm seçimlerde AKP’ye oy vermiş. Neden AKP’ye oy vermekten vazgeçtiğini “Bu adam iyicene tozuttu” diyerek açıklıyor ve devam ediyor: “Ona zamanında çok oy verdim ama olmuyor artık. İnsan bu kadar da aptal yerine konulmaz yani. Öncekilere oranla bizi daha iyi noktalara getireceğini düşünerek vermiştik zamanında. Ekonomik açıdan olsun, sosyal açıdan olsun öyle düşünüyorduk. Ve uzun sürede oy verdim. Ancak her gittikçe kötüye gidiyor. Bizim durumumuz bir çok insana oranla iyi. Ama buna rağmen biz de çok rahat geçinemiyoruz. Düşünüyorsun, hep hesap kitapla gidiyorsun. İki kişi çalışsan ve evde üçüncü bir kişi olsa yine hesabını kitabını yapmak zorundasın. Artık düşünüyorsun kendime bir şey almayayım çocuğuma alayım. Bir şey alırken 10 kere düşünüyorsun artık. Annem bile artık vermiyor. O da emekli. Geçinemiyor.”

Eşinin HDP’ye oy verdiğini söyleyen kadın işçi, kendisinin ise CHP’ye oy vereceğini söylüyor. “HDP bana uygun bir parti değil” diyor ama Demirtaş’ın suçsuz olduğuna inanıyor. Erdoğan’ın kendi çıkarları için onu cezaevine attırdığını düşünüyor: “Cumhurbaşkanı adaylığını kabul ediyorsan, o zaman dışarı çıkaracaksın.”

KILIÇDAROĞLU ADAY OLSAYDI İYİ PARTİ’YE OY VERİRDİM

Annesin İYİ Partiye oy vereceğini söyleyen kadın işçi şöyle devam ediyor: “Kılıçdaroğlu olsaydı İYİ Parti’ye verirdim. Ama İnce lider vasfı olan bir insan bence. CHP’nin oyları bir tık artmış olabilir.” Meral Akşener’i ise dobra bir kadın olarak tarif ediyor. “Lafını esirgemiyor” diyor ve ekliyor: “Sözünün arkasında duracak gibi görünüyor.”

Çalıştığı bölümde çok sayıda AKP’li kadın işçinin olduğunu ancak kadınların çok fazla siyaset konuşmadığını anlatıyor. Kadın işçi, yanında çalışan bir arkadaşının kendisine “Benim kocam AKP’ye veriyor ama ben vermeyeceğim” dediğini aktarıyor.

‘İKİNCİ TURA KALIRSA BAŞKASINA OY VERİRİM’ DİYENLER VAR

Her gün dolarla ve ekonomiyle ilgili bir tartışma yaptıklarını söyleyen bir erkek işçi, “AKP’li işçiler ‘Çok büyük oyun var’ diyorlar. Ben de ‘Adam Merkez Bankasının başkanını kendi partisinin genel merkezine çağırıyor, ondan olmasın. Normal değil mi?’ diyorum. Ancak onlar yine de akşam izlediklerini söylüyorlar. Genelde A Haber ağzıyla konuşuyorlar. ‘Bir gecede cahil kaldık, Kuranı yasakladılar, eskiden gaz kuyrukları vardı’ söylemlerinin arkasına sığınıyorlar. Hayatına bakıyorsun hiç Kuran okumaz, namaz kılmaz, kahvede, altılı ganyanda ama gaz kuyruğundan, yağ kuyruğundan bahsediyor. Çarpık, saçma fikirler ama sonuçta bir yerden almış bu fikirleri” diyor. Bazı işçilerin arayış içinde olduğunu ancak Erdoğan’a ya da AKP’ye oy vermemeyi ihanet olarak algıladıkları için başka bir partiye de oy vermekte zorlandıklarını anlatıyor: “CHP’ye oy vermezler zaten. Verirse İYİ Parti’ye verir. Öyle diyor zaten. Adam CHP’ye oy vermeyi kendine ihanet olarak yorumluyor.” İlk turda “AK Parti’ye ve Erdoğan’a veririm, seçilirse seçilir, seçilmezse ikinci turda başkasına veririm” diyen işçilerin de olduğunu aktaran işçi, “Geçenlerde biri açmış Muharrem İnce’nin mitingini izliyor. Kapıyı da kapattı diğerleri de görmesin diye. Çünkü adam kendini kötü bir şey yapıyormuş gibi hissediyor” diyor.

Pek çok işçilerin ekonominin kötüye gitmesi, yargılamalarda yaşanan sorunlar, grevlerin yasaklanması gibi pek çok konularda hükümeti eleştirdiğini ancak bunun henüz büyük bir kopuş getirmediğini anlatan işçi, şöyle devam ediyor: “Çünkü gelecek iktidarların kurdukları bu düzeni bozacağını düşünüyor.Bir örnek vereyim.  Fabrikada geyik olsun diye ‘Laiklik elden gidiyor’ diyen Süleyman Çakır’ın taklidini yaptık. Ancak arkadaşların bize söyledikleri şu oldu; ‘Bak işte siz yıllarca bize böyle davrandınız. Aşağıladınız. Dişlerimizle dalga geçtiniz, görünüşümüzle dalga geçtiniz.’”

Söze giren bir başka kadın işçi ise “Bir şortlu kız üniversiteye girip okuyabiliyorsa başı kapalı bir insan neden okumasın. Haklar eşit. O yüzden bak şimdi kopamıyorlar. Şimdi CHP gelip aynı şeyleri yaparsa ilk seçimde yine kaybeder” diyor.

AKP’LİLER KARAMSAR BAKIYOR

Bir başka kadın işçi ile konuşuyoruz. Daha önceki seçimlerde büyük bir özgüvene sahip olan koyu AKP destekçilerinin bu seçim için karamsar olduklarını söyleyen kadın işçi, bu işçilerin “Kazanır ama biraz zorlanabilir” dediğini aktarıyor ve ekliyor: “Eskiden sesleri daha gür çıkardı ama şimdi daha sessizler. Herkes eskisi gibi Tayyib’i savunamıyor. Eskiden Tayyib’e laf söyletmeyen kişiler şimdi biraz düşünüp sonra ona göre daha yumuşak cevap veriyor.” İnce’den sonra CHP’lilerde canlanma olduğunu, daha özgüvenli davrandıklarını anlatan kadın işçi, çalıştığı bölümde daha önce AKP’li olup şimdi MHP’li olan, daha önce MHP’li olup Saadet Parti’sine geçen işçi arkadaşlarının olduğunu söylüyor. MHP’lilerin halen MHP’yi sevdiğini ancak Bahçeli’yi sevmediğini anlatan kadın işçi, MHP’li işçilerin, “Bahçeli MHP’yi karalıyor. Onun yüzünden taban kaybediyoruz. MHP’yi kendi çizgisinden kaydırdı” dediğini aktarıyor.

www.evrensel.net