Erdoğan BBC'ye konuştu: Kazanamazsak zil takıp oynarlar

Fotoğraf: Berk Özkan/AA

Erdoğan BBC'ye konuştu: Kazanamazsak zil takıp oynarlar

Erdoğan, seçimlere dair 'Bütün gayretimizle kazanmak için çaba göstereceğiz' ve 'Tekrar kazanıyorsak herkes buna saygı duyacak' ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC'deki Hard Talk programına konuk oldu. Erdoğan, ABD'nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesini doğru bulmadığını tekrar ederek "Bir defa devletler arasında devamlılık esastır, hele hele anlaşmalar, uluslararası bir devamlılığın teminatıdır. Amerika, İran ve bunun yanında diğer 5 ülke, anlaşmalar yapıldı, imzalar atıldı. Dolayısıyla buradaki atılan imzalarla da ortaya bir ortak eylem planı çıktı. Bu ortak eylem planının korunması gerekir" diye konuştu. Erdoğan seçimlere ilişkin ise "Erken seçime gitme noktasında, anayasa değişikliğini muhalefetle beraber yaptık ve hep birlikte bu demokratik kararı aldık", "Oylar kullanıldığı zaman kim kazanır ortaya çıkacak. Biz tekrar kazanıyorsak herkes buna saygı duyacak. Kazanamazsak, biz kim kazanırsa ona saygı duyarız; olay bu kadar basittir" ve "Eğer kazanmama durumumuz söz konusuysa, kazanacak olanlar zil takıp oynarlar, rahat olun. Batı da siz de rahat olun, hele hele BBC çok rahat olsun" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

'TRUMP'IN NÜKLEER ANLAŞMADAN ÇEKİLME KARARI BİZDE HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI'

(ABD'nin nükleer anlaşmasından çekilme kararı) "Obama ile İran arasında atılan o adım, bana göre olumlu bir adımdı. Bir barış adımıydı, ama şimdi bu barış ortadan kaldırılmak suretiyle yeniden bölgede bir sıkıntılı süreç başlayacak. Biz artık bunun endişesini taşıyoruz ve bu atılan adımı da doğrusu biz onaylamıyoruz, doğru da bulmuyoruz. Doğru bulmadığımız için tabii ki bu bizde bir hayal kırıklığı meydana getiriyor. Çünkü biz bölge barışından yanayız. Bölgede barışı tehdit eden her adımı biz tehlikeli buluyoruz. Ve şu anda da bölgedeki barışı tehdit eden bu yaklaşımı, bizim tasvip etmemiz asla mümkün değil.

Amerika'nın takındığı tavrı diğer ülkeler kabul etmiyor. 'Biz' diyorlar, 'Amerika'nın takındığı bu tavrı kabul etmiyoruz', 'Biz ona da uymayacağız', bu kadar açık net ortada. Amerika'da şu andaki nükleer silahların sayısı ne kadar, Fransa'da nükleer silahların sayısı ne kadar, bütün hepsinde nükleer silah var. Bütün bunlar nükleer silahlarla dünyayı tehdit ederken, başkalarının nükleer silah edinmesini ise tehdit olarak kabul ediyorlar. Bunları anlamak mümkün değil ve biz asıl dünya barışının tehdidini burada görüyoruz."

'İSRAİL BU BÖLGEDE SÜREKLİ TERÖR ESTİRİYOR'

(İsrail-İran gerilimi) "Şu anda İsrail bugün Suriye topraklarına 50 civarında füze atmışsa, bu nedir? Bu adeta bölgede bir savaşı tahriktir, tetiklemektir. Ve İsrail zaten buralarda, bu bölgede sürekli olarak terör estiriyor. Şimdi atılan bu adım da yine teröre yönelik bir adımdır. Bunları hoş görüyle karşılamak mümkün değil. Niçin bu füzeler atılır, neden atılır, ne yapılmak isteniyor? Bu gidiş de iyi bir gidiş değil. Dolayısıyla bir an önce barışa yönelik adımları atmak gerekir. Eğer barışa yönelik adımlar atılmazsa, Ortadoğu'nun geleceği ciddi sıkıntılara gebe."

'BEŞAR ESED'İN YANINDA DEĞİLİM'

(Rusya-İran işbirliği) "Ben Beşar Esed'e bugün de karşıyım, Beşar Esed'in yanında değilim. Fakat gerek Rusya'yla, gerekse İran'la üçlü olarak attığımız bu adımlar, Suriye'deki halkın barışına yönelik bir adımdır ve buna yönelik bir adımı atıyoruz. Eğer biz Amerika, İngiltere, Fransa, onlarla beraber bu işleri yürütebilseydik, bugün belki onlarla beraber bu süreci işletirdik. Ama onlarla beraber bu süreci işletemedik. Örneğin bir Rakka operasyonunda Amerika, terör örgütleriyle beraber hareket etti. 'Beraber yapalım bu işi' dedik, bizimle beraber yapmadı. Bizimle beraber yapmayınca, biz terörle mücadelede orada bizimle beraber hareket etmeye karar veren Rusya'yla bu adımı atmış olduk ve şu anda da biz, kuzey Suriye'deki bu operasyonlarımızda Rusya'yla beraber süreci işletiyoruz.

Bizim Kürt vatandaşlarımızla da Suriye'deki Kürtlerle de münasebetlerimiz hiç olmadığı kadar iyi. Ama bir de orada terör örgütü olanlar var, birisi bunların PYD'dir, öbürü YPG'dir." diye konuştu. Türkiye, bu terör örgütleriyle orada bir terör koridoru oluşturulmasına müsaade etmedi, etmeyecek. Mücadeleyi Afrin'de de öyle verdik, Cerablus'ta da öyle verdik, öyle vermeye de devam ediyoruz. Kesinlikle biz Esed'in yerinde kalmasını tasvip etmiyoruz, istemiyoruz."

'ESED'İN NÜKLEER SİLAH KULLANDIĞININ BİLİNMESİ LAZIM'

"Esed'in, yeri geldiği zaman nükleer silahları kullandığının bilinmesi lazım. Ve şu anda da bunu aslında bu ülkeler kabul ediyorlar da, ama daha önce yaptıkları açıklamalara ters düşmek istemiyorlar, sıkıntı orada.

 

Suriye'de çözümde de iki süreç var. Bunun bir tanesi malum Cenevre'dir, bir tanesi Astana sürecidir. Cenevre bu işi çözememiştir ve Astana süreci başlamıştır. Ve Astana'da atılan adımlar, Cenevre'yi kaldırmaya yönelik değildir. Sadece Cenevre'nin tamamlayıcı bir cüzüdür. Bunun yanında bir adım daha attık, birisi Soçi'dir. Soçi'den sonra Ankara görüşmelerini yaptık. Şimdi Ankara görüşmelerinden sonra da Tahran görüşmelerini yapacağız. Bütün buradaki hedefimiz; Suriye halkının içinde bulunduğu bu sıkıntıları atlatmasıdır. Babadan kalan rejim, bütün ihanetiyle devam etmektedir ve bir terör devleti Suriye'de şu anda vardır. Bu terör devletinden tamamen Suriye'nin kurtulması lazım."

'BU SİLAHI NEREDEN BULUYORSAM ORADAN ALIRIM'

(S-400 füzeleri) "Stoltenberg, NATO Genel Sekreteri çok açık net açıklama yaptı; 'Üyelerimiz istedikleri ülkeden istedikleri gibi silahları alabilirler'. Eğer ben Türkiye olarak Amerika'dan istediğim silahı alamıyorsam veya bir başka NATO ülkesinden alamıyorsam, bu silahı nereden buluyorsam oradan alırım. Ve biz Rusya'dan ortak üretim yapmak kaydıyla böyle bir anlaşmayı yaptık ve Rusya'dan da bu S-400'leri alıyoruz."

Füze sistemi ile ilgili olarak ABD Başkanı Trump ile de görüştük. Dedim ki, siz bize verdiniz de biz sizden almadık mı? Vermediniz. Şimdi ise S-400'leri biz Rusya ile gayet iyi şartlarla alıyoruz ve alacağız, anlaşmalarımızı da imzaladık. Ve bu konuda bizim yani 'alalım mı almayalım mı', böyle bir endişemiz artık yok, onlar geride kaldı. Biz işi bitirdik, imzalarımızı attık."

'ERDOĞAN'A İLERİ GERİ KONUŞARAK RANT ELDE ETMEYE ÇALIŞIYOR'

(Başbakan eski yardımcısı Abdüllatif Şener'in eleştirileri) "Bana öyle bir referans gösterin ki gösterdiğiniz bu referansı biz adam yerine koyalım. Bu referansın siyasette kıymeti harbiyesi yok. Partimizden ayrıldıktan sonra parti kurdu sıfırlandı, başkalarına yanaştı sıfırlandı. Yatıyor kalkıyor, şu anda Türkiye'nin 11,5 yıl Başbakanlığını yapmış, 4 yıl Cumhurbaşkanlığını yapmış Tayyip Erdoğan'a ileri geri konuşmak suretiyle oradan rant elde etmeye çalışıyor."

'MUHALEFETİN MEYDAN OKUMASINA 'HAYDİ BUYURUN' DEDİK'

(Seçim süreci) "Türkiye bir hukuk devletidir, bu hukuk devletinin içerisinde her şey işler. 17 ay öne çekmek suretiyle ana muhalefetin bize meydan okumasına karşı 'Haydi buyurun' dedik, onları meydana çağırdık; yaptığımız iş budur. Ve Türkiye bu hukuk devleti içerisinde de yine aynı şekilde erken seçime gitme noktasında, anayasa değişikliğini muhalefetle beraber yaptık ve hep birlikte bu demokratik kararı aldık ve şimdi de 24 Haziran'da seçime gidiyoruz; olay bu."

'TEKRAR KAZANIYORSAK HERKES BUNA SAYGI DUYACAK'

"Türkiye'de sandık var ve bu sandığa AGİT de geliyor, farklı ülkelerden de davetler yapıyoruz ve hepsinin huzurunda oylar kullanılıyor. Ve bu oylar kullanıldığı zaman kim kazanır ortaya çıkacak. Biz tekrar kazanıyorsak herkes buna saygı duyacak. Kazanamazsak, biz kim kazanırsa ona saygı duyarız; olay bu kadar basittir."

'BBC ÇOK RAHAT OLSUN'

(Seçimleri kazanamama ihtimali) "Bu soruyu bize niye sordunuz? Daha iyi işte, eğer kazanmama durumumuz söz konusuysa, kazanacak olanlar zil takıp oynarlar, rahat olun. Batı da siz de rahat olun, hele hele BBC çok rahat olsun.

Tabii ki kazanmak için çaba göstereceğiz. Bütün ekibimizle, bütün gayretimizle kazanmak için bu çabamızı göstereceğiz. Çünkü bizim bütün hedefimiz Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmaktır ve bunun için de ilk 10'a Türkiye'yi dünya ekonomisi içinde sokmaktır."

'NİYE RAHATSIZ OLUYORLAR?'

(Emeklilere ikramiye ve yaşlıların maaşına zam) "Şimdi bu bizim dini bayramlarımız, işçiler ikramiye alır, memurlar almadığı için rahatsız. Bundan dolayı biz bu seçimde memurlar için de böyle bir adımı attık, böyle bir kararı aldık. Ana muhalefet bunu söylediği zaman kimse rahatsız olmuyordu, biz bunu söyleyince rahatsız oldular, niye rahatsız oluyorlar? Paramız var ki biz böyle bir ikramiyeyi memurlarımıza da veriyoruz.

Yaşlılara verilen 250 lira da 500 liraya çıkarıldı. Yaşlılar, bunlar bizim büyüklerimiz. Ama siz niye rahatsız oluyorsunuz, ben ondan özellikle yani şu anda rahatsız oluyorum."

'TİCARET HACMİNİ ARTIRMANIN GAYRETİ İÇERİSİNDE OLACAĞIZ'

(İngiltere ziyareti) "Söz verdim, seçim kampanyası olduğu halde iptal etme yoluna gitmedim, çünkü gerek Kraliçe ile gerek May ile gerek Johnson ile, hepsiyle görüşmeleri yapacağız, orada başka görüşmelerimiz de olacak. Ve bunun yanında Türkiye-İngiltere arasındaki ikili ekonomik ilişkiler, bunları gözden geçireceğiz. Şu anda 17 milyar dolar civarında olan aramızdaki ticaret hacmini daha da arttırmanın gayreti içerisinde olacağız. Bunun yanında, yine biliyorsunuz, bizim şu anda savunma sanayinde İngiltere ile Türkiye arasında ilişkilerimiz var, bunları geliştirmenin gayreti içerisinde olacağız.

"Brexit'ten sonra Türkiye ile İngiltere arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek için büyük fırsatlar doğdu. Bu konuda da Türkiye ve İngiltere arasında liderler olarak bir hazırlığın içerisindeyiz. Temenni ediyorum başarılı bir ziyaret olacak." (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Mayıs 2018 11:22
www.evrensel.net