Ankara Kadın Platformu: Çocuk istismarı yasa tasarısı geri çekilsin
Fotoğraf: Buse Vurdu/EVRENSEL

Ankara Kadın Platformu: Çocuk istismarı yasa tasarısı geri çekilsin

Ankara Kadın Platformu çocuk istismarı yasa tasarısı ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. 

Ankara KAdın Platformu tarafından çocuk istismarı yasa tasarısına karşı Mülkiyeliler Birliği'nde yapılan açıklamayı Dilek Yıldız okudu.

Yıldız tasarının, çocukların haklarını merkeze koymak yerine çocuk istismarı vakalarının artması ve görünürlük kazanmasıyla ortaya çıkan tepkileri bastırmak için ilgili tarafların görüşü alınmadan özensizce hazırlanmış bir tasarı olduğunu söyledi. Tasarının mevcut sorunları çözmeyeceği gibi, yeni sorunları da beraberinde getireceğini ifade eden Yıldız, bu nedenle yasa tasarısının ivedilikle geri çekilmesini istedi.

Çocuğa yönelik cinsel şiddet konusunun sadece faillerin cezalandırılması ile çözülemeyeceğini kaydeden Yıldız, “Anayasa’nın 41/2 maddesi ve Türkiye’nin imzaladığı uluslararası çocuk hakları sözleşmeleri uyarınca, devletin öncelikli görevi, çocukların cinsel istismara maruz kaldığı şartları ortadan kaldırmak, koruyucu ve önleyici hizmetleri kurumsallaştırmaktır. Çocuk istismarının hak temelli bir çocuk koruma anlayışıyla çözüm bulunması gerekmektedir” dedi.

Tasarının, “mağdur”un 15 yaşından küçük olduğu hallerde ciddi bir ceza artırımı öngördüğünü belirten Yıldız, 15 yaşından büyük “mağdur”larda sadece suçun silahla işlenmesi hali için bir ceza artırımı söz konusu olduğuna dikkat çekti. 

‘ÇOCUK SUÇ FAİLİ DE OLSA DEVLET TARAFINDAN KORUNMALI’

Tasarıda, failin de çocuk olduğu hallere ilişkin ise hiçbir düzenleme bulunmadığını belirten Yıldız,  2015 verilerine göre cinsel dokunulmazlık suçlarından yargılanan her altı kişiden birinin çocuk olduğuna dikkat çekti. Yıldız, “Devlet çocuğu, çocuk suç faili olsa da korumakla yükümlüdür. Aşırı derecede ağırlaştırılmış cezalar, failin çocuk ve ergen olduğu durumlarda büyük adaletsizliklere ve yeni toplumsal sorunlara yol açacaktır” dedi. Tasarının, basit cinsel saldırı ile cinsel taciz dışındaki cinsel suçlarda cinsel isteğin ilaçla baskılanmasına yönelik tıbbı müdahale öngördüğünü belirten Yıldız, sorunun toplumsal boyutlarının göz ardı edilerek bireye indirgenmesi yaklaşımının bir ürünü olduğunu ve kısas, linç gibi çağdışı cezalandırma yöntemlerinin önünü açacak tehlikeli bir adım olduğunu vurguladı. 

AŞIRI AĞIR CEZALAR BERAATE NEDEN OLABİLİR

Yıldız, tasarının, çocukların cinsel istismarına ilişkin suçların soruşturulması ve kovuşturulması aşamasında yapılan yayınların yasaklanmasına ilişkin düzenlemeler de öngördüğünü belirterek bunun habere konu olayın tamamen karartılması riskini de beraberinde getirdiğini söyledi. Aşırı ağır cezaların yargıçları da zor durumda bıraktığı ve birçok davada mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesine neden olduğuna dikkat çeken Yıldız, bu doğrultuda, çocukla ilgili suç-ceza yaklaşımını dengeli kılmanın yanı sıra önleme ve koruma felsefesini merkezine alan hak temelli ve bütüncül bir çocuk koruma politikası hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

DEVLET KORUYUCU VE ÖNLEYİCİ ÖNLEMLER ALMAKLA YÜKÜMLÜDÜR

Yıldız’ın sıraladığı taleplerin bazıları şöyle: 

-  Cinsel istismar suçuna maruz bırakılan çocukları korumak için içinde bulundukları duruma uygun sosyo-psikolojik yardım ve destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. 
 - Değişiklikte Çocuk İzleme Merkezleri’nin yapılarının değiştirilmesi ve suçların niteliği bakımından bir ayrım yapılmadan bu merkezlerde tüm cinsel şiddete maruz bırakılan bireylere hizmet verilmesi öngörülmüştür. Bunun yerine devlet İstanbul Sözleşmesi’nde de yer alan Tecavüz Kriz Merkezleri, Cinsel Şiddet Başvuru Merkezleri modelini geliştirmeli ve hayata geçirmelidir.
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların toplumsal ve hukuki meşruiyet zeminini oluşturan çocuk yaşta ve zorla evlendirmeleri önleyecek ve tüm sorumlular hakkında caydırıcı cezalar getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 
-  Akran cinselliği suçtan ayırt edilerek tanınmalıdır. Mevcut yasadaki bu eksiklik giderilmelidir.
- Devlet koruyucu ve önleyici önlemler almakla yükümlüdür. Bu doğrultuda kadınların ve çocukların şiddete maruz kaldıklarında başvuracakları merkezler yaygınlaştırılmalıdır. (Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Nisan 2018 20:38
www.evrensel.net