Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ: Afrin’de kalıcı değiliz

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Doğu Guta’daki saldırı ve TSK’nin Afrin’deki varlığına ilişkin konuştu.

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında toplantının gündemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamasının ardından gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını da yanıtlayan Bozdağ, Doğu Guta’da yaşanan saldırıya ilişkin “Suriye'nin Amerika ve Rusya'nın güç savaşına kurban edilmemesi de gerekir. Yani iki ülkenin bilek güreşine oradaki masumların ölümünün kurban edilmemesi de gerekir” ifadelerini kullandı.

TSK’nin Afrin’deki varlığına ilişkin Rusya’dan gelen tepkilere de yanıt veren Bozdağ, “Türk Silahlı Kuvvetleri Afrin’de işgalci değildir, kalıcı değildir. Fırat kalkanı Harekatı bölgesinde de bölgeyi teröristlerden temizlediğimiz de nasıl bölgeyi bölgenin gerçek sahipleri olan onlara teslim ettiysek şimdi Zeytin Dalı harekatı kapsamında da Afrin bölgesini Afrinliler'e  emanet edeceğiz. Ve onlar kendi oluşturacakları yönetimle mecliste oranın her türlü işini ve ihtiyacını görmeye devam edeceklerdir” dedi.

Bozdağ’ın açıklamalarından öne çıkanlar şunlar:
“Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Kanun Tasarısı ve tasarı imzaya açıldı. Önümüzdeki günlerde parlamentoya sevk edilecektir. Burada kastedilen mağdurlar, suç soruşturması ve kovuşturması sırasında suça muhatap olmuş mağdurları kapsamaktadır. Bunlar içerisinde özellikle kasten öldürme, ağır yaralama, cinsel saldırı ve işkence suçlarının mağdurları için maddi destek sağlanması, meslek edinmeleri amacıyla kurslar düzenlenmesi, eğer kamu görevlisiyse mağdurun yerleşim yeri gerektiğinde ve talebi halinde değiştirilmesi ve pek çok başka önemli yenilikler getirilmektedir.”

‘ÇOCUK TESLİM MERKEZLERİ KURULACAK’

“Bu tasarı içerisinde ikinci bir konu, çocuk teslimi meselesinde yeni bir takım düzenlemeler yapılmaktadır. Bilindiği gibi boşanma gerçekleştiğinde mahkemenin verdiği karar çerçevesinde ailenin çocukla ilişki kurulması gündeme gelmekte ve bu konuda pek çok sorunlar yaşanmaktadır. Bugüne kadar bu icra daireleri üzerinden yapılmakta hem çocuklarımızı hem de ailelerimizi üzmektedir. Bu konuda yeni bir adım atılması, yeni bir düzenleme yapılması kararlaştırıldı. Çocuğun da yüksek yararını gözeterek atılan bu adım çerçevesinde kanun yasalaşması halinde, çocukla ilişki kurma konusu çocuk teslim merkezleri üzerinden yapılacaktır. İcra tarafından yapılmayacaktır. Herhangi bir masraf da ailelerden alınmayacaktır.”

‘ÇOCUĞU GÖSTERMEMEK VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ SEBEBİ OLACAK’

“Çocuğu göstermemek velayetin değiştirilmesi sebebi olacaktır. Ayrıca çocuğu göstermeyen taraf eğer nafaka alacaklısı ise geçici olarak nafakası kesilecektir. Eğer göstermeyen taraf göstermemek de ısrar ederse, çocuğu göstermeyen taraf hapsen tazyik edilecektir. Görüşmenin yapılma yöntemi ve diğer hususlar kanunda detaylı bir şekilde düzenlenecektir. Bu müeyyideler çocuk tesliminin herhangi bir zora gerek kalmadan, doğrudan yapılmasını sağlayacak son derece önemli değişikliklerdir. Bunun da hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyoruz.”

ÖRGÜT ÜYELİĞİNİN CEZASI ARTIRILIYOR

“Ayrıca suç örgütleriyle, çıkar amaçlı suç örgütleriyle etkin ve kararlı mücadele yapmak maksadıyla TCK 220. maddedeki cezalarda artırıma gidilmektedir. Bugüne kadar 2 yıldan 6 yıla kadar olan örgüt kurma ve yönetme suçunun cezası 5 yıldan 10 yıla kadar artırılmakta. Örgüt üyeliği cezası 1 yıldan 3 yıla iken 2 yıldan 5 yıla çıkarılmakta ve cezanın örgütün silahlı olması halinde yarı oranında artırılması konusunda bir düzenleme getirilmektedir.”

‘HAYVANLARI KORUMA KANUNU’

“Sahipli veya sahipsiz hayvanları öldürmek, işkence veya eziyet etmek bugüne kadar idari para cezasını gerektiriyor idi. Bu düzenlemenin yasalaşmasından sonra suç olarak tanımlanacak ve hapis cezası uygulamasına geçilecektir. Bu da son derece önemli bir değişikliktir. Bunu da buradan sizlerle paylaşmakta fayda görüyorum.”

DOĞU GUTA’DA KİMYASAL SALDIRI İDDİASI

“Doğu Guta'da yaşananlarla ilgili Türkiye uzunca bir zamandır Rusya üzerinden bir çalışma yürütüyor, oradaki sivillerin kötüleşen durumlarını ortadan kaldırmak, tahliyelerini sağlamak için de önemli çabalar ortaya koyuyor. Amerika'dan açıklamalar var, Rusya'dan açıklamalar var, baktığınız zaman bu açıklamalar birbirini teyit eden açıklamalar değil. Birisi başka söylüyor öbürü başka söylüyor ama bir de ortada fotoğraflar var, ortada görüntüler var, ortada haberler var. Bu fotoğrafları, görüntüleri izlediğimizde, incelediğimizde de bu görüntülerin normal silahlarla oluşmadığına dair de uzmanların kanaatleri var. Öyleyse burada bu konunun çok net bir şekilde geciktirilmeksizin soruşturulması ve aydınlatılmasında da fayda vardır. Tarafların iddialarına bırakılmayacak kadar önemli bir konudur bu.”

“Sayın Trump'ın açıklamaları da o gün oldu başka açıklamalar da yapıldı, bu noktada şunu söylemek de lazım, burada uluslararası toplumun birlikte hareket etmesinde son derece önem vardır, fayda vardır. Aksi takdirde, birlikte hareket edilmediği takdirde başka olumsuz sonuçlar da ortaya çıkabilir uluslararası toplumun Suriye konusunda artık ve rekabeti bir tarafa bırakıp, kendi çıkarlarını bir tarafa bırakıp, insanın yararını, oradaki sivillerin masumların hukukunu koruyan, uluslararası hukuka, uluslararası sözleşmelere, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararlarına uygun hareket etmesinden geçmektedir.

‘SURİYE GÜÇ SAVAŞINA KURBAN EDİLMEMELİ’

“Tabii Sayın Lavrov’un açıklamaları var, buna karşılık ABD'den yapılan açıklamalar var. Bu açıklamalar birbirini tekzip eden açıklamalar. Onun için biz Doğu Guta Duma’da yaşanan hadisenin derhal soruşturulması  için çok net bir şekilde gerçeğinin ortaya konması gerektiğinin altını çiziyoruz ve bu konuda gecikmeye mahal vermeden adım atılması gerektiğini de ifade etmek istiyoruz. Tabi Suriye'nin Amerika ve Rusya'nın güç savaşına kurban edilmemesi de gerekir. Yani iki ülkenin bilek güreşine oradaki masumların ölümünün kurban edilmemesi de gerekir. Eğer siviller ölüyorsa masumlar ölüyorsa ve burada Uluslararası Hukuk çiğneniyorsa hepimizin beraber sivillere masumlara uluslararası hukuka sahip çıkmamız lazım. Burada görüyoruz ki Suriye'deki masum sivillerin hayatından ve uluslararası hukuktan önce ülkelerin kendi çıkarları önde geliyor öyle gözüküyor.”

TSK’NİN AFRİN’DEKİ VARLIĞI

“Türkiye'nin Afrin’de bulunması bir işgal değildir. Biz daha önce de açıkladık. Türkiye Suriye'nin toprak bütünlüğüne, siyasal birliğine, egemenliğine saygılıdır ve bu harekatta Suriye'nin toprak bütünlüğünü zedelemek değil aksine terör örgütlerine Suriye'nin işgal edilmiş toprakları korumak ve Suriye'nin bütünlüğünü korumak maksadı da taşımaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Afrin’de işgalci değildir, kalıcı değildir. Fırat kalkanı Harekatı bölgesinde de bölgeyi teröristlerden temizlediğimiz de nasıl bölgeyi bölgenin gerçek sahipleri olan onlara teslim ettiysek şimdi Zeytin Dalı harekatı kapsamında da Afrin bölgesini Afrinliler'e emanet edeceğiz. Ve onlar kendi oluşturacakları yönetimle mecliste oranın her türlü işini ve ihtiyacını görmeye devam edeceklerdir ve Türkiye olarak da biz onlara bu anlamda yardımcı olacağız.

Tabii bizim amacımız Suriye'yi bölmek değil. Suriye'de şu anda bir otorite boşluğu var devlet her tarafta egemen değil. Terör örgütleri işte PYD, PKK, YPG, KCK, DEAŞ önemli bir alanı kontrol etmektedir. Orada devletin otoritesi de yoktur. Tabii Suriye'de meşru muhalefet de var başka gruplar var ve çok ihtilaf var çözüm bekleyen sorunlar var ve Suriye'de yaşananların silah zoruyla çözülemeyeceğini Türkiye olarak biz hep söyledik. Burada esas çözüm siyasi çözümdür. Siyasi çözüm ortaya çıktıktan sonra zaten buradaki durumun ne olacağı siyasi çözüme göre netleşecektir.” (DHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Nisan 2018 22:57
www.evrensel.net