Arsaları değerli fabrikalar daha sonra satılacak

Arsaları değerli fabrikalar daha sonra satılacak

Üretici köylüler özelleştirmeye ne diyor, Şeker-İş Sendikasına yönelik eleştirilerin nedeni ne, arazileri değerli fabrikaların akıbeti ne olacak?

Hazırlayan
Sedat BAŞKAVAK

Bülent Taştan ’98 yılında mevsimlik işçi olarak Çorum Şeker Fabrikasında işe başlamış. “Bize üç seçenek veriyorlar” diyen Taştan bu seçenekleri, “4C’ye geçin, fabrikayı alan şirketle anlaşın ya da kamuya ait başka şeker fabrikasına gidin” diye sıraladı. 

Özelleştirme kapsamında olmayan fabrikalardan Kars Şeker Fabrikasının bir çalıştığını, bir durduğunu, Çarşamba Şeker Fabrikasının 5 senedir çalıştırılmadığını aktaran Taştan, şöyle devam etti: “Şimdi biz özelleştirilmedi diye bu fabrikaların hangisine gidelim. Zaten çalışmıyor. Geriye Eskişehir, Ankara, Balıkesir-Susurluk, Malatya ve Elazığ gibi fabrikalar kalıyor. Bu fabrikalar eski tarihte kurulmuş ve şehir merkezindeler. Arsası en kolay satılacak yerdeler. Oraları alternatif diye bize sunuyorlar. Eskişehir ve Ankara fabrikalarının, 30 fabrika kuracak büyüklükte arazileri var. Yani bu gün satışa çıkmayan fabrikaların, makine ve üretimden daha çok arsaları değerli. Bu nedenle de kolay satılacak yerler olarak sona bırakıyorlar.”

SÖYLEYECEK ÇOK SÖZÜMÜZ VAR GÜCÜMÜZ YOK

Çorum Şeker Fabrikasının 2017-2018 kampanya döneminde 600 bin ton pancar işleme kapasitesi olduğunu dile getiren Bülent Taştan, “Bu fabrika 800 bin ton pancarın altında pancar işlerse zarar eder, gün gibi açık. İşçiden, üretim kalitesinden, şekerin pahalılığından değil, asgari kâr edecek bir şeker fabrikası olması için işlemesi gereken 800 bin pancardan 200 bin ton eksik işlediği için zarar etmektedir. 2018 yılında şirket fabrikayı alacak ama kota 600 bin ton pancar üretiminde sabitlenmiş olduğundan hangi şirket alırsa alsın bu kotaya çalıştırıp, fabrikayı kâr ettiremez. Buralar kapatılıp NBŞ lobilerine teslim edilecek. Öbürlerine de gidersek bile bu sefer de geri dönmek için çaba sarf edeceğiz. TEKEL satıldı işleyen fabrika var mı yok. Et Balık satıldı bakın Türkiye’de hayvancılık bitti, ithalat patladı. Tekstilde 1 numara olduğunu söyleyen Türkiye’ye iplik, kumaş nereden geliyor? Özelleştirilen her yerin zararı hem çalışana hem halka oldu. Eskiden elektrik faturaları 2 ayda bir gelirdi şimdi ayda bir geliyor ama 2 aylık fatura gibi cep yakıyor. Buralar milletin malı. Millet istemezse kimse satamaz, millet istemezse kimse de alamaz. Bunu millet isteyecek. Söyleyecek çok sözümüz var ama söyleyecek gücümüz yok.”

HANGİ SENDİKADAN, HANGİ MÜCADELEDEN BAHSEDİYORSUN

Bülent Taştan, “Düzenlemede ‘Türkşeker özelleştirmeden sonra tüm çalışacak olanların özlük haklarını öder’ diyor. Kıdem, ihbar tazminatını eline verdiği işçiyi aynı haklarla kim alır ve çalıştırır? Diğer bir konuda yüzde 50 kayıpla yaklaşık 2 bin lira maaşla 4C-4B’ye geçiş diyorlar. İşçi kazanılmış haklarını kaybedecek 2 bin lira maaşa çalışacak. Böylece Şeker-İş Sendikasını lağvederken, şeker işçisinin örgütlülüğünü de yok edecekler” diye konuştu. 

Şeker fabrikalarında örgütlü Şeker-İş Sendikasını da eleştiren Taştan, şunları söyledi: “Sendikaların hükümete kafa tutacak gücü de yok, eylem yapacak gücü de yok. ’80’lerde grev fonunu iptal ettiler. İşçiye sahip çıkacak, mücadelede onları maddi açıdan destekleyecek olanaklardan yoksun bıraktılar. Hangi sendikadan, hangi mücadeleden bahsediyorsun? Sendikacılık yok. Seçilirken siyasi destekle geliyorlar. Ne bekliyorsun. Bizde 330 kadrolu işçi var. Yüzde 80’inin emekliliği gelmiş. En son ’98’de biz işe girmiştik. İşin hepsi taşerona devredildi. Bugüne gelen zemini çok önceden hazırladılar. Hükümet Allah’tan başka kimsenin bize gücü yetmez diye düşünüyor.” Taştan, işçilerin çoğunun çoluk çocuğunu düşünerek, kurulu düzeninin bozmamak için 4-C’de çalışmaya razı olacağını dile getirdi. 


BÖYLE GİDERSE ŞİRKETLER ARAZİLERİ TOPLAYACAK

Çorum Yoğunpelit köyünden Muharrem Zehir: Bizim buralarda çoktandır şeker pancarı ekimi yok. Ova köylerde ekiliyor. 18-20 kuruşa pancar alıyorlar. Verdiğin emek, harcadığın para 30 kuruş olmalı ki bir işe yarasın. Köylü, Çorum’da önceki özelleştirme kararı alındığında da aynı şeyi tartışıyor. 1600 lira asgari ücrete çalışan varken 3 bin lira maaş alıp yatıyorlar. Bir özelleşsin de görsünler diye işçinin çok maaş aldığını konuşuyorlar. Asgari ücret neden düşük demek yerine, şeker işçisinin aldığı maaşı çok diye tartışırken fabrika satılırsa pancar üretimi ne olacak, biz ne ekeceğiz, ne kadar ekeceğiz, kaçtan satacağız diyen yok. Ova köyler oyunu iktidar partisine veriyor ne yaparsa iyi yapar diyorlar. Sonucunu hep beraber göreceğiz. 

KÜÇÜK ÇİFTÇİLERİ BİTİRECEKLER

Çorum Karacabey köyünden Elvan Erdem: Arkadaş ben kendi şahsıma özelleştirilmesini istemiyorum. Atamızdan bir tek fabrikalar kaldı o da elden gitmesin. Ben köylü olarak 10-20 dönüm tarlada pancar ekiyorum. Yarın özelleştirilince, büyük üreticilerle anlaşırda beni elerse ne olacak? Ne üretiyorsak elimize geçen o. Çiftçiye olumlu olan her şeyin yanında oluruz. Geçimimiz topraktan. Ya TOKİ’ye verip yıkacaklar ya da bir zengine peşkeş çekecekler. Burası satılır ve kapatılırsa bize de gidin Amasya’ya, pancarınızı oraya teslim edin derlerse ben ne eker ne de giderim. Emeği, nakliye yakıtı bir sürü para. Küçük çiftçileri bitirecekler. Büyüklerde bu duruma ne kadar dayanır bilemem belki bizden sonra onlar da bıkarlar ve bırakırlar. Sıra herkese geliyor. 250 dönüm yer ekiyorum 60 dönümü kendimin geri kalanı kira desteği de 60 dönümlük alıyorum asıl bunu çözsünler. Mazotu ucuzlatsınlar. 

OHAL VAR DİYE SUSUYORUZ

Çorum Ömerli köyünden Cafer Tekeli: Bunu da yesinler bizimkiler derken belki de nereye, kime verecekleri bile bellidir. Yandaşlar sırada bekliyor. Çiftçiler tedirgin, kimsenin gönlü hoş değil. 16 polar (şeker) oranı pancarı, 20 kuruşa alıyorlar. Zaten bölgenin polar oranı 16-17 birde yağmur yağmaz su olmazsa şeker oranı daha da düşüyor. Her şeyin başı yağmur 50 litre sulamadan 5-10 litre yağmur daha iyidir çünkü toprağı besler. Gübre, mazot pahalı, kimsenin dayanma gücü yok. Kota nedeniyle pek çok köylü ekemez durumda. Cargill gelecek insan sağlığına zararlı şekeri bize yedirecek. Burada ki iş adamı tanıdıklardan duydum. Diyorlar ki; “Al fabrikayı hurdaya satsan kazanırsın. Bırak demiri tonlarca bakır çıkar. Binlerce dönün arazi altın yumurtlayan tavuk” diyorlar. O nedenle karşıyız. Koca koca fabrikalar hurda parasına satılıp arsaları imara açılacak yazık. Ben inanıyorum ki nerelerin kime verileceği planlanmış. Çok konuşunca karga tulumba götürürler diye kimse yüksek sesle konuşmuyor. OHAL var diye susuyoruz. Çiftçi fabrikam satılmasın dese OHAL var deyip alacaklar. Benim bir maaşım yok, devletten emekli maaşı da almıyorum. Ekmeğimi topraktan çıkarıyorum. SGK primini de cebimden ödüyorum. Buna rağmen şu yaşadıklarımıza bak. Köyler boşaldı. İl tarım müdürüne gittik geçenlerde biz kazanamıyoruz diyoruz. O, “Bırakın kazanan yapsın” diyor. Böyle giderse şirketler arazileri toplayacak. Arkadaşlarla konuşuyoruz. Hak verilmez alınır, gerekirse valiliğin önüne gidelim hakkımızı dile getirelim diyorum. Arkadaş, “Ben bu partiye oy verdim yapmam” diyor. Partiye oy verme başka, hakkımızı isteme başka. Sanki Türkiye Cumhuriyeti onlarca yaşında değil de 15 yaşında. 15 sene evvel ne yol varmış, ne okul varmış, ne de devlet varmış. İthal saman geliyor biz elimizdeki saman balyasını satamıyoruz. Ukrayna’dan soğan geliyor benim depomda 100 ton satılamadığı için filizleniyor. Valla içimiz yanıyor.

KÖYLÜYÜ SOĞUTTULAR

Kırklareli Dokuzhöyük köyünden İrfan Bilik: Alpullu Şeker Fabrikası bir dönem çalışmadı. Son 2 senedir yeniden çalışmaya başladı. Fiyatları uygun değil, köylüyü soğuttular. Kantarları kapattılar, şimdi direk fabrikaya getir diyorlar. Bu sefer bir de nakliyeden kayıplar oluştu.  Köylünün emeğini kurtarmıyor. Buralarda küspe ile pancar neredeyse aynı para böyle şey olur mu? Kota koya koya pancar ekimini iyice sınırladılar. Para etmiyor, ekim sınırlı, emek çok. Köylü başka ürünlere yöneldi. Onun için rahatça satışa çıkarıyorlar. Tam köylü pancardan ve şeker fabrikalarından umudu kesmişken tepki de olmaz diye düşünüyorlar. Bence satılmamalı.


İNSANLARIN SAĞLIĞI DÜŞÜNÜLMİYOR

Yenişehir Ziraat Odası Başkanı ve Eskişehir Pancar Ekiciler Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyesi Sadi Aktaş, pancar ekim alanlarının daraldığını ve nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretiminin arttığını belirtti. Hükümetin zarar eden fabrikaları kapattığını ileri sürdüğünü aktaran Aktaş, “Önce mısırdan NBŞ üreten tüm fabrikaları kapatsın. Sonra gelsin fabrikaları satsın. İnsanların sağlığını düşünmeden, onları koruyacak önlemleri almadan şeker fabrikalarını satarsa sonu iyi olmaz. Tatlandırıcı fabrikalarının kotasını yükseltiyor, cumhuriyetle eş fabrikaları satıyor” diye tepki gösterdi. 

Bulundukları bölgedeki Eskişehir ve Susurluk şeker fabrikalarının satışa çıkarılmadığını ama onlara da sıra gelebileceğini dile getiren Aktaş, devam etti: “Satılacak fabrikalar için 3-5 yıl üretim garantisi veriyorlar. Şeker fabrikalarının neredeyse yüzde 95’i şehir içinde kalmış durumdalar. En küçük arazisi olanın 500 ya da 1000 dönüm arazisi var. Korkuyorum ki alacaklar ve başka amaçla kullanacaklar. Şeker fabrikasını sadece pancar üreten çiftçiden ibaret görmemek lazım. Milyonlarca köylü dolaylı olarak şeker pancarına bağlı. Küspesiyle  hayvan besiciliği yapanı var. Nakliyesinde kamyonculuk yapanı var. Şeker pancarı üretim dönemlerinde tarımda işsizlik azalır çünkü tarım işçileri pancar tarlalarına çalışmaya gelir. 

Yenişehir ve İnegöl tarafında bütün kantarlar çalışıyor ama Balıkesir’in bazı ilçelerinde kantarlar kapatıldı. Fabrikaya direk ulaştırmak için ödeme yapıyorlar ama kamyon tutup fabrikaya pancarını nakleden üreticiden giriş çıkış tartımında, toprak falan diye 3 ton fire düşülüyor. Bu da köylünün cebinden çıkıyor.”


‘KARS BAŞARDI, BİZ DE BAŞARABİLİRİZ!’ NEREDEN ÇIKTI?

Şeker fabrikalarının özelleştirme kararının açıklanması sonrası işçiler ve aileleri arasında en çok konuşulan, sosyal medyada birbirlerine söyledikleri “Kars başardı, biz de başarabiliriz” cümlesi oldu. Nisan ayında satışa çıkarılacak Şeker fabrikaları arasında adı olacakken son anda listeden çıkarılması Kars yerel basınında “Özelleştirme kapsamından çıkarılan Kars bayram ediyor, başta bakan olmak üzere vekilleri ve il başkanlarına teşekkür ettiler” haberleriyle duyuruldu. Biz de Kars Şeker Fabrikasının söylendiği gibi son anda listeden çıkarılmasının nedenlerini ve sonrasını, konunun muhatabı olan Şeker-İş Kars Şube Başkanı Yaver Kop’la konuştuk.

İKİNCİ GRUPTA SATILACAK

“Biz bir şey başardık dersek haksızlık olur” diyen Yaver Kop şöyle devam etti: “En ücra yerde, eksi 35-36 derece kışın yaşandığı ve en çok göç veren bir ilde yaşıyoruz. Göçün önlenmesi, hayvancılığın desteklenmesi için yapılmış bir fabrika. Kamuda tek fabrika. Bakan öyle yapmış, vekil böyle yapmış, sendika şöyle yapmış diye bir abartıya gerek yok. Genel müdürlük gruplar halinde satışa çıkarıyor. Anlaşılan o ki bizi ikinci grup fabrikalarda satmak istiyor. Özellikle Kars olmasın diye bir etken yok ama olmasa iyi olur çünkü Kars’ın bu fabrikaya ihtiyacı var.”

ŞEKER FABRİKASI KARS’TIR 

Pancar ekiminin Kars tarımına ve hayvancılığa katkısının büyük olduğunu söyleyen Kop, “Buralar kısır bölgeler. 8 ay kış, 4 ay yaz var. Alternatif ürün yok. buralarda buğday evlik ihtiyaç için ekilir un vs. karşılanır. Arpa, hayvana yem ve saman ihtiyacı için ekilir. Bölgenin tek geçim kaynağı pancar ve şeker fabrikası. Pancardan şeker üretilir ama bir sürü artısı çıkar sonra küspe-melas da bunlardan birisi. O nedenle hayvancılığa çokça katkısı var. Zaten kar kış memleketiyiz, iş alanları yok, fabrika tek geçim kaynağı. 500 kişi çalışıyor, 1500 çiftçi ekim yapıyor. Hayvancılık da düşünüldüğünde, ailesiyle beraber nüfusun beşte ikisi şeker ve bağlı işlerden geçiniyor” bilgisini verdi.  

Kars’tan 16 saatte Ankara’ya, 24 saate İstanbul’a ulaşıldığını, ülkenin doğusu olduğunu hatırlatan Yaver Kop, “Eskiden ülkeyi yönetenler şeker fabrikalarını da bütün olarak düşünmüş ve kâr zarar oranını bütün bir şeker fabrikaları olarak ele almış. Çünkü sosyal katkı amaçlı kurulan bu fabrikalar elbette ki batıdaki fabrikalar gibi kâr etmeyebilir ama hem bölge hayvancılığına katkısı hem de tek fabrika olmasının nedeni de budur. O nedenle de şeker fabrikasına sadece birkaç yüz işçinin çalıştığı yer olarak, sadece bir fabrika olarak bakılamaz. Şeker fabrikası Kars’tır” dedi. 

TAM BURAYI TARİF EDİYOR

Yaver Kop, “İşçiler ve halk arasında satışa çıkarılmayan fabrikaların arazileri şehir içinde kaldığı için onları sonra arazileri karşılığı satacaklar duygusu var, siz ne diyorsunuz?” sorumuza ise şu yanıtı verdi: “Aslında bu tam da burayı tarif ediyor. Fabrika en güzel yerde. Sağımız hastane, solumuz havaalanı. Karşı tarafımızda Karayolları var. Okul, adliye, emniyet yanımıza geldi. Arkamızdaki mahalle Batıkent Mahallesi belli gelir seviyesinin üzerindeki insanlar oturuyor. Bu fabrikanın satışı için bir sebep olabilir ama dediğim gibi bu fabrikaların üretimin yanı sıra bir sosyal destek boyutu var. Göçü önleyecek, herkesi yaşadığı yerde doyuracak önlemler almak lazım.”

BİTTİ

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Mart 2018 06:50
www.evrensel.net
ETİKETLER şeker