Şirince'de matematiği aramak

Şirince'de matematiği aramak

Yıldız Teknik Üniversitesi'nden Buse Güzel, Nesin Matematik Köyü'ndeki maceralarını ve köyün tarihini anlattı.

Şirince’de matematiği aramak
Buse GÜZEL 
Yıldız Teknik Üniversitesi

Matematik hayatımızın ayrılmaz bir parçası şüphesiz. Biz de Yıldız Teknik Üniversitesi’nde matematik üzerine okuyan öğrenciler olarak Nesin Matematik Köyü’nün lisans programına katıldık. Biraz köyün tarihini anlatarak matematik köyü maceramıza başlayalım. 

VAKFIN KURULUŞ NEDENİ

1973 yılında Nesin Vakfı, eğitim olanaklarından yoksun çocuklara yardım edebilmek amacıyla Aziz Nesin tarafından kurulur. Amerika’daki eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönen matematik profesörü Ali Nesin, üniversitelerdeki matematik eğitiminin yetersizliğine ve niteliksizliğine bizzat şahit olduktan sonra öğrencilere destek olabilmek için Nesin Vakfı’nda, çeşitli bölgelerde yaz okulları düzenleyerek bu soruna çözüm bulmaya çalışmış. Üniversite eğitimine takviye olarak düzenlediği programların ilgi çekmesinin ardından 2007 yılında Şirince’de Nesin Matematik Köyü’nü kurmuş.

İlk olarak üniversite öğrencileri için kurulan köy, daha sonra lise öğrencileri için de programlar düzenlemeye başlamış, hala daha yüzlerce öğrencinin temel ihtiyaçlarını karşılayıp öğrencilere eğitim vermeye devam etmektedir.

KENDİ KENDİNE YETEN BİR KÖY

Köy; Kayser Dağı yamaçlarında, temiz hava ve huzur içerisinde. Hal böyle olunca daha köyün olduğu patikaya ulaştığınız anda içiniz kıpır kıpır oluyor, size bazen köpekler bazen kediler eşlik ediyor, yalnız kalmıyorsunuz. İstanbul gibi büyük bir şehirde; trafik ve beton yığınları arasında yaşayan gençler olarak pek böyle şeyler görmeye alışkın değiliz. Gördüğümüz ışıklı, renkli sokakları manzara olarak nitelendirmeyi öğrendiğimizden bu yemyeşil dağ eteklerine ve eski uygarlıkları andıran taştan yapılar için ne desek bilemedik. Eğer buraya gelecek olursanız şüphesiz şunu hemen fark edeceksiniz; eğitim görülen ortam sizin anlayış şeklinize ve hızına doğrudan etki ediyor. Buranın en güzel yanlarından biri de bu; ders ortamınızda sizi olumsuz etkileyecek herhangi bir şey yok. Sizin dikkatinizi dağıtacak, yapay şeylerin hepsi şehir hayatınızda kalıyor.

Köyde şaşırabileceğiniz bir diğer durum ise “kendi işini kendin gör” anlayışı olabilir. Bir birey olarak görev bilincimizi fark etmemiz için derslerden arta kalan vakitlerimizin bir kısmını görev grubundaki arkadaşlarımızla birlikte günlük işlerimizi yaparak geçiriyoruz. Elbette kimseden elinde gelenden daha fazlası istenmiyor. Bulaşıklarımızı yıkıyoruz, sınıflarımızı ve kullandığımız diğer alanları temizliyoruz, zaman zaman ise akşam yemeklerine yardım ediyoruz. Kulağa nasıl geliyor bilmiyorum ancak oldukça eğleniyorsunuz. 

Dersler ise öğretmenlerin durumlara ve konulara farklı metodlarla yaklaşması sebebiyle asla tek düze olmuyor. Burada sadece seçtiğiniz derslere girip konuları öğrenmiyorsunuz. Matematiği anlıyorsunuz. Ezberlemiyorsunuz, anlamadığınız bir şey olursa ya da “Bu teorem kendisiyle şu noktada çelişmiyor mu?” diyecek olursanız öğretmenler size bir cevap vermek yerine size sorular sorarak anlamadığınız noktayı kendiniz keşfedebilesiniz diye çabalıyorlar. Kendi potansiyelinizi keşfedebiliyorsunuz! Ardından dersten çıkıp yemek yemek için “Bolkepçe”ye geçiyorsunuz. Hem güzel, doğal yemekler yiyip hem de öğretmenlerle sıcak bir ortamda sohbet edebiliyorsunuz. Okul hayatında karşılaşabileceğin o gergin ortamlar burada yok. Özgür ve iradelisiniz!

FARKLI BİR ANLAYIŞ

Geri kalan vakitlerimizi Şirince’yi gezmeye ayırdık ama köy içerisinde de yapabileceğiniz birçok şey var. Piyano odasını kullanabilir ya da sanat atölyesinde vakit geçirebilir, kitap okuyabilirsiniz. Özellikle kütüphanenin geniş terasındaki koltuklarda oturup güzel bir dağ manzarası karşısında kitap okumak harika, hemen yanınıza bir köpek zıplaması da kuvvetle muhtemel! Anlaşılan kitap okuyan insanları pek bir seviyorlar. Kütüphane demişken şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, böyle içinden çıkılmak istenmeyecek kütüphaneler ile maalesef çok karşılaşamıyoruz. Her çeşit kitabı bulabiliyor ve dilediğiniz gibi yararlanabiliyorsunuz. Her yerde olduğu gibi buranın da dizaynı çok güzel, koltukları çok rahat, duvarları resimlerle dolu, her taraf sanat!

Matematik Köyü maceramıza dair çok daha fazla şey söyleyebiliriz elbette. Ancak öne çıkan birkaç nokta bu macerayı özetlemek için yeterli. Buradaki eğitim modeli üniversitelerden ya da liselerden farklı olmasının yanında onunla oldukça zıt karakterler de taşıyor. Matematiği işimize yarayan alanlarda kullanmak üzere öğretmeye çalışmak yerine, hayatımızda kullanmamıza çok fırsat verilmeyen soyut düşünme yeteneklerimizi keşfetme, bununla birlikte matematiği “anlayarak” sevdirme, öğretme ve kullandırmayı buraya gelen öğrenciler için amaç edinmiş bir eğitim köyünden bahsediyoruz. Bu iki eğitim modeli arasındaki fark ve Matematik Köyü’nün amacı, aslında bilimsel bilginin bugünkü işlevi ve alanı ile bilimin sorumluluklarıyla şekillenmesi gereken görevleri açısından bize birtakım dersler çıkarıyor.

www.evrensel.net